Paralel hakimler medyatik koğuşta
25 Nisan’da tarihe geçecek hukuksuzlara imza atarak, Silivri’deki tüm paralel yapı tutuklularını topluca tahliye etme teşebbüsünde bulunan 2 paralelci hakim, Silivri Cezaevi’nin en medyatik koğuşunda kalıyorlar. Metin Özçelik ile Mustafa Başer Silivri 1 No’lu cezaevinde gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın 4 yıl boyunca birlikte kaldıkları koğuşa konuldu. Paralelci iki hakimin Ergenekon davası sürecinde defalarca tahliye taleplerini reddettikleri gazetecilerin koğuşuna düşmesi,”kaderin bir cilvesi” olarak yorumlandı. Balbay ve Özkan’ın Avukatı Hüseyin Ersöz, tutuklanan hakimlerden Metin Özçelik’in, Ergenekon davasında birçok ismi tutuklayan kişi olduğunu hatırlattı.Ersöz şöyle konuştu; ''O dönem bizim yaptığımız çeşitli reddi hakim taleplerini kabul etmeyen heyetlerin çoğunda Metin Özçelik de vardı. Mustafa Başer ise Tucay Özkan ve Mustafa Balbay hakkında tahliye taleplerini red eden hakimdir. Kendisi o dönem 14. Ağır Ceza Mahkemesindeydi. Dolayısıyla bizim davaya bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hakimlerini red taleplerimizi kabul etmeyen heyetteydi. Nerden nereye dedirten bir durum ile karşı karşıyayız.”
 
Balbay ve Özkan çıktı paralel hakimler girdi
 
Gazeteci Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’ın kaldığı koğuşa konan Paralel Hakimlere isnad edilen suçlamada, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek” ve “Silahlı terör örgütü üyesi olmak” ifadeleri yeraldı.
 
Darbeci iki hakimin işbirliği belgelendi
 
Soruşturma çerçevesinde iki hakimin 25 Nisan’daki darbe girişiminde yaptıkları işbirliği de  belgelendi. Metin Özçelik’in şüpheli avukatlarının verdiği reddi hakim taleplerini içeren dilekçeleri katiplerden bile 5 gün sakladıktan sonra işbirliği içinde olduğu meslektaşı Mustafa Başer’in nöbet gününe denk getirecek şekilde karar verdiği tesbit edildi. İki hakim hakkında verilen tutuklama kararında önemli ayrıntılar yer aldı. Tahliyenim verildiği gün adliyede yaşanan sürece dair tüm kamera kayıtları incelendi.
 
Kameralara yansıdı
 
Kayıtlarda hakim Başer’in şüpheli avukatlarından aldığı kopya CD ve yaptığı görüşmelere dair ayrıntılar görüldü. Yine Başer’in tahliye kararını verdikten sonra da şüpheli avukatlarını kalabalık bir grup şeklinde odasına aldığı ve sonrasında kararı teslim ettiği dikkat çekti. Başer’in daha sonra kararı cezaevine fax çektirmek istediği ancak bunu katipler aracılığıyla yapamayınca çareyi adliyedeki polis karakoluna gitmekte bulduğu da kamera kayıtlarına yansıdı. Polislerin “Hakim bey bu kararı biz fax çekemeyiz, yetkimiz değil” dedikten sonra, Başer’in odasına geri döndüğü ve sık sık telefonla görüşmeler yaptığı görüldü. 25 Nisan gecesi Silivri Cezaevi’nde ise başka türlü şeyler yaşandığı öğrenildi. 75 şüphelinin tahliyeye kesin gözüyle baktığı belirtildi. Günler öncesinbden şüphelilerle görüşen avukatların “Müjdeyi alacaksınız, az kaldı” dedikleri kaydedildi. Bunun üzerine 25 Nisan gecesi 75 şüpheli valizlerini hazırladı ve “Müjdeli haberi” beklemeye koyuldukları ifade edildi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol