Başbakan Davutoğlu, "(İç Güvenlik Paketi) Meclis çalışmalarının bir şiddet, bir gerginlik ortamına dönüşmemesi temennimizdir. Muhalefet etmek için muhalefet etmek, seçim ortamında Türkiye'yi kaosa sürüklemek gibi bir hesap varsa TBMM buna boyun eğmez, AK Parti buna boyun eğmez" dedi.

"Çözüm Süreci'ni kararlılıkla yürüteceğiz"

"(İç Güvenlik Paketi) Biz hem kamu düzenini sağlayacağız hem de Çözüm Süreci'ni kararlılıkla yürüteceğiz. Nereden gelirse gelsin, bu güvenlik paketi pahasına bazı adımlar atılması konusunda, açık söyleyeyim: Hiçbir şekilde bir alternatif düşünce geliştirmemiz söz konusu değil"

"Ağırlaştırılmış müebbet hapis söz konusu"

"(Özgecan Aslan'ın öldürülmesi) Burada, ağırlaştırılmış müebbet hapis, hiçbir iyi hal vesaire gibi indirime tabi olmayacak şekilde, hücre hapsi de dahil olmak üzere ciddi bir ceza söz konusu. Kamuoyunda değişik görüşler beyan edilebilir ancak bugünkü hukuki altyapıda, hukuki çerçevede en sert cezayı bu saldırganların hak ettiğine inanıyoruz"

"Ciddi faaliyet içindeyiz"

Başbakan Davutoğlu, şu anda 131 kadın konukevi bulunduğunu, kadına karşı şiddeti önleme ve izleme merkezlerinin de Türkiye geneline yayıldığını anlattı. Bu merkezlerin 14 ilde bağımsız binalarda, diğer illerde ise il müdürlükleri çerçevesinde görev yaptığını kaydeden Davutoğlu, toplumun tüm katmanlarına yayılmış ciddi bir faaliyet içinde olduklarını anlattı.

Davutoğlu, bütün vatandaşlara da çağrıda bulunmak istediğini dile getirerek, herkesin, bu meselenin ortak bir mesele olduğu bilinciyle hareket etmesini istedi. Hükümet olarak her türlü tedbiri alacaklarını bildiren Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Türk yargısı bu konuda en şiddetli cezaları verebilir. Ama daha ev ortamında başlamak üzere eğitimde ve her yerde şiddet kültürüne karşı yeni nesilleri bilinçlendirmek en doğru yöntemdir. Bu anlamda çok geniş bir toplumsal seferberlik yapmayı planlıyoruz. Toplumun her katmanına, kadına karşı şiddet dışında, bütün şiddet kültürünün yok edilmesi için çok geniş kapsamlı bir faaliyet temposu içine gireceğiz."

"Silahlı yöntemi benimseyen bir çözüm sürecinden behsediyorsak,bu samimi değil"

Uyuşturucu ile mücadele, terörle mücadele gibidir. O yüzden güvenlik paketinin içinde. Çözüm süreci ile güvenlik paketi arasında bağlantı kuranlar, 6-7 ekim olaylarını iyi incelesinler. Kamu düzeni, çözüm sürecinin alternatifi değildir. Yeni düzenlemeler Fransa'daki düzenlemenin aynısıdır.

Yüce Meclis, bütün unsurlarıyla yarın bu meseleyi görüşmeye başlayacak. Bu süreçte silaha, teröre yer yoktur. Silahlı yöntemi benimseyen bir çözüm sürecinden behsediyorsak,bu samimi değil."

"CHP'yi HDP'yi, MHP'yi  anlamak mümkümn değil"

İç Güvenlik Paketi'nin boşluktan çıkmadığını söyleyen Davutoğlu, bu konuda CHP'yi HDP'yi, MHP'yi anlamanın mümkün olmadığını belirtti.

İçişleri Bakanlığında yürüyen bir reform çalışması olduğunu, nüfus işleriyle uyuşturucuyla mücadeleyle ilgili reform çalışmalarının yapıldığını anımsatan Davutoğlu, uyuşturucuyla mücadelenin terörle mücadele gibi olduğunu söylediklerini, bu nedenle konuyu İç Güvenlik Paketi içine aldıklarını anlattı.

Jandarmanın İçişleri Bakanlığına bağlanmasının Türkiye'de demokratikleşme, sivil asker ilişkileri bağlamında devrim mahiyetinde özgürlükçü bir adım olduğunu ifade eden Davutoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde jandarmanın, güvenlik omurgasının ana unsurlarından biri olduğunu kaydetti.

Bütün bu unsurlar üzerinde çalışırken 6-7 Ekim olaylarının yaşandığını dile getiren Davutoğlu, aradan 5-6 ay geçtiğini, kimsenin bu olaylarda yaşanan tabloları milletin unutmasını beklememesi gerektiğini vurguladı.

"Bonzaiyi neredeyse savunuyorlar"

Sabırla devlet vakarıyla olayların üstüne gittiklerini anlatan Davutoğlu, failleri yakaladıklarını söyledi. Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Öncelikle 'kamu düzeni' dedik. O günlerde bize 'devlet nerede niye devlet otoritesini kamu düzenini sağlamıyorsunuz' diyen CHP, MHP şimdi molotofkokteylini savunmaya halkı direnmeye çağırıyorlar. Bonzaiyi neredeyse savunuyorlar. Burada polis aramasının gerekçelerini de anlattım. Şu anda bu basın toplantısını yaparken bir ihbar gelse güvenlik güçlerimize karşı yoldan geçen arabada uyuşturucu var diye, gerekli izin alınıncaya kadar o araba gözümüzün önünden gider bir sürü gencimizi zehirler. Bu noktada ortada gerekli deliller olduğunda polisimize tanınan yetkiler dünyanın her yerinde tanınan yetkilerdir."

Davutoğlu, 6-7 Ekim olaylarında en fazla rahatsız eden hususun polisin gözaltına alması olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Polis, 6 Ekim diyelim ki saat 15.00'de yakalıyor, gözaltına alıyor ama 24 saat savcılık yoluyla tutabileceği için 7 Ekim'de aynı provokatör karakolun kapısından çıkıp molotofkokteyliyle saldırmaya devam ediyor. Bunların resimleri var bizim elimizde. Getirdiğimiz yeni düzenleme Fransa'daki düzenlemenin aynısıdır. 24 saat polis 48 saat savcı izniyle gözaltında tutulabilmesi. Bu İngiltere'de, Almanya'da, İspanya'da olan uygulamalardan da daha kısa bir süredir. Bugün bu güvenlik reformuna eleştiri getirenlerin bir kısmı art niyetlidir. Çok iyi bilirler neyin ne olduğunu ama isterler ki Türkiye'de kaos ortamına zemin olsun, istedikleri zaman sokakları kontrol altına alabilsinler, yüzlerini maskelerle kapatıp Kalaşnikof dahil her türlü silah kullanabilsinler, ellerinde molotofkokteyliyle devlet binalarına okullara saldırabilsinler, Kuran kurslarını yakabilsinler, dün olduğu gibi TOMA'da güvenlik gücünü yaksınlar. Ya da yıllar önce olduğu gibi bir otobüste genç bir kızımızı yaksınlar. Özgecan kızımız için nasıl üzüldüysek belediye otobüsünde yanan kızımız için de aynı şekilde üzüldük."

"TBMM'de bu yasa çıkacak, Çözüm Süreci de yürüyecek"

Bunları engellemeye kararlı olduklarını, herkesin bunu bilmesi gerektiğini dile getiren Davutoğlu, "Çözüm Süreci'yle Güvenlik Paketi arasında irtibat kuranlar önce 6-7 Ekim olaylarında ne tür bir provokatif eylem içinde olduklarının hesabını versinler. Biz Çözüm Süreci'ni kararlı bir şekilde ilerletecekken niye 6-7 Ekim provokasyonlarına yöneldiklerinin hesabını versinler. CHP ve MHP'de o gün yaptıkları çağrı ile bugün takındıkları tutumun arasındaki büyük uçurumun hesabını versinler. Biz ülkemiz neyi gerektiriyorsa yaparız, yarın da TBMM'de bu yasa çıkacak, Çözüm Süreci'de yürüyecek" şeklinde konuştu.

Kamu düzeninin Çözüm Süreci'nin alternatifi olmadığını, 'Çözüm Süreci varsa kamu düzeni olmayabilir' denildiği anda Suriye tablolarının ortaya çıkacağını ifade eden Davutoğlu, "Onun için hem biz kamu düzenini sağlayacağız hem Çözüm Süreci'ni kararlılıkla yürüteceğiz. Nereden gelirse gelsin bu güvenlik paketi pahasına bazı adımlar atılması konusunda açık söyleyeyim: Hiçbir şekilde bir alternatif düşünce geliştirmemiz söz konusu değil. Yüce Meclisimiz yarın bunu görüşmeye başlayacak" dedi.

Davutoğlu, bütün unsurlarıyla bürokrasiye karşı kolaylaştırılan özgürlükçü tavır ile uyuşturucuya karşı mücadelede, şiddete teröre karşı mücadelede de bu paketin sağlam zemin oluşturacağına inandıklarını söyledi.

Yeni MİT müsteşarının kim olacağına ilişkin ise Davutoğlu, devlette sürekliliğin esas olduğunu, Hakan Fidan'ın istifası sonrasında vekaleten görevi Müsteşar Yardımcısı İsmail Hakkı Musa'ya tevdi ettiklerini belirtti.

Başbakan Davutoğlu, yeni bir müsteşar atanması durumunda kamuoyuna gerekli bilgilendirmenin yapılacağını kaydetti.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol