Milli İrade kıyam eyledi

Hamza Yıldırım
Yalova İl Müftü Yardımcısı

Saygıdeğer Kardeşlerim!

İnsanı yaratan, ona bilmediğini öğreten çok merhametli Allah’a hamd olsun ki, O merhamet etti de yalnızca kendisine kulluk eden milletimizi 15 Temmuz gecesi en büyük şer odaklarının şerrinden korudu ve muhafaza etti.

Dünya Müslüman milletlerinin gıpta ile baktıkları, kendilerine yapılan zulüm karşısında sığınacakları tek kapı, imdat ellerini uzattıklarında onları merhametli sinesine basacak tek merhametli sine olan milletimiz kadim kültürü, asırlardır İslamın bayraktarlığını yapması ve merhamet ve hoşgörüsüyle birbirine bağlılığını, kenetlenmiş dik duruşunu bir daha gösterdi.

İster asker elbisesine bürünmüş, ister din kisvesine bürünmüş deyin, Okyanus ötesi tarafından büyütülmüş hazırlanıp ülkemize gönderilmiş şer odaklarının ülkemizi ele geçirme planları sahlenerek uygulamaya konulmuştur. 15 temmuz gecesi zuhur eden geniş çaplı terör saldırısı, kahraman milletimiz tarafından püskürtülmüş, askerin arslan olanını kışlada görmek istemiş, asker elbiseli çakalları ise çöplüklerine göndermiştir.

Pensilvanyada siyonizmin kapı kulu ve talimatıyla cia kapı kullarının ülkemiz aleyhine kurduğu tuzaklar bozulmuş, Cenab-ı Hak sünnetullahı gereği, polisimizle, askerimizle, milletimizle bu hainlerin oyunlarını kendi başlarına geçirmiş, bu onların helakı olmuştur.

Cenab-ı Hak Ebrehe ve ordularına karşı Kabe’yi koruduğu gibi, Okyanusötesi hainlere ve Siyonist emellere karşı milletimizi ve devletimizi korudu. Şu kadar var ki, Allah fil ordusunun tuzaklarını, Kabe’ye ihanet planlarını ebabil kuşlarını göndererek bozguna uğrattı; , şer odaklarının milletimize karşı kurdukları hile ve planlarını ise, yüce Milletimizi kıyama kaldırarak bozguna uğrattı.

570 li yıllarda Ceziretu’l Arabın en güçlü ordusu olduğuna inanan Ebrehe, bozguna uğrayacağını hayal bile etmezken, 15 Temmuz Okyanus ötesi ABD kapısının kulları, efendilerinin istihbaratına ve ülkemizde köhneleşmiş darbeci ruha  öyle güveniyorlar ve cunta devrim girişiminin bozguna uğrayacağını hiç tahmin etmiyorlardı. Sonuç aynı oldu : “ Allah onların desiselerini, planlarını boşa çıkarmadı mı? …

Onları, başları yenmiş ekinler gibi hezimete uğrattı.” Tebbet, 2,5. Allah Kabeyi kudretullahıyla korudu, milletimizi ise sünnetullahı ile korudu. Burada Allah’ın sünneti milletin vatanını ve milletini korumak üzere saldıran kim olursa olsun kıyama kalkması ve vatanına namahrem eli değdirtmemektir. Velevki bu vatan hainleri İslam dinini kullanan haşhaşiler olsa bile. Bu gerçeği dile getiren vatan şairi iz şöyle der:

“Sahipsiz vatanın batması haktır;

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.

15 Temmuz gecesi kara bulutların ülkemizin semalarını kapladığı, insanımızın gözünü korkutmak üzere şimşek ve yıldırımlarıyla insanımızın tarandığı bir gece. Kerbelada masum-u pakların savunmasız, kılıç kalkansız müdafası gibi, evinden vatanım, bayrağım diye meydanlara koşan bu vatanın sahipleri, karşılarında aynı dinin mensupları olarak görülen zalimlae. Biri Rasulullahın gözünün nuru Fatıma kuzularını ister, birileri ise siyonizme, emperyalizme “one minute” diyerek d”dünya beşten büyüktür” diyen bu milletin Cumhurbaşkanını ister. Vatanımızı düşmana karşı korusun diye satın alınan F-16 lar helikopterlerler ne PKK yı tarar ne düşmanları, arkalarında bir avuç hergele sürüsü… Tankalar milletin namusunu ve aynı zamanda hergele sürüsünün ana ve bacılarının da namusunu korumak üzere dış düşmanlara, teröristlere namlularını çevirmesi gerekirken, bunlar kendi ana ve avratlarının vatan namuslarını korumak yerine bu vatanın namusuna göz dikmişlerdi.

O gece çok karanlık bir geceydi. Batı böyle bir geceyi yaşlı çınar Osmanlının yıkılışında beklemiş, iştah ve merakla yıkılacak çınardan kendilerine düşecek mirası düşünmüş, bir de Afrika ve Ortadoğu sömürülerine vatanımı da katabilmenin, kardeşkanı dökülerek ülkemde bir iç savaşın senaryolarını tiyatroda sahneleme heyecanını yaşıyor ve beklemede idiler. Ne zaman ki, O aslan kükredi, inlerinde bekleyen tilki ve çakallar cuntacıların terör eylemlerini sözde kınamaya başladılar.

O öyle karanlık bir geceydi ki, sabahına akan kanlarla nice nehirler beklenmekteydi. O karanlık gecenin sabahı nasıl olacaktı? İşte böyle bir karanlık gecede, Çanakkale de yedi devletin mazlumların umudu olarak kalmış Osmanlıya, bu aziz millete saldırdığında da böyle bir geceydi, merhum Mehmet Akif ellerini Allah’a açmışta:

Ya Rab yok mu bu uğursuz gecenin yoksa sabahı!

Mahşere mi kaldı yoksa biçarelerin felahı!  

Diyordu.

Kur’an-ı Kerim darda kalmış peygamberlerden Lut as. ve diğer peygamberlere ve mü’minlere kurtuluşun, sabahın yakın olduğunu bildirerek: “Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!” (  Hud suresi,81 ) Zira azameti ve kudreti yüce olan Allah, kainatta her gün “karanlıkları delerek sabahın aydınlığını çıkarandır./faliku’l isbahtır. Kendisine kulluk eden, mazlum milletlerin hamisi yüce milletimizin 15 Temmuz karanlık gecesinden de sabahı, aydınlığı çıkaracaktı. Bunun için sünnetullahın icrası için bir milletin kıyamı gerekirdi, o da oldu. Ecdadı Çanakkale de aynı yedi düvele meydan okuyan bir müslüman millet o gece canını verdi, gözünü kırpmadı, milli iradesine, meclisine, bayrağına, vatanına sahip çıktı ve Okyanus ötesinin yetiştirdiği hainlere karşı vatanına namahrem eli değdirtmedi.

O şer odakları yurtdışında Amerika devletinin kurduğu, Cıa eğitim planlı okullarında sehven okuttukları İstiklal Marşımızın şu mısralarını anlayamazlardı:

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,

Sönmeden yurdumun üstünde en son ocak!

İki havaalanına, iki köprüye saldırmakla söndüreceğini sandıkları bu milli iradeyi söndüremediler, tam tersine o milli irade bayrak oldu semada dalgalandı, ezan, sala oldu gök kubbeyi inletti. Polisiyle, askeriyle kadınıyla, kızıyla, yaşlısıyla çocuğuyla bir millet dimdik ayakta! Belki içindeki fesat çürüklerini ayıklamak üzere bu milli irade tekrar yeni bir kanla dimdik ayakta kıyam eyliyordu, tıpkı, Çanakkalede, Dumlupınar’da olduğu gibi. Gazi meclis o gazi edası ve olanca vakurluğuyla onlara kükreyen bir arslan gibi onlara haykırmakta, Çakalların saldırısı sonrası yaralanmış pençesiyle daha nice haçlı uşaklarının hile ve desiselerine karşı meydan okuyacaktır.

Aziz Milletimiz!

Senin ikinci zafer bayramın kutlu olsun!  Çanakkale’nin, Sakarya meydan muharebesinin ardından 15 Temmuz milli irade zaferin hayırlı uğurlu olsun. Hani dün merhum Cumhurbaşkanı Adnan Menderesi şehit edenler, 12 Eylül, 28 şubatı deneyenler artık senin azametinden korkar oldular.

Sen o darbelere karşı artık “gün bizimdir” dedin. Zaten Allah-u Teala da : “Biz günleri insanlar arasında değiştiririz” buyurdu. Gün senin günündür, ancak sana bir Aslan vakurluğu ve edası yaraşır. Sen çakallar gibi davranamazsın zira senin fıtratında aslan ruhu vardır. Senin imanın asla aşırı gitmeyi emretmez. Senin görevin milli iradeye sahip çımada her an uyanık olmandır. Elbette içindeki hainleri temizleyeceksin. Ancak biz meclisimize, hukukumuza ve icra makamımıza bizim adımıza davranma vekâleti verdik. Vekâletimiz yerine getirilecektir elbette.

Değerli Kardeşlerim!

Cuntanın babalarının ikinci, üçüncü planları var geride… İkinci planları halkımız arasında infial uyandırarak, sinemizi siper ederek kazandığımız 15 Temmuzu daha sonrasında kaybettirmek. Milletimiz arasında fesat çıkararak halkımızı bir birine düşürmek. Hani 16 Temmuz günü askerin kafası koparılmış yalanı, hani askere el kaldırmayın! Talimatları… Be hey gafiller milletim Mehmetçiği de bilir, terörün haşhaşilerini de, Peygamber ocağının sadıklarını da bilir hainlerini de. Sizi yönlendiren batılı kafasıyla mazlumların değil, zalimlerin avukatlığına soyunsanız da millet sizi biliyor.

Gelelim o gece şehit olan 241 kardeşime, 1500 yaralı kardeşime, yara alan milli iradenin makamı Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisine, milletile, polisi, askeri, eri, kadını, erkeği, çocuğu yaşlısı hepimize yapılan bu zumlun cezası ne olacak. Onların cezasını hukuk verecektir. Şehitlerimiz merhum şairimiz Akif’in mısralarıyla :         Vurulmuş alnından, uzanmış tertemiz yatıyor,

Bir hilal uğruna Ya Rab! Ne güneşler batıyor.  

Tasvir edilen şehitlerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet, gazilerimize Cenab-ı Hak’tan acil şifalar, şehitlerimizin ve gazilerimizin kederli ailelerine ve tüm milletimize sabırlar niyaz ediyorum.
Anahtar Kelimeler:
FETÖMilli IradeDARBE

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol