TSK'daki Fethullahçılar tek tek hesap verecek
 Askeri Yargıtay üyesi Albay Yasin Aslan, Kasım 2014'te Ankara Anayasal Suçlar Savcısı Serdar Coşkun'a avukatı ile beraber giderek resmi ifade veriyor. Dediği şu: Askeri Yargıtay, tamamen Fethullahçıların kontrolünde. Tuğamiral (...), hakim albay (...), hakim albay (...), hakim albay (...), hakim albay (...), hakim albay (...), hakim albay (...), hakim albay (...), hakim albay (...), hakim albay (...) Hepsi Fetullah Gülen Cemaati mensubudur.'

Sonuç? İfadeyi veren hakim albay Yasin Aslan, Fethullahçı dediği üyelerin kararıyla 2014 aralık ayında Askeri Yargıtay'dan görevden çekilmeye davet ediliyor, kurumla ilişkisi sona eriyor. (AskeriYargıtay'ın toplam 35 üyesi var)

- Siz Cemaat'in kumpasına maruz kaldığınızı, hakkınızda hiçbir somut delil olmadan yargılandığınızı ve ceza aldığınızı söylüyorsunuz. Durum böyle olduğu halde... Bugün çıkıp “İşte Fethullahçı general ve albaylar” diye açıklamalar yapıyorsunuz. Yargı kararı olmadan yapıyorsunuz bunu. Sizin bu yaptığınızla, size yapılanlar benzer değil mi?

AHMET ZEKİ ÜÇOK: Benim doğrudan Fethullahçı olarak suçladığım ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğum kişiler, Askeri Yargıtay üyesi 13 kişidir. Diğer kişilerle ilgili söylediklerim resmi savcılık ve mahkeme kayıtlarıdır. Bunun bizim asılsız suçlamalar ve sahte delillerle suçlanmamızla bir ilgisi yok. Kaldı ki bu konuda da karar merci adli makamlardır.

- Herhangi bir subayın, başka subaylar hakkında “Fethullahçıdır” demesi, hukuken yeterli delil olabilir mi?

AHMET ZEKİ ÜÇOK: Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir komün hayatı vardır. İşyerinde berabersin, lojmanda berabersin, gazinoda berabersin, orduevinde berabersin. Bu nedenle bizler, birbirimizi diğer kişilere göre daha yakından tanırız. Biz kumpas mağdurları, generalden onbaşıya kadar her rütbe ve mevkiden kişiler yaklaşık dört yıl bir arada hapis yattık. Bu süreçte kumpası ortak akılla irdeledik. Örneğin bakıyoruz: Bir belgeye Ahmet, Mehmet ve Hasan'ın ulaşma yetkisi var ama Ahmet ile Mehmet içeride, Hasan ise dışarıda... Dahası Hasan terfi ettirilmiş. Yine seminer tarihinde Ahmet Kanada'da, Mehmet Moritanya'da, Hasan ise seminerde görevli... Kanada'daki Ahmet, Moritanya'daki Mehmet tutuklanmış ama seminerde görevli Hasan davada tanık bile yapılmamış. Ortak aklın bulduğu bu sonuçlar önemlidir. Bir kişi “Biz Harp Okulu'ndayken Fethullah'ı ziyaret ettik” diyorsa ya da “Tuğgeneral falancanın kod adı falancaydı” diyorsa... Bu önemli bir delildir. Bu iddialarla ilgili olarak ciddi bir inceleme ve soruşturma yapılmazsa... Fethullah'ın askeriyede amacına ulaşabileceğini söyleyebiliriz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.