Cem Garipoğlu intihar etti iddiası
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, cezası kesinleştikten sonra Silivri 5 No'lu Cezaevi'ne sevk edilen Garipoğlu'nun, bugün tek kişilik odasında, kendini asmış halde bulunduğu belirtildi.

Cezaevi savcılığının yaptığı incelemenin ardından Garipoğlu'nun cesedi, cenaze aracına konuldu.

Jandarma eşliğinde Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nden çıkarılan cenaze, Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Garipoğlu'nun Silivri 5 No'lu Cezaevi'nde 3'lü koğuşta tek başına kaldığı, kamera sisteminin ise koğuşun ortak avlusunda bulunduğu belirtildi. Kamera görüntülerinde yapılan incelemede, koğuşa kimsenin girmediği görüldü.

Koğuşun en son 02.00'de kontrol edildiği, ilk incelemelerde olayın 02.00 ile 08.00 arasında olduğu tespit edildi. Garipoğlu'nun koğuşundan aynı yerdeki diğer boş koğuşa geçtiği, başına poşet geçirerek, çamaşır ipiyle kendisini boğduğu öğrenildi.

HAKKINDA KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILDI

Yapılan derlemeye göre, 4 Mart 2009'da Etiler'de bir çöp konteynerinde, gövdesi gitar çantasına, başı ise çöp poşetine konulmuş halde bulunan kadın cesedinin, Münevver Karabulut'a ait olduğu tespit edildi.

İncelemelerde Karabulut ile son görüşen kişi olduğu belirlenen erkek arkadaşı Cem Garipoğlu'nun evine gece polis ekiplerince baskın düzenlendi, ancak Garipoğlu'nun evinden ayrıldığı anlaşıldı.

Emniyet görevlilerince, cinayetle ilgili soruşturma genişletilirken, üniversite sınavına hazırlandığı öğrenilen Karabulut'un cenazesi, Bolu'nun Mengen ilçesine bağlı Kayabaşı köyünde toprağa verildi.

Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 7 Mart 2009'da katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun annesi Tülay Makbule Garipoğlu ile babası Mehmet Nida Garipoğlu ve korsan taksicilik yaptığı öğrenilen M.C.B'yi gözaltına alındı.

Savcılıkça sorgulanan 3 şüpheli, serbest bırakıldı. Cinayetle ilgili çok sayıda kişinin ifadesine başvurarak, ihbarları değerlendiren polis, 27 Nisan 2009'da baba Mehmet Nida Garipoğlu'nu yeniden gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen baba Garipoğlu, ''cinayete iştirak'' suçlamasıyla tutuklandı.

Cinayetten yaklaşık 90 gün sonra 186 ülkede aranması için Interpol tarafından Cem Garipoğlu hakkında kırmızı bülten çıkarılarak, 6 farklı dilde özel bir video hazırlatıldı.

Kamuoyunun yakından takip ettiği bu süreçte, Karabulut'un ailesi ve bazı sivil toplum kuruluşları öncülüğünde katil zanlısının yakalanması için yürüyüşler düzenlendi.

Bu dönemde katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun Rusya ya da Kanada'ya kaçtığı, Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği'nde ve Moskova'daki bir alışveriş merkezinde görüldüğü iddia edildi.

Medyada, kızının katilinin yakalanması için yaptığı eylem ve açıklamalarla sık sık gündeme gelen Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut da 3 Eylül 2009'da Garipoğlu Şirketler Grubu'na ait binanın önüne testere ve siyah çelenk bıraktı.

197 GÜN SONRA TESLİM EDİLDİ

Dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler'in ''Devletin verdiği bir söz var, o söz yerine getirilecek'', dönemin Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ın ise ''Çember daralıyor'' açıklamalarının ardından 17 Eylül 2009'da cinayet zanlısı Cem Garipoğlu, avukatı Aytekin Kaya tarafından Bahçelievler'de polise teslim edildi.

Cinayetten 197 gün sonra teslim olan Garipoğlu, Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki emniyet görevlileriyle sohbeti sırasında, firari olduğu süre içerisinde hiç yurt dışına çıkmadığını, bilmediği bir yere tanımadığı bir kişi tarafından götürüldüğünü ve olaydan pişmanlık duyduğunu söylediği ifade edildi.

ÇOCUK MAHKEMESİNDE HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

Emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından 18 yaşından küçük olduğu için çıkarıldığı İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce tutuklanan Cem Garipoğlu, aynı gün Maltepe Cezaevi'ndeki çocuk koğuşuna konuldu.

Cumhuriyet savcıları Mustafa Öztürk ve Faruk Erşen Yılmaz'ın Cem Garipoğlu hakkında hazırladığı iddianame, İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.

İddianamede, ''tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmek'' suçundan 18 yaşından küçük olduğu için Cem Garipoğlu'nun 18-24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Garipoğlu'nun babası Mehmet Nida Garipoğlu, annesi Tülay Makbule Garipoğlu ve amcası Hayyam Garipoğlu'nun da aralarında bulunduğu diğer 6 şüpheli hakkında hazırlanan ve İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede ise Mehmet Nida Garipoğlu'nun ''tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak etmek''ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi.

İddianamede, Hayyam Garipoğlu, Habib Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur'un ''suçluyu kayırmak'' suçundan; anne Tülay Makbule Garipoğlu'nun da ''suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmek'' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

BABASININ BULUNDUĞU CEZAEVİNE NAKLEDİLDİ

Cem Garipoğlu, 29 Ekim 2009'da 18 yaşına girince Maltepe Cezaevi'nden, babası Mehmet Nida Garipoğlu'nun da tutuklu bulunduğu Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ne nakledildi.

İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza ve 4. Ağır Ceza mahkemeleri de suçun oluştuğu yerin yetki alanları dışında olduğu yönünde karar vererek, şüpheliler hakkındaki dosyaları Bakırköy Adliyesi'ne gönderdi.

Yaşanan bu süreçlerin ardından cinayet zanlısı Cem Garipoğlu, 11 Şubat 2010'da Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme, diğer 6 şüphelinin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı dava ile Garipoğlu'nun davasını birleştirdi.

24 YIL HAPİS CEZASI ALMIŞTI

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Kasım 2011'de, Münevver Karabulut'un katili Cem Garipoğlu'nu ''çocuğa karşı tasarlayarak, canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek'' suçundan 24 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Cem Garipoğlu'nun uzun süre kaçmasını, fiilden sonraki davranışlarını ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkilerini göz önüne alarak, hakkında ''cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin'' uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.

Sanık Cem Garipoğlu da esas hakkındaki savunmasında, çok üzgün ve pişman olduğunu dile getirerek, ''Hem Münevver'den, hem onun ailesinden hem de kendi ailemden özür dilemek istiyorum. Bunun dışında cezam neyse çekmeye razıyım. Savunmamı da avukatım yapacaktır'' dedi.

Mahkeme, baba Nida Garipoğlu'nun beraatına hükmederken, amcası Hayyam Garipoğlu ile Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habib Kurt'u, ''suçluyu kayırmak'', anne Tülay Makbule Garipoğlu'nu da ''suç delillerini gizlemek ve yok etmek'' suçlarından 3'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Mart 2012'de Cem Garipoğlu ile anne Tülay Makbule Garipoğlu, amca Hayyam Garipoğlu, Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı, Habib Kurt'un cezalarını onarken, baba Nida Garipoğlu'nun beraatına ilişkin kararı bozdu.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
KARAMAN 2 yıl önce

ALLAHIM!....GENÇLERİMİZİ HER TÜRLÜ FELAKETLEREN KORUYARAK MUHAFAZA EYLE....ÖZELLİKLE İNTİHARLARDAN KORU!....OLACAĞI BUYDU...KİM KAZANDI...KİMSE KAZANMADI...KAYBETTTİİİİİİ.....