İşte İncirlik mutabakatı
DEAŞ terör örgütüyle mücadele kapsamında ABD ile varılan anlaşma üzerine İncirlik Üssü'nün kullanımıyla ilgili mutabakat metniBakanlar Kurulu tarafından onaylandı. Önceki gün Suriye topraklarındaki DEAŞ mevzilerinin savaş uçaklarımız tarafından vurulması ve İncirlik Üssü'nün ABD uçaklarına açılmasıyla birlikte Türkiye, DEAŞ'la mücadelede kritik bir adım atmış oldu. Mutabakat metni, 21 Temmuz tarihinde Bakanlar Kurulu'nun imzasına açılmıştı.
 
Gizli tutulan mutabakat metni yürürlüğe girerken, ABD ile varılan anlaşmaya göre İncirlik'te konuşlandırılacak savaş uçakları 1 Ağustos'tan itibaren “silah yüklü” olarak İncirlik Üssü'ne konuşlandırılacak. DEAŞ'a yönelik operasyonları Körfez'de bulunan savaş gemilerinden yürüten ABD, İncirlik Üssü'nü kullanmak suretiyle zaman ve hareket kabiliyetini artırmış olacak. DEAŞ'a yönelik operasyonlarda İncirlik Üssü'nün kullanımı sırasında Türkiye, karar ve operasyon merkezlerinde yer alacak. İncirlik Üssü'nde ikisi silahlı 6 adet İnsansız Hava Aracı predatör kullanılacak. Suriye üzerinde uçuş yapacak olan predörler, İncirllik Üssü'ne görüntülü istihbarat aktaracak. Silahlı predatörler ise DEAŞ'e yönelik tespit edilen hedefleri vurabilecek. Silahlı predatörler daha çok anlık tespit edilecek hedeflere karşı kullanılacak.
 
DİĞER HAVAALANLARI
 
Ayrıca ABD savaş uçakları Diyarbakır ve Batman havaalanlarına iniş yapabilecekler.
 
Aynı zamanda Türkiye-Suriye sınırında yer alan Cerablus bölgesinde yer alan uzunluğu 110, genişliği 40 kilometre olan alanı Uçuşa Yasak Güvenli Bölge ilan ettiğine ilişkin deklarasyon yürürlüğe girecek. Türkiye Güvenli Bölgeyle ilgili deklarasyonu yayınladıktan sonra sınırın öte tarafına geçerek, kara unsurlarını yerleştirmek için acele etmeyecek.
 
Türkiye Güvenli Bölgeyi, PYD'nin Fırat'ın batısına geçmesi, Türkiye'ye yönelik büyük bir göç dalgası ve Cerablus'u elinde tutan DEAŞ'ın tehditleri kapsamında gündemine almıştı.
 
OPERASYON GÜVENCESİ
 
PYD'nin Fırat'ın batısına geçmeyeceği konusunda güvence veren ABD, bu aşamada kara birliklerinin Suriye'nin içlerine yerleşmesine sıcak bakmıyor. ABD, Türkiye'nin tehdit olarak gördüğü hedef bildirdiği takdirde operasyon yapma güvencesi veriyor.
 
GEREKİRSE SINIR AŞILACAK
 
DEAŞ militanlarının Kilis Oğuzeli Hudut Karakolu'nda görev yapan askerlerimize ateş açması sonucunda Astsubay Yalçın Nane'nin şehit olması üzerine önceki gece TSK tarafından Suriye sınırları içindeki DEAŞ mevzilerine yönelik operasyon yapıldı. Astsubay Yalçın Nane'nin isminin verildiği operasyonlara Diyarbakır'dan kalkan F-16 savaş uçaklarımız DEAŞ'a ait 4 mevziyi etkisiz hale getirdi. DEAŞ'a ait hedefler önceden belirlendi ve gece hareketliliğin tespit edilmesi üzerine belirlenen hedefler vuruldu.
 
HAVA SAHASINA GİRİLMEDİ
 
DEAŞ'a yönelik operasyonlar Suriye hava sahasına girilmeden yapıldı. Sınırımıza 5-10 km. uzaklıktaki DEAŞ hedefleri F-16 savaş uçaklarımıza monte edilen 20 kilometre menzilli “JDAM” güdümlü bombalarıyla imha edildi. “JDAM” bombaları güdümsüz olarak TSK'nın envanterinde bulunuyor. Ancak “akıllı kuyruk” olarak nitelendirilen Küresel Konuşlanma Sistemi (GPS) takılmak suretiyle güdümlü bombaya dönüştürüldü. DEAŞ'e yönelik operasyonda etkili bir şekilde kullanılan güdümlü bombalar, lazerle belirlenen hedefleri etkisiz hale getirdi.
 
Başbakan Davutoğlu, DEAŞ'a yönelik operasyonda Suriye yönetimine bilgi verildiği yönündeki haberleri yalanlarken, yetkililer operasyonun Türk hava sahasında gerçekleştirildiğini ancak ihtiyaç olması halinde Suriye sınırının da aşılabileceğini ifade ediyorlar.
 
DEAŞ'a yönelik operasyonların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu yaptıkları ayrı ayrı açıklamalarda DEAŞ'la mücadelenin devam edeceğini ve bu mücadelenin bir süreç olduğunu belirttiler.
 
ABD ile imzalanan mutabakat çerçevesinde Türkiye, DEAŞ'a yönelik operasyonların yürütüleceği İncirlik Üssü'nün kullanımında hem karar hem operasyonel birimlerde görev üstlenecek. Doğrudan operasyona katılmayacak olan ülkemiz, DEAŞ'e yönelik hedefleri bildirip, etkisiz hale getirilmesini sağlayacak.
 
Aynı anda DEAŞ, PKK ve DHKP-C'ye yönelik operasyonlar yapmak suretiyle, operasyonel kabiliyet sergilenirken, devletin terörle mücadele konusundaki kararlılığı etkili bir şekilde ortaya konuldu.
 
HÜKÜMET BOŞLUĞU OLMADI
 
Türkiye'nin çok farklı bir süreçle karşı karşıya olduğunun altı çizilirken, “Çözüm süreci nedeniyle operasyonlarda hassasiyet gösteriliyordu. Ancak Ceylanpınar'da iki, Diyarbakır'da bir polisimizin şehit edilmesi üzerine pandoranın kutusu açıldı. “Biz devlet olarak 90'lı yıllara geri gitmeyeceğiz ama örgütün de 90'lı yıllara gitmesine izin vermeyeceğiz. Bir süredir 'devlet nerede' şeklinde bir algı oluştu. Bu operasyonlarda gösterdi ki devlet burada. Suruç'tan sonra yeni bir süreç başladı” deniliyor.
 
7 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon kurma çalışmalarının sürdüğü bir sırada patlak veren Suruç, Ceylanpınar, Diyarbakır ve Suriye hudut karakolundaki saldırılar karşısında Başbakan Ahmet Davutoğlu, sergilediği dinamik yönetimi sayesinde, bir “hükümet boşluğu” yaşanmadı.
 
Davutoğlu'nun talimatı üzerine Başbakanlık Müsteşarı Kemal Madenoğlu başkanlığında Başbakanlık'ta, “Koordinasyon Merkezi” kuruldu. Burada tüm operasyon merkezlerini aynı anda izlenebilecek sistemler bulunuyor.
 
Suriye'yi değiştirmek zorundayız
 
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, IŞİD'i mağlup etmek için Suriye'deki dinamikleri değiştirmek zorunda olduklarını belirterek, “Amacımız IŞİD'le mücadele etmek ve mağlup etmek. Son haftalarda bu nedenle Türkiye ile müzakere ediyoruz. Şu anda Türklerin ne yapmaya hazırlandıklarına ilişkin bazı değişiklikler gördük. Bölgede meşgul olduğumuz bazı şeylerde de değişimler oldu” dedi. Katar'ın başkenti Doha'da Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile görüşeceklerini ve devamında Suriye konusunda çalışmayı beklediklerini kaydeden Kerry, “Bu çalışmaya Suudileri ve Türkleri de dahil etmeyi istiyoruz. İran ile ne yapabileceğimizi de göreceğiz” dedi.
 
Üslerin kullanılmasına izin verildi
 
Dışişleri Bakanlığı, 2 Ekim 2014'te TBMM'den alınan yetki çerçevesinde Bakanlar Kurulu'nun IŞİD terör örgütüne yönelik hava harekatlarına katılan ABD ve uygun görülecek bazı diğer bölge ülkelerinin insanlı ve insansız hava araçlarının Türkiye'deki üslerde konuşlanmasına onay verdiğini, konuyla ilgili Türk Hava Kuvvetleri unsurlarının da görevlendirileceğini duyurdu.
 
İŞBİRLİĞİ DERİNLEŞTİ
 
Türkiye'nin Irak ve Suriye'de 10 aydır devam eden uluslararası koalisyon harekatlarına koalisyonun bir üyesi olarak katkı sağladığı hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “ABD'ye ait silahlı insansız hava araçlarının ülkemizde konuşlandırılmasına dair iznin Sayın Dışişleri Bakanımızca geçtiğimiz Haziran ayı sonunda açıklandığı hatırlanacaktır. Türkiye ve ABD, bu sürecin devamı mahiyetinde IŞİD'le mücadeleye yönelik mevcut işbirliğini daha da derinleştirmeye karar vermişlerdir.
 
KATKIMIZ FARK YARATIR
 
Açıklamada harekatın BM Şartı'nın 51. Maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkımıza dayanarak yapıldığı belirtildi. Harekatın uluslararası hukuk uyarınca icra edildiği ve BM Güvenlik Konseyi'ne de gerekli bildirimin yapıldığı vurgulanarak şöyle denildi: "Koalisyon harekatına fark yaratıcı katkılar sağlaması beklenen bu yeni işbirliğinin detayları hakkında operasyonel nedenlerle bu aşamada bilgi verilmeyecektir."
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol