Saadet Partisi'nden başkanlığa destek!

Saadet Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Necmettin Aydın, yayınladığı basın bildirisi ile başkanlık sistemine destek verdi

Saadet Partisi'nden başkanlığa destek!

Saadet Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Necmettin Aydın, yayınladığı basın bildirisi ile başkanlık sistemine destek verdi

Hacı Ali Ekber
Hacı Ali Ekber
28 Ocak 2017 Cumartesi 18:46
Saadet Partisi'nden başkanlığa destek!
banner221

Saadet Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Necmettin Aydın, yayınladığı basın bildirisi ile başkanlık sistemine destek verdi. Cumhuriyetin ilanı ve çok partili hayata geçişin ardından başkanlık sistemine geçişin üçüncü büyük değişiklik olacağını belirten Aydın, 'Eğer bu ve benzeri başkanlık sistemi olsaydı 1995 te ikinci turda Merhum Hocamız başkan seçilir ve beş senede Türkiye dünya lideri olurdu.' dedi.

İşte Necmettin Aydın'ın yayınladığı basın bildirisi;

Bu sistem olsa Merhum Erbakan 1995 de Başkan olurdu.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli virajlarından birini daha almak üzeredir. Malum son yüzyıldaki tarihimizin iki önemli büyük olayı cumhuriyetin ilanı ve çok partili siyasi hayata geçiş idi. Bu iki değişiklik Atatürk ve İnönü gibi iki büyük karizmatik lider tarafından gerçekleştirilmiştir. Üçüncü büyük değişiklik başkanlık sistemine geçiş olacaktır.

Son 65 yılımızı geçirdiğimiz değişik versiyonlu çok partili sistemin yarısı koalisyonlu ve verimsiz geçmiş, darbeler üretmiş, aralardaki tek parti yönetimleri de darbeler yüzünden vesayet altında geçmiş, halkın iradesi mutlak anlamda yönetime yansımamıştır.

Yeni sistem ise Meclisten geçen hali ile, yürütmeyi, yani yönetim sorununu sandıkta seçmene çözdürmüş, yürütmeyi yasamanın içinden çıkarmıştır. Daha etkili ve verimli bir yürütme ve yasama kurgulanmıştır. Değişikliklerin tümü üzerinde yapılan tartışmalarda konu hemen hemen kamuoyunca anlaşılmıştır.

Hayır diyenlerin gerekçelerinin içinde partili cumhurbaşkanı olmaz itirazı başta haklı gibi görünse de, biraz düşünüldüğünde çok gerekli bir durum olarak gözükmektedir. Başkanlık sistemi denilince akla gelen amerikan sistemindeki parti yapısı ile bizdeki parti yapısı çok farklıdır. Bizde çok kuvvetli bir parti sistemi vardır. Parti genel Başkanları çok güçlüdür. Partisiz Cumhurbaşkanı, parti başkanının vesayetine girer. Değişiklik faydadan çok zarar verir. Ayrıca son Cumhurbaşkanları Özal, Demirel, Sezer ve Gül’ e baktığımızda siyaset dışından gelen Sezer en başarısıdır. Halkla ilişkisi olmamış olanların yönetimleri başarısız ve verimsizdir. Bir adım daha atalım. Yorumunu okuyucuya bırakarak söylüyorum. Eğer partili Cumhurbaşkanı sistemi olsaydı Türkiye Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller denemelerini yaşamamış olurdu.

Saadet Partisi ise harakiri yapmaya devam etmektedir. Anlaşılan paralel yapıyla beraberlikleri genetik bir tahribata neden olmuş, doğru düşünme yeteneğini kaybetmişler, Başkan değişimi ile düzeleceğini zannedenler sükutu hayale uğramışlardır. Öncelikle başkanlık sistemi Milli Görüş’ün temel prensiplerindendir ve tüm tüzüklerde yer almıştır. 2011 deki cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi halk oylamasında Merhum Erbakan Hocamız yetmez ama evet demiştir. İşte bu değişikliklerde o yetmez dedikleri eksikliklerdir. Koşa koşa evet demek boynumuzun borcudur. 

Eğer bu ve benzeri başkanlık sistemi olsaydı 1995 te ikinci turda Merhum Hocamız başkan seçilir ve beş senede Türkiye dünya lideri olurdu. D-8 ler tamamlanmış bütün unsurlarıyla İslam Birliği teşekkül etmiş ve yeni bir dünya kurulurmuş olurdu. Ne 28 şubat görürdük nede 15 temmuz darbesini. Ne FETÖ, ne Ergenekon nede balyoz olurdu. Hiçbirisi barınamazdı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner220