Erdoğan: Ordu sadece Türk milletinin ordusudur

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ordu, darbecilerin, cuntacıların, vesayetçilerin ordusu değildir. Bu ordu sadece ve sadece Türkiye'nin ordusudur, Türk milletinin ordusudur." dedi.

Erdoğan: Ordu sadece Türk milletinin ordusudur

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ordu, darbecilerin, cuntacıların, vesayetçilerin ordusu değildir. Bu ordu sadece ve sadece Türkiye'nin ordusudur, Türk milletinin ordusudur." dedi.

Ömer Yaylalıgüller
Ömer Yaylalıgüller
23 Kasım 2017 Perşembe 16:41
Erdoğan: Ordu sadece Türk milletinin ordusudur
banner221

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu Komutanlığında 855 muvazzaf subay adayının mezuniyet törenine katıldı.

Konuşmasına, "Bugün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yeniden yapılandırılan Kara Harp Okulumuzun ilk mezunlarını veriyoruz. Ülkemizin 1834'lere kadar uzanan tarihiyle, en köklü kurumları arasında yer alan Kara Harp Okulumuz maalesef 15 Temmuz darbe girişiminin önemli merkezleri arasındaydı." diyerek başlayan Erdoğan, milletle birlikte darbe girişimi engellendikten sonra bu şerefli kurumu kirleten darbecilerin tamamının tasfiye edildiğini bildirdi.

Erdoğan, ülkeyi ele geçirmek isteyenlerin işe harp okullarından başladığının görüldüğüne işaret ederek, "Bu okullarda son 10 yılda görev yapmış tabur komutanı düzeyindeki yöneticilerin neredeyse tamamının darbecilerle birlikte olduğunun ortaya çıkması çok önemlidir. Bunun için biz önce eski sistemi tümüyle tasfiye ettik, ardından da tüm askeri eğitim kurumlarımızı 'Milli Savunma Üniversitesi' adıyla tek çatı altında birleştirdik." diye konuştu.

Kara Harp Okulunun, asli görevi olan "subay yetiştirme odaklı" olarak yeniden yapılandırılarak, süratle eğitim-öğretim faaliyetlerine başladığını belirten Erdoğan, "Hem eğitim kadroları hem öğrencileri yenilenen okulumuzun tek bir gayesi vardır, o da Türk Silahlı Kuvvetlerimize en iyi, en donanımlı, en kabiliyetli subayları yetiştirmektir." dedi.

"Milletimizin evlatlarının tamamına kapıları açık olacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, harp okullarına bunun dışında bir misyon biçmeye kalkanlara kesinlikle izin vermeyeceklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:

"Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz, biz de aynı tecrübeleri tekrar tekrar yaşama yanlışına düşemeyiz. Bunun için diğer harp okulları gibi Kara Harp Okulumuz da milletimizin evlatlarının tamamına kapıları açık olacak şekilde öğrenci kabulü yapıyor. Hiçbir ideolojinin, hiçbir kesimin, hiçbir marjinal zihniyetin okullarımızı ele geçirmesine imkan vermeyecek, tamamen yerli, tamamen milli bir yapıyı buralara hakim kıldığımıza inanıyorum.

Türkiye'nin artık kaybedecek ne zamanı ne de insanı vardır. Bunun için üniversite mezunları arasından alınan öğrencilerimize, harp okullarında dört yılda verilen askeri eğitimin daha fazlası bir yıl içinde verilerek hepsi de vazifeye hazır hale getirilmişlerdir."

Erdoğan, 25 Kasım Cumartesi günü Balıkesir'de Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulunun mezuniyet törenine iştirak edeceğini bildirerek, orada da astsubay ve ailelerle bir araya geleceklerini kaydetti.

"Ordumuz da hepimizindir"

15 Temmuz darbe girişiminin yol açtığı tüm olumsuzluklara rağmen bu yıl harp okullarına girmek için 250 bin gencin müracaat etmesinin gerisinde bu duygunun yattığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletimiz 'peygamber ocağı' olarak nitelediği bu şanlı yuvaların şu veya bu kesime değil bizatihi kendisine ait olduğunu çok iyi biliyor. Dünyada, İslam dünyasında hiçbir ülkenin askerine 'Mehmetçik' denmez ama dikkat edin bizim askerimize Peygamberimizin ismiyle müsemma 'Küçük Muhammed" anlamında 'Mehmetçik' adı verilmiştir. Tıpkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm milletimizin ortak değeri olması gibi ordumuz da hepimizindir. Önümüzdeki yıl harp okullarımıza yapılan müracaat sayısının doğrusu ben katlanarak artacağına inanıyorum. Çünkü bu ordu, darbecilerin, cuntacıların, vesayetçilerin ordusu değildir. Bu ordu, FETÖ'cülerin ordusu hiç değildir. Bu ordu, şu veya bu yabancı kurumun ordusu hiç değildir. Bu ordu sadece ve sadece Türkiye'nin ordusudur, Türk milletinin ordusudur."

"Hainlerle mücadeleyi sürdürüyoruz"

Ordunun üniformasını giyen herkesin ülkesine ve milletine hizmet etme onuru yaşayan birer "Ölmez Türk" olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Vatanımızın korunmasını emanet ettiğimiz ordumuza kimsenin musallat olmasına, kem söz etmesine, hele hele tacize varan sataşmalarda bulunmasına müsaade etmeyiz. Bu ordunun anayasada teyit edilmiş başkomutanı olarak her bir subayımızın, askerimizin şerefini, onurunu, haysiyetini korumak şahsımın en başta gelen görevidir. Türk Silahlı Kuvvetlerine yapılmış her saldırı şahsıma yapılmış demektir. Ordumuzun içerisine sızmış darbeci ve cuntacı hainlerle mücadele etmek başkadır, ordumuzu zayıflatacak, askerimizi rencide edecek davranışlar içerisine girmek bambaşkadır. Hainlerle mücadeleyi sürdürüyoruz, sürdüreceğiz ama hiç kimsenin bunu fırsat bilip ordumuzu, subaylarımızı, askerimizi yıpratmasına da müsaade etmeyeceğiz."

Erdoğan, askerlere en önemli kutsallar olan ezan, bayrak, sancak ve sınırların emanet edildiğini vurguladı. 

"Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz"

Türkiye'nin kendi sınırları içinde tarihinin en büyük terörle mücadele operasyonlarını yürüttüğünü söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sınırlarımızın Irak tarafından terör örgütüne çok ciddi darbeler vuruyoruz. Bununla kalmıyor, Suriye'de çok önemli operasyonlar gerçekleştiriyoruz. Katar, Somali, Afganistan'dan Bosna'ya kadar pek çok yurt dışı görevini başarıyla yerine getiren bir ordumuz var. 

Bugün Türkiye, operasyonel kabiliyet ve tecrübe bakımından herhalde dünyanın en güçlü birkaç ordusundan birine sahiptir. Günün 24 saati, yılın 365 günü kesintisiz operasyon yürütebilecek böyle güçlü bir ordumuz olmasaydı inanın bana bizi bu coğrafyada bir gün yaşatmazlardı. Fırat Kalkanı Harekartı'nda DEAŞ'ı birkaç ay içinde çökerten de çukur eylemlerinde masum ile haini hassasiyetle ayırıp bölücü terör örgütünü açtığı çukurlara gömen de bizim ordumuzdur. Başka ülkeler kendi güvenliklerini bir takım uluslararası kurumlara, başka bir takım devletlere ihale edebilir. Bizim Türkiye olarak böyle bir şansımız kesinlikle yoktur. Biz her ne yapacaksak kendimiz yapacağız."

"Bu şerefli üniformayı giymekle dahi gazilik ünvanını hak ettiniz"

Mezun olup Türk Silahlı Kuvvetlerinin saflarında göreve başlayacak teğmenlerin orduyu gelecekte yönetecek kurmay adayları olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Önlerinde askerlik sanatını icra edecekleri uzun bir dönem var. Ben şimdiden gazanız mübarek olsun diyorum. Bu şerefli üniformayı giymekle dahi gazilik ünvanını hak etmiş oluyorsunuz. Çünkü görev süreniz boyunca öyle ya da böyle mutlaka terör operasyonlarında, yurt dışı misyonlarında sorumluluk üstleneceksiniz. Aranızda belki payelerin en şereflisi olan şehitlik makamına ulaşacaklar çıkacak. Millet olarak coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı o gaza ruhumuzu yitirmeyişimize, her zaman mücadeleye hazır oluşumuza borçluyuz."

Notlar

Mezun olan Kara Harp Okulu Bando takımı öğrencileri, tören öncesi "Harp Okulu" marşını söyledi.

Dönem birincisi Piyade Teğmen Özgür Han da tören sonunda kısa bir konuşma yaptı ve mezuniyet kütüğüne plaka çaktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dereceyle mezun olan ilk 3 öğrenciye diplomalarını takdim etti. Ardından mezun olan 855 muvazzaf subay adayı tören geçişinde bulundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan da kendilerine "Hayırlı olsun, bahtınız ve yolunuz açık olsun." dedikten sonra tören sona erdi.

Kaynak: AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gerçek 2017-11-23 17:03:49

Rasülüllah (sav)’in hadisiyle “Mümin nefsini zelil etmez.” Denildi ki: “Mümin nefsini nasıl zelil eder? “Gücünün yetmediği işlere kalkışarak kendisini belalara maruz bırakır.” (Tirmizi, İbn Mace)