İstanbul Gündemi

Bu günlerin İstanbul, hatta ülke gündeminde, Belediye Başkanı Kadir Topbaş Beyefendi’nin görevini bırakması ve makamından ayrılması var.

Evet, gündemde, “İstanbul emanet bir şehir ve bizler emanetin ne olduğunu bilenlerdeniz,” diyen Kadir Abimiz var.

Gündemde: “ Çocuklarımızı hırsız gibi sevdik, evlerimize hırsız gibi girdik….Ama görevimizi asla aksatmadık. Hata yapmamaya özen gösterdik…Hata ile ihanetin birbirine karıştırılmaması gerekir.…” diyen Kadir Abimiz…

“Bizim emelimiz, hayırla yadedilmekti..Bizi tanıyanlar, “Kadir Abi” dediler bize. Ve biz İstanbul’a 105 katrilyon yatırım yapan borçsuz bir belediye bırakıyoruz,” diyen Kadir Abimiz gündemde..

Kıymetli okuyucu! Hatasıyla sevabıyla 2004 yılından beri bu şehre hizmet eden sabık Başkan’a bundan böyle başarılar, sağlık ve esenlikler dilerken, 29.06.2017’de kendilerine gönderdiğim bir mektubu sizlerle paylaşmak istedim..

Mektubun Özeti

Selam ve başarı dileklerimden sonra özetle dedim ki:

Bu fakir, müteharrik değil; mütekait bir öğretmen emeklisiyim. Zaman zaman (…..) sosyal paylaşım sitelerinde yazıyorum. İki yıl önceki bir yazımı size gönderecektim, ama mail adresinizi kaybettim. Hatırlarsanız geçen gün, (…..) Vakfındaki bayramlaşmada tekrar aldım.

(………………………………………………….)  Bir gün, bazı dostlarla sohbet ederken sizleri HALKIN ÇOCUKLARI olarak nitelediğimde orada bulunan sade bir vatandaş söz aldı ve ilginç bir cevap verdi.

“Sizin sözünü ettiğiniz o HALKIN ÇOCUKLARI, YALINAYAKLARI peşlerine takarak mahalli idareleri ve genel yönetimi kazandılar. Ama artık şimdi garib-ü gurabayı, fakir-ü fukarayı unuttular,” dedi ve daha ilginç bir cümle ekledi:

 “Ne yazık ki, HALKIN ÇOCUKLARI iktidarının altını oyuyorlar; savaşmadan ganimet peşinde koşan bazı aç gözlü menfaatperestler…”

Ve sustum, hiçbir cevap veremedim..

Allah, bu ülkede (……) Size de yıllardır Şehri Emin sıfatıyla bir makamda oturmayı bahşeyledi. İstanbul’a yaptığınız büyük hizmetler saymakla bitmez. Onları, Hâlık bildiği gibi, balıklar da biliyor ve takdir ediyor. Büyük problemlerle uğraşırken belki küçükleri göremeyebilirsiniz diye,  aşağıdaki hususları size ulaştırmak istedim.

Sosyal Tesisler

İki yıl önce Kütahya’nın bir ilçesinde üç çay, kaşarlı bir tost ve birkaç saat otopark ücreti olarak toplam 3 TL (ÜÇ LİRA) ödedim. ( Kira ve vergi ödeyen bu çayhanelerde Çay 30. Kuruş idi. Üç çay 90 kuruş, ama vatandaş bir lira atıp gidiyordu.) Bir ay sonra İstanbul’da, bu hizmetin karşılığında, yani üç çay, bir tost ve iki buçuk saat otopark (İSPARK) ücreti karşılığında 22 buçuk Tl. ödedim. Hem de bir belediyenin sosyal tesisinde ödedim. Taşrada üç liraya aldığımız bir hizmeti, burada yüzde yüz zamlı olarak değil; tam 22 buçuk liraya aldık

Sayın Başkanım.

Rahmet Ayında Soy-Sallar

Bu ramazan bayramında, deniz manzaralı beş yıldızlı özel bir otelden iftar yemeği için mesaj geldi telefonuma. Baktım ki, onların verdiği fiyatı, belediyenizin BELTUR’u çoook, çok aşmış. Bunun üzerine sosyal paylaşım sayfamdan asgari ücretliler için, biraz da ironi yaparak şu başlıkla bir paylaşım yaptım:

HESAPLI İFTARA DAVETLİSİNİZ

“Asgari ücretle geçinmeye çalışanları ilgilendiren bir konuyu paylaşmak istedim. Bir mesaj geldi. Şöyle diyor

“….gölkenarı manzaramız ile sınırsız iftar menümüz siz degerli misafirlerimiz icin 74 yerine, ilk 5gün 58 tl.”

Bir de, İstanbul belediyelerimizin SOSYAL (!) Tesislerinde İftar menüleri var.

Meselâ mı??

Meselâ, Gülhane Parkı Beltur tesislerinde, karga seslerinin arasındabir iftar yemeği tam 80 Tl.idi

 Meselâ, Fatih Belediyesinin ÇATLADIKAPI SOY-SAL tesislerinde deniz manzarası ikramıyla birlikte iki yıl önce 35 TL olan fiyatlar, bu sene (2017) 45 Tl. olmuş.

1400 küsur Tl ücret alan iki çocuklu bir asgari ücretli, şu rahmet ve bereket ayında bir iftar yapabilmek için en az 180 veya 340 tl. ayırıp, belediyelerin sosyal tesislerinde, ailecek çok hesaplı (!) bir iftar yapabilir.

Asgari ücretli dostlara duyurulur.

Bir bardak çayı vatandaşa, 2 veya 2 buçuk Tl’ye ikram eden soysal tesis yetkililerine de ayrıca teşekkür etmek gerekir, değil mi (!)?? Sosyal hizmet işte böyle yapılır (!)

Muhterem Başkanım, “bunlar tali ve küçük meseleler denilebilir.” Ama acizane bendeniz, son seçimlerdeki İstanbul rakamlarında bu tali meselelerin etkili olduğu kanaatındayım.

Bu SOSYAL TESİSLER konusunu ve bunlarla bağlantılı olarak parka dönüştürülen cami ve medrese yerleri konusunu 2013 yılında yazmışım. O yazıyı sizinle de paylaşmaktan mutlu olurum doğrusu. Linkini veriyorum. Lütfeder, okur ve gereğini icraya koyarsanız, Allah razı olsun derim.

Selam ve sonsuz kalbi muhabbetlerimle..”

Bayramda Kese Bedava

 Bu yazım, Sayın Başkan’a ulaştı mı bilmiyorum. Ama Kurban Bayramında gönderseydim şu paylaşımımı da eklerdim.

“Dostlar! Kent hayatının gürültüsünden, sosyal yapısı ve ekonomik sıkıntısından bıkmış olanlar için bizim taşra hayatından bir kesit paylaşmak istiyorum sizlerle.

  Etrafı dağlarla çevrili bir ova ve ortasında kaplıca tesislerini düşünün. Bir sabah, bu tesisteki üstü kubbeli umumi hamama gitmek istediniz.  İşletmecinin getirdiği peştemali örtünüp 35 - 40 m. karelik havuzun kapısından içeri girdiniz. Duş alıp yavaşça havuza daldınız. Arslanağzından şarıl şarıl akan sıcak suyun altına gelip ona sırtınızı ve iki omuzunuzu bir süre masaj yaptırdınız. Daha sonra havuza açılan ve aynı anda on -onbeş kişinin yıkanabildiği kurnalı salonun kapısından içeri girdiniz. Kimi sabunlanıyor, kimi keseleniyor. Bir vatandaşın sırtını keseleyene tebessüm ederek soruyorsunuz latife olarak: "Bu hamamda keselenmek ücretli midir?))))" "Yok yok. Bugün Arife. Yarın bayram. Onun için kese de bedava hocam.." cevabını alıyorsunuz. Evet, burada bedava keseleniyor ve güzelce yıkanıp çıkıyorsunuz. İşletmeci havlu ve çayınızı takdim edip sıhhatler olsun temennisinde bulunuyor. Ama biraz sonra banyodan çıkarken BÜYÜK BİR ÜCRET(!) ödüyorsunuz. Kaç lira mı??? İstanbul Belediyesi'nin sosyal tesislerinde içtiğimiz BİR BARDAK ÇAY parası. Yani tam İkİ BUÇUK TÜRK lirası. Üstelik keselenmek bedava olduğu gibi çay da bedava, nefis bir tabiat manzarası ve yeşil dokuyu seyretmek de bedava, sessiz bir ortamda kuşların şarkılarını dinlemek de bedava… İşte taşradaki belediyecilik anlayışı bu….”

Velhasıl

“Bazen dost acı söylermiş,” derler ya.

Bendeniz de, İlgililere buradan sesimi duyurmak istiyorum; gerek seçilmiş, gerek atanmış ilgililere.

“Hayrunnas men yenfeuhüm” yani “İnsanların en hayırlısı onlara faydalı olandır” mealindeki hadisi kendilerine ilke edinerek ; “Halka hizmet, Hak’ka hizmettir” diyenlere…

Vatan, millet, Sakarya aşkıyla yola çıkıp da “M.L.S” (Melisa) çayını içmeyenlere; yani Makam ve dolgun maaşı, Lojman ve Sekreteryayı görüp de sarhoş olmayanlara…

Yukarıda yazdıklarım benim gözlemlerimdir. Yanıldığım yerler var mıdır, bilmiyorum.

Ama söylediklerimin tarafınızdan duyulmasını ve bir an önce bu sosyal tesislerin ilk açıldığı günlerdeki gibi cazip hale dönüştürülmesini istiyorum bir seçmen olarak.

Aksi takdirde ben, bu tesislerin adını “Belediyelerin SOY-SAL Tesisleri” olarak ..

adlandırmayı düşünüyorum kendimce….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.