Başbakan'dan AYM açıklaması
 Başbakan Ahmet Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi'nin Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün tahliyesi hakkında verdiğiğ karar hakkında "Ortada bir casusluk meselesi vardır. Konu iki gazetecinin bir görüş beyan etmesi değildir" dedi.

Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları;

Su teminine yönelik anlaşmayı imzaladık. Bu sınırları aşan bir proje. Böylece Yavru Vatan'la da yeni bir bağ kurduk. İnşallah bu gelişmeyle Kıbrıs'ın su sorunu çözülür. 

Türkiye ile Kıbrıs arasında kurulan bu hat suyu aktardığı gibi iki ülkeyi birbirine bağlama açısından da yapılan önemli bir hamledir. tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah Kıbrıs'ın bereketli toprakları daha da bereketli hale gelecek.

KKTC'nin kendi ayakları üzerinde durmassı Türkiye'nin en büyük hedeflerindendir. Bu konuda Türkiye her zaman Kıbrıslı soydaşlarımızın yanındadır.

MİT haberlerinde bir casusluk söz konusu. Esas itibariyle konu Bayırbucak Türkmenleri'ne gönderilen yardım malzemeleriyle ilgilidir. Konu iki gazetecinin görüş beyan etmesi değildir. Ortada açıkça Türkiye Cumhuriyeti devletine yönelik bir faaliyet söz konusudur. Bununla ilgili gizli kalması gereken belgeleri yayınlayarak, tekrar konuyu gündeme getirerek, belgeleri yayınladılar. Politikamızı eleştirebilirler ama dünyanın her yerinde devletin güvenliği söz konusu ise bu operasyonun gizliliği garanti altına alınmıştır. Bu belgeleri onlara verenlerin amaçları açıktır.

BU HAKKI BİZ GETİRDİK, PİŞMAN DEĞİLİZ!

Tutuksuz yargılamanın esas olduğunu söylemiştim. Şimdi ortada yürüyen bir dava var, yapılan müraacatı değerlendirdik, bireysel başvuru hakkını biz getirdik. Pişman da değiliz. Davanın esası gizli belgeleri ifşa etmek suretiyle bir dava sürüyor. Bunun basın özgürlüğü davası olarak yansıtılması yanlış.

Gizli belgeleri açıkladılar. Yargı süreçleri tamamlanmadan Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz. Bütün süreçleri tamamlanıp son olarak Anayasa Mahkemesi'ne gidebilir. AYM’nin yetkisini aşan bir tutum var. Hepimizin bilmesi gereken husus var ki, hepimizi sınırlayan bir anayasa var. Yürüyen bir davaya müdahil olunmuş görüntüsü hakkı kimsede yoktur.

Bütün yargı süreci AYM'ye bağlanamaz. Davayı etkilemeye kimsenin hakkı yok. Hukuki sistem hepimizi sınırlar, herkes riayet edecek. Siyasiler eleştiriden azade değilse yargı da değildir. Mahkemelerin kararı eleştirebilir. Temek hukuk prensiplerine herkesin saygı göstermesi esastır. Bireysel başvuru için ilkeler konulmalı. Yetki aşımı olacaksa doğru tanımlanmalı.

"TAVİZ VERMEYİZ"

Sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. En başından söyledim, taviz vermeyiz. Kimin elinde silah varsa o silahı bırakıncaya kadar gereken yapılacaktır. Sokağa çıkma yasağının uzun sürmesi, teröre bulaşmamış vatandaşlarımızın zarar görmemesi içindir. Çağrıda bulunuyoruz; içeride olanlar çıksınlar. Sivil vatandaşsa zaten çıkabilirler, suçlular teslim olsunlar. Mutlaka operasyon yapmak için bir adımımız yok. Nerede kamu düzenini tehlikeye sokacak alanlar varsa operasyon yapıyoruz ve 'teslim olun' çağrısı yapıyoruz.

"DEMİRTAŞ'IN HALKI NASIL TEŞVİK ETTİĞİNİ HERKES BİLİYOR"

Demirtaş’ın nasıl halkı teşvik ettiğini herkes biliyor. Nice olaylarda devleti katil tanımladığını biliyor, bunlar Demirtaş’ın sicilidir. Diyarbakır’da provokatif açıklamalarına devam ediyor. Bunların ağzından silahı bırakın sözünü duydunuz mu? Oraya gideceklermiş de yürüyeceklermiş de. Bunların meselesi teröristlerle işbirliği yapmak. İzin vermeyiz, söylediklerimizin ne kadar ciddi olduğunu herkese zamanla görüyor. Teslim oldukları anda olay bitmiştir. Sur’u en iyi şekilde inşa edeceğiz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol