STV'nin hakimi dolandırıcılık suçlaması
STV'nin 'Boşanmak İstemiyorum' adlı programında hâkim rolünü oynayan Avukat Lütfi Ural, vekâletini aldığı kişiden habersiz daire satışı yaptığı gerekçesiyle adliyelik oldu. Ekranların ünlü babacan hakimi Lütfi Ural'ı adliyelik eden olaylar zinciri şöyle gelişti:

'HALLEDERİZ' DEDİ

İsviçre'de yaşayan gurbetçi Yılmaz Anda, Mecidiyeköy'deki arsasını 8 daire 1 dükkan olmak üzekat karşılığı Aşır S. isimli bir müteahhide verdi. Fakat müteahhit yarım bırakarak kaçtı ve dairelerin tümünü birçok kişiye satarak kayıplara karıştı. Dolandırıldığını anlayan Anda, sözleşmenin iptali için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvururken, davasına bakan avukatın yönlendirmesiyle Lütfi Ural'la tanıştı. Davayı da Ural'a verdi. Ural da, başkasına satılan daireleri için Anda'ya tapuları iptal ettireceği, hak sahibi olmayan kişileri de tahliye ettireceği vaadinde bulundu. İki tarafın anlaşmasında Lütfi Ural binada bulunan 18 daire 2 dükkanı Yılmaz Anda'ya verecekti. Avukatlık ücreti karşılığı ise 2 daire ve bir dükkan alacaktı..

VEKALETİ KAPTI

Ural'la anlaştıktan sonra İsviçre'ye dönen mağdur Yılmaz Anda, bir süre sonra Ural'dan bir telefon aldı. Ural, gayrimenkuldeki işgalcilerle anlaşarak daireleri rayiç bedelleri üzerinden satmanın daha mantıklı olduğunu söyleyerek Anda'dan 'tam satış yetkili vekaletname' istedi. Anda, istenen vekaletnameyi verdi. Bir de üstüne masraflar için 17 bin lira para gönderdi. İsviçre'den döndüğünde binasına giden ve binanın sıva, boya ve bakımının yapıldığını görünce çok sevindi.

6 DAİRE 208 BİN

Avukat Lütfi Ural, müvekkiline bir ibraname imzalattı. Belgede bina ile ilgili 206 bin lira masraf yapıldığı ve 6 dairenin ise toplam 208 bin liraya satıldığı yazılıydı. Satılan dairelerden eline yüklü bir para geçeceğini umut eden Yılmaz Anda, İsviçre'ye dönünce bunalıma girdi. 6 dairesinin yok pahasına satılıp binaya yapılan masrafların şişirildiğini düşünen Anda bir süre sonra Lütfü Ural'ı avukatlıktan azletti.

'DAİRE PARALARINI ALDI'

Bir zaman sonra Türkiye'ye geldiğinde yeniden Ural ile görüşen mağdur Yılmaz Anda, yaşadığı psikolojik çöküntünün de etkisi ile Ural tarafından ikna edilerek yeniden vekalet verdi. İkinci vekalet verme işlemi ardından da 8 dairenin satışı daha gerçekleştirildi. Fakat Anda'nın iddiasına göre bu satışlardan elde edilen paranın büyük bölümü de Lütfü Ural'da kaldı.

600 BİN TL ZARAR

Yılmaz Anda, uzman olan bu kişilere yaptırdığı keşif sonucu dairelerin değerinin satış yapılan fiyatın çok üzerinde, binaya yapılan masrafın ise söylenen rakamın çok altında olduğunu öğrendi. Bu işten zararının ise 600 bin lira olduğu bilgisini edindi. Avukattan yapılan masrafların belgelerini ve dairelerin satış belgelerini isteyen anda bütün uğraşlarına rağmen bu belgeleri alamadı. Bu arada Ural'ın elde kalan son iki daireyi de gizlice sattığı anlaşıldı. Anda, toplam zararının 1 milyon lirayı bulduğunu iddia ediyor.

STV'DE GÖRÜNCE GÜVENDİM

Yılmaz Anda, "Lütfi Ural'ı dindar bir insan olarak tanıdım. Sonradan STV'ye hakim rolünde çıkmaya başladı. STV'de gördüğüm için ayrı bir güvenim vardı. Vekalet alıp iyi niyetimi istismar ederek dairelerimi habersiz üçüncü kişilere sattı. 1 milyon zararım var... STV yönetimine de bildirdim ama ilgilenmediler" dedi.

O 'HâKİME' DAVA AÇTI

Savcılığa dolandırıldığı, iddiasıyla suç duyurusunda bulunan Yılmaz Anda'nın başvurusu, Adalet Bakanlığı'ndan gerekli soruşturma izni çıkmaması sebebiyle reddedildi. Yılmaz Anda'nın dosyayı emanet ettiği yeni avukatı Hakan Tunçkol bu karara Danıştay nezdinde itiraz etti. Diğer taraftan ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nde alacak davası açan Yılmaz Anda parasının peşini bırakmıyor. Bilirkişi, alacak davası kapsamında Yılmaz Anda'nın, Ural'dan alacağı olduğu yönünde rapor verdi. Fakat verilen meblağ az bulunarak dosya yeniden bilirkişiye gönderildi.

Kaynak: Sabah Gazetesi

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.