Ekipler Ermenek maden ocağını boşaltıyor
AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, madende arama kurtarma çalışmalarına katkı sağlayan kurum ve kuruluşlar, madendeki çadır ve ekipmanlarını toplamaya başladı. Maden sahası bugün akşam saatlerine kadar boşalacak.

Ermenek İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekiplerin ise cumhuriyet savcılığınca soruşturma tamamlanıncaya kadar sahada kalacakları öğrenildi.

Karaman'ın Ermenek ilçesi yakınlarındaki bir kömür ocağında, 28 Ekim'de meydana gelen su baskını sonucu mahsur kalan 18 işçiye ulaşmak için toplam 602 kişiden oluşan ekipler, 38 gün boyunca yoğun çaba harcadı.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, 28 Ekim'de öğle saatlerinde 34 işçinin bulunduğu Ermenek'teki özel bir linyit kömürü madeninde su baskını meydana geldiği ihbarı alındı. 16 işçinin sağ kurtulmayı başardığı ocakta mahsur kalan 18 işçiye ulaşmak için AFAD koordinasyonunda acil durum müdahale çalışmaları başlatıldı.

İçeri dolan 12 bin ton civarında yüksek basınçlı su, madeni ayakta tutan tahkimatı yıkması nedeniyle dışarı atıldıkça tünel ve galerilerde göçükler meydana geldi, yolu kapattı. 12,5 metrekarelik tüneller, bin 300 metre boyunca alan taş, toprak ve kömür göçüğünden oluşan yığın sebebiyle tıkandı.

Kazada, derinliği dikey olarak 181 metre olan madene binlerce ton su, çok yüksek bir basınçla tünelleri ayakta tutan tahkimatı yıkarak, saniyeler içerisinde, 60 metre yüksekliğe ulaştı. 1939 metrelik yürüyüş yolu uzunluğuna sahip ocaktaki tünellerin yaklaşık dörtte üçünü su bastı. Arama kurtarma çalışmaları kapsamında ilk etapta bu suyun tahliye edilmesine çalışıldı.

Olay yerindeki çalışmaları takip eden Vali Murat Koca'yı telefonla arayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, faciayla ilgili bilgi aldıktan sonra işçilerin kurtarılması için tüm imkanların seferber edilmesini istedi.

Arama-kurtarma çalışmaları için ilk olarak AFAD ve ilgili birimlere bağlı 225 kişilik ekip olay yerine sevk edilerek, madende biriken suyun motopomplar ile tahliye edilmesi çalışması başlatıldı. Türk Silahlı Kuvvetlerince, arama-kurtarma çalışmalarına destek vermek üzere iki uçak ve helikopter görevlendirilirken, iki komando timi de olay yerine sevk edildi. Yine çalışmalara destek amacıyla AFAD, Sağlık Bakanlığı, UMKE, TTK, TKİ, Türk Kızılayı ve belediyeler başta olmak üzere birçok kurumdan bölgeye ekip ve araç gönderildi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da maden ocağında mahsur kalan işçilerin aileleri için, bölgeye psikososyal destek ekibi gönderdi. Acil durum müdahalesinin sistematik şekilde yapılması için alana AFAD Mobil Koordinasyon Merkezi kuruldu, çalışmalar AFAD Haberleşme Aracı ile uydu üzerinden canlı olarak Başbakanlık Afet ve Acil Durum Merkezi’ne aktarıldı.

Çalışmalar başladıktan bir süre sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik olay yerine geldi.

Bölgeye kısa sürede art arda ulaşmaya başlayan ekipler, su tahliye işlemlerini hızlandırdı. Mahsur kalan işçilere ulaşılması için öncelikle madene akan su, aralarında "Ahtapot" adı verilen yüksek kapasiteli olanlarının da bulunduğu pompalarla boşaltılmaya çalışıldı.

Aynı gün ocakta işçilerin mahsur kalmasına ilişkin, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Türkiye'nin dört bir tarafından yardım ekipleri bölgeye gelmeye devam ederken, facianın ikinci günü olan 29 Ekim'de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kurtarma ekibi, Karaman'ın Ermenek ilçesi girişinde kaza geçirdi. Devrilen "Ahtapot" aracında yaralanan 2 görevli hastaneye kaldırıldı. Aynı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu da olay yerine gelerek, çalışmaları yerinde inceledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçilerin mahsur kalması nedeniyle, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda verilecek resepsiyonun iptal edildiğini açıkladı.

Aynı gün madende mahsur kalan 18 işçinin isimleri belli oldu. İşçilerin Osman Çoksöyler, Hüsnü Çolak, Ali Haznedar, Kerim Haznedar, Mehmet Tokat, Hüseyin Çolak, İsa Gözbaşı, Bahri Üzer, Kamil Yaman, Ömer Cansu, Tezcan Gökçe, Uğur İlhan, Hüseyin Gültekin, İsmail Gürses, Mehmet Baha, Mehmet Özcan, Hasan Tuncer ve Recep Çiloğlu olduğu bildirildi.

Öte yandan, olaydan sonraki günde madene indirilen ahtapotla çalışmalar daha da hızlandı. Başbakanlık AFAD koordinasyonunda 420 kişilik ekip, 90 araç ile arama kurtarma çalışmalarını kesintisiz sürdürdü.

Ermenek'teki maden ocağında mahsur kalan 18 işçiden biri olan Hüseyin Gültekin'in eşinin, kazadan birkaç saat sonra erkek çocuk dünyaya getirdiği yönündeki haber, yürekleri dağladı. Bebeğe, hem babasının istediği "Arda" hem de kendi adı "Hüseyin"i vermeyi düşünen aile, umutla ocaktan gelecek iyi bir haberi bekledi.

Facianın 3. günü olan 30 Ekim'de Manisa'nın Soma ilçesinden yüklenen su tahliye pompasını taşıyan kamyon, Ermenek ilçesindeki maden ocağı yakınlarında devrildi, sürücü ve yanındaki elektronik teknikeri kazayı yara almadan atlattı.

''Burası bir doğal afet değil''

Çalışmalar ise 537 kişilik ekip ile 2 uçak, 3 helikopter, 25 ambulans ve 18 AFAD arama-kurtarma aracı olmak üzere 97 araçla aralıksız sürdürüldü. Alana çok sayıda motopomp, 3 seyyar aydınlatma cihazı, 10 büyük çadır, seyyar mutfak, mobil yatakhaneler, 700 battaniye ve kumanya gönderilidi. Desandre ve nefeslikteki su tahliye çalışmalarına MTA'nın Beypazarı ilçesindeki sondaj makinesi de eklendi. Madenin üç ayrı noktasında su tahliye alanı oluşturuldu. Böylece çalışmalar daha da hızlandı.

AFAD Başkanı Fuat Oktay, yaptığı açıklamada, alanın uzun, dar ve derin özelliklere sahip, görüş mesafesinin sıfır olmasının risk oluşturabileceği gerekçesiyle bölgeye ulaşan dalgıçların arama kurtarma çalışması yapamayacağı sonucuna varıldığını bildirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız ise kazaya ilişkin, ''Burası bir doğal afet değil. Doğal afet olmayan yerde kusur var demektir" diyerek, olayda kusur olduğuna işaret etti.

Tezcan Gökçe'nin annesi Ayşe Gökçe'nin, facianın 3. gününde AA muhabirine verdiği röportajda, "Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?" demesi yürekleri dağladı. Ayşe ninenin bu sözü facianın adeta simgesi haline geldi.

Dördüncü gün

Olayın 4. günü olan 31 Ekim'de madene inerek Bakan Yıldız ile çalışmaları inceleyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan, suyun tahliyesinde yarı yarıya ilerleme sağlandığını ancak ocağın tavanının çökmüş durumda olduğunu, galerilerin 4'te 3'lük bölümünün kapandığını söyledi.

Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada ise faciayla ilgili sorumlular hakkında mahkemece adli kontrol kararı verildiği belirtildi.

Madendeki arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürerken, facianın 6. günü olan 2 Kasım'da kameralar karşısına geçen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, 10, 12 bin ton suyun 4'te 3'ünün tahliye edildiğini, içeride 2 bin 500 ton civarında su kaldığını açıkladı.

Yedinci gün

Olayın 7. gününde Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, düzenlenen ön raporda kazanın, eski imalat bölgesine yıllar içerisinde birikmiş olan suların zaman içinde basınç eşik değerini aşarak, zayıflayan topuktan çalışma alanlarında aniden su baskınına neden olmasından kaynaklandığı belirtildi.

Aynı gün, maden ocağında mahsur kalan 18 işçiden Mehmet Özcan'ın, 5 yaşındaki oğlu Ömer Asaf'ın, medyada çıkan, "Babama 'Galatasaray maçı var' dersek madenden çıkar" yönündeki sözleri herkesi ağlattı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 4 Kasım'da yaptığı açıklamada, madendeki suyun 5'te 4'ünün tahliye edildiğini,  suyun artık maden ocağıyla alakalı çalışmaları etkileyen olumsuz bir yanı bulunmadığını açıkladı.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan da Ermenek kömür havzasında aşağı yukarı 1500 madenci işçinin çalıştığını, bu işçilerin kredi borçlarının üç ay süre ile ertelendiğini duyurdu. Elvan, ayrıca yer altında kalan bazı maden işçilerinin özellikle Halk Bankasından kredi aldığının tespit edildi, bu borçların Halk Bankası Genel Müdürlüğünce silineceğini bildirdi.

Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği madende, alan temizlendikçe pompalar aşamalı bir şekilde daha da aşağı indirildi. Su ve hafriyat tahliyesi için çok sayıda motopomp, çamur pompası, jeneratör ve hidrosam kullanıldı.

İşçilere ulaşılması için facianın 9. gününde de çalışmalar aralıksız devam etti. AFAD tarafından tahliye çalışmaları sırasında çekilen ve basınla paylaşılan yeni görüntülerde kurtarma çalışmalarına katılan maden işçilerinin vardiya değişimi ve ikarşılaştıkları sorunları aşmak için verdikleri mücadele dikkati çekti.

Onuncu günde 2 işçiye ulaşıldı

Olayın 10. günü olan 6 Kasım'da madende 2 işçiye ulaşıldığı haberi geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ermenek'te madende mahsur kalan 18 işçiden ikisinin cesedine ulaşıldığını açıkladı.

Mahsur kalan 18 işçinin yakınları ile 2 işçinin cesetlerinden alınan örnekler, Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yapılan DNA testinde, cesetlerin Ermenek'e bağlı Aşağı Çağlar köyünden Kerim Haznedar (32) ve İsa Gözbaşı'na (23) ait olduğu tespit edildi.

Haznedar ve Gözbaşı'nın cenazeleri, çıkarıldıktan 2 gün sonra memleketlerinde gözyaşları arasında toprağa verildi. Aynı gün olayla ilgili 7 kişi gözaltına alındığı, 1 kişinin de arandığı bildirildi.

5 kişi tutuklandı

Oağın aranan sahibi Saffet Uyar, 9 Kasım'da avukatı ile Ermenek'e gelerek, cumhuriyet savcılığına teslim oldu. Ertesi gün gözaltına alınan 8 kişiden, aralarında Saffet Uyar'ın da bulunduğu 5 kişi, bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten tutuklandı. Diğer 3 kişi ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Facianın 15. günü olan 11 Kasım'a gelindiğinde şüphelilerin ifadeleri basına yansıdı. Maden işletmecisi Safet Uyar'ın, ifadesinde, "Yapılan çalışmalar sırasında ocağa bir kez su geldiğini teknik personelden öğrendim, diğerinden haberim yok. Personel suyu boşaltarak çalışmaya devam etmiştir...

Ekonomik durumum elvermediği için sondaj makinesi alamadım. Olay öncesi ocakta suyun aktığını ya da kömürün ıslak olduğunu, kayma meydana geldiğini bu nedenle tahkimat yapılamadığını bilmiyorum" dediği öğrenildi.

Maden ocağında meydana gelen olayın 17. gününde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Ankara Grup Başkanlığı'nın aldığı heyet kararı ile Ermenek'te su basan kömür ocağının yakınındaki Özkar Madencilik A.Ş. Kömür İşletmesi'nde üretim durduruldu.

Öte yandan, işçi yakınları için hayırseverler adeta seferber oldu. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda hayırsever işçi yakınlarına yardım etmek için Karaman Valiliğine başvurdu. Karaman Valisi Murat Koca, maden kazasında mağdur olan ailelerinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Valilik tarafından yardım kampanyası başlatıldığını açıkladı.

19. gün

Madencilerin yakınları da son güne kadar evlatlarına, kardeşlerine, eşlerine ulaşmaya çalışan ekipler için dua etti, maden sahasından hiç ayrılmadı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Karaman Valisi Murat Koca sık sık madene gelerek çalışmaları denetledi. Belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve Türk Kızılayı, kurdukları çadırlarda madende çalışan işçiler ve acılı ailelere sıcak yemek ve içecek hizmeti verdi.

Olayın 19. gününde Cenne Linyit Kömür İşletmesi Limited Şirketi'nin tutuklanan şirket müdürü Abdullah Özbey'in avukatı Tevfik Buğdaycı, müvekkilinin tutukluluk kararı için Karaman Sulh Hukuk Mahkemesine itiraz etti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Ankara Grup Başkanlığının heyet kararı ile Ermenek'te su baskınının meydana geldiği Has Şekerler Madencilik'in yakınındaki Tarkom Madencilik'te de üretim durduruldu.

21 ve 22. gün

AFAD, 17-18 Kasım'da arama kurtarma ekipleri tarafından 8 madenciye ulaşıldığını, böylece madenden çıkarılan işçi sayısının 10'a ulaştığını açıkladı. Yapılan DNA testinde, cenazelerin Hüsnü Çolak, Hüseyin Çolak, Tezcan Gökçe, Uğur İlhan, İsmail Gürses, Bahri Üzer, Mehmet Tokat ve Osman Çoksöyler'e ait olduğu tespit edildi.

"Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?", "Gitti mi benim oğlan şimdi, saklamayın" diyerek kazanın sembolü haline gelen Ayşe ve Recep Gökçe'nin oğulları Tezcan Gökçe ile kazanın meydana geldiği gün işe başlayan Osman Çoksöyler, diğer 6 işçiyle birlikte kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Madendeki su baskınının 26. gününde, Karaman Valiliği, hayatını kaybeden 9 işçinin yakınlarına iş kazası geliri ve ölüm aylığı bağlandığını bildirdi. Ermenek ilçesinde işçilerin mahsur kaldığı maden ocağında nefeslik ve desandre arasındaki istinat duvarı çöktü. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Bir yandan arıza giderilirken diğer yandan beşik vagonlarla pasa ve moloz çıkarımına güç şartlarda devam edildi. Arıza kısa sürede giderildikten sonra çalışma yeniden başladı.

29. gün

Maden ocağı bölgesinde, ilk kar yağışının başlamasıyla şartlar daha da zorlaştı. Ancak ekipler, arama kurtarma çalışmasına ara vermeden devam etti. AFAD, maden ocağının yüzde 87'sinin tarandığını, maden sahasında 1692 metrenin taramasının gerçekleştirildiğini belirterek, ocağın yüzde 13'ünü kapsayan 247 metrelik kısım da çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Facianın 33 ve 34. gününde, iki işçinin daha cansız bedenine ulaşıldı. Madenden çıkarıldıktan sonra yapılan DNA testinde, cenazelerin Mehmet Baha ve Recep Çiloğlu'na ait olduğu belirlendi. Çiloğlu'nun cenazesi memleketi Zonguldak'a gönderilirken, Baha'nın cenazesi Güneyyurt'ta toprağa verildi.

36 ve 37. gün

Arama kurtarma çalışmalarının 36. gününde, madencilerden Ömer Cansu'nun cansız bedenine ulaşıldı. Cansu'nun cenazesi Başyayla ilçesine bağlı Üzümlü köyünde toprağa verildi.

Kazanın meydana gelişinin ardından geçen 38. günde, AFAD, son 5 işçinin cansız bedenine ulaşılmasıyla, ocakta mahsur kalan toplam 18 işçiye de ulaşıldığını ve çalışmaların tamamlandığını bildirdi.

Öte yandan, olayın meydana geldiği 28 Ekim'den itibaren maden ocağından 4 bin 99 vagon hafriyat çıkarıldı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ferudun KUTLU 2 yıl önce

Ölenlere Allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum.Mevlam böyle acıları bir daha göstermesin.Kederli ailelerine ve geride kalan yetimlere Allah sabır versin.Mutlaka suçlular varsa ihmaller varsa cezalarını çekecekler ama ihmalleri sebebiyle bu aileleri boynu bükük bırakmanın sorumluluğundan kurtulabilecekler mi? Her şey insan hayatını hiçe sayarak para kazan ma olmamalıydı.