Hükümetten Ermeniler'e bir adım daha!
TARİHİMİZDE BİR İLK OLACAK

1915 olaylarının 99'uncu yıldönümünde Başbakan Erdoğan'ın taziye mesajı ile başlayan süreci Ermeni ozan Sayat Nova'yı Türk kamuoyuna tanıtarak devam ettirecek olan Kültür Bakanlığı'nın Sayat Nova ile attığı bu adım Türkiye tarihinde ilk kez Ermenice bir eserin devlet tarafından basılması anlamını da taşıyor.

ERMENİCE VE TÜRKÇE YAYIMLANACAK

Sayat Nova'nın eserlerinin basımı için Ermeni çevirmenlerle anlaşıldığı öğrenilirken, tek bir kitapta toplanacak şiir ve şarkılar, hem Ermenice hem de Türkçe olarak yayımlanacak. Yapılan planlamaya göre, eserin haziran ayında basımı tamamlanacak ve raflardaki yerini alacak.

Bakanlık, daha önce de Kürtlerin ünlü destanı Mem-u Zin'i basarak çözüm sürecinde önemli bir kültür ayağını hayata geçirmişti. 18'inci yüzyılda yaşayan Sayat Nova, Ermeni vatandaşları tarafından "Ermenistan'ın Yunus Emre'si" olarak anılıyor.

"Çırpınırdı Karadeniz" gibi Türkçeye yansımış şarkıları da bulunan ünlü halk ozanı, hiç eskimeden bugünlere kadar ulaşan aşk şarkıları ve şiirleriyle tanınıyor. Eserlerini Ermenice, Gürcüce ve Azerice yazan Sayat Nova'nın şarkılarının büyük bölümü bugün Azerice olarak seslendiriliyor.

1712 yılında yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve asıl adı Harutyun Sayatian olan ozan, onu dinleyen insanların kendisine taktığı "Sayat Nova" (şarkı avcısı) ismiyle dünyada biliniyor. Bugünlere kadar ulaşmayı başaran 220 şarkısı olan Sayat Nova elinden düşmeyen çalgısı kamança ile bir bütün olarak anılıyor.

TEYRAN DA SIRADA

Kültür Bakanlığı, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nün üzerinde çalıştığı bir başka konu ise tarihte ikinci Kürtçe eseri basmak. Daha önce Başbakan Erdoğan tarafından Van mitinginde müjdelenen bu eser, bundan 400 yıl önce yaşayan Osmanlı Kürt ozanı Feqiye Teyran'ın şiirleri olacak. Bakanlık, Teyran'ın eserlerini Kürtçe ve Türkçe çevirisiyle basacak.

Türk-Ermeni ilişkileri külliyat oluyor

Türk-Ermeni ilişkilerine yönelik insanların kafasındaki birtakım soru işaretlerinin giderilmesi, konunun bilgi ve belgeler ışığında öğrenilmesi ve gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması için 350 akademisyen tarafından çalışma yürütülüyor.

Türk Tarih Kurumu (TTK) tarafından yürütülen "Tarihte Türkler ve Ermeniler" adlı çalışma kapsamında Türklerin ve Ermenilerin tarihteki birliktelikleri ele alınıyor.

Yaklaşık 350 akademisyen tarafından yürütülen çalışmayla İlk ve Orta çağdan başlayıp, günümüze kadar Türk ve Ermeni ilişkileri belgeler ışığında araştırılarak, 35 ciltlik külliyat oluşturulacak.

TTK Başkanı Prof. Dr. Mehmet Metin Hülagü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkler ve Ermeiler ne zaman beraber hareket etmişler, ne zaman itilafa düşmüşler bütünüyle konuyu ele aldıklarını söyledi.

"Ermeni kilisesi, Ermeni toplum hayatı, Ermeni dini hayatı gibi hem Türklerin hayatını hem Ermenlerin hayatını, kesiştiği noktaları, ayrıştığı noktaları 35 ciltlik külliyatta ele alacağız" diyen Hülagü, özellikle son dönemdeki olaylar, 1. Dünya Savaşı, cepheler, tehcir, Ermeni isyanları, ayaklanmaları, Ermeni milliyetçiliği başta olmak üzere konuyu bütünüyle ele alarak, referans olacak bir çalışma yaptıklarını vurguladı.

Hülagü, çalışmayı 2015 yılının nisan ayına kadar tamamlamayı hedeflediklerini belirterek, "Özellikle genç neslin okumasını tavsiye ederim. Çünkü orada akademik olarak konu ele alınmakta, bilgi ve belgeler ışığında ikili ilişki masaya yatırılmaktadır" ŞEKLİNDE konuştu.

Sadece 1915'i konu almadıklarına, İlk ve Orta çağdan başlayıp, günümüze kadar Türk ve Ermeni ilişkilerini araştırdıklarına değinen Hülagü, çalışmada 1800'lü yıllar, 1900'lü yıllar, hatta günümüzdeki Türkiye-Ermenistan ilişkilerini makaleler halinde ele alacaklarının altını çizdi.

- İnsanların kafasındaki soru işaretleri giderilecek

Hülagü, kurum olarak akademik çalışmalar yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

"Türk-Ermeni ilişkileri de çalışma alanlarımızdan bir tanesi. Sürekli tartışılan bir konu, Türk-Ermeni ilişkileri. Tehcir, soykırım var mı, birtakım suçlamalar. Dolasıyla bunların ehil ellerden çıkan makalelerden ortaya konması lazım. Güvenilir kaynaklardan okunması lazım diye düşünüyorum. Böyle bir ihtiyaç olduğunu, böyle bir şeyin yapılması gerektiğini düşündüğümüz için Türk Tarih Kurum olarak birtakım akademisyen arkadaşlarımızla çalışma yapıyoruz. Bu külliyat 350 akademisyen tarafından yazılan makalelerden oluşuyor. Bilgi ve belgelere dayanıyor."

Hülagü, "Akademisyenler tarafından yazılan külliyatın bir ihtiyacı karşılayacağını düşünerek, en azından birtakım tartışmalara, birtakım soru işaretlerine cevap vereceğini, birtakım yanlış anlaşılmaların, yönlendirmelerin, yanlış bilgilerin bu külliyatta okunduğu zaman düzelebileceğini, düzeltilmesi gerektiğini düşünerek öyle bir çalışma yaptık. Tabii biz bunu dijital ortama da ileriki zamanlarda koyacağız" diye konuştu.

İnsanların kafasında tehcirle ilgili, soykırımla ilgili Türk-Ermeni ilişkileriyle ilgili, nüfusla ilgili, milliyetçilikle ilgili, ayaklanmalarla ilgili ne soru işareti varsa rahatlıkla bulabilsin, okuyabilsin diye sağlam bilgi ve belgeler ışığında çalışma yaptıklarını vurgulayan Hülagü, hissiyattan, yönlendirmeden ve siyasetten öte bir tarzda akademik olarak külliyat oluşturduklarını kaydetti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.