Sesli okuma, dil ve zihin gelişimi için daha etkili
Güneş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişte sesli okumaya önem verilmesi ve öğrencilere yüksek sesle okuma öğretilmesine karşın 1970’li yıllarda sessiz okumanın gündeme geldiğini ve anlayarak okuma için bu yöntemin gerekli olduğu görüşünün savunulduğunu belirtti. 
 
Son yıllarda yapılan araştırmalarda sessiz okumayla hızlı ve sistemli okuma yapıldığı ancak öğrencilerin anlama becerilerinin yeterince gelişmediğinin ortaya çıktığını ifade eden Güneş, "Bu gelişmeler üzerine 1995'ten bu yana çoğu ülkede, öğrencilere sesli okuma zorunlu tutulmaktadır. Öğrencilerin okuma zevki edinmeleri, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirmeleri için gerekli olduğu belirtilmektedir. Günümüzde çok sayıdaki araştırma bu sonuçları doğrulamaktadır" diye konuştu
 
Prof. Dr. Güneş, sessiz okumada sadece göz ve zihin çalışırken, sesli okuma sırasında göz, dil, kulak ve zihnin etkin olarak çalıştığını dile getirerek, şöyle dedi:
 
"Sesli okuma zihnimizin çeşitli bölgelerini aynı anda çalıştırmaktadır. Bu nedenle öğrencilerin hem dil hem de zihinsel becerilerini geliştirmede daha etkili olmaktadır. Öğrencilerin her gün en az bir metni sesli okumaları istenmelidir. Sesli okuma, öğrencinin dikkatini geliştirmesine, okuduklarına yoğunlaşmasına, kendine güvenmesine katkı sağlamaktadır. Bu yöntemle öğrenci kendi okumasını ve öğrenmesini izler, kontrol altına alır ve yönlendirir. Metindeki duyguları farklı şekillerde veya stillerde ifade etme, jest ve mimiklerle metni canlandırma, oyunlaştırma, metne heyecan katma, çeşitli duygularla metni canlandırma gibi teknikler öğrencinin metinden çeşitli mesajlar üretmesine ve konuşma becerilerini geliştirmesine de katkı sağlar."
 
Güneş, ilk, ortaokul ve lise öğrencilerinin okuma becerilerini geliştirmek için sesli okumaya sık sık yönelmesi gerektiğini sözlerine ekledi. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol