Hakaret; Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde "bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına zarar verebilecek bir fiil, olgu, yakıştırma veya söz" olarak tanımlanmaktadır.

Bildiğim kadarıyla toplumun bir kısmının inancına, değerlerine hakaret etmek, aşağılamak veya toplumun bir kısmını küçümsemek de suç teşkil ediyor.

20. Yy. sonlarına kadar olan mütedeyyin kesimin sinema, müzik, sanat, TV programcılığı, yazarlık, tiyatro vs. gibi alanlara ilgisiz kalması, çocuklarını okutmaktan bile uzak durması, öyle ki kızım okumasın deyip hastane hastane bayan doktor araması edilen hakaretlerin membaını işaret ediyor.

Kâinatın boşluk kabul etmediği bir hakikattir. Yukarda zikrettiğim alanlar ve bunlara benzer birçok alanı Müslümanların boş bırakması, din karşıtlarının adam yokluğunda adam yerine konulup kendilerini adam zannetmelerine sebep olmuştur.

Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.

Bugün İslami camiaya yönelen bazı hakaretlerden örnekler;

Serra Yılmaz: "Başörtülüler bana öcü gibi geliyor"

Zeki Alasya: "Emek sinemasını içinde namaz kılınacak bir yer haline getireceklerse hiç açmasınlar. Toplumsal değerlerin, kültürün, çağdaşlığın sergilendiği yerleri kapatıp sonra da ibadethaneye çevirmenin dinde yeri yoktur."

Levent Üzümcü: ''Karımdan boşanırsam başörtüsü yüzünden boşanırım"'

Sezen Aksu:“Bizi örteceğinize kendi nefsinizi terbiye edin ökü…ler” dedi.

Pınar Altuğ:" Başörtüsü beni rahatsız ediyor. Biz Atatürk 'ün çocuklarıyız. Bize yıllardır öğretilen bir kılık kıyafet kanunu var ve biz hep onun peşinden gittik."

Levent Kırca: "Sen örtünmeyi becerememişsin. Burnun patlıcan gibi ortada kalmış. Ya şu burun beni acayip tahrik ediyor la..."

Tarık Akan: " Bu ülkeyi onların istediği şekilde inanç bazlı, din bazlı sisteme oturtmamaya çalışacağız...

Şevval Şam: "Başörtüsü benim için tekstil malzemesi, insan dünyaya çıplak geldi."

Leman Sam: "Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır, IŞİD beni şaşırtmıyor"

Pınar Kür “Başını kapatan kadınla Playboy’a soyunan kadın arasında zihniyet olarak fark görmüyorum. İkisi de kendini nesne olarak sunuyor, özne olarak sunmuyor. Biri diyor ki,’ben gencim güzelim, şöyle bacaklarım var, böyle gö…lerim var, göstereceğim’ diyor. ‘Erkekleri böyle tavlayacağım’ diyor. Başını örten de, o da adamları az…mamak için kapatıyor. İnançta böyle bir şey yok.”

Fazıl Say: "Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun, cenneti ala meyhane midir? her Müminine iki huri vereceğim diyorsun, cenneti ala kerhane midir?

Bunlar sadece bir kısmı ve bu sözlerden daha ağırları da var. Şimdilerde sırça kulelerinin arkasına sığınıp toplumu aşağılayan bu insancıklar sonunda huzurevlerine ya da unutulup bir köşe başında yok olup gidecekler.
Örnekleri çok öyle ki cenazelerine bile gelmeyecek kimse.

Atasözlerimiz gerçekten çok kıymetli. Çünkü bazıları taşı gediğine koymak tabirinin cuk diye oturduğu cinsten. “Tarlaya ne ekersen onu biçersin”, “sürahide ne varsa bardağa o dökülür” gibi.

Bu insancıklar söz kendilerine verildiğinde “Ay ayol bizim kalbimiz temiz” diye diye kandırdılar ve kendilerine benzettiler bu milleti. Kalpleri lağım çukuru gibi olan bu güruhtan insancıklar kendileri gibi düşünmeyenlere;

Bidon kafalı,
Akşam pazarcısı,
Makarnacı,
Kömürcü,
Varoş,
Koyun sürüsü,

Daha nice hakaretlerle saldırdılar ve halende saldırıyorlar. Üzgünüm ama onları biz meşhur ettik bütün cahilliklerine rağmen. Hani diyordu ya biri “koca koca profesörlerin oturup, … sonucunun neden böyle olduğunu düşünüyorlar. Yav uzağa gitmeyin ben bu ülkede 2 milyon albüm sattım! Ne bekliyorsunuz bu insanlardan”.

Olayın en acı kısmı da bir zamanlar ve hala ekranlarda ve beyaz perdede gülüp eğlendiğimiz hakaret ve küfürler şimdilerde bize ediliyor.

Hala düşünmeyecek misiniz, ne kadar da az düşünüyorsunuz! Diyor Hz. Allah…

Vesselam…



 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.