Özel hayatı kaydedip şantajla para istediler
Devleti, 'yargı darbesi'yle ele geçirmeye çalışan Paralel çetenin 17 Aralık sürecinden sonra saklamayı başardığı gizli arşivlerden biri Adana'da bulundu. Sabah Gazetesi'nin ulaştığı belgelere göre arşiv skandalı 15 Nisan'da Adana Emniyet Müdürlüğü Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğü'ne yapılan bir elektronik posta ihbarıyla açığa çıktı. Kendisini daha önce Adana Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü'nde Fethullah Gülen grubu adına görev yapan bir polis amiri olduğunu belirten ihbarcı, Kaçakçılık ve Narkotik Şube'de (KOM) polis müdürlerinin, işadamlarının, kuyumcuların ve kentin ileri gelenlerinin 3 ay süre ile yasa dışı dinlendiğini, suç unsuru bulunamayınca dinlemelerin sonlandırıldığını, ancak teknik takipten elde edilen özel hayatla ilgili bilgilerin şantaj amaçlı olarak saklandığını kaydetti. İhbarcı, örgütün takip ettikleri kişilerden özel hayatlarıyla ilgili bilgileri kullanarak yüklü miktarda himmet toplandığını anlattı. Bunun üzerine KOM Şube Müdürlüğü'ne bağlı Teknik Büro Amirliği Atölye kısmında gizli bir arşiv bulundu. Arşivdeki 119 CD/DVD'de suç unsuruna rastlanmadı. Ancak 13'ünde cinsel içerikli görüntüler, özel yazışmalar bulundu. İmha edilmesi gereken görüntülerin hangi polisler tarafından saklandığı bilgisayar imajları üzerinde yapılan incelemelerle anlaşıldı.

FEZLEKE SAVCILIKTA

Paralel Yapı'nın arşivinin ortaya çıkarılmasında 17-25 Aralık sürecinden sonra memleketi Adana'ya atanan Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek'in çabalarının büyük etkisi oldu. Zeybek'in talimatı ve Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararıyla KOM'daki usulsüzlüklerin tespiti için tüm bilgisayarların imajı (kopya) alındı. Adana Emniyeti'nin 15 Temmuz tarihli fezlekesinde skandal bütün detaylarıyla anlatılıyor. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Terör, Uyuşturucu, Teknik ve Organize Suçlar Bürosu'na gönderilen fezlekede, Halil Dağ, İbrahim Sağır, Celal Güler, Turan Atlı, Bilal Topal ve Haluk Saydam şüpheli olarak yer alıyor. Şüpheli polislerin 2014 ve öncesi işlediği suçlar, "adli görevi kötüye kullanma", "özel hayatın gizliliğini ihlal", "tehdit ve şantaj" olarak sıralandı.

PARAYI VERMEYİNCE CEZAEVİNE GİRDİ

Fezlekede ismi geçen 14 müştekiden Hadi A. polise verdiği ifadede çarpıcı bilgiler sundu. Hadi A., 18 Ekim 2012'de bir konudan dolayı KOM Şube Müdürlüğü'nde ifadesinin alındığını, ardından bir polisin kendisine, "Müdür yardımcımız İbrahim müdürde seninle ilgili pornografik görüntüler var, kendisi 10-15 bin TL para istiyor. Verirsen seni bu olaydan kurtarırım" diyerek şantaj yaptığını anlattı. Hadi A., "7 bin TL verdim. Ama İbrahim müdür denilen kişi şantaj yapmaya devam etti" dedi. Müşteki Tamer B.T. ise şüpheli Halil Dağ'ın, kendisinden şantajla 3 milyon TL para istediğini, vermeyince cezaevine girdiğini, çıktıktan sonra Dağ'a önce 150 bin TL ardından 300 bin TL verdiğini açıkladı. Müştekilerden bazıları şüphelilerden şikayetçi olurken, bazıları da sadece görüntülerin imha edilmesini istedi.

GÜLEN YİNE RENK VERDİ: KARA MARMARA

İsrail, 2010'da Gazze'deki ablukayı delmek için insani yardım malzemesi yüklü gemi filosundaki Mavi Marmara'ya saldırıp 10 Türk vatandaşını şehit etmişti. Fethullah Gülen de o günlerde İsrail'den yana tavır alıp "otoriteden izin alınmalıydı" diyerek teröre maruz kalan sivilleri suçlamıştı. Gülen şimdi de İsrail'in katliam işlediği ve insanlığın sembolü olan Mavi Marmara için "Kara Marmara" diyerek rengini bir kere daha belli etti. Fethullah Gülen, Kurban Bayramı nedeniyle yaptığı son açıklamalarında, 10 Türk vatandaşının İsrail tarafından şehit edildiği Mavi Marmara gemisine saldırdı. İzinsiz yardım toplama yetkisi kaldırılan Paralel'in yardım derneği Kimse Yok Mu'ya sahip çıkarken, Gazze'ye götürülen yardımları anlatan Gülen, Mavi Marmara gemisini hedef yaptı. "Mavi Marmara, yeşil Marmara, ak Marmara, kara Marmara" diyen Gülen'in "Kara Marmara" derken yaptığı vurgu dikkat çekti. Gülen, Mavi Marmara saldırısı için "Ülkenin kredisi zedelendi bir yönüyle" yorumu da yaptı. Gülen İsrail'in kanlı baskından birkaç gün sonra, İHH'nın İsrail'den izin almamasını eleştirip "İsrail'in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır" açıklamasını yapmıştı.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol