Başbakan Davutoğlu operasyon gecesi şükür namazı kılmış!

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Macaristan dönüşü gazetelerin Ankara temsilcilerinin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Davutoğlu, özellikle Şah Fırat operasyonuna yönelik eleştirilere sert cevaplar verdi.
 

Şah Fırat operasyonu ile ilgili Türkiye’yi eleştiren hiç kimse yok. Kim var, Suriye ve İran var, anlaşılır. Aksine operasyonun başarısı ve zamanlaması ile ilgili olumlu şeyler var. Nedense operasyondan rahatsız olan CHP ve MHP var.
 

Bir Suriyeli gibi
 

CHP’li Faruk Loğoğlu çıktı, “Türkiye, Suriye’ye gerekçesiz şekilde saldırmıştır” dedi. Bunu Suriyeli biri söyleyebilir ama Türkiye’de ana muhalefet partisini temsilen eski bir diplomat söylüyorsa, ilişkiye dikkat çekmek lazım. Öbür tarafta Bahçeli, Genelkurmay Başkanımıza hakaretamiz ifadeler kullanıyor. Bu operasyonu eleştirirken, “vatan toprakları terkedildi” diyorlar. Bu, hiçbir karşılığı olmayan bir argüman. Türbe daha önce de iki kere yer değiştirmiş. 1939’da CHP iktidardaydı. 1973’te karar alınıp 1975’te taşındı. Arada yine CHP iktidarı var. Arkasından da MHP’nin de içinde olduğu MC koalisyon dönemi.
 

"Biz bu operasyonu planlarken, yani takriben 1 ay önce Başbakan olarak Genelkurmay’a bu harekatın direktifini yazılı olarak verdim. Genelkurmay’ın askeri zaruretler üzerine talep etmesi üzerine riskleri analiz ettik. Sonra Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Sonra taktiği ve zamanlamayı bir önceki güvenlik toplantısında yaptık. Hava şartlarından dolayı birkaç gün değişikliği oldu ama perşembe günü Genelkurmay Başkanımızla görüşüp, Cumhurbaşkanımızla istişarede bulunduk. Cumartesi düğmeye basıldı."
 

Neden ihtiyaç duyuldu?
 

"Neden biz buna ihtiyaç hissettik? 1) Oradaki tarihi mirası koruma altına almak. 2) Oradaki askerlerimizin çatışma ortamında, ateş çemberi içinde daha uzun sure kalmamasını temin etmek. 3) Uluslararası hukuku korumak. 4) Türkiye’nin kendi iradesi dışında herhangi bir provokasyonla Suriye’deki çatışma ortamının içine çekilmesine engel olmak. Peki bulduğumuz yöntem ne? Biz alıp Türkiye içine getirebilirdik. Suriye içinde Eşme’ye taşıdık. Düşünün 572 asker gece karanlığında giriyor. 40 tank, 57 zırhlı araç girdikten sonra belli bir yere kadar birlikte hareket ediliyor, sonra güvenlik koridorları oluşturmak üzere kuzey ve güney hattından iki kanat halinde geniş bir hilal şeklinde Süleyman Şah Türbesi ve karakol emniyete alınıyor. 12 uçak havada 3 dakikada müdahaleye hazır bulunduruluyor. Entegre operasyonu 9 saat diye planladık. 9,5 saatte tümüyle tamamlandı. Koalisyon bombardımanında yolun bir kenarında çukur oluşmuş. Dozerler geldi, yolu düzeltti. Orada bir karartı var, acaba bir saldırı olabilir mi düşüncesi oluşuyor, Suruç’a bildiriliyor, onlar alana bildiriyor. Herkes sistematik bir faaliyet halinde."
 

Eşme artık bizim toprağımız

 

- Eşme’deki yeni yer uluslararası hukuka göre hala Suriye’nin toprağı... Yani de facto bir durum mu oldu yoksa hangi otorite ile...
 

"Artık bizim toprak. Orası artık bizim toprağımız. Suriye Ulusal Koalisyonu’na bildirimde bulunduk, biz onu muhatap kabul ediyoruz. Memnun olduklarını ifade ettiler. Bunun haricinde de koalisyon başkanı, BM ile olan irtibatları... Suriye rejimine de nota verdik. İzin falan talep etmedik nota verdik."

- Suriye’de karakola yönelik her hangi bir bilgi var mıydı? Yani Suriye füze atabilir miydi?
 

"Elimizde ciddi bilgiler olduğu için belli riskleri hesap ettik. Onun için o müdahale saatini kimse bilmiyordu. Hani PYD yardım deniyor ya? Bilmiyordu kimse. Müdahale başladığı anda sivil kayıp olmasın diye taraflara bildirildi. Koalisyon güçlerine oradaki bütün unsurlara sivil kayıp olmaması için haber ettik. En kolay baş edilebilecek düşman görülen düşmandır. Terör, ‘proxy war’ denilen savaşlarda düşmanı görmeniz mümkün değil. IŞİD’in kendisi, IŞİD görüntüsü altında başkası, belki rejimin IŞİD ve PYD içine soktuğu adamlar olabilirdi."
 

Caber Kalesi’ne yeniden döneriz
 

Açıklamanızda tekrar geri dönme, boşaltılan yere geçici bir sözünüz vardı.
 

"Eğer şartlar gelişirse Caber Kalesi’ne çünkü ilk orijinal yerine yakın bir yere götürmeyi düşünebiliriz. Bakın orada biraz da fark şu; o toprak parçası toprak parçası olduğu için bize ait değildi. Süleyman Şah’ın mezarı orada olduğu için bize aitti. Dolayısıyla Süleyman Şah’ın mezarı neredeyse bizim toprağımız orasıdır."

Yani Ankara Anlaşması’nda coğrafi bir şey yok
 

"Hayır. Süleyman Şah’ın mezarı, türbesi. Yoksa bilmem ne enlemde bilmem ne boylamda falan diye tanımlanmış bir şey değil zaten mümkün de değil."
 

Bir provokasyon olabilir demiştiniz bu bir tahmin miydi yoksa bir istihbarat var mıydı?
 

"Tabi istihbaratımız da var. Orada yapılan görüşmeler kendi aralarındaki görüşmeler telefon görüşmeleri birçok unsurla... Daha önce çünkü Suriye rejimi de burada bir provokasyon yapmaya kalkmıştı. Onun için bizim provokasyona yönelik teyakkuz halindeydik."
 

Özel açıklamayı bana yolladı
 

Genelkurmay Başkanı’nın yanıt vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 

"Burada önemli olan siyasetçinin bürokrasiye öyle hitap etmesi."
 

Size sordular mı?
 

"Genelkurmay Başkanımızla iki kere görüştüm, biz gerekeni söyleyeceğiz dedim. Gayet de memnundu. Bizim emrimizdeki bürokratlara kimsenin laf etmesine izin vermeyiz.
 

Size sorduktan sonra mı açıklamayı yaptı Genelkurmay Başkanı?
 

"O sırada ulaşamadı çünkü ben sürekli toplantıdayım. Sonra aradım. Açıklamayı yolladılar. Vakur, kendini anlatan bir açıklama. Tabi gördüm."
 

"O gece ne yaşadığımızı biz biliyoruz. En ufak bir karartıda acaba teröristler mi geliyor acaba haberleri var mı, bir şey mi oldu diye ne kadar şey yaptık. Gelen istihbarat bütün telefon görüşmeleri bizim önümüze geliyordu. Yani o çileyi, Genelkurmay Başkanı vazifesini o kadar titizlikle yapacak, aynı şekilde kara kuvvetleri, hava kuvvetleri komutanı hepsi... Bahçeli, oturduğu yerden bu soruyu soracak. Hakkı yok."
 

Beştepe’deki ikinci Bakanlar Kurulu toplantısı bu olaylar üzerine mi gündeme alınıyor?
 

"Hayır yok. Perşembe günü Sayın Cumhurbaşkanımız ile konuşmuştuk. Bu konuda açıklama yaptım. Bunlardan falan herhangi bir sonuç çıkarmaya gerek yok. Sayın Cumhurbaşkanımız arkadaşlarımla istişare edeyim dediğinde oturur istişare eder."
 

Suriye’deki operasyona bağlı değil yani?
 

Yok. Planlanmış yürümüş, bitmiş bir operasyon yani bunun herhangi bir şeyle alakası yok. Zaten her aşamasında istişare yapılıyor.
 

Tek tercihimiz liyakat
 

AK Parti’yi 330’un altında bırakma gibi bir strateji var.

Bugünlerde kimin nereden aday adayı olduğuna iyi bakın. Soruşturmalarla ilgili bir emniyet görevlisinin MHP’den aday olması… Birileri her bir partiden aday göstermeye çalışıyor. Bazı çevreler HDP’yi destekleyip baraj üstüne çıkartmaya çalışacaktır. Bunlar, paralel yapının orkestrasyonu içinde Meclis tablosuna müdahale etme çabasıdır, Meclis tablosunu şekillendirme çabasıdır.
 

Paralel yapı HDP’yi mi destekleyecek, onu mu kast ediyorsunuz?
 

"Hiç şaşıracak bir şey yok. MHP, HDP ile omuz omuza gelmişse, AK Parti’yi aşağı çekebilmek için paralel yapının HDP’yi desteklemesi ki aralarındaki temasları biliyoruz..."
 

Siz listeleri oluştururken hangi kriterlere özellikle dikkat edeceksiniz?
 

"Benim için tek tercih sebebi var; ehliyet, liyakat. Sadece devlet tecrübesi anlamında değil, teşkilat tecrübesi anlamında da ehliyet ve liyakat. Teşkilattan mutlaka güçlü bir damarın Meclis’te temsil edilmesi lâzım. Yine devlet tecrübesi kazanmış ve yönetimde edindiği tecrübeyi siyasi alana taşıyacak bir güçlü bir damarın da temsil edilmesi lâzım. Türkiye ölçeğinde varlıkları ile genel temsili güçlendirecek isimlerin de bulunması lazım."
 

Kadın adaylar?
 

Geçmiş döneme göre daha fazla kadın temsili düşünüyorum. Biraz da gelecek adaylar önem taşıyacak.

Başörtülü başörtüsüz?

Öyle bir ayrım yok.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.