Kamuda acilen çözüm bekleyen sorunlar

Bugünkü yazımızda kamuda acilen çözüm bekleyen ve acilen neşter vurulmazsa kansere dönüşecek altı sorunu çözümleriyle birlikte açıklamaya çalışacağız

Kamuda acilen çözüm bekleyen sorunlar

Bugünkü yazımızda kamuda acilen çözüm bekleyen ve acilen neşter vurulmazsa kansere dönüşecek altı sorunu çözümleriyle birlikte açıklamaya çalışacağız

15 Ocak 2018 Pazartesi 03:09
Kamuda acilen çözüm bekleyen sorunlar
banner283

1- Memurların fiili hale gelen grev uygulaması düzeltilmelidir

Memurların sendikalarca zaman zaman greve katılmaya çağrıldığı ve bu karara uyan memurlar hakkında da çeşitli disiplin cezaları verildiği bilinen bir gerçektir. Danıştay kararları uyarınca, sendikaların eylem çağrısına katılarak işe gelmeyen memurlara verilen disiplin cezaları yargıdan dönmektedir. Danıştay'ın değişik zamanlarda vermiş olduğu bu yöndeki kararları daha önce de tanımladığımız üzere bir anlamda fiilen greve izin veren bir karar halini almıştır.

Öyle ki Danıştay'ın vermiş olduğu bu kararların etkileri çok net bir şekilde görülmeye başlamıştır. Öyle ki karayolu, sağlık, maliye gibi birçok alandaki grevler nedeniyle memurların işi yavaşlatması veya işin durdurulması nedeniyle büyük mağduriyetler ortaya çıkmakta ve nihayetinde fatura vatandaşa yüklenmektedir.

Nitekim Gezi Parkı eylemi neticesinde gerçekleştirilen grev kararları farklı bir boyuta taşınmış ve başkaldırı görüntüsü oluşturmuştur. Yani ideolojik boyutu daha ağır basmıştır. Dolayısıyla benzeri kalkışmalarda da aynı yönde hareket edileceği bilinmelidir.

Diğer yandan, 657 sayılı Kanun'un 125/E-a maddesinde; ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmanın memuriyetten çıkarma cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu açık hükme rağmen Danıştay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda alınan grev kararına katılan memurlara ceza verilemeyeceğine hükmetmiştir.

Bu sorunların asgariye indirilebilmesi amacıyla, sorunun tüm boyutları ile incelenerek Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Fiili hale gelen memur grevinin yasal olarak imkansız hale getirilmesi ya da yasal boyuta kavuşturulmaması halinde başka kanunsuzluklara zemin hazırlayacağında kuşku yoktur. Hukuk devletinde her bastıranın fiili durum oluşturması kabul edilebilir bir durum değildir ve olmamalıdır da.

2- En az 35 yıl önce hazırlanan personel mevzuatı güncellenmelidir

Personelle ilgili mevzuata baktığımızda büyük çoğunluğunun 1982-1984 tarihleri arasında yürürlüğe girdiğini görürüz. Düşünün ki 21'inci yüzyılda 1980'lerin anlayışıyla personeli yönetmeye çalışıyorsunuz ve bundan da hiçbir rahatsızlığınız yok. Üzücü olan husus ise bu durumun maalesef sorgulanmasının dahi yapılmamasıdır.

Eğer kamu personel reformu yapalım ondan sonra bunları düzeltelim derseniz çok ciddi bir hata yapmış olursunuz. Zira reformun ne boyutları hakkında bilgimiz var ne de içeriği hakkında. Dolayısıyla gördüğümüz aksaklıkları biran önce düzeltmeliyiz. Kaldı ki yapacağımız birçok düzenleme reformun bir boyutunu oluşturacak ve reformu daha kolay yapmamızı sağlayacaktır. Yaptığımız her düzenlemenin reformun bir ayağı olduğunu düşünürsek işimiz daha kolaylaşır.

3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması memur güvencesinin zirvesi haline gelmiştir. Kamu kurumlarının bu konuda ciddi sıkıntılar içerisine girdiğini belirtmemiz gerekir. Haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilen kişilerin memuriyetlerine hiçbir şey olmamaktadır. Ancak, ilgililer hakkında disiplin yönünden işlem yapılabilmektedir. Şayet ilgililer hakkında disiplin zamanaşımı dolmuşsa o takdirde yapılacak bir şey de yoktur.

Bu konuda acilen çözüm üretilmesi gerekmekte olup, 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 inci maddesi ile 125 inci maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

4- Kurumların delisi haline gelenlere çözüm üretilmelidir

Bazen çok büyük suçlar işleyen memurlar, aşırı iş güvencesi nedeniyle kamu düzenini adeta bozmaya zorlanmaktadır. Bazı kurumlarda adeta kurumun delisi haline gelmiş kişiler dahi oluşmuştur. Hatta zaman zaman almayı unuttuğu ilaçlar nedeniyle ortalığı birbirine katan birçok memur re'sen emekliye dahi sevk edilememektedir. Adeta kamu kurumları bu tür personellere katlanmak zorunda bırakılmıştır. Dolayısıyla kamu hizmetlerinde etkinliği sağlamak istiyorsak gerekli düzenlemeleri acilen yapmak zorundayız.

Kaldı ki bu tür düzenlemeler hem iktidarın hem de muhalefetin en kolay uzlaşacağı konular arasındadır. Yine bu konularda memur sendikalarının da gerekli desteği vereceğini düşünüyoruz.

5- Kasten iş yapmayan ve yapmamakta ısrar edenler ne olacak?

657 sayılı Kanun kapsamında görev yapan hiçbir memurun iş yapmadığı için ya da beceriksiz olduğu için görevine son verildiği vaki değildir. En kötü ihtimalle bu tür memurlara hiçbir iş verilmez. Hatta öyle bir noktaya gelinmiştir ki, hiçbir amir bu tür memurlara iş vermek dahi istememektedir. Çünkü, verilen işin peşinde koşmak gerekir, zamanında ve istenilen kalitede de bitirilmez. Nihayetinde amir bu tür personele iş vermekten illallah eder ve işi kendisi yapmaya karar verir ama bu personele hiçbir şey yapılamaz. Çünkü, 657 sayılı Kanun'un disiplin cezalarını düzenleyen 125'inci maddesinde beceriksizlik ya da niteliksiz iş yapmanın hiçbir yaptırımı yoktur. Dolayısıyla bu sorunun da acilen çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

6- Bankamatik memurlarına çözüm üretilmelidir

Hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği durum, asgari ücretle geçimini sağlayan milyonlarca insanın yanında, iş yapmadan çok yüksek ücret alan binlerce personelin bulunmasıdır. Ancak, bu durumu kamu kesiminde sıklıkla görüyoruz. Hem de yüksek ücret alan personel grubunda işe gitmeden maaş alma sıklıkla görülmektedir. Ayrıca bu tür personelin işe gelmesi dahi istenmemektedir.

Haksızlık yapmayalım.dinihaber.com Bir grup personel iş yapmak istediği halde yaptırılmamakta, bir gruba ise hiçbir şekilde iş yaptırılamamaktadır. Bu soruna çözüm bulunmadan yeni bir personel sistemi kurmak oldukça zordur. Kurumuna en az on yıl gelmediği halde halen yüksek maaş alan personel olduğunu söylersek abartmış olmayız. Ümit ederiz ki bu yazımızla küçük de olsa bir kıvılcım oluşturmuşuzdur.

Ahmet Ünlü
Yeni Şafak

 

Anahtar Kelimeler:
Kamu
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abreg 2018-01-15 07:46:13

ağzına sağlık çok yerinde ve güzel tespitler kesinlikle devletin biran önce el atması lazım hele hele banka matik memurlarına adam yürümekten aciz devlet kurumunda masa başında oturuyor bilgisayarı bırak kullanmayı açıp kapatmaktan aciz bu tür insanların acilen emekli etmeleri lazım

Avatar
Hakan 2018-01-15 07:31:47

Birde 4b ye kadro mevzusu

Avatar
düzceli 2018-01-15 10:54:40

çok güzel de önce merkez valilerinden kaymakamlarından başlansın o zaman, hele ki emekliliği gelmişse

Avatar
yardımcı hizmetler 2018-01-15 15:18:08

cok güzel anlatmışsınız.ama yıllardır hizmetli sınıfının ek göstergesiz çalıştırılmış ,hiraşi sistemi anlayışıyla halen devam etmektedir.657 ye talipsin dediler am bu kadronun ne oldunu anlamadık,yıılarda geçse anlamayacaz galiba başımızda adaletten bahsedenler varken galiba

Avatar
FULL REALİST 2018-01-15 12:59:22

Çok isabetli tespitler özellikle 4 ve 5. Maddeler inşeAllah birileri duyar ve harekete geçer

Avatar
HİZMETLİ 2018-01-15 22:17:36

Sayın Başkanım;
Müftülüklerde görev yapan fakülte mezunu hizmetlilere ne zaman sahip çıkacaksınız? Adaletli bir sınav sistemimiz olmadığından Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçemiyoruz. Sınav ilana çıkmadan el altından veya mazerete binaen personel alımı yapılmaktadır. Sayın Başkanım; bu zulüm ne zaman sona erecek. Diyanet fakülte mezunu hizmetlilere neden sahip çıkmıyor? Biz de istiyoruz ki İmam Hatip müktesebi olan fakülte mezunu hizmetliler memur veya Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosuna dahil edilsin. Başkanımız olarak bu konuyla yakından ilgileneceğinizi ümit ediyor, yıllardır çözümlenemeyen bu konunun sizinle çözümleneceği inancındayız.

Avatar
HİZMETLİ MAĞDUR 2018-01-15 22:18:24

Konu: Yardımcı Hizmetler Sınıfının Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi talebi
Yardımcı hizmetler sınıfında bulunan personellerden ön lisans, lisans ve yüksek lisans mezunları olmasına rağmen kurumlarca görevde yükselme sınavı açılmadığından donanımlı birçok personel bulunduğu pozisyon itibari ile atıl olarak kendi hallerine terk edilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi, on hizmet sınıfından biri olan ve sayıları 107 bini bulan Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan kamu görevlilerinin şu zamana kadar bir meslek grubu olarak tanımlanmadığı da bilinmektedir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılacak bir değişiklikle, Yardımcı Hizmetler Sınıfındaki yüksek okul ve fakülte mezunu olan bütün personele memur statüsü verilerek Genel İdare Hizmetleri Sınıfına alınmasını talep etmekteyiz.

Avatar
4b li gariban 2018-01-15 23:49:34

Tespit ler güzel lakin aile mağduriyetini unutmuşsunuz Din adamlığı görevini üstlenip yapan bir birey aile hayatını anlattığı halde kısır Ve hantal kurumu yüzünden ailesinden ayrı Ve ayrılmak zorunda nerde diyanet adalet