İlk dönemden itibaren Hz. Âdem’in cennetinin yeryüzünde mi yoksa göklerde mi olduğu, yasak ağacın ne olduğu, şeytanın Âdem’le Havva’yı nerede aldattığı gibi konular hep tartışıla gelmiştir.

Bu gibi tartışmalı konularda daha esrarengiz olan görüşler sonradan ümmet arasında yaygınlık kazandı. Sanki esrarengiz olan daha dini ve Allah’ın kudretine münasipmiş gibi...

Belki yaratılışa dair bu gibi meseleler, hatta dindarım diyen insanların bile ilgisini çekmez. Şahsen ben de günümüzde Müslüman’ın hayatını yakından ilgilendirmeyen geçmiş ve gelecek konuları tartışmaktan uzak durmaya çalışırım. Ancak bir meseleyle ilgili kendimce berrak bir görüşe varmışsam ve aksi görüş yaygınlık kazanmışsa görüşümü belirtmeyi bir görev olarak bilirim.

Hem yaratılışla ilgili meseleler önemli olmasaydı Kur’an’ın ilk kıssası bu konuyla ilgili olmaz yine yaratılış anlamına gelen “Tekvin” Tevrat’ın ilk kitabı olmazdı. Filozofların da cevap aradıkları ilk soru “nereden geldik” sorusudur. Eldeki imkânlar çerçevesinde yaratılış olayıyla ilgili meselelere dair sağlıklı bir anlayışa varmadan hayatı sağlıklı bir şekilde anlamlandırmak zor hale gelmektedir. İşte bu gibi nedenlerle yaratılış kıssasını önemsiyorum.

Günümüzde yaygın anlayış Hz. Âdem ve Havva’nın iman edenlerin gideceği mükâfat cennetinde oldukları ve yasak ağaçtan yedikten sonra yeryüzüne indirildikleri şeklindedir.

Meselenin tartışmasına girmeden önce cennet kelimesinin Arap dilindeki anlamı üzerinde duralım. Kök harfleri olan “c-n-n” görülmeyen, gizli, üstü örtülü gibi anlamlara gelir. Türkçede de kullanılan cenin, cin, cinnet, mecnun aynı kökten gelir.

Ağaçları gür ve sık olan bahçeye cennet denilir. Bu şekildeki bahçeye cennet isminin verilmesi ağaç yapraklarının gölgesinin toprağını örtüp gizlemesinden dolayıdır. Kur’an-ı Kerim’de de bahçe anlamında kullanılmıştır. (bk. 34 Sebe’ 15, 18 Kehf 32,33). Ahrette mükâfat yerine cennet denilmesi de bol ve gür ağaçlı olmasından dolayıdır.

Hz. Âdem’in ahrette iman edenlerin gideceği mükâfat cennetinden yeryüzüne indirildiği görüşün savunanların ileri sürdükleri iki temel delil vardır:

a. Cennet denildiğinde ilk akla gelen, mükâfat cennetidir.

b. Yüce Allah Âdem’le Havva’yı yasak ağaçtan yemeleri nedeniyle cennetten kovduğunda onlara “ihbitû minha” demiştir ki “ihbitû” kelimesi “inin” anlamına gelmektedir. Öyleyse göklerden aşağıya yeryüzüne inme söz konusudur.

“Cennet” denildiğinde ilk akla gelenin mükâfat cenneti olduğu doğrudur. Ancak, Kur’an kelimeyi hem dünya bahçeleri için de kullanmıştır hem de Âdem’in cenneti mükâfat cennetinin şartlarını taşımamaktadır. Şöyle ki:

a. Mükâfat cennetinde yasak yoktur. Hâlbuki Âdem’in cennetinde yasak vardır.

b. Mükâfat cenneti ebedidir, giren oradan çıkmaz. Oysa Âdem ve Havva buradan çıkmışlardır ve orada ebedi kalmamışlardır.

Âdem’in cennetinin yeryüzünde bir bahçe olduğuna dair diğer delillerimizi daha sonra sıralayacağız Şimdi ikinci delillerini görelim.

Kur’an’da Hz. Âdem ve Havva’nın cenneten çıkarılmaları için “ihbitû” kelimesini kullandığını ve bunun “inin” anlamına geldiğini söylemişlerdi.

Âdem kıssasından sonra anlatılan ilk kıssada İsrail oğulları için de “ihbitû mısra” ifadesi kullanılmaktadır. Acaba İsrail oğulları için bu ifade kullanılırken “gökten şehre inin mi” denmek isteniyor? Elbette ki hayır, bu kastedilmiyor. Çölde özgür yaşıyorlardı ve bir emek harcamadan men ile selva (bıldırcın ile kudret helvası) önlerine geliyordu. Ama onlar özgürlükten feragat ederek tek çeşit yiyeceğe tahammül edemediklerini; bakla, salatalık, sarımsak, soğan ve mercimek gibi yiyeceklere hasret kaldıklarını söylediler. Oysa bu yiyecekleri ancak emekleriyle başkalarının tarlalarında çalışıp elde edebilirlerdi. Böylece başkalarının boyunduruğu altına girecek; mevcut özgürlüklerini yitirme zorunda kalacaklardı.

İşte bu sebeple onlara “ihbitû” denildi. Kelimeyle kastedilen yukarıdan aşağıya inmek değil, daha düşük bir hayata alçalmaktır.  

Dikkat ederseniz Hz. Âdem’in bahçede/cennette yaşadığı hayat tarzı ile İsrail oğullarının çölde yaşadıkları hayat tarzı bir birine benzediği gibi Âdem’in bahçeden kovulduktan sonraki hayatıyla İsrail oğullarının şehre indiklerinden sonraki hayatları biri biriyle tam uyum içerisindedir.  

Âdem’e secde etmeyip emri yerine getirmemek için inat eden şeytanın o bahçeden/cennetten kovulması hakkında genelde uhruc/çık ifadesi kullanılırken bir ayette “ıhbıt” kelimesi kullanılmış ve ardından “senin orada büyüklenmeye hakkın yok” denmiştir. Aslında buradaki kullanışla da “ıhbıt” kelimesi, 'alçakça bir hayata alçal' anlamında kullanılmıştır.

Yüce Allah henüz Âdem’i yaratmazdan önce meleklere yeryüzünde onu yaratacağını söylemiştir. Yani Âdem yeryüzünde yaratılmıştır ve Kur’an’ın hiçbir ayetinde işaret şeklinde de olsa göklerde bulunan bir cennete yükseltildiğine dair bir ifade yoktur.

Âdem’in cennetinin gökte olduğunu söyleyenler, daha önce cennetten kovulan şeytanın oraya nasıl ulaşıp Âdemle Havva’yı kandırdığına dair zorlanır birtakım mizansenler uydururlar. Eğer Âdem yeryüzünde bir bahçede yaşıyor idiyse bu tür zorlanmalara da ihtiyaç kalmaz.

(Gerek Âdem’in cenneti ve gerek İsrail oğullarının sözü edilen kıssaları için daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyen “Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri” isimli tefsirimize bakabilir).   

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Safa 2017-04-02 09:16:49

Dinihaberler ne kadar islamoglu fikrinde olanlar varsa onların düşüncelerini yayınlayıp reklamlarını yapma birde ummetin bu gibi adlı astarı olmayan fikri bozuk kafası bozuk insanları çıkartıp karıştırma amacın ne ise şöyle yok böyle olabilir le uğraşma 1.500 YILLIK ıslam anlayışı içerisinde bu gibi hoca dedikleriniz mi akıllı bunlar mi çözdü bu konuları vazgeçin su aşırı akılcı anlayislardan akıl var ama sizinki fazla adamı dindende eder.vesselam

Avatar
No name 2017-04-01 19:55:48

Peki bay Einstein,madem cennetten huruç yok şeytan niye çıktı?Madem cennette kerahet yok,ceza yok şeytan nasıl asi oldu da cezalandırıldı.Allahın şeytanı çıkardığını kabul edip aynı tezle Adem ve Havva'yı çıkarmasına karşı çıkmak basit bi akıl tutulmasıdır.Kelimelere mana yükleyerek muradı ilahi anlaşılmaz.

Misafir Avatar
mehmet kazdal 2017-04-12 20:49:55 @No name

önce ismini yaz şahsiyetinden mi utanıyorsun

Beğenmedim! (2)
Avatar
Abdullah 2017-04-02 08:58:44

İslamoğlu bunu daha õnceden sõylüyordu.ama sitenizde bazı çevreler de Mustafa,yı afaroz etiğinizden dolayı başkaları konuşunca doğru oluyor.adam uydurmaların hepsini ortaya döküyor delilleriyle.biz araştırıp gerçeği bulma yerine Adana söylemediğini kalmıyor

Avatar
Vaiz Bakkal 2017-03-27 14:39:29

acaba bu cennet yeryüzündeki cennetlerden biri mi idi? böyle zannedenler olmuştur. "filistin'de yahut fâris ile kirmân arasında bir cennet idi. i̇nişi de oradan hindistan'a nakliydi." denilmiştir. fakat bunlar şöyle bir istidlâl ile söylenmiştir: çünkü âdem'in yaratılışı yeryüzünde olduğunda ittifak vardır ve bu kıssada semaya yükselmesi zikredilmemiştir. olsa idi öncelikle hatırlatılırdı. bir de cennet-i huld (ebedi cennet) olsaydı, çıkılmaz ve şeytan oraya giremezdi. fakat bu tahmin, göründüğü kadar makul ve tabii değildir. âdem'in yeryüzüne inişi, yeryüzünde ortaya çıkması, akıl ve nakle daha uygundur. huld cennetine devamlı oturmak için girmekle, misafir olarak girmek arasında da fark vardır. şu halde "cennet", ahirette müminlerin varacağı sevap evidir ki, şimdi mevcut, fakat dünyada görüşten gizlenmiştir. ve "cennet" denilince kur'ân dilinde bilinen budur.(elmalılı tefsiri bakara:35)

Avatar
pirifani 2017-04-02 09:49:34

israiliyatin muslumanlar uzerindeki etkisini yikmak kolay olmayacak. bircok kuran kissasinin israiliyatla anlasilmaya calisilmasi hatta bazi muslumanlar daha da ileri giderek israiliyat uydurmasi ve bu uydurmacilara buyuk Allah dostu buyuk alim ehli sunnet alimi demelerinin ummeti getirdigi durum ortada. insanlar yuzyillar boyu envarul asikin tarzi kitaplardan okuduklarini islam zanndince bu hurafelerden ve bidatlerden kurtulmalari kolay olmuyor olmayacak. sayin simsegi elestirenler hazreti adem konusunda yazilmis arastirmalara baksinlar. son donemde yazilan ciddi peygamberler tarihi eserlerine baksinlar. israiliyatla ilgili eserlere baksinlar. muslumanlarin din diye bildikleri bircok seyin dinle ilgisi olmadigini gorurler. gazali gibi buyuk isimlerin kitablarinda dahi bolca israiliyat ve uydurma var.

Avatar
müezzin 2017-04-10 23:05:05

sayın dini haberler yetkilileri,bu ve bunun gibi bol bol israiliyat dolu dalavereleri yayınlamanız çok isabetli,,,biz bunları söylemekten dilimizde tüy bitti ama malesef yerleşmiş fikirleri değiştirmek kolay değil,,hz ademin yaratılışı,cennet ve cehennem hz isanın tekrar zuhuru vs ile ilgili bütün dalaverelerle ilgili yazı yayınlamanızı istiyoruz,,,yok islamoğlucu yok yaşar nurici yok bilmem neci yaftalarını genelde cahil,kitaptan ilimden vede bilimden haberi olmayan şimdiye kadar duyduklarını ezberlemiş kişiler ancak yapar..vesselam..

Avatar
Şirvan 2017-04-01 21:42:36

Yahu bu dini haberi seviyorum sık takip ediyom ama bazen sizi anlamiyom. Ne kadar fikri bozuk ulemaya muhalefet eden Prof .bilmem hoca varsa onları yayınliyorsunuz.
ADMİNİN YORUMU: KİMMİŞ O ULEMA ADINI VERSEN DE YAYINLASAK. GERİZEKALI, BU YAZIDA YANLIŞ NE ONU SÖYLE DE BİLELİM. SENİN O ULEMA DEDİKLERİN DEĞİL Mİ ÜMMETİ BÖLÜP HAÇLININ EMRİNE AMADE EDEN. İYİ ARAŞTIR SENİN ULEMALARIN FETO GİBİ HAÇLI BATININ GÖNDERDİĞİ PAPAZ ÇIKMASIN. MALUM OSMANLIYI YIKMAK İÇİN BATI 10 BİN CİVARINDA İSLAM EĞİTİMİ ALMIŞ PAPAZ GÖNDERDİ. SENCE NEREDE OLABİLİR O PAPAZLAR

Avatar
Abdulkadir. 2017-04-02 10:49:15

bu fikir doğrudur lakin yeni bir fikir değildir,ahmed hulusi̇ hz ademle havvanin olaylarinin gökteki̇ cennette deği̇l yeryüzünde geçti̇ği̇ni̇ 80 li̇ yillarda yazdığı bir kitabında daha geni̇ş açiklamiş.yasak meyvanında ne olduğun açıklamış,şahsen ben çok mantıklı buldum.