'Kadına karşı suç meşru hale getirilemez'
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Kadına karşı işlenmiş suç, hiçbir kültürel veya dinsel temelle meşru hale getirilemez. Kadına karşı şiddetle mücadele edebilmek için Türkiye olarak biz çok kapsamlı kanunlar çıkardık. Biliyoruz ki hala bu sorununu kökünü kazıyabilmek için yapmamız gereken çok şey var. Çabalarımızı ve çalışmamızı kararlılıkla devam ettirirsek bu noktaya da ulaşırız diye düşünüyorum" dedi.
 
Başbakan Davutoğlu, Birleşmiş Milletlerde (BM) "Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi" temalı etkinliğine katıldı.
 
Davutoğlu, buradaki konuşmasına, 3 kız çocuğu babası ve bir insan olarak hitap edeceğini belirterek başladı. Liberya’nın dün itibarıyla ebolayı yenmiş olması dolayısıyla Liberya Devlet Başkanı'na tebriklerini sunan Davutoğlu, daha önce 1,2 milyon dolarlık bir yardımı üç parça halinde yaptıklarını, yine 5 milyon dolarlık yardımı da BM Dünya Sağlığı Örgütü ve Afrika Birliği üzerinden bölgeye ulaştırdıklarını anımsattı.
 
Katılımcıların, Dünya Kadınlar Günü'nü de tebrik eden Davutoğlu, şöyle konuştu:
 
"Daha güzel bir gelecek istiyorsak insanlık için biz kadını destekleyecek her şeyi yapmak durumundayız. Kadınlar ve kız çocukları, ekonomik büyüme ve kalkınma için çok önemlidirler. Cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadının güçlendirilmesi, toplumlarımızın refahı ve sürdürülebilir kalkınma için olmazsa olmasıdır. Uluslararası camia olarak biz 2005 yılındaki dünya zirvesinde de bunu kabul ettik. Çünkü Pekin Deklarasyonu Eylem Platformu ile birlikte birçok karar aldık. 1995 yılında BM’nin gerçekleştirdiği Dünya Konferansı ile birlikte milenyum kalkınma hedefleri içerisine bunları koyduk.”
 
“Türkiye tüm inisiyatifleri desteklemektedir”
 
Türkiye’nin, kadının güçlendirilmesi ve cinsiyet eşitliği konusunda, BM Kadın Girişiminin 2010 yılında ortaya kolmuş olduğu yapıyı kabul ettiğini belirten Davutoğlu, bunun tarihi bir adım olduğunu kaydetti. Çok daha tutarlı ve iyi koordine edilmiş ve çok daha fazla kaynaklı bir şekilde bunun devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, “Türkiye tüm inisiyatifleri desteklemektedir” ifadesini kullandı.
 
BM Kadın Girişimi’nin, İstanbul’da bir bölgesel ofis açma kararını da mutlulukla karşıladıklarını ifade eden Davutoğlu, bu ofisin Avrupa ve Orta Asya için önemli çalışmalar yapacağını vurguladı.
 
Cinsiyet eşitliği, kadın ve kız çocuklarının güçlendirilmesiyle ilgili tartışmanın çok önemli bir konu olduğuna işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Kadının güçlendirilmesiyle alakalı atılması gerekenler, dünyanın birçok yerinde öncelikler halinde. Eğitim, sağlık, sosyal koruma, uygun iş ve yaşam standartları için ekonomik koşulların eşit düzeye getirilmesi hala çözülmesi gereken sorunlar. Kadınların bugünün dünyasında yaşadığı sorunların çözülmesi için toplumların ve hükümetlerin önemli çalışmalar yapması gerekmektedir. Eğer bunları yapamazsak toplumlarımız, daha yoksul hale gelecek ve daha kötü koşullara gideceğiz. Kız çocuklarının eğitimine biz de çok büyük önem atfediyoruz. Türkiye, Kanada ve Peru ile birlikte öncülük yaptı ve BM içerisinde Dünya Kız Çocukları Girişimi'ni başlattı. Kız çocuklarının okullaşma oranının artırılması ve onların erken yaşta zorunlu evliliklere itilmesinin önüne geçmeyi, en iyi adım olarak görmekte.”
 
"Dünyanın birçok yerinde kadınlar çatışmalar dolayısıyla şiddete maruz kalıyor”
 
Türkiye’de kız çocukları için son 10 yılda tüm eğitim alanlarında önemli adımlar attıklarını kaydeden Davutoğlu, şöyle konuştu:
 
“Son 10 yıl içinde okullaşma oranı yüzde 9 artarak yüzde 100’e ulaştı. Ulusal düzeyde sivil toplum örgütleriyle ve kamu idareleriyle birlikte bir kampanya düzenlemiştik. Diğeri ise koşulsal eğitim yardımı ve kız çocukları için esasında erkek çocuklarına verilen burstan daha fazla burs vermek suretiyle kız çocuklarını okullaşma oranını artırma yoluna gittik.
 
Dünyanın birçok kısmında kadınlar ve kız çocukları, çatışmalar dolayısıyla şiddete maruz kalmaktalar. Bu problem döngüsünü sona erdirmek için küresel olarak daha fazla şeyin yapılması lazım. BM Güvenlik Konseyinin almış olduğu 13-26 Sayılı kararla birlikte kadınların korunması ve kız çocuklarının haklarının korunması, esasında krizlerin önlenmesine imkan tanıyacaktır. Esasında bu adımlar yeterli değildir tek başına. Çünkü durumlar daha kötüye giderken dünyada özellikle iç savaşlar ve devletlerin başarısızlığı nedeniyle birçok yeni kriz ortaya çıkmakta. Kadının ve kız çocuklarının çatışma döneminde ve çatışma sonrası dönemlerde korunması ve desteklenmesi, esasında o ülkelerdeki güvenliği ve kalkınmayı artırıcı adımlardan bir tanesidir. Dolasıyla BM yapısı altında cinsiyete dayalı şiddeti nasıl engelleriz bunun araştırmasına gitmemiz gerekir. Çünkü bazen cinsiyete dayalı saldırılar kadınlara karşı savaş zamanında bir savaş aracı olarak kullanılmaktadır. Bu tip kötü suçları engellemek için elimizden geleni yapmalıyız.”
 
“Kadına karşı işlenmiş suç, hiçbir kültürel veya dinsel temelle meşru hale getirilemez”
 
“Türkiye, çatışmalardan etkilenmiş olan bölgelerdeki kadınların ve çocukların korunması ve güçlendirilmesi adına her türlü kaynağını seferber etmektedir” diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
“Kapsamlı çözümler bulmak için çabamız devam edecektir. Kadına karşı işlenmiş suç, hiçbir kültürel veya dinsel temelle meşru hale getirilemez. kadına karşı şiddetle mücadele edebilmek için Türkiye olarak biz çok kapsamlı kanunlar çıkardık. Biliyoruz ki hala bu sorununu kökünü kazıyabilmek için yapmamız gereken çok şey var. Çabalarımızı ve çalışmamızı kararlılıkla devam ettirirsek bu noktaya da ulaşırız diye düşünüyorum. Türkiye kadına karşı ayrımcılığının her türlüsünün ortadan kaldırılması konvansiyonuna taraftır. Aynı zamanda Avrupa Konseyinin Kadına Karşı Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Ortadan Kaldırılması Konvansiyonu'na da üyedir. Biz İstanbul konvansiyonunu kendi ülkemizdeki mevzuatın içerisine katma çabamızla 2012 Martı'nda bir kanun çıkardık ve esasında bu çok önemli mevzuattır. Çünkü ilk defa Türkiye’de aile içi şiddetle mücadele etmek için çıkarılmış ilk kanundur. Bütün kadınları, bütün kadın mağdurları, evli olsun olmasınlar, mağdur olma noktasından haklı olma noktasına getiren ilk mevzuat parçasıdır. Kadını aynı şekilde kalkınmanın üç boyutuna, sosyal ve çevresel boyutuna katma noktasında yine çok şey yaptık, yapmaya devam edeceğiz.”
 
Davutoğlu, 2015 yılı sonrası dönüştürücü bir kalkınma gündemi oluşturulması için dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınları da işin içine katmak gerektiğinin altını çizerek, "Küresel sürdürülebilirlik ve yoksulluğun ortadan kaldırılması için bu gereklidir. Sürdürülebilir kalkınma ile birlikte kadının güçlendirilmesi ve cinsiyet eşitsizliği bizim eylemlerimizin merkezinde olmak durumundadır" ifadesini kullandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.