Davutoğlu:

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Avrupa'nın kaderi Türkiye'nin kaderinden ayrı düşünülemez ama Türkiye kendi kaderini, Avrupa'da Türkiye karşıtlarının eline bırakmaz. Kendi yolunda kararlı şekilde yürür, Avrupa'nın geleceğini de Türkiye'nin geleceğini de Türkiye'nin Avrupa'daki dostlarıyla birlikte şekillendiririz" dedi.
 

Başbakan Davutoğlu, bir gazetecinin, "Avrupa Birliğine ilişkin Türkiye'nin bundan sonra tavrı ne olacak?" sorusu üzerine, Türkiye'nin Avrupa Birliği yönündeki stratejik kararının açık olduğunu belirterek, üyelik konusundaki iradenin en güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti.
 

Avrupa Birliği'ne ilişkin, Türkiye'nin bir çok psikolojik bariyerle ve siyasi engelle karşılaştığını, başka ülkelerin önüne konulmayan şartların Türkiye'nin önüne konulduğunu dile getiren Davutoğlu, ancak Türkiye'nin hiç bir zaman üyelikten ve Avrupa kıtasının geleceğinde oynayacağı önemli rolden vazgeçmediğini vurguladı. 
 

Avrupa Birliği içerisinde, aralarında, Portekiz'in de bulunduğu dostların, Türkiye'nin katkısı konusunda iradelerini eksik etmediğini aktaran Davutoğlu, "Avrupa, sadece Türkiye'ye dönük olarak, olumsuz bakan ülkelerden ibaret bir kıta değil. Aksine Türkiye'nin üyeliği konusunda son derece ön alıcı tavır alan Portekiz başta olmak üzere ülkeler de Avrupa kıtasını temsil ediyor" diye konuştu.
 

Davutoğlu, Portekiz'e ve Türkiye'nin üyeliğini destekleyen diğer ülkelere minnettar olduğunu ifade etti.
 

Bütün Avrupa ülkeleriyle çok iyi ilişkiler geliştirmek istendiğini dile getiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 

"Önümüzdeki dönemde, Türkiye sanki müzakerelerin bütün fasılları açılmış gibi yoluna, reformlarına kararlı şekilde devam edecek. Ne zaman Avrupa Birliği hazırsa biz o anda 27 müzakere faslını hemen açmaya 14'ünü de hemen kapamaya hazırız. Bugün ulaştığımız nokta itibarıyla, geri kalanları da en kısa zamanda bitiririz. Fakat şu anda bunu yapabilecek durumdayız. Bunu Avrupa Birliği yöneticileri de gayet iyi biliyor. Brüksel'e geçen ay yaptığım ziyarette de yeni görev almış olan Sayın Tusk ve Sayın Juncker ile  görüşmeler yaptık. Olumlu atmosfer var. Biz elimizden geleni yaparız. Avrupa'nın kaderi Türkiye'nin kaderinden ayrı düşünülemez ama Türkiye kendi kaderini, Avrupa'da Türkiye karşıtlarının eline bırakmaz. Kendi yolunda kararlı şekilde yürür. Avrupa'nın geleceğini de Türkiye'nin geleceğini de Türkiye'nin Avrupa'daki dostlarıyla birlikte şekillendiririz."
 

Portekiz ile ticaret hacmimiz 5 milyar dolara çıkabilir

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Portekiz ile son dönemde artan ticaret hacminin daha da ileriye götürülebileceği kanaatini taşıdıklarını belirterek, "1,3 milyar dolarlık ticaretimizin, çok kısa bir sürede gerekli tedbirler alındığında 3 milyara ve daha sonra 5 milyara çıkabileceği inancındayız" dedi.
 

Davutoğlu ile Portekiz Başbakanı Passos Coelho, Dışişleri Bakanlığında başbaşa görüşmenin ardından, Türkiye-Portekiz Hükümetlerarası Zirvesi ilk toplantısına başkanlık ettiler.
 

Zirvenin ardından Coelho ile ortak basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, 24 saati bulmayan bir ziyaret olduğunu ancak çok verimli görüşmeler yaptıklarını belirterek, hükümetlerarası zirve bağlamında ilk toplantıyı gerçekleştirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan olduğu dönemde imzaladığı bir anlaşmayla bu sürecin başladığını hatırlatan Davutoğlu, toplantıyla bunun ilk adımını attıklarını ifade etti.
 

Türkiye ve Portekiz'in birbirini çok iyi anlayan, ortak perspektiflere sahip ülkeler olduğunun altını çizen Davutoğlu, üç önemli ortak özellikten bahsedebileceklerini dile getirdi.
 

İki ülkenin tarihi olarak çok köklü devlet geleneklerine, siyaset geleneğine sahip olduğunu belirten Davutoğlu, ayrca yine gerek konuşulan dil gerekse kültürel bağlar itibariyle bulundukları coğrafyanın ötesinde de derin ilişkileri bulunduğunu anlattı.

Davutoğlu, Türkiye'nin Orta Asya, Kafkaslar, Ortadoğu ve Balkanlar'da, Portekiz'in Latin Amerika, Afrika'da, Doğu Asya'da derinliğe sahip olduğunu söyledi.
 

Bu nedenle iki ülkenin ilişkisinin bölgelerin de ilişkileri anlamına geldiğini ve birbirini tamamladığını ifade eden Davutoğlu, ayrıca her iki ülkenin de NATO ve AB ailesinin, Atlantik ailesinin parçası olduğunu belirtti.
 

Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:
 

"Türkiye için Lizbon bu açıdan önemli. Çünkü Türkiye NATO'ya ilk katıldığı toplantıda 1952'de Lizbon'da bulunmuştu. Bütün bunlara baktığımızda büyük bir potansiyel var önümüzde, gerçek bir stratejik perspektif var. Bu potansiyeli bugün üç ana başlıkta ele aldık. Birincisi ikili ilişkiler bağlamında, ticari ilişkilerimizde potansiyelimizin, son dönemde artan ticaret hacminin daha da ileriye götürülebileceği kanaatindeyiz. 1,3 milyar dolarlık ticaretimizin, çok kısa bir sürede gerekli tedbirler alındığında 3 milyara ve daha sonra 5 milyara çıkabileceği inancındayız."
 

"İlişkilerimiz büyük ivme kazanacaktır"
 

Portekiz'e Türkiye'nin önemli işadamlarıyla sektörlerinde öncü kuruluşlarıyla geldiklerini dile getiren Davutoğlu, ayrıca başbakan yardımcıları arasında da bir iş forumu düzenlendiğini hatırlattı.
 

Başbakan Davutoğlu, "Ekonomik ilişkiler bağlamında eminim ilişkilerimizi pozitif etkileyecek hususlardan birisi Türk Hava Yollarının Lizbon'a seferlerinin günde 2'ye çıkması ve Porto'ya haftada her gün sefer yapacak olması. Dolayısıyla coğrafi uzaklığı ortadan kaldıran bir kenetlenmeyle birlikte önümüzdeki dönemde ilişkilerimiz büyük bir ivme kazanacaktır" diye konuştu.
 

Bugün Türk işadamlarından yoğun şekilde Portekiz'e yatırım arzusu gördüğünü belirten Davutoğlu, aynı şekilde Portekiz'den de Türkiye'ye böylesi bir yatırım akımının olmasının bekleneceğini söyledi.
 

Portekiz'in ekonomik açıdan son dönemde attığı adımların çok etkileyici olduğunu aktaran Davutoğlu, "Geçen seneki uyum programının tamamlanmış olması da Portekiz ekonomisindeki ciddi canlanmanın işaretleri. Bu şekilde Türk ve Portekiz ekonomilerinin iç içe geçmesi, birbirini desteklemesi, arkalarındaki coğrafi hinterlandla birlikte çok büyük bir potansiyel ifade ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
 

Türkçe ve Portekizce'nin her iki ülkede yaygın olarak öğretilmesinin de son derece önemli olduğunu dile getiren Davutoğlu, bu yıl 5 Mayıs'ta Ankara'da dünya Portekizce gününün kutlanacağını söyledi. Portekizce ve Türkçenin çok geniş coğrafyada kullanılan iki dil olduğunu belirten Davutoğlu, Milli Eğitim Bakanlıkları arasında başlayan faaliyetin iki halkın dostluğunu güçlendirecek özellik taşıdığını kaydetti.
 

Başbakan Davutoğlu, Türk ve Portekiz şirketleri yatırım yaptıkça bu dilleri kullanan profesyonel yöneticilerin sayısının ciddi artış göstereceğini söyledi.
 

Bölgesel ilişkiler çerçevesinde Afrika, Asya, Latin Amerika'da iki ülkenin birlikte üçüncü ülkelere açılma konusunda bir perspektifi bulunduğunu anlatan Davutoğlu, Türkiye'nin son dönemde Afrika'da 39 büyükelçiliğe sahip olduğunu, geçen sene itibarıyla da Portekizce konuşan ülkeler topluluğuna gözlemci üye olduğunu bildirdi.
 

Türkiye'nin Portekiz'le birlikte bütün bu bölgelerde çalışmaya hazır olduğunu ifade eden Davutoğlu, ortak işletmeler şeklinde de bir çok projenin önünün açılacağını belirtti.
 

Portekiz'in AB bağlamında Türkiye'ye verdiği desteğe müteşekkir olduklarını dile getiren Davutoğlu, şöyle konuştu:
 

"Her zaman Portekiz, Türkiye'nin önemini anlayan, tarihi güçlü devlet geleneğine de gelerek, Türkiye'nin önemini Avrupa kıtası içinde anlayan bir tutumla bize hep destek verdi. Bugün de biz kendilerinden Brüksel'de Türkiye'nin sözcüsü olmaları konusunda beklentilerimizi ifade ettik. Bunu da en iyi şekilde yapacaklarından eminiz. Çünkü Portekiz bizi en iyi anlayacak ülkelerden biridir. Özellikle AB'da gerek TİTİP anlaşması ve diğer ekonomik konularda Portekiz'in desteğine ihtiyacımız var."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.