Teröre karşı birlik çağrısı
Başbakan Davutoğlu, siyasi partileri ve STK’ları, DAEŞ ve PKK terörüne olduğu gibi etnik ve dini ayrımcılığa karşı da birlikte hareket etmeye çağırdı.
 
Başbakan Davutoğlu, Çankaya Köşkü’nde Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu yönetimini kabul etti. Davutoğlu, “İster DEAŞ şeklinde olsun, ister PKK şeklinde olsun, Anadolu’nun ve Mezopotamya’nın çocuklarını kendi kör ideolojileri adına tutsak etmeye çalışanlara karşı mücadelemiz sürecek” dedi.
 
İSTİSMARCILAR ŞEHİDLERİMİZİN RUHUNA IZDIRAP VERİYORLAR
 
Başbakan Davutoğlu: “İster emniyet görevlisi, ister asker, ister korucu, tek bir olay haberi geldiğinde gece yarısından itibaren sabaha kadar nasıl niyaz içinde olduğumuzu, nasıl büyük bir ızdırap ile uykusuz kaldığımızı Allah bilir. Bugün şehit cenazelerini istismar edenler, bu ülkenin birliği, beraberliği için bir damla alın terini dahi dökmemiş olup, şimdi ahkam kesenler var ya onlar da o şehitlerimizin ruhlarına büyük bir ızdırap veriyorlar” ifadelerini kullandı. 
 
GEÇİCİ BİR MİSYON DEĞİL
 
Başbakan Davutoğlu, bu kararlılıkla son dönemde kamu düzenini ihdas etmek için harekete geçtiklerini belirterek, koruculara şöyle seslendi: “Sizler geçici bir misyonun yolcuları değilsiniz. Aslında sizler Anadolu’nun, Mezopotamya dağlarını, yaylalarını, mezralarını korurken, aslında kendi evinizi koruyorsunuz, nefes aldığınız özgürlük atmosferini koruyorsunuz. Birileri gelip, ‘O yaylalarda, mezrada, köylerde, kırsalda, ilçelerde, buralarda sadece benim dediğim olur, sadece ben hükmederim, ben insanlara baskı uygular, barajların yolların inşaatını engellerim, haraç alırım’ diye eşkıyalık, bugünkü adıyla terör yapmaya kalktığında, siz yiğit insanlar, ‘Hayır, bu yaylalar, bu mezralar sizlerin değil, bizim ve hepimizin ortak alanıdır, buralara sizleri sokmayacağız’ dediniz. İşte şimdi bu çağrıyı bir kez daha yapmanın vaktidir. Herkes meşru, siyasal platforma gelsin, orada her şeyi tartışalım. Kim, birinin özgürlük alanını daraltırsa, onun karşısında omuz omuza verelim. Ama kim, terörü bu millete musallat olan bir bela olarak üzerimizde Demokles’in kılıcı gibi kullanmak isterse o kılıcı alır ve kırarız.”
 
TERÖRE KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM
 
Davutoğlu, “Buradan bir defa daha ilgili bütün kesimlere, siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunmak istiyorum, gelin hep beraber terörün her türlüsüne karşı çıkalım. DAEŞ terörüne nasıl karşı çıktıysak PKK terörüne de karşı çıkalım. Etnik ayrımcılığa nasıl karşı çıktıysak, dini ayrımcılığa da karşı çıkalım, mezhebi ayrımcılığa da karşı çıkalım” dedi.
 
KARDEŞİ KARDEŞE KIRDIRMAK İSTİYORLAR
 
Davutoğlu, son 12 yılda bütün acıların bitmesi için her türlü tedbiri aldıklarını, olağanüstü hali kaldırdıklarını, bütün yanlış uygulamaları, bütün antidemokratik uygulamaları sona erdirdiklerini söyledi. Şikayetlerin hepsinin tek tek ele alındığını, hepsine çözüm bulunmaya çalışıldığını, 1990’lı yıllarda hayal bile edilemeyecek adımları karalılıkla ve cesaretle attıklarını ifade eden Davutoğlu, temel hakların sağlanmasına yönelik adımları anlattı. Başbakan Davutoğlu: “Demokratikleşmenin, istikrarın hakim olduğu son 12-13 yıl içinde elde ettiğimiz bütün kazanımları göz ardı ederek, bu kazanımları yok edip, kardeşi kardeşe kırdırmak için Türkiye’ye bir terör dalgası halinde saldırıda bulunuldu” diye konuştu.
 
ACILARI BERABER YAŞADIK
 
Başbakan Davutoğlu, “Bu topraklarda parçalı kaderler olmadı. Birinin kaderi diğerinden farklı olmadı. Eğer değişik kavimler, etnik, mezhebi gruplar, aşiretler, boylar, obalar bir arada, omuz omuza olmuşlarsa parlak geleceğe birlikte yürüdüler. Eğer parçalanmışlarsa, dışarıdan ve içerinden birtakım unsurlarca ‘Sen şu obadansın, şu aşirettensin, şu etnik kökendensin, şu mezheptensin, diğerleriyse farklı. Onlara karşı kendi kavminle, kendi aşiretinle beraber ol’ diye bir çağrı olmuş ve buna yönelinmişse büyük acıları, kardeş acılarını hep beraber yaşadık” diye konuştu.
 
SALDIRILAR BÜTÜN MİLLETİMİZE 
 
Suruç’taki saldırının sadece orada bulunanlara değil doğrudan Türkiye’ye yapıldığını dile getiren Davutoğlu, “Aynı gün Adıyaman’da bir askerimizin şehit edilmesiyle başlayan süreçte, PKK’nın günlerce yürüttüğü saldırılarla şehit ettiği askerler ve polislerimiz, sadece o terör kurbanları değil, o saldırılar bütün bir milletimize yönelik saldırılardı. Hepinize dönük saldırılardı. Yine DHKP-C’nin, bütün bu tabloları teşvik ve tahrik edercesine şehirlerde yürüttüğü faaliyetlerde de aynı hedefin gözetildiğini gördük” dedi.
 
KÜRT VATANDAŞLARIMIZA ZULMEDEN ÖRGÜT
 
12 Eylül döneminin ve daha önceki dönemlerin ret ve asimilasyon politikalarına karşı çıktıklarını vurgulayan Davutoğlu, “Bu politikaların birtakım haksızlıklara yol açtığını hep söyledik. Bir tarafta bu yanlış politikaların getirdiği birikim ama diğer tarafta insan onuruna hiçbir şekilde saygı göstermeyen, insanoğlunun yaşama hakkını yok sayan, çağdışı, Marksist Leninist bir örgütlenmeyle Kürt kardeşlerimizin hakkını savunuyor görüntüsü altında önce Kürt vatandaşlarımıza zulmeden bir terör örgütü. 35 yıldır çok büyük acılar yaşadık, çok ciddi sancılı dönemlerden geçtik” şeklinde konuştu.
 
OPERASYONLARIN TEK HEDEFİ TERÖR
 
Zor bir yolda ve fedakarlıklar gereken aşamada olduklarını dile getiren Davutoğlu, fedakarlık yapılmaması halinde gelecek nesillere emniyet içinde bir ülke bırakılamayacağını söyledi. Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti: “Yürütülen operasyonlar kesinlikle herhangi bir etnik ya da mezhebi gruba ya da vatandaşa karşı değildir. Ne Türkiye’de ne Irak’ta tek bir sivilin zarar görmemesi için her türlü tedbirin alınması talimatını verdik. Operasyonların tek hedefi; nasıl DAEŞ’e yönelik operasyonlar Araplara, Sünnilere karşı değilse, PKK’ya dönük operasyonlar da Kürtlere, Sünnilere ya da Alevilere karşı değildir. Hepsi sadece ve sadece terör örgütüne karşıdır. Sizler bu anlamda verilen mücadeleye yaptığınız katkıyla öylesi istismarların önüne geçmemize büyük bir imkan sağlıyorsunuz”.
 
ÜÇ TERÖR ÖRGÜTÜ DE TÜRKİYE’YE SALDIRDI
 
Birbirleriyle savaştığını söyleyen üç terör örgütünün, 20-23 Temmuz arasında aynı anda Türkiye’ye karşı harekete geçtiğini ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti: “23 Temmuz’da aldığımız kararlar çerçevesinde kim kamu düzenini bozuyorsa, kim vatandaşlarımızın yaşama hakkını tehdit ediyorsa, kim vatandaşlarımızdan haraç alıyorsa, kim gençlerimizi dağlara kaldırmak üzerinden gençlerimizin geleceğini karartıyorsa, bütün o odaklara karşı kesin bir talimat verildi ve harekete geçildi.”
 
SURİYE VE IRAK’A BENZETMEK İSTİYORLAR
 
2013’te son bir hamleyle silahlı unsurların ülkeyi terk etmesini istediklerini kaydeden Başbakan Davutoğlu, 2013 yılı Mayıs ayında Türkiye’den geri çekilmesine karar verilen unsurların, aksine son 2 yılda saldırılarını artırmak için yığınak yapma teşebbüsünde bulunduklarını ve uluslararası çevrelerin desteğini arkasına alan terör örgütünün, Türkiye’yi de Suriye ve Irak’taki sahnelere benzetmek için harekete geçtiğini söyledi.
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.