'Silahları ve kazılan hendekleri görmüyorlar'
AK Parti'nin 5. Olağan Büyük Kongresi Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştiriliyor. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'ndeki konuşmasına, şehitleri rahmetle anarak başladı. Başbakan Davutoğlu, şehitler ve dün Mekke'de hayatını kaybeden hacılar için Fatiha okunmasını istedi. 
 
"Bir arada çarpan yüreklerden daha gür bir ses olamaz"
 
5. Olağan Büyük Kongresi'ndeki konuşmasını "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" diyerek sürdüren Davutoğlu, şehitlere hürmeten salonda müzik icra edilmediğini hatırlattı. Davutoğlu, şöyle devam etti:
 
"Ama bu salonda şu anda müziklerin en ulvisi, en etkileyicisi, en kuvvetlisi icra ediliyor. Bu salonda bugün yüreklerin ritmi var, yüreklerin ulvi seslenişi var. Yüreklerin ritmi Anadolu'nun, Rumeli'nin her bir köşesinden gelen ak yürekliler, Fırat kenarından, Dicle kenarından, Sakarya, Yeşilırmak, Kızılırmak, Çoruh'tan gelen ak yürekliler, bugün tek bir yürek ritmiyle milyonlarca vatandaşımızla birlikte yürekler 'vatan vatan vatan' diye çarpıyor, 'millet millet millet' diye çarpıyor, 'bayrak bayrak' diye çarpıyor, 'birlik birlik birlik' diye çarpıyor, 'kardeşlik kardeşlik kardeşlik' diye çarpıyor. Bundan daha ulvi bir müzik olamaz. Bir arada çarpan yüreklerden daha gür bir ses olamaz"
 
Davutoğlu, şehitlerin emanetini yüreğinde taşıyarak 81 ilden Ankara'ya gelenleri, yurtdışından kongreye katılanları muhabbetle selamladığını belirtti.
 
Geçen sene 27 Ağustos'ta yapılan AK Parti 1. Olağanüstü Kongresi'nde sözlerine "zamana, mekana ve insana selam olsun" diye başladığını hatırlatan Davutoğlu, "Evet, zamana selam olsun, mekana ve insana selam olsun. Öyle bir mekanda yaşıyoruz ki bu mekan Rabbimizin bir millete lütfedeceği en güzel mekandır. Afro-Avrasya'nın merkezinde, çevresi bereketli denizlerle, bağrı kaynak dolu ırmaklarla yüklü bir vatanın vatandaşları olmanın gururunu taşıyoruz" diye konuştu.
 
Salondakilerin "Samanyolu" şarkısını söylemesi üzerine Davutoğlu, "Bu şarkı ömür boyu sürecek gençler. Son nefese kadar sürecek şarkı, yüreklerin ritmidir" ifadesini kullandı.
 
"Dünya ekonomisinin en önemli kaynakları bu mekanda"
 
Davutoğlu, böyle bir mekanda yaşayan toplulukların, milletlerin zor sınavlarla ve büyük zaferlerle aynı anda karşı karşıya kalacaklarını belirterek, "Öyle bir mekanda yaşıyoruz ki dünyanın en önemli siyasi olayları, tarihin en köklü medeniyetleri, dünya ekonomisinin en önemli kaynakları bu mekanda" dedi.
 
Davutoğlu, "bu aziz mekanda, bu coğrafyada yaşamanın büyük zaferlere zemin teşkil edecek nimetleri kadar, hazır olunması gereken külfetleri de olduğunu" dile getirdi.
 
Başbakan Davutoğlu, salondakilerin yoğun tezahüratları üzerine de şunları söyledi:
 
"Böyle bir sevdayı taşıyan gençlerle beraber olmak ne güzel. Böyle bir aşkı taşıyan AK Parti delegeleriyle beraber olmak ne güzel. Böyle bir davayı taşıyan 81 vilayetten gelen bacılarımızla, yiğitlerimizle olmak ne güzel. Ayağa kalkan Anadolu çocuklarıyla, Rumeli çocuklarıyla, Mezopotamya çocuklarıyla, Kafkasya çocuklarıyla, Orta Asya, Horasan çocuklarıyla olmak ne güzel. Ne büyük şereftir sizinle yürümek. Ne büyük aşktır sizinle yürümek. Öyle bir aşktır ki bu, yürekler konuşur, diller susar, zihinler konuşur, kulaklar susar. Allah sizden razı olsun. Bizi aşkla kucaklayandan, muhabbetle kucaklayan bir kardeşten daha yüce ne vardır"
 
"Mekanların imtihan alanları olduğunu" belirten Davutoğlu, "İşte dünyanın en önemli coğrafyasında, dünya kaynaklarının dağıtıldığı en bereketli topraklarda yaşamak, büyük medeniyetler kurmak gibi zorlu sınavlarla karşı karşıya gelmek anlamını taşır" dedi.
 
Salondakilerin, "selamünaleyküm, aleykümselam" tezahüratları üzerine Davutoğlu, "Bütün dünya mazlumları adına esselamünaleyküm. Filistin adına, Gazze adına, Suriye, Balkanlar, Orta Asya, Kafkaslar adına selam olsun, esselamünaleyküm. İşte bugün olağan büyük kongremizden yükselen bu selam sesi emin olun şu anda bütün mazlum diyarlarda yankılanıyor" diye konuştu.
 
"Afyon'dan bir ses yükseldi"
 
14 Ağustos 2001'de Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti kadrolarının zorlu bir mekanda, zorlu bir zamanın önünde yürüdüğünü belirten Davutoğlu, şunları dile getirdi:
 
"Zorlu bir mekandı, Irak savaşı yanı başımızdaydı, Filistin bunalımı devam ediyordu, Balkanlarda çatışmalar sürüyordu, her bir coğrafyada 'imdat' sesleri yükseliyordu. Zor bir zamandı, bu aziz millet 2001 ekonomi krizinden yeni çıkmıştı. Zorlu günlerdi. 28 Şubat kalıntısı bütün antidemokratik uygulamalar milleti sıkboğaz etmiş, en temel özgürlükler yaşanamaz hale gelmişti. Ama Afyon'dan bir ses yükseldi. Kurucu genel başkanımız, kurucu liderimiz sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sesi yükseldi"
 
Davutoğlu, o günden bugüne AK Parti kadrolarında görev yapan tüm isimlere teşekkür etti.
 
Bir "vefa hareketi" olan AK Parti kadrolarının, bünyesinden 2 cumhurbaşkanı, 3 başbakan, 5 meclis başkanı çıkardığını hatırlatan Davutoğlu, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere bu isimleri ayrı ayrı selamladı, onlara şükranlarını sundu.
 
AK Parti kadrolarının her neferinin mevkisinin bir olduğunu, omuz omuza hareket ettiklerini dile getiren Davutoğlu, " AK Parti bir yürek hareketidir.AK Parti bir vicdan hareketidir. AK Parti, susturuldu zannedilen, uyudu zannedilen bir devin ayağa kalkmasının adıdır. O dev ayağa kalktı, artık diz çöktürülemez. O dev ayağa kalktı artık tereddüt yok, artık herhangi bir şekilde durmak yok. Eskiler Mehteran yürüdüğünde gülbankla (hep bir ağızdan duayla) o yürüyüşü şereflendirirlerdi. Denirdi ki 'vakitler hayrola, hayırlar feth ola, şerler def ola.' Vaktimiz hayrolsun, hayırlar feth olsun, şerler def olsun" ifadelerini kullandı. 
 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin 5. Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Hepimiz omuz omuza bir hareketin kardeşleriyiz, omuz omuza bir hareketin yürüyen yürekleriyiz. AK Parti, bir yürek hareketidir. AK Parti, bir vicdan hareketidir. AK Parti, susturuldu zannedilen, uyudu zannedilen bir devin ayağa kalkmasının adıdır. O dev ayağa kalktı artık diz çöktürülemez. O dev ayağa kalktı artık tereddüt yok, artık herhangi bir şekilde durmak yok" dedi.
 
"AK Parti, iktidarını milletle birlikte millet iktidarı olarak pekiştirdi"
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, partinin kuruluşunun ardından ilk MKYK faaliyete geçtiğinde hiç kimsenin AK Parti hareketinin 1,5 yıl geçmeden iktidar olacağını düşünmediğini söyledi. 
 
O dönemde AK Parti Kurucu Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne siyasi yasak konulduğunu, partinin önüne her türlü engelin çıkarıldığını anlatan Davutoğlu, her türlü engele karşı AK Parti'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelmesinin engellenemediğini kaydetti. 
 
AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından, önünde başta Irak savaşı, Avrupa Birliği ve Kıbrıs sorunu olmak üzere, birçok sorunla ve ekonomik krizlerle mücadele ettiğini anlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:
 
"Bütün AK Parti'liler iktidara milleti taşımış olmanın gururuyla 'ne gelirse gelsin, kim ne yaparsa yapsın biz buradayız' dediler. 2003 Ekim ayında başlayan ilk kongrelerle birlikte ciddi sınamalar, ciddi zaferler de birlikte geldi. 2003 kongresinden sonra oluşan MKYK, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok ciddi sorunlarla boğuştu. Önünde Irak savaşını buldu, AB süreci bekliyordu, birer birer sorunların üzerine gidildi. 2004'te yerel seçimlerden zaferle çıktık, arkasından Kıbrıs müzakerelerini yaptık. Ülkede darbe teşebbüslerinden bahsedenler oldu. 'İktidara tutunamaz' denilen, 'iktidarda kalamaz' denilen AK Parti, iktidarını milletle birlikte millet iktidarı olarak pekiştirdi.
 
Baktılar ki AK Parti ve AK Parti ile birlikte ortaya çıkan şuur engellenemez, sözde cumhuriyet mitingleri yaptılar. 2006'da İkinci Büyük Kongre'de, 11 Kasım 2006'da bu sefer yeni kadrolar yeni sınavlarla karşılaştı ama hamdolsun, her sınav bize bir bereket, rahmet, zafer vesilesi oldu. 2006'nın kongresinde iş başına gelen kadrolar 2007'de 27 Nisan e-muhtırasına muhatap oldular. Daha önce 27 Mayıs'ı yapmış olanlar, 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ı yapmış olanlar, bir muhtırayla birlikte sizlerin, AK Parti'nin yolundan ayrılacağını zannettiler. O gün 27 Nisan'da, aynı gün bu kadrodan öyle bir ses yükseldi ki 'bu millet bir daha vesayete, darbeye izin vermez' dedi. 27 Nisan e-muhtırası karşısında AK Parti'nin onurlu duruşu, demokrasinin zaferi oldu."
 
"Halkın oylarıyla seçilen ilk cumhurbaşkanı da bu kadroların içinden çıktı"
 
Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin yükselişini engelleyemeyen çevrelerin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de "AK Parti içinden cumhurbaşkanı seçilemez" söylemini geliştirdiğini hatırlatarak, "AK Parti kadroları seçime gitti, Temmuz seçimleriyle AK Parti, sadece başbakanlık makamını değil, cumhurbaşkanlığı makamını da bu kadroların temiz ellerine aldı. AK Parti'nin içinden, bağrından bir cumhurbaşkanı çıkmasını engellemek isteyenler, bu sefer 21 Ekim'de 2007'de referandumda bir kez daha sukuta uğradılar. 27 Ekim 2007 referandumuyla artık devletin en yüce makamı da halkın seçtiği oylarla gelen cumhurbaşkanı tarafından dolduruldu. Halkın oylarıyla seçilen ilk cumhurbaşkanı da bu kadroların içinden çıktı" diye konuştu. 
 
AK Parti'nin kurulduğu günden itibaren ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığını, her sınamadan, sınavdan da zaferle çıkmayı başardığını dile getiren Davutoğlu, "Sınamaya, sınava, çileye hazır olmayan bizim aramıza gelmesin. Biz, zor günlerin hareketiyiz" dedi.
 
AK Parti İkinci Büyük Kongresi'nde göreve gelen kadroların da parti kapatma davasıyla mücadele ettiğini belirten Davutoğlu, partililere "milletin bağrından çıkanları kapatmak mümkün mü, millete hitap eden kadroları susturmak mümkün mü, milletle yürüyenleri durdurmak mümkün mü?" diye seslendi. Davutoğlu, salondan "hayır" yanıtı alması üzerine şöyle devam etti:
 
"İşte bu inanç ve kararlılıkla AK Parti aynı hızla yola devam etti. 2009'da Üçüncü Büyük Kongremizde, yine gür bir sesle hep beraber 'milli irade, demokrasi, özgürlükler, Türkiye ve dünyada adalet' dedik. 2009 kongresiyle iş başına gelen kadrolar, bu sefer küresel ekonomik krizle ve onu etrafında gelen büyük çalkantılarla mücadele etmek zorunda kaldı, ama yine 2009 kongresiyle birlikte biz 'vakitler hayrola, hayırlar feth ola, şerler def ola' demeye devam ettik. Darbeleri, vesayetleri defettik, bütün yasakları kaldırdık ve hayırlara doğru yürüdük. Hayır neydi? Hayır özgürlüklerdi, hayır insan onuruna yakışan bir hayattı, hayır Allah'ın lütfettiği bu mekanda yükselen küresel güç olan Türkiye'yi inşa etmekti. 
 
2009'la birlikte yerel seçimde yeni bir zafer kazandık, oylarımızda nispi düşüşü görenler,  zannettiler ki AK Parti hareketinde bir çatırtı var. Mahalli seçimlerin doğası içinde yüzde 40'dan aşağı bir düşüş zannedildi ki AK Parti hareketinde bir durgunluğa sebebiyet verecek. Sayın Genel Başkanımız o zaman, Sayın Başbakanımız o zaman ve şimdi Cumhurbaşkanımız bütün kadrolara aynı mesajı verdi; durmak yok, yola devam. 2011'de bu sefer üçüncü olağan kongrenin getirdiği yönetimle 2011 zaferine yürüdük, Türkiye'de bir partinin alabileceği en büyük oy oranını alıp, tekrar başarılara imza attık. Yine aynı şeyi söyledik, 'vakitler hayrola, hayırlar feth ola' dedik. 2012 kongresi çetin yollardan geçilerek, 2 referandum, 4 seçim zaferi, yerel seçimlerinden sonra yeni bir dönemi ortaya çıkardı. 2012 kongresiyle Türkiye'de artık demokrasinin ve 2023 hedeflerinin gerçekleşmesi için yola çıkan kadrolar "
 
AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu, konuşmasını tezahüratlarla bölen gençlere dönerek, "Bu heyecanı 1 Kasım'a taşımaya hazır mısınız, 1 Kasım'da yeni bir zafer yazmaya var mısınız, yürümeye hazır mısınız, toprağa sağlam basmaya hazır mısınız, yüreğinizdeki ateşi, aşkı 81 ile taşımaya var mısınız?" diye sordu. Gençlerden "evet" yanıtını alan Davutoğlu, "Yolunuz hayırlı olsun inşallah" dedi.
 
Davutoğlu, 30 Eylül 2012'deki AK Parti kongresinin yeni hedeflerin kongresi olduğunu, o tarihten sonra durdurulamayan AK Parti hareketinin önüne yeni engellerin, yeni sınamaların konulduğunu anlatarak, "Daha 2011 seçimlerinin o büyük zafer coşkusu devam ederken, Türkiye en büyük yatırımlara, en köklü atılımlara başlamışken, 2013 Mayısı'nda yeni bir sınamayla karşı karşıya kaldık. En büyük projeler, İstanbul'a dünyanın en büyük havalimanı, faizlerin en düşük düzeye indiği, IMF'ye son kuruş borcun ödendiği günlerde birileri düğmeye bastı, Gezi provokasyonları başladı, arkasından 17-25 Aralık tuzakları kuruldu, bu tuzakların karşısında 30 Mart seçimlerine gittik ve yeni bir zafer kazandık" diye konuştu.
 
Hayırları fethetmeye gidenlerin önüne çok büyük şer tuzaklarının kurulduğunu dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
"Bu şer tuzaklarını defetmeye var mıyız, hayırlara fethetmeye var mıyız? İşte 17-25 Aralık'ta paralel çetenin kurduğu ihanet tuzakları karışsında AK Parti kadroları dimdik durdu, aramızdan tek bir çiviyi sökemediler. Hiçbir şekilde AK Parti kadrosunun içine nifak sokamadılar. Daha sonra 10 Ağustos 2014'te yeni bir zafere Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte yürüdük, emaneti ondan devraldım. Yine yetmedi, bu zaferin arkasından bu sefer Kobani bahane edilerek olaylar çıkarıldı. Gördüğünüz gibi her zaferimiz bir sınama, her sınama bir zafer getirdi. Kobani bahanesiyle çıkarılan olaylar karşısında da milletimizin ferasetini, istiklalini, istikbalini düşünen yoğun bir çabayla çıktık, 7 Haziran seçimlerine gittik. Şimdi bugünkü temel sloganımızla 'İlk Günkü Aşkla', 14 Ağustos 2001'deki aşkla 'birlik' diyoruz, 'dirlik' diyoruz, 'kardeşlik' diyoruz."
 
"Zannettiler ki bu ülke sahipsiz"
 
Seçimlerden sonra, yüzde 41 oy alarak en çok milletvekili çıkarmasına rağmen AK Parti'nin tek başına iktidara gelemediğini anımsatan Davutoğlu, "Bunu görenler, Türkiye'de bir yönetim boşluğu olacağı vehmine kapılanlar, AK Parti kadrolarıyla temsil edilen Türkiye'nin kaderini karartmak isteyenler düğmeye bastılar. 20 Temmuz günü DEAŞ terör örgütü, aynı gün PKK, biri Suruç'ta 32 vatandaşımızı katletti, diğeri Adıyaman'da bir askerimizi şehit etti" diye konuştu.
 
Davutoğlu, daha sonra polis ve askere yönelik saldırılara ve gövde gösterisi için sokaklara çıkılmaya başlandığına işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:
 
"Zannettiler ki bu ülke sahipsiz, zannettiler ki 7 Haziran seçimlerinin çıkardığı tablo Türkiye'de bir kaosa izin verir. Hep söylüyorum, çakallar puslu havaları sever. Bütün çakallar meydana çıktı. Onun karşısında da Anadolu yiğitleri, AK Parti kadroları ayağa kalktı. 'Biz bu milleti, kimseye bırakmayız bu milletin kaderini, bu ülkenin kaderini kimseye bırakmayız' dedi. Bugün birinci büyük sınamamız, milletimizin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü tehdit eden terör olaylarına karşı dimdik ayakta durmaktır.
 
Türkiye'de geçmişte olduğu gibi bugün de iki zihniyet çarpışıyor. Biri milleti bölenler, ayrıştıranlar, etnik ve mezhebi temelde farklı kutuplaşmaların önünü açanlar, milletin özgürlük alanlarını daraltanlar, baskı ve zulüm uygulayanlar. 12 Eylül nasıl getirdiği antidemokratik uygulamalarla ve Türkiye'de sivil demokratik hayata son vermesiyle ayrıştırıcı bir etki yapmıştır, aynı şekilde bugün terör örgütünün yaptığı zulüm, baskı ve terör örgütünün getirdiği ayrıştırıcı zihniyet de birbirinin ikiz kardeşidir. 
 
Buradan sesleniyoruz, Türkiye'de ne dikta yönetimlerine ne de terör örgütlerinin baskı ve zulmüne karşı taviz vermeyeceğiz. Onlara karşı dimdik, ayakta, milli iradeyi, özgürlükleri, demokrasiyi savunacağız."
 
"Hem demokrasi hem kamu düzeni, hem özgürlük hem güvenlik"
 
AK Parti yönetimlerinin, 14 yılda tüm yasakları kaldırdığını, ret ve asimilasyon politikalarına son verdiğini, kimsenin kimliğine, hayat tarzına, etnik veya mezhebi geleneğine karşı ayrıştırıcı bir tutum takınılmadığını belirten Davutoğlu, "Kendisi gibi düşünmeyenlere karşı acımasızca davrananların karşısında AK Parti her zaman milli birliği temsil etti" ifadesini kullandı.
 
Davutoğlu, AK Parti kadrolarının, 14 yıllık demokratik birikimi üzerinde, bu kongrede bir kez daha "Hem demokrasi hem kamu düzeni, hem özgürlük hem güvenlik" dediğine vurgu yaparak, şöyle dedi:
 
"20-23 Temmuz arasında ülkemizi kaosa sürüklemek için harekete geçenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak, devraldığımız ağır sorumluluğun farkında olarak net ve açık bir talimat verdik. Şunu söyledik, Türkiye'nin her köşesinde sadece ve sadece meşruiyet hakim olacak. Türkiye'nin her köşesinde kim vatandaşlarımızın huzurunu, sükununu bozmak ister, Türkiye'yi kaosa sürüklemek isterse onlara karşı en şiddetli ceza verilecek. O günden bugüne bunların Kuzey Irak'taki karargahları da Türkiye içinde odaklandıkları her merkezde, her şer odağı da Türkiye Cumhuriyeti'nin ve onun meşru emniyet ve güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla temizleniyor.
 
Bütün milletime sesleniyorum, hiç tereddüt etmeyiniz, Türkiye kendi içindeki hainlerle de kendi dışındaki hasımlarla da mücadele edecek güce ve kudrete sahiptir. Bu güç ve kudreti kim sarsmak isterse karşısında bizim kararlığımızı bulacak. Bütün bu çabalar Türkiye'de huzuru, güvenliği teminat altına almak içindir. Bugün bir çok acı olayla, acı bir şekilde bir kez daha tecrübe ettiğimiz terör saldırıları karşısında fethetmek istediğimiz hayır birliktir, kardeşliktir. Biz, birlik ve kardeşlik için yola çıktık. Bilinsin ki kim ayrıştırıcı bir tutum takınırsa, kim diğer bir vatandaşımıza karşı ötekileştirici bir zulüm uygularsa onun karşısında olacağız. Bu operasyonlarımız kesinlikle ve hiçbir şekilde 90'lı yılların güvenlikçi anlayışıyla ilişkilendirilemez. O yıllarda faili meçhuller vardı, o yıllarda kendi yaylasına, mezrasına çıkamayanlar vardı, bir çok baskıyla kendi ana dilinde ağıt yakamayanlar vardı."
 
"Selamı, kardeşliği, barışı egemen kılalım"
 
Türkiye'nin her yerinde, 78 milyonun özgürlüklerle tanıştığını belirten Davutoğlu, "Türkiye'nin her köşesindeki vatandaşlarıma sesleniyorum. Omuz omuza veriniz. Selamı, kardeşliği, barışı egemen kılalım. Diyorlar ki 'Kürtlerin devleti neresi'. Net bir sesle söylüyorum, Türklerin de Kürtlerin de Sünnilerin de Alevilerin de devleti Türkiye Cumhuriyeti devletidir" diye konuştu.
 
Davutoğlu, bu toprakların tüm muhacirlere kapılarını açtığını, bağrına bastığını bildirdi. Davutoğlu, "Zannediyorlar ki bu özgürlükçü anlayışı durdurabilirler. Kesinlikle Türkiye'de demokrasi bütün nitelikleriyle hakim kılınacak ve Türkiye, hiçbir baskıya, zulme, teröre izin vermeyen aydınlık bir geleceğe yürüyecek" ifadesini kullandı.
 
"Türkiye'nin her santimetre karesinde sadece al bayrak olacak"
 
Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan genel başkanlık görevini devraldığı kongrede dokuz restorasyon başlığını dile getirdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:
 
"Özgüvenimiz sabit kılınacak. Toplumsal bütünlüğümüz, milli birliğimiz hakim kılınacak. Demokrasimiz kesin bir suretle, bütün temel özellikleriyle hakim kılınacak. Bürokrasimiz, devletimiz kamu yönetimi itibarıyla en muhkem bir şekilde yeniden inşa edilecek. Ahlaki restorasyonu hayata geçirip, siyasette, ekonomide, sosyal hayatta ahlakı egemen kılacağız. Yargı reformuyla, yargıyı sağlam temellerde ve tam objektif, bağımsız bir çerçevede yeniden inşa edeceğiz. Kültür ve medeniyeti restorasyonumuz sürecek. Ekonomide kalkınmamız, büyük hamlemiz devam edecek. Dış politika ve uluslararası alandaki restorasyonumuz sürecek." 
 
Terör saldırılarını, "bu büyük hedef karşısında, piyonların ve piyonlarla birlikte harekete geçen şer odaklarının saldırıları" olarak tanımlayan Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
"Bu kongreden, bu piyonlara ve onların arkasındakilere söylüyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin her santimetre karesinde sadece ve sadece al bayrak olacak, sadece ve sadece bu milletin birliği ve beraberliği hakim olacak. Kamu düzenini sağlayacağız, kamu düzeninin temeli olan meşruiyetten hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz.
 
Cizre olaylarını bahane edenler, Cizre'de vatandaşlarımıza geçmişte terör baskısı uygulayanlar, şimdi orada stoklanan silahları, kazılan hendekleri görmüyorlar ve bizim hükümetimizin aldığı tedbirlere karşı söz beyan etmeye kalkıyorlar. Bilsinler ki, Cizre de aynen Keşan gibi ya da Bergama gibi ya da Of gibi Türkiye'nin kuzeyindeki, güneyindeki, batısındaki ilçeler gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin aziz bir toprağıdır ve her ilimizde, her ilçemizde mutlak surette kamu düzeni sağlanacak, kardeşliğimiz pekiştirilecektir."
 
Ahmet Davutoğlu yeniden aday gösterildi
 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, bin 380 delegenin oyuyla AK Parti Genel Başkanlığına yeniden aday gösterildi.
 
Ankara Arena Spor Salonu'nda yapılan AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresinde genel başkanlık için aday belirleme süreci tamamlandı. 
 
Divan Başkanı Bekir Bozdağ, Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanlık adaylığı için bin 380 delegenin imzaladığı teklifle kendilerine ulaştığını bildirdi. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol