'Kürt kardeşlerimi istismar ediyorlar'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Stadı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde, kimsenin kökenine, inancına, mezhebine, meşrebine bakmadan 81 vilayetin, 78 milyon nüfusun tamamına aynı hizmeti götürmenin gayretinde olduklarını, yola milletin hizmetkarı olarak çıktıklarını, kimseyi ötekileştirmediklerini dile getirdi.
 
Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"Şimdi birileri çıkmış ne diyor? Diyorlar ki bakın çok enteresan. Değerli kardeşlerimiz bizim millet anlayışımıza farklı yaklaşıyorlar. Neymiş biz Kürtlerin temsilcisiymişiz, kendileri söylüyorlar. Yalan söylüyorlar. Bir zamanlar CHP şunu söylüyordu: 'Kabe Arap'ın olsun bize Çankaya yeter' diyordu. Şimdi de bu HDP çıkmış ne diyor, aynı şekilde o da bunu değişik bir versiyonla kullanıyor. Diyor ki: 'Kabe Arap'ın olsun bize Taksim yeter' diyor. 1 Mayıs'ta söyledikleri bu. Bizim Kabemiz, tektir ama bunlar hala benim Kürt kardeşlerimi istismar ediyorlar."
 
"İstismar yapıyorlar"
 
Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığınca Kürtçe olarak hazırlanan Kur'an mealini gösterince, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hemen üzerine geldiğini söyledi.
 
Kılıçdaroğlu'nun Kayseri'de ''Sayın Cumhurbaşkanı aynen Kenan Evren gibi konuşuyor'', ''Kur'an'ı istismar ediyor'' dediğini anlatan Erdoğan, ''Önce istismar kelimesinin ne anlama geldiğini öğrenmeleri lazım. İstismar, bir şeyi yaşamadığınız halde yapmak veya konuşmaktır. Hamd olsun biz Kur'an ile büyüdük, Kur'an ile  yaşadık, Kur'an ile yolumuza devam ediyoruz'' ifadelerini kullandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
''Kürt kardeşlerimi istismar edenlere de sesleniyorum, benim Diyanet İşleri Başkanlığımın hazırlamış olduğu Kur'an mealinden niye rahatsız oluyorsun? Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığımız bunu hazırladı ve tüm illere gönderdi. Kalktılar dediler ki, 'Bunu Diyanet yaptırmadı.' Ertesi gün hemen Diyanet İşleri Başkanlığımız gereken cevabı verdi. Ne dedi, 'Biz şu anda 10 bini aşkın Kürtçe mealli Kur'an'ı hazırlattık ve gerekli illere gönderdik.' Mesele ne? İstismar. Onlar yapıyorlar.''
 
''Birinci parti olamazsam çekilip gideyim deyin''
 
İngiltere'de yapılan seçim sonuçlarının çok enteresan bir tablo ortaya çıkardığını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
''Bir başka önemli Avrupa ülkesi olan, parlamenter sistemin beşiği sayılan İngiltere'de ne oldu? Bu da çok önemli, 2 gün önce bir seçim yaşandı. Muhafazakar Parti, meclisteki sandalye sayısını ciddi şekilde artırarak tek başına iktidar olma imkanı elde ederken, Liberal Demokratlar ile İşçi Partisi ciddi milletvekilleri kaybına uğradı.
 
Asıl ilginç tablo diğer partilerin durumunda. Mesela oyların yüzde 12,6'sını alan ırkçı bir parti, bir milletvekili çıkardı. Ancak yüzde 4,7'sini alan İskoç Ulusal Partisi, tam 56 milletvekili çıkardı. Hale bak, tabi bu parti milletvekillerinin tamamını sadece İskoçya'da elde edebildi. İngiltere'nin diğer bölgelerinde herhangi varlık gösteremedi. Seçim sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından milletvekili sayıları düşen 3 partinin genel başkanları, yenilgilerini kabul edip istifalarını ilan etti. Bu durumun İngiltere'de ciddi bir temsilde adalet ve daha önemlisi yönetimde istikrar tartışması başlattığını görüyoruz.''
 
Her seçime girerken ''Birinci parti olamazsak istifa edeceğim'' dediğini hatırlatan Erdoğan, ''Hatırlıyor musunuz o günleri? Ama bizde diğerlerinin hiç birinde böyle bir şey yok. Niye? Koltuk sıcak, sıcak. O koltuğa oturduktan sonra bir daha oradan kalkamıyorlar. Hadi madem iddialısınız değil mi, 'Birinci parti olamazsam ben de çekilip gideyim' deyin. Niye demiyorlar? Çünkü bunların istikrar diye bir derdi yok'' değerlendirmesinde bulundu.
 
"Dolaşacağım, dolaşmazsam milletim sorar"
 
Coşkuları, destekleri, sevgileri için her bir katılımcıya ayrı ayrı teşekkür ettiğini bildiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Seçim sürecinde tüm partiler programlarını ortaya koydular. Tabii bunların hepsini sizlerle birlikte ben de dikkatle takip ediyorum. Bazı çok çok komik şeyler oluyor. Mesela asgari ücreti açık artırmaya çıkarmışlar. Birisi şu kadar diyor, birisi diyor 'Artıran var mı?'. Öbürü diyor, 'Daha artıran var mı?'. En son biri de '5 bin lira' dedi, inanıyor musunuz? Emeklilere maaşta da aralarında ciddi açık artırma var. Seçimlerin öncesinde ne demiştim, 'Durmayacağım, koşacağım, çalışacağım' demiştim. İşte yarın Rize'deyim, Trabzon'dayım. Dolaşacağım, dolaşmazsam milletim sorar. İnşallah İzmir'e yine geleceğiz."
 
"Diyanet'e de aynı sebeple saldırıyorlar"
 
Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Şimdi yine birileri çıkmış, bakıyorsunuz ana muhalefet. Ne diyor? Diyor ki 'Biz, imam hatip okullarını kapatacağız'. Tabii Kayseri'de farklı ifadeler. 'Ben böyle bir şey demedim'. Seçim beyannamende var. 'Bir artı sekiz artı dört' dedin. Bu ne demektir? İmam hatiplerin ve meslek liselerinin orta kısmının kapatılması demektir. Hiç kimse çocuğunu zorla bu okula göndermiyor ki, isteyerek, arzu ederek gönderiyor. Demek ki milletimizin bu istikamette bir arzusu var. Niye rahatsız oluyorsun? Eğitim öğretimde özgürlük yok mu? Var. Niye karışıyorsun? Bırak kim, nereye isterse evladını oraya göndersin."
 
Erdoğan, "Peki öyleyse bu örgütler ve önlerine düşen parti, imam hatiplerden ne istiyor? Bu milletin evlatlarının, hem diğer alanlarda en iyi eğitimi alması hem de inancını öğrenmesi, kimi, niye rahatsız eder? Sebebini söyleyeyim. Bu okullarda eğitim gören evlatlarımızın, ülkemizin ve milletimizin birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin garantisi olduğunu bildikleri için oraya saldırıyorlar. Diyanet'e de aynı sebeple saldırıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.
 
Erdoğan, kalplerindekinin dillerinde olduğunu ifade ederek, gittikleri her ilde aynı şeyi söylediklerini ve bundan hiç yılmadıklarını anlattı.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
berk 2 yıl önce

stad tıklım tıklım doluydu? ironi yapıyorum....(şok yaşandı kimse yoktu)