Berkin Elvan'ın ailesini tehdit ettiler: Artık senin evladın değil!

Gezi eylemlerinde yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın yasadışı sol örgütlerce sürekli kullanılması ailesini isyan ettirdi.
 

Star'ın ulaştığı bilgilere göre yaklaşık bir ay önce baba Sami Elvan ünlü bir avukattan yardım istedi. Örgütün Berkin'in davasını suiistimal ettiğini ve bundan rahatsız olduklarını anlatan Elvan ailesi maddi imkanları olmadığı için ünlü avukattan davaya ücretsiz bakmasını rica etti.
 

DHKP-C tehdit etti
 

Elvan ailesine olumlu yanıt veren ünlü hukukçu H.D, diğer avukatların azlinden sonra kendisine vekalet verilmesi halinde yardımcı olacağını söyledi. Bunun üzerine girişimde bulunan Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan'ın girişimi sonuçsuz kaldı.

Kendilerinin davadan azledileceğini öğrenen örgüt avukatları Elvan'ı tehdit ederek, "Berkin artık senin evladın değil. O hepimizin bu davaya biz bakmaya devam edeceğiz" diyerek tehdit etti. Ailesinin zarar görebileceğinden endişe eden Sami Elvan ise bu tehdit karşısında sessiz kalmak zorunda kaldı.
 

Desteğinize ihtiyaç yok
 

Ancak DHKP-C'li teröristlerin Berkin soruşturmasını yürüten Savcı Mehmet Selim Kiraz'ı şehit etmesi üzerine Berkin'in annesi Gülsüm Elvan ile babası Sami Elvan açıklama yaparak örgütün artık yakalarından düşmesini istedi.

Elvan ailesinin, "Ailemizin son açıklamasıdır," başlığıyla yaptığı açıklamada, "Susun artık. Berkin öldü. Biz her gün yeniden yeniden öldük. Biz yokuz artık. Eğer dava açılırsa ve yargılama yapılırsa dosyamızı aile olarak sadece kendimiz takip edeceğiz. Hiçbir avukata ve hukuki desteğe ihtiyacımız yok" dedi.
 

Medya hesabımızı kapatıyoruz
 

"Biz Berkin'in anne ve babası olarak en içten duygularla ve tüm samimiyetimizle Savcı Mehmet Kiraz'ın acılı ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz, acılarını paylaşıyoruz, çok üzgünüz" ifadelerinin de yer aldığı açıklamada Elvan ailesi şunları söyledi:
 

"Biz her gün yeniden yeniden öldük. Biz yokuz artık. Eğer dava açılırsa ve yargılama yapılırsa dosyamızı aile olarak sadece kendimiz takip edeceğiz. Hiçbir avukata ve hukuki desteğe ihtiyacımız yok. Bu bir tepki değil. Bu hukukla aramızda artık kimse olmasın diye... kimse bizim acımızı tam anlamıyor kaldı ki nasıl anlatacaklar bunu mahkemeye... Biz bugüne kadar olduğu gibi orada olacağız ve davamızı takip edeceğiz...
 

Sadece daha önce evladını kaybetmiş anne, babalar, aileler bizimle birlikte katılmak isterlerse davaya onları kabul edeceğiz. Sonuçta hiçbir şey çocuğumuzu geri getirmeyecek. Tek çabamız başka çocuklar ölmesin, başka analar ağlamasın diye sürecek. Bugüne kadar yüzlerce insan Berkin için gözaltına alındı, soruşturma yaşadı, tutuklandı, okuldan ve işten atıldı, yaralandı. Yeter artık. Kimse zarar görmesin. Görüşü, inancı, konumu, kim olduğu önemli değil. İnsan olan kimse artık zarar görmesin. Ben Gülsüm Elvan, ben Sami Elvan... Bugünden sonra sosyal medya hesaplarımızı kullanmayacağız. Bu açıklama son mesajımızdır. "
 

Gedik'i de malzeme yaptılar
 

Berkin Elvan, DHKP-C terör örgütünün kullandığı ilk cenaze değil. 2013 yılında Maltepe Gülsuyu'na DHKP-C ile uyuşturucu satıcılarının rant savaşında kurşunların hedefi olan Hasan Ferit Gedik'in cenazesi, DHKP-C'nin şov malzemesine dönüştürüldü. Basın desteği de alan terör örgütü, aileyi baskı altında tutarak Gazi Mahallesi'nde 3 Ekim 2013'te kalaşnikoflu şov yaptı. Gedik'in cenazesinin Gazi Mahallesi'ne getirilmesinin ardından kortej oluşturan DHKP-C grubu, ellerindeki kalaşnikoflar, pompalı tüfekler ve tabancalarla gövde gösterisi yaparken, bu provokasyonda polis şüphelilerin eşgalini belirlemek için müdahale yerine görüntü almayı tercih etti.
 

Savcı'yı rehin alanlara tepki göstermişti
 

İstanbul Adalet Sarayı'ndaki rehine olayında saldırganlarla telefonda görüşen ve kendilerini eylemi sonlandırmaya çağıran Sami Elvan, operasyon sonrasında Twitter'dan açıklama yapmıştı. Elvan paylaştığı mesajda şu ifadeleri kullandı: "Acımız çok büyük. Çok mücadele ettik artık kimsenin burnu kanamasın diye. Çok çabaladık analar ağlamasın diye. Çok üzgünüz." Elvan ailesi son açıklamasında ise "Artık yakamızdan düşün, kendi davamızı kendimiz yürüteceğiz" ifadelerine yer verdi.
 

Oğlumu keşke tutuklasalar
 

İzmir'de yaşayan Berk Ercan, 2010 yılında 17 yaşında lise öğrencisiyken DHKP-C militanı yapıldı. Baba İsmail Ercan, oğlunu geri almak için hem örgütün 'Seni öldürürüz' tehditlerine hem de oğlunun 'Peşimden gelirsen canını yakarım' söylemlerine karşı diğer ailelere destek olmak için "Terör Mağduru Aileler Derneği"ni kurdu.
 

Savcı Mehmet Kiraz'ın DHKP-C tarafından rehin alındığını öğrendiğinde de, oğlunun adını duyma stresinden kalp krizi geçiren İsmail Ercan, Okmeydanı'nda gözaltına alınan oğlu Berk için, "Eylemde hayatını kaybettiğini öğrenmektense hapse atıldığını duymayı tercih ederim. O zaman bilirim ki hayatta olacak. Rahat uyurum" dedi.
 

DHKP-C örgütüne oğlunu kaptıran İsmail Ercan, üç gündür İzmir'de bir hastanede tedavi görüyor. Baba Ercan, "Çocuğumun aklını liseye giderken yıkadılar. Ne yaptıysam geri döndüremedim. Bir baba oğlunun terör örgütüne katılmasını ister mi? Şimdi onlar için birkaç dava açtım. Geri çekeyim diye her gün baskı yapıyorlar. Katledilen savcıya çok üzüldüm" dedi.
 

Konser bahanesiyle örgüt
 

Terör Mağduru Aileler Derneği'ne terörün kucağına düşen yeni çocuklarla ilgili bilgi geldiğini söyleyen Ercan,"Grup Yorum konserine götürüyoruz diye 8 yaşındaki çocuğa kırmızı bayrak verip, üstüne önlük giydirip İstanbul'a götürüyorlar" dedi.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.