Muhalefetin paralel diye bir derdi yok
7 Haziran seçimleri öncesinde, siyasi partiler için ekonomi, eğitim, sağlık ve teknoloji alanındaki vaatler kadar, vatandaşın hayatını değiştirebilecek Yeni Anayasa, ulusal güvenlik, Çözüm Süreci, terörle mücadele, AB üyeliği ve dış politikada neleri vaat ediyorlar?
 
MGK’da görüşülüp ‘Kırmızı Kitap’a girerek devlet politikası haline gelen paralel yapıyla mücadele konusunda, partiler ne düşünüyor?
 
Belki de en dikkat çekici noktada burası. AK Parti, Paralel Yapı ile mücadele konusunda açık taahhütte bulunurken, seçim beyannamelerine bakıldığında, CHP, MHP ve HDP’nin Paralel Yapı ile AK Parti hükümetine karşı gizli bir koalisyon içine girdiği gözleniyor. Hatta, MHP, ‘memura sicil affı yapacağız’ diyerek, memuriyetten uzaklaştırılanlara ‘geri dönüş’ vaadinde bulunuyor.
 
Partiler Paralel Örgüt ile yüzleşmeli
 
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi ve Stratejik Düşünce Enstitüsü uzmanı Prof. Dr. Haluk Alkan, ‘Paralel Yapı’ gibi cemaatlerin sivil toplum kurumu olmaktan çıkarak ‘sınırı aşmaları’ ve devlete nüfuz etmeleri durumunda iç politika ve uluslar arası ilişkilerde ortaya çıkacak sorunlara dikkat çekiyor. Alkan, şunları söylüyor:
 
17-25 Aralık bir uyarı
 
“Paralel yapı cemaatlerin devlete nasıl nüfuz ettiğinin, devleti kendine göre dönüştürmeye çalıştığının örneği oldu. Bu sınırların nasıl aşılabileceğine ve aşıldığında ne gibi olumsuz sonuçlar doğurabileceğine, iç siyasetten uluslararası sistem bağlamına uzanan bir düzlemde ne tür tehlikeler oluşturabileceğine somut bir örnek. Türkiye’de siyaset, paralel yapının yol açtığı tehdide karşı, kendi hataları ile yüzleşmelidir. Ancak bu yapılabilirse Türkiye’de demokratik bir sivil toplum zemininin oluşmasına katkı sağlanabilir. Hakan Fidan olayı ve 17-25 Aralık operasyonu Ak Parti için tam anlamıyla bir uyarı olmuştur. AK Parti bildirgesinde bu tip oluşumlarla, hukuk içinde mücadele etmeye ve bunun da yeni Anayasa ile aşılabileceğine vurgu var.”
 
Paralel Yapı’ya ortak tavır
 
Meşruiyetini milletten almış yönetimlere karşı gerçekleştirilen 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül gibi doğrudan, 28 Şubat, 27 Nisan ve paralel yapı oluşumları gibi dolaylı darbe ve müdahale girişimlerini kınıyor, meşruiyetini milletten alan demokratik güçler olarak ileride olabilecek benzer girişimlere karşı ortak tavır alacağımızı ilan ediyoruz. Yeni anayasa, mümkün olan en geniş tartışma, katılım, uzlaşma ve referandumla hazırlanacak. Kısa, öz ve açık bir dilin kullanılacağı yeni anayasada; insan hakları ve çoğulculuk, esas olacak. Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve ticaret hacminin artırılması olacaktır. AB katılım sürecinde siyasi nedenlerden kaynaklanan tıkanıklıkların aşılması ve katılım müzakerelerinin yeni fasıllar açılarak canlandırılacak. Uygur Türklerinin meşru taleplerinin karşılanması ve Azerbaycan topraklarındaki işgalin son bulması için üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz. Yapay sınırları kaldıracağız.
 
Paralelcilere af çıkaracak
 
MHP İktidarında memurlara aldıkları disiplin cezaları için geriye dönük af çıkarılacak. (Paralel yapı soruşturmasıyla görevden uzaklaştırılan polis ve savcılara, memuriyete geri dönüş imkanı ile Paralel Yapı ile koalisyon kuruyor) Yeni Anayasa’da Türkiyelilik kavramının esas alınmasına, Türkçe dışındaki dillere ve farklı kültürlere statü kazandırılmasına karşıyız.
 
Programlarında Paralel geçmiyor
 
CHP: AB sürecini, iktidara geldiğimizde tam üyelikle sonuçlandıracak. Başkanlık sistemine karşı parlamenter sistem devam etmeli.
 
HDP: AB’yle müzakere tam üyelik çalışmaları ele alacak. Sivil bir anayasa ile demokratik özerklik Türkiye’nin her yerinde hayata geçirilecek.
 
CHP, MHP ve HDP ‘Çözüm’e karşı muğlak
 
Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi ve SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Yrd. Doç. Dr. Nebi Miş, AK Parti’nin başlattığı Çözüm Süreci’nde yaşanılan siyasetteki normalleşmeye dikkat çekerken, MHP ve CHP’nin Kürt sorunundaki eski statükoyu temsil eden söylemlerine dikkat çekiyor. Doç. Miş, şunları söylüyor: “CHP’nin beyannamesinde Kürt meselesine dönük söylem çözüm sürecinin devam ettirileceğine yönelik muğlak bir tanımlamalar dikkat çekiyor. Muğlaklık, Kürt meselesine yönelik tutumunun biraz altı kazınsa çıkacak olan eski statükocu yaklaşımı gösteriyor. MHP’nin beyannamesinde Kürt meselesine ve çözüm sürecine yönelik olarak eski siyasetini devam ettiren bir pozisyon geliştiriyor. HDP, seçim beyannamesinde Dolmabahçe mutabakatının çerçevesini öne çıkaran bir dil kullanıyor ve sürecinin geleceğini barajı geçme meselesiyle irtibatlandırıyor. Daha önceki sert söylemlerin öne çıkmamasının Türkiye’nin Batı’sındaki seçmene yönelik bir kodlama olduğu aşikar. AK Parti ise demokratikleşme temelinde, insan hakları odaklı çözüm öneriyor.”
 
Star
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol