Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Putin'e İran üzerinden mesaj
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yeni anayasa meselesi, aslında tam anlamıyla bir memleket meselesidir. Türkiye tarihinde ilk defa, siyasetçilerin iradesiyle bir sivil anayasanın yapılabileceği dönem açıldı. 1 Kasım'da önümüze açılan yeni dönemi, hep birlikte en iyi şekilde değerlendirmeli ve fırsata çevirmeliyiz. Bu tarihi fırsatı değerlendirmek, yeni anayasanın altında imzası olan herkese, inanıyorum ki şeref kazandırır. Gelin bu şeref, 26. Dönem Meclisi'ne, bu Meclis'te görev alan milletvekillerine ait olsun" dedi.
 
Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:
 
RUSYA'NIN İDDİALARI
 
Hele hele ailemi bu işe karıştırmak, o bu işin çok da ahlaki olmayan bir yanıdır ki bunu daha önce İran televizyonları yaptı. İran Devlet Başkanı ile bunu konuştum, dedim ki 'bak siz çok büyük bir yanlışın içindesiniz, eğer bu böyle devam ederse bunun karşısı çok ağır olur, bedelini siz İran olarak çok ağır ödersiniz'. On gün filan sürdü, daha sonra sitelerinden bunu kaldırdılar. Niye  Çünkü iftira, yalan, takiye üzerine kurulu sistemler bu işi daha çok kullanıyor.
 
RUSYA SURİYE'DE NE ARIYOR?
 
Türkiye olarak nasıl Balkanlara, Kafkaslara, Akdeniz havzasına, Irak'a bigane kalmamız söz konusu olamaz ise Suriye'de yaşananları da kesinlikle yok sayamayız. İşte onun için diyorum Rusya, Suriye'de ne arıyor? Onun için diyorum efendim neymiş; 'Birleşmiş Milletler'in kendilerine verdiği böyle bir yetki var'. Neymiş o yetki; 'Eğer o ülkenin yönetimi davet ederse gidilirmiş'. Oraya gitmek mecburiyetinde değilsiniz, 380 bin insanı öldüren katil Esed'in davetine icabet etmek mecburiyetinde değilsiniz. O gayri meşru bir yönetimdir, meşru değildir bunu görmek durumundasınız, bunu ben sayın Putin'in kendisiyle çok konuştum.
 
BU MİLLET İSTİKLALİNDEN VAZGEÇMEZ
 
Suriye ile ilgili görüş farklılığımız olan ülkelere karşı özel bir husumetimiz yoktur. Bununla birlikte egemenlik haklarımızla ilgili hassasiyetimizden en küçük bir taviz vermemizi de kimse bizden beklemesin. Bu millet aç kalır, açıkta kalır ama asla istiklalinden vazgeçmez. Sokullu Mehmet Paşa, İnebahtı Savaşı ile ilgili, 'Biz Kıbrıs'ı almakla sizin kolunuzu kestik, sizse İnebahtı'nda bizim sakalımızı traş ettiniz' diyor. Kesilen kol yerine gelmez ama kesilen sakal daha gür olarak yeniden çıkar. Türkiye, bugün de kendisine dost olanlara kazandıran, husumet besleyenlere kaybettiren bir konumdadır.
 
Bakınız Türkiye uzun yıllar 1 Mayıs krizleri yaşadı. 1 Mayıs'ın işçi bayramı olarak kutlanılması için pek çok mücadele verildi.
 
Gerekli düzenlemeleri yaparak 1 Mayıs'ı resmen işçi bayramı olarak ilan ettik. Resmen kabul edilmiş bir bayram olmasına rağmen yine ortalığı yakıp yıkanlar, polise saldıranlar var.
 
Çünkü bunların 1 Mayıs'ı işçi bayramı olarak görme derdi yok. Çoğu da işçi değildi. Taşlarla, sopalarla yollara düşenlerin amaçları kaos çıkarmak. Amaçları bu.
 
Bizim medyamız onlara sahip çıkıyor. Halbuki medya bunları parlatmasa hiçbiri sokağa inmeye cesaret edemez.
 
Maksat 1 Mayıs'ı kutlamak değil bağcıyı dövmek.
 
'1.300 LİRA VERECEKSİN'
 
Türkiye'nin bugünü dününden iyi, yarını da bugününden iyi olsun.
 
Asgari ücret 184 liraydı, bugün 1.000 lira. Yılbaşından sonra 1.300 liralık asgari ücreti konuşuyoruz.
 
Asgari ücreti ne olarak tanımlıyoruz. 1.300 liranın altında ücret ödeyemez. İster batıda, ister doğuda.
 
Güneydoğu'da geçim şartları kolay 600-700 lira diyemezsin 1300 TL vereceksin.
 
Emekli maaşı tabanı 66 liradan başlıyordu, şimdi 780'den başlıyor.
 
Emekli maaşı tabanında da değişiklik yapılacak.
 
Kanaati her zaman işçiden beklemeyin.
 
Eğer işverenler olarak kanaat ekonomisine inanırsak paylaşıma girdiğin andan itibaren kazancın bereketlenecektir.
 
Buna aynı zamanda ben bereket ekonomisi diyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol