Paralel medya ihaneti yıkmaya çalışıyor!

Paralel Yapılanma'ya karşı mücadele başlatan, kriptolu telefonların dinlenmesi ve ÖSYM'deki soruların çalınması süreçlerini belgelerle kanıtlayan TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu hakkında, Paralel medyada başlatılan linç kampanyasının tamamen yalan iddialara dayandığı ortaya çıktı. Çavuşoğlu, Zaman'da yayımlanan yalan iddialara SABAH'da gerçeklerle cevap verdi.

KPSS Sınavı yalanı

Yalan 1

Abdullah Çavuşoğlu, soruların çalındığı 2010 KPSS sınavı güvenliğinden sorumluydu.

Gerçek

2010'da ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesiydim. ÖSYM'de sınav güvenliğinden sorumlu diye bir görev tanımı yok. Sınavda görev alan gözetmen, polis, ÖSYM başkanı herkes sorumludur ancak bu tek bir kişinin görevi değildir. Sınavın güvenliğinden tek başına ÖSYM Başkanı bile sorumlu değil, sadece sınav güvenliğine ilişkin tedbir almakla sorumludur. Kaldı ki ben görevli olarak bulunduğum birçok sınav salonunda kopyalar tespit ettim. İlk kez saatli cep telefonlarıyla kopya düzeneği kuranları yakalayan benim.

Çalınan sorular yalanı

Yalan 2

Abdullah Çavuşoğlu, sınav sorularının çalınmasıyla ilgili şüpheli sıfatıyla Savcı Şadan Sakınan'a ifade verdi.

Gerçek

Şadan Sakınan ya da başka bir savcı tarafından şüpheli sıfatıyla çağrılmadım ve sorgulanmadım. İsmim hiçbir iddianamede geçmedi. Hakkımda fezleke düzenlenmedi. 2010 KPSS soruşturmasından çok sonra Üniversite Dil Sınavı'nda kopyaya ilişkin tespitim oldu. Bir kopya hadisesini ihbar etmek için savcı Şadan Sakınan'dan randevu istedim. Kendisine kopyanın detaylarını anlatıp belgelerini teslim ettim. ÖSYM, kopya çektiğini belirlediğimiz şahsın sınavını iptal etti. Buna rağmen Savcı Şadan Sakınan hiçbir işlem yapmadı.

157 Milyon TL yalanı

Yalan 3

ÖSYM'nin METEKSAN'a verdiği ihalelerde haksız ve anormal kazanç elde edildi. Çavuşoğlu dâhil 5 ÖSYM yöneticisi, ÖSS, ALES, ÜDS gibi 20 sınavda 157 milyon liralık yolsuzluk yaptı.

Gerçek

ÖSYM'nin yaptığı ve Meteksan'ın kazandığı ihalelerin hiçbirinde imzam yok. Hiçbir kazanç sağlamadım. ÖSYM yönetim kurulu üyeleri, ihalelerden kazanç sağlamaz. ÖSYM, Meteksan ile 20 yıldır çalışıyor. Bir şaibe varsa hâlâ niye çalışmaya devam ediliyor? ÖSYM yönetim kurulu üyeliğimde ihale komisyonlarında ve ihale teknik şartnamesinin hazırlanması görevlerinde bulunmadım. Sınavla ilgili ihale süreçlerine katkım olmadı. Aylık yönetim kurulu toplantılarına katıldım ve 350 TL huzur hakkı ücreti aldım. Bunun dışında ekstradan hiçbir ücret almadım. Ayrıca o dönemde sınav ihalesinin İpek grubundan Koza matbaacılığa verilmesi için çalışma başlatıldı. Ancak yeterli olmadıkları için verilemedi.

Malvarlığı yalanı

Yalan 4

Çavuşoğlu, tapu kayıtlarındaki anormal artış nedeniyle savcılık tarafından sorgulandı.

Gerçek

ÖSYM yönetiminde olduğum sürede ve sonrasında malvarlığımın artışıyla ilgili hiçbir sorgulama geçirmedim. Malvarlığım ve hesaplarımda açıklanamayacak bir artış söz konusu değildir. Madem öyle bir artış olmuş savcı hakkımda neden soruşturma başlatmamış ve iddianamede şüpheli olarak ismimi yazmamış?

Sürekli terfi ettiği yalanı

Yalan 5

Çavuşoğlu, her soruşturma sonrasında terfi ettirildi. KPSS skandalının ardından 2011'de ÖSYM'deki görevinin yanı sıra Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör Yardımcılığı'na atandı. Hesaplarındaki artışla ilgili bilirkişi raporunun tamamlandığı Nisan 2013'ten sonra TÜBİTAK üyeliğine, Nisan 2014'te de kurumun başkan yardımcılığına getirildi.

Gerçek

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'ndeki dekanlık görevine Karabük'teki dekanlık görevini tamamlayarak geldim. Atanmadım, zaten dekandım. 17-25 Aralık'tan 1 yıl önce TÜBİTAK Bilim Kurulu üyeliğine seçildim. TÜBİTAK Başkan Yardımcılığı'ndan Hasan Palaz ayrıldıktan sonra da TÜBİTAK Başkan Yardımcılığı'na atandım. Dolayısıyla hiçbir makama soruşturmaların ardından, uçarak gelmedim.

Kriptolu deliller paraleli panikletti

"Yasadışı dinlemelerin ortaya çıkması ve kriptolu telefonlara yerleştirilen casus yazılımların tespit edilmesinde sağladığım katkı nedeniyle beni hedef seçtiler. TÜBİTAK'ta bu tarz Paralel Yapılanma içerisinde olan bazı bilirkişilikler ile stratejik projelerde görevini kötüye kullanan personelin görevden alınmalarında doğrudan sebep olarak beni gördüler. Ayrıca, 2010 KPSS'de yaptıkları yolsuzlukların ortaya çıkmasını son zamanda yapılan TÜBİTAK incelemesine bağlayan Paralel Yapı, bu konuda benim öncü görev üstlendiğim inancıyla karalama kampanyası başlattı. Esasında burada söz konusu incelemeleri uzman ekipler yapıyor, benim ismim ise kurumlar ile olan yazışmalarda sadece üst yazılarda geçiyor. Eski ÖSYM yöneticisi olmam sebebiyle, bir taraftan kamuoyunu yanıltma, diğer taraftan da taraftarlarını yalanlara inandırma noktasında beni bir unsur olarak kullanmaya çalışıyorlar. Gerek KPSS'de gerek kriptolu telefon incelemesinde net fiziki kanıt ve belgelerin ortaya çıkmış olması, Paralel Yapı'yı panikletti ve karalama kampanyasını başlattılar."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.