İhramlı iken Nelere Dikkat Edilmelidir?

İhrama girenler, rehber hocalar da anlattıkları için, genel olarak ihram yasaklarını öğrenirler. Ancak bazı ayrıntılara yeterice dikkat edilmediğinden ve bazen de unutkanlık nedeniyle ihram yasakları zaman zaman ihlal edilebilmektedir. Bu çerçevede şu hususlara dikkat edilmelidir:

1-İhramlı iken yüzü ve başı örtmek yasak olduğu için, yatarken de yüzümüzü ve başımızı yorgan veya nevresimle örtmemeli, başımızı örtünün içine almamalıyız.

2-İhramdan çıkıncaya kadar, herhangi bir elbise giyilemez. Bu nedenle banyo yaptıktan sonra kısa bir süreliğine de olsa pijama ve benzeri bir şey giymemek gerekir. Yine yatmak/uyumak için de herhangi bir kıyafet giyilmemelidir.

3-İhramlı kimse saç, sakal ve tırnağını kesemez. Bu nedenle banyo yaparken bu anlama gelecek bir temizlik de yapılamaz. Ayrıca dikkatsiz davranarak bizi rahatsız eden elimizdeki ve yüzümüzdeki bir fazlalığı koparmak da caiz değildir.

4-İhramlı iken koku, parfüm gibi şeyler kullanamayacağımız gibi, kokulu sabun kullanmamız da doğru değildir.

5-Mekke’deki doğal bitkilere zarar vermek, onları kesmek ve koparmak yasaktır. Bu nedenle kaldırımlarda yürürken süs bitkilerine ve ağaçlara, alışkanlık nedeniyle de olsa, elimizi uzatıp küçük bir dal veya bir yaprak koparmamız yasaktır.

6-İhramlı iken kavga etmek, tartışmak yasaktır. Bu nedenle ihramlı iken diğer insanların kusurlarına karşı daha sabırlı olmalıyız.

7-İhramlı iken eşlerin yakınlaşması yasak olduğuna göre, aynı odada kalan eşlerin birbirlerinden uzak durmaları ve birbirlerine karşı tesettürlerini muhafaza etmeleri uygu olur.

Tavaf Yaparken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Tavaf yaparken dikkat edilmesi gereken hususları kısaca şöyle sıralayabiliriz:

*Tavafa, rehber hocaların izah edeceği gibi niyet ettikten sonra, Haceru’l-Esved’in hizasında Kâbe sol tarafa alınarak ve sol tarafımızda bulunan kalbimizin Kâbe’ye yakın bulunduğunu ve onun sevgisiyle dolu olduğunu düşünerek ilk şavta başlamalıyız.

*Her şavta içimizden geldiği gibi dua etmek mümkündür; ancak Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan ve okunması tavsiye edilen duaları içeren kitapçığı okuyarak dua etmemiz daha uygun olur. Eğer bu kitapçıktaki duaların Arapça metinlerini okuyabiliyor, ancak bu duaların Türkçe anlamlarını yeterince anlayamıyor isek, anılan duaların Türkçe anlamlarını da okumalıyız.

*Her şavtta okunacak duayı okumamız halinde, kaç şavt yaptığımızı da doğal olarak biliriz.

*İlk şavtlar’ı Kâbe’ye yakın olarak yapmış isek, son şavtlarda yavaş yavaş kalabalıktan çıkarak, tavaf bittiğinde iki rekât tavaf namazını bu iş için ayrılan bölümlerde kılmalıyız. Son şavtları da Kâbe’ye yakın olarak tamamlayanlar, Hacer-i Esvad’in tam karşısından başlayarak kalabalığı yara yara dışarı çıkarlar; bu durum tavafa devam edenlerin işlerini zorlaştırır.

*Tavaf sırasında acele edip başkalarını rahatsız etme pahasına öne geçmeye çalışmamız doğru olmaz.

*Hecer-i Esved’e kavuşmak, tavaf yapan her mü’minin samimi arzusudur. Ancak Hacer-i Esved’e kavuşmak isteyen kadınların, erkekler arasında sıkışarak mücadele etmeleri ve bu mücadele sırasında başlarının açılması elbette yanlıştır. Çok önemli olmakla birlikte, bir sünneti yerine getirmek için birkaç farzı terk etme durumuna düşmek doğru olamaz. Ayrıca günümüz şartlarında yaşanan izdihamı göz önünde bulundurduğumuzda, Hacer-i Esved’e bir kere kavuşan kişinin, diğer insanların da bu mutluluğu yaşama hakları bulunduğunu düşünerek, uzaktan istilamla/selamlamayla yetinmeleri yerinde olur.

*Kalabalık nedeniyle Hacer-i Esvede kavuşamayan kişilerin, avuç içleri Hacer-i Esved’e yönelik olarak uzaktan ellerini kaldırıp, “Bismillahi Allahuekber” deyip sağ ellerinin avuç içlerini öpmeleri, Hacer-i Evsedin bizzat kendisini öpmeleriyle ilgili sünneti ifa etmiş olmaları anlamına gelir. Hacer-i Esved’e kavuşma isteğimiz, insanlara eziyet etmek suretiyle kul hakkını ihlal etmemize neden olmamalıdır.

*Tavaf sırasında, kadınların erkeklerle çok yakın bulanmadan hareket etmeleri doğru olmakla birlikte, dikkat çekecek derecede kıskanç davranarak hanımını iki eliyle koruma altına almak gerekli değildir.

*Güçleri yetmediği için tekerlekli sandalye ile tavaf veya say yapmak zorunda olanlar, bu iş için ayrılan özel şeritlerde/bölümlerde görevlerini ifa etmelidirler.

*Bazı insanların tavaf sırasında kendilerine daha kolay yol açmak için, namaz sandalyelerini önlerine alıp iki elleriyle sandalyeyi iterek metaf alanında ilerlemeleri doğru değildir.

*Tavaf sırasında, ihramı düzeltmek amacıyla sırtımızdaki konumunu yeniden ayarlarken bir ucunu omzumuzun arkasına atarken arkamızda bulunana kişilerin yüzlerine ve gözlerine çarpmamak için gerekli özen gösterilerek dikkatsiz ve aceleci davranışlardan sakınılmalıdır.

Şunu hiç unutmamalıyız:

Başkalarına eziyet vererek fazla sevap kazanamayız, bilakis günah işlemiş oluruz.

Mescid-i Haram’da Bulunurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Mescid-i Haram’da bulunmak, büyük bir mazhariyet ve mutluluktur. Burada bulunurken şu hususlara dikkat etmek gerekir:

 *Beytullah’ı görürken, edepli davranarak, oturmamıza, kalkmamıza dikkat etme hususunda gerekli hassasiyeti göstermek icap eder.

*Dualarımızı kendi işiteceğimiz bir sesle yaparak çevremizin özel konsantrasyonlarını bozmamalıyız. Aynı şekilde Kur’an-ı Kerim’i de kendimiz işitecek bir sesle okumalıyız. Okumamız bitince, elimizdeki Kur’an-ı Kerim’i yere değil, saflar arasında bulunan raflara koymalıyız.

*Yanımızda bulunan eşimiz, arkadaşımız, bir tanıdığımız veya orada gördüğümüz kimselerle gerektiği kadar konuşabiliriz. Ancak bu tür sohbetler sırasında gereksiz konuşmamaya, ortak tanıdıklardan söz açıp dedikoduya girmemeye ve tartışmamaya son derece dikkat etmeliyiz.

*Sağlık nedenleri bizi zorunlu kılmıyorsa, sırf etrafı ve Kâbe’yi rahat görebilmek için namaz sandalyelerine oturup, başkalarının Kâbe’yi görmelerine engel olmamalıyız.

*Mescid-i Haram’da otururken ayaklarımızı Kâbe’ye doğru uzatmamız edeben yanlıştır. Birkaç bin km. uzakta iken bile ayaklarımızı kıbleye doğru uzatarak yatmamızın şık olmadığı bilinen bir husus olduğuna göre, Mescd-i Haram’da ayaklarımızı Kâbe’ye uzatarak yatmamızın doğru olmayacağı açıktır. Uzun süre Mescid-i Haram’da kaldığı için uykusu gelen kişi, çirkin görüntüler sergilemeden gerilere çekilerek sırtını bir direğe veya duvara dayayarak, ayakları kıbleye gelmeyecek bir pozisyonda, uyuyabilir. Uyuyan kişi, uyanınca abdestini yenilemelidir. 

Tavaf ve Farz Namazları Dışında Mescid-i Haram’da Hangi İbadetleri Yapmalıyız?

Mescid-i Haram’da farz namaz ve umre tavafı ile haccın farzlarından olan ziyaret tavafı dışında yapılabilecek en önemli ibadet, nafile tavaf yapmaktır.

Nafile ibadet dışında sırasıyla şu ibadetleri yapmamız uygun olur:
1.Kaza namazları kılmak.
2.Nafile namaz kılmak.
3.Kur’an-ı Kerim Okumak.
4.Allah’ı zikretmek.
5.Dua etmek.
6.Tefekkür, ibret ve şükür nazarıyla Kâbe’yi seyretmek.

Hac ibadetini Yapanların Dualarında Özellikle Neyi İhmal Etmemeleri Gerekir?

Şu ayet-i kerime Hac ibadetini yapanların Allah’tan mağfiret istemeleri gerektiği vurgulanmaktadır:
“Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın. Allah’tan mağfiret isteyin. Çünkü Allah affedici ve esirgeyicidir.” (2.Bakara–199)

Aşağıdaki ayette hac yapacaklar için çok önemli bir ikaz yer almaktadır:

“Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah’ı anın. İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.” (2.Bakara–200)

Bu ayette Hac ibadeti sırasında dünya işlerinin düzelmesi için dilekte bulunup ahiret hayatı için istekte bulunmamak, ahiret hayatı açısından nasipsizlik olarak değerlendirilmiştir. Hac ibadetini yerine getirenlerin, bu uyarının farkında olarak dua etmeleri gerekir. Kutsal topraklarda iken ve diğer zamanlarda dua ederken hem dünya işlerimizin hem de ahiretteki durumumuzun güzel olması için Allah’a yalvarmalıyız. Ayrıca kendimiz, anne babamız, yakınlarımız ve bütün mü’minler için dua etmeliyiz. Bu konuda çok dikkatli olmak gerektiği anlaşılmaktadır.

Hac ve Umre Sırasında Kimler İçin Dua etmeyi İhmal Etmemeliyiz?

Hac ve umre ibadetini yapma şerefine nail olanlar dua konusunda son derece cömert davranmalıdırlar. Namaz kılarken bile kıldığımız namazın bir parçası olarak Rabbena dualarında kendimiz, dünya hayatımız ve ahiret hayatımız için ve kendimizle birlikte annemiz, babamız ve bütün Müslümanlar için dua ettiğimizi unutmamalıyız.

Hac ve Umre ibadeti sırasında vakit bulabilmemiz halinde sırasıyla, sevabını aşağıda sayılan kimselere hediye etmek üzere, birer tavaf yapıp tavaf namazlarında onlar için dua etmemiz faydalı olur:

1.Annemiz ve babamız için.
2.Kardeşlerimiz için.
3.Akrabalık ve hısımlık bağımız bulunanlar için.
4.Anne ve baba tarafından soyundan geldiğimiz mü’min insanlar için.
5.Bize öğretmenlik yapanlar için.
6.Kitaplarını okuyarak istifade ettiğimiz ilim ve fikir adamları için.
7.Bütün mü’minler için,
8.Müslüman olmayan insanların hidayete ermeleri için.

Hac ve Umre Sırasında Kutsal Mekânlarda Allah’tan Hangi Dileklerde Bulunmalıyı?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, dua ederken samimi olmalıyız; asla kurnaz olmamalıyız. Beyne’r-reca ve’l-havf (ümit ile korku arasında bulunma) halinden sapmamaya özen göstermeliyiz.
Hem kutsal mekânlarda hem de diğer yer ve zamanlarda şu dileklerde bulunmamız faydalı olur:

1.Dünyevi ve dini sorumluluklarımız açısından Allah’ın rızası doğrultusunda yaşayarak, dünya saadetini elde etmek.

2.Dünya imtihanında başarılı olarak cehennem azabından kurtulup cennete girme saadetine nail olmak.

3.Tövbe istiğfar ederek, geçmiş günahlarımızın affedilmesi ve bundan sonra günah işlememe hususunda dilekte bulunmak.

4.Allah’tan hayırlı işler/görevler, hayırlı hizmetler, hayırlı kısmetler, hayırlı rızıklar, hayırlı mekânlar, hayırlı arkadaşlar, hayırlı bir ömür ve akabinde hayırlı bir ölüm istemek.

5.Kabir hayatının başlangıcında sorgu meleklerinin sorularına güzelce cevap vermek ve kabir azabından uzak olarak berzah hayatını güzel bir şekilde geçirmek.

6. Salihlerle birlikte haşrolmak.

7.Amel defterinin sağ taraftan verilmesi.

8.Cehennemden korunmak.

9.Sırat köprüsünden kolayca geçerek cennete girecek ilkler arasında yer almak.

10.Cennette cemalullah’ı görme nimetine nail olmak.

11.Özel istekler.

Kâbe’nin Hangi Bölümlerine Kavuşmak İçin Gayret Etmeliyiz?

1.Tavaf sırasında Hacer-i Esved’e kavuşmak için, gayret etmeliyiz. Ancak bunu yaparken diğer insanlara eziyet etmemeye ve kadınlar açısından başının açılması gibi haramlara girmemeye özen gösterilmelidir. Hacer-i Esved-i mümkün olursa öper, mümkün olmazsa sağ elimizi sürer ve elimizi öperiz.

2.Tavaf sırasında, içinde Hacer-i Esved’ten parçalar bulunan Rükn-ü Yemani’ye ulaşmaya çalışmalıyız. Rükn-ü Yemani’yi sağ elimizle meshederiz

3.Hacer-i Esved ile Kâbe’nin kapısı arasında bulunan iki metrelik bölüm olan ve sıkı sıkıya yapışmak anlamına gelen Mültezem’e ulaşmak ve oraya tutunarak dua etmek tavsiye edilmiştir. Mümkün olması halinde, Mültezem’e ulaşıp dua etmek gerekir.

4.Kâbe’nin altınoluk tarafında bulunan ve hilal şeklinde bir duvarla çevrili Hicr-i İsmail, Kâbe’nin içi sayıldığından buraya girip iki rekât namaz kılmak büyük bir mazhariyettir.

5.Hcer-i Esvedi geçtikten sonra, Kâbe’ye on beş metre kadar uzakta bulunan Makam-ı İbrahim, Kur’an’da söz edile bölümlerdendir: "Biz, Beyt'i (Kâbe’yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın)...." (2.Bakara-125) İmkân bulanlar Makam-ı İbrahim’e yakın bir bölümde, imkân bulamayanlar ise aynı hizada daha arka taraflarda namaz kılmalıdır.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.