Cumhurbaşkanı Erdoğan Amerika'ya rest çekti
Beştepe'de halka seslenen Erdoğan, "İhanet nöbetini FETÖ bırakıyor, PKK devralıyor, o bırakıyor DAEŞ devralıyor. Biliyoruz ki hepsinin cibiliyetinin gereği bu." diye konuştu. Erdoğan, "Kandil'den birileri açıklama yapıyor, şehirlere ineceklermiş. Kırsaldan ineceklermiş. Geleceğiniz varsa göreceğiniz de var, bunu böyle bilin. Bir taraftan PKK, bir taraftan FETÖ, PYD, DAEŞ, YPG, topunuz gelin! Allah'ın izniyle bu milleti aşamayacaksınız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, demokrasi nöbeti tutan vatandaşlara bu akşam Beştepe'den seslendi. Öncesinde halka hitaben Başbakan Binali Yıldırım da bir konuşma yaptı.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:


15 Temmuz'da tarihinde ilk defa işgal girişimine maruz kalan Ankara, hainlerin emellerini tek yürek, tek bilek olarak engelleyen Ankara, seni gönülden selamlıyorum. Darbecilere karşı direnişin gerçekleştirildiği yerlerden biri olan Külliye'den 79 milyon vatandaşımı selamlıyorum. 


15 Temmuz gecesi bu millet darbe girişimcileriyle birlikte kendisine düşmanlık eden herkesi esir alarak asaletini bir kez daha göstermiştir. Rabb'im bu milletten razı olsun. 148 evladı şehit, 1223 evladı da gazi olan Ankara o gece çok farklı bir destan yazdı. O gece Kızılay'da, Meclis'te, Genelkurmay'da, Gölbaşı'nda, Kazan'da, Mamak'ta, Yenimahalle'de, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde, her köşede ayrı bir destan yazıldı. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Gazilerimize Rabb'imden şifalar diliyorum, şükranlarımı sunuyorum. 

"FİNALİ ANKARA'DA YAPALIM DEDİK"

Pazar günü malum Yenikapı'da bu millet farklı bir destan yazdı. Aslında 21. asrın "Yenikapı"sını açtı. Demokrasinin "Yenikapı"sını açtı. Ve adalete yönelik bir "Yenikapı" açtı. 5 milyon kişinin katılımıyla Demokrasi ve Şehitler mitingimizi yaptık. Rabb'im birliğimizi daim eylesin. Aslında İstanbul'daki mitingle demokrasi nöbetlerini devam ettirelim, dediler. Dedik ki, sizler zaten bunu gönlünüzde devam ettiriyorsunuz, ama biliyorum ki milletimiz ülkesine, özgürlüğüne, geleceğine, öyle sımsıkı yapışmış durumda ki "bitti" demeye gönlümüz razı olmadı. Finali Ankara'da yapalım istedik. 

"İHANET NÖBETİNİ FETÖ BIRAKIYOR PKK ALIYOR. PKK BIRAKIYOR DAEŞ ALIYOR"

Tehlikenin, tehdidin nereden geleceği, ne zaman geleceği, kimden geleceği belli olmuyor. Bugün Şırnak'ta, Mardin'de, Diyarbakır'da patlamalar var. İhanet nöbetini FETÖ bırakıyor, PKK devralıyor, o bırakıyor DAEŞ devralıyor. Biliyoruz ki hepsinin cibiliyetinin gereği bu. 

Onlar ihanet nöbetlerinde birer ikişer geberecekler, biz demokrasi nöbetlerinde evelallah "şüheda fışkıracak sıksan toprağı sıksan şüheda, canı cananı bütün canımı alsın da hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda" diyerek yola devam edeceğiz. 

Hangi bedelleri göze aldığımızı 15 Temmuz'da cümle aleme gösterdik. Bu ülkeyi ele geçireceğini sananlar kendilerince her şeyi çok iyi planlamışlar. Uçakları vardı, F16'ları vardı ama onları biz satın almıştık. Helikopterleri vardı, tankları vardı, bunları biz almıştık. Ellerinde silahları vardı, biz almıştık. Ama aldıklarımızı meğerse hainlere teslim etmişiz. O gece milyonların sokağa dökülüp, tüfeklerin, tankların, uçakların karşısına bunlar düşünemedi bir şeyi, bu millet onların karşısına çıkacak, bunu düşünemediler. 

"YA TÜRKİYE YA FETÖ"

Bugün Bulgaristan'da bunların bir finansörü daha yakalandı. İlticası reddedildi, Türkiye'ye teslim edildi. Kovalıyoruz, kovalayacağız. Onu da kovalıyoruz. Er veya geç ABD tercih yapacaktır; ya Türkiye ya FETO. Ya darbeci terörist FETO, veyahut demokrasi ülkesi Türkiye. 85 koli dosya gitti. Böyle bir darbe yanlısını yaklaşık 17 yıldır ülkesinde barınan bu alçağı, bu şarlatanı herhalde artık ABD daha fazla saklamayacak, gönderecektir.

Bütün hesap makineleri o anda kilitlendi. Memlekette artık tankların altından girip üstünden çıkacak kahramanların kalmadığını sanmışlardı. Ama bakıyorsunuz bir Sabri gencimiz çıkıyor, tankın paletleri arasına kendini atıyor. İkinci tankın altına kendini atıyor, kolu yara alıyor. Kendisini aradığımda, "Cumhurbaşkanım siz nasılsınız" diyor. Yahu sen beni bırak dediğimde "bana doktor amcalarım, hemşire ablalarım bakıyor" diyor. Yaş 34. "Ben imam hatip mezunuyum fakat 6 yaşımdan beri hava savunma sistemleri üzerinde çalışıyorum. Şu anda da özel sektörde bilgisayar yazılımı yapıyorum" dedi. İşte bunları hesap edemediler. 

Dolaştığım şehit evlerinden birinde de bir Çetin kardeşim, İstanbul'da bana komşu oturuyormuş. O akşam hanımına diyor ki "ben gidiyorum köprüye." Abdestini almış, şahadet namazını kılmış. Eşi demiş "ben de geleceğim." Beraber köprüye gitmişler ve Çetin kardeşimiz şehit olmuş, Sivas Koyunhisar'dan. İşte bunu hesap edemediler. 


Şehitler Tepesi boş değil, bunu hesap edemediler. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Rabb'imiz müjdesini veriyor; Onlara ölü demeyiniz, onlar diridir, siz bilemezsiniz. İşte Vatan Caddesi'nde, Esenler'de oturan o hanım kardeşim, zırhlı taşıyıcıyla onu parçaladılar. Ama ne beyiyle konuştuğumda, ne oğluyla konuştuğumda, o duruş, o davranış her türlü takdirin üzerindeydi. Çünkü onlar şahadeti anlamışlardı. İşte bizim de yol arkadışımız Erol'umuz da oğluyla beraber oraya gitmişti. O da başından omzundan aldığı kurşunlarla şehit oldu, yavrusu aynı şekilde şehit oldu. Ve biz bu pazar yaptığımız o mitingi eğer Erol'umuz sağ olsaydı yine o yapacaktı organizasyonunu, ama mesai arkadaşlarıyla yaptık. 

Biz bunlara terör örgütü dedikçe, "silahsız terör örgütü mü olur" dediler bize. Bunlar silahsız olur mu yahu, bunlar devletin silahlarıyla silahlanıyordu. Hesaplarını buna göre yapmışlardı. Bunlar devletin ülkeyi korumak için namuslarına emanet ettikleri silahları millete çevirerek dünyanın en alçak terör örgütü olduklarını ilan ettiler. 

Ne diyor üstad, "surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes, ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Demokrasi nöbetlerine artık ara veriyoruz.

"TOPUNUZ GELİN, BU MİLLETİ AŞAMAYACAKSINIZ"

Kandil'den birileri açıklama yapıyor, şehirlere ineceklermiş. Kırsaldan ineceklermiş. Geleceğiniz varsa göreceğiniz de var, bunu böyle bilin. Bir taraftan PKK, bir taraftan FETÖ, PYD, DAEŞ, YPG, topunuz gelin! Allah'ın izniyle bu milleti aşamayacaksınız.


Birileri rahatsız oluyormuş. İdam konusundaki kanaatlerimi daha önce sizlerle paylaştım. Yine söylüyorum, halkımın bu talebini siyasiler bir kenara koymamalıdır, koyamaz. Yapmaları gereken nedir? Parlamentoda görüşmektir. Bu görüşülürken kimse hukuki boşluklarla izaha kalkmasın. Darbe tarihinden itibaren bu masaya yatırılmalıdır. Parlamento evet diyorsa, Cumhurbaşkanı olarak ben onarım. Parlamento evet demezse, tabii ki benim de yapacağım bir şey yoktur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Demokrasi nöbetlerine artık ara veriyoruz.

Demokrasi milletin taleplerinin iktidar olduğu bir rejimdir. Rabiamızı unutmayın. Hep birlikte haykıralım; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Ya şehit olurum ya gazi diyerek yollara dökülen, darbecilerin karşısına imanla dikilen tüm Ankaralıların gazaların bir kez daha mübarek olmasını diliyorum.

240 şehidimiz, 2195 gazimiz var, hepsinden Rabb'imiz razı olsun.

..

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol