İmam olan kişi, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in makamı olan mihraba geçerek Müslümanlara namaz kıldırmanın yanı sıra yine Hz. Muhammed (s.a.v.)in makamı olan minbere çıkarak din kardeşlerine hitaben salavat, tespih, dua ve nasihatten oluşan haftalık hutbeyi irad eder.
Ayrıca Hz. Peygamber’in tebliğ sıfatının bir yansıması olarak her gün irşat hizmetini yürütür.
 
Mihrap ve minberde görev ifa edip irşat hizmetinde bulunmak, bir fani için, ulaşılabilecek en önemli makamlardandır.
 
Cemaat, ön safta ve imamın arkasında namaza durup daha çok sevap kazanmak için yarışırken, İmam, sürekli en önde, mihrapta imam olarak bulunur.
 
Mihrap, sözlük anlamı itibarıyla; Baş köşe, Harp edilen yer, harp eden cengaver ve bahadır anlamlarına gelir. İmam, mihraba geçerek şeytanla, şeytani düşüncelerle ve nefs-i emmare ile, Allah için savaşmak üzere cemaate önderlik yapar. Ne mutlu, görevinin bilincinde olan bu önderlere!..
 
İmamlık görevi, uzun mesaisi ve ana görev dışında kalan bir takım işleri yapma mecburiyeti nedeniyle, oldukça zor bir mesai gerektirir. İmam, neredeyse 24 saat esasına göre çalışır. Bir camide görevli müezzin yoksa, camiyi açma, kapatma, temizleme ve müezzinlik görevini de imam yapar.
 
Yazının bu bölümünde şu soruya cevap aramalıyız:
 
İdeal Bir İmam Hangi Özelliklere Sahip Olmalıdır?
 
İdeal imamda bulunması gereken özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
 
  1. Esnaflık gibi para getiren ek bir iş ile uğraşmaz. Bunu, kanunen yasak olmasından çok, asıl görevini verimli bir şekilde yapmasına engel olacağı için yapmaz. Gereğinden fazla borçlanmaz. Alış veriş yaparken çok indirim beklentisi içine girmez. Camide toplanan yardımlara, az da olsa, katkıda bulunur. Cemaatiyle sohbet ederken geçim darlığından ve maaşının azlığından şikâyet etmez.
 
  2.Namaz vakitlerinden önce ve sonra ya Kur’an okur veya irşat hizmetini ifa eder. Günün belli bir bölümünde, istekli olanlara Kur’an okumayı öğretir.
 
  3.Cemaatinden ve cemaatinin yakınlarından hasta olanları ziyaret eder.
 
  4.Davetli olduğu düğün, ad koyma ve sünnet merasimlerine katılır. Toplu yemek ikramları sırasında fazla iştahlıymış gibi davranmaz; sünnete uyarak tam doymadan yemeye son verir. Ad koyma ve dini nikâh karşılığında hiçbir maddi ücret almaz.
 
  5.Resmi nikâhı bulunmayanların, dini nikâhlarını kıymaz.
 
  6.Dört mezhebin ruhsatlarına göre değil, azimetlerine göre abdest alır. Üstü başı temiz ve bakımlıdır. Varsa, sakalı sünnete uygundur.
 
  7.Başta müezziniyle, cemaatiyle, akrabalarıyla, komşularıyla ve bağlı bulunduğu müftülük görevlileriyle iyi geçinir. Cemaatinden küs olanları barıştırmak için gerekli gayreti gösterir.
 
  8.Cemaati içinde birbirleriyle iyi geçinemeyen, geçmişe dayalı olarak aralarında husumet bulunan taraflardan biriyle, öteki tarafı kıskandıracak şekilde, samimi olmaz. Her iki tarafla dengeli ve tutarlı ilişkiler kurar.
 
  9.Cemaatiyle siyasi ve ideolojik tartışmalara girmez; onlara sadece İslam Dininin emir ve yasakları ile güzel ahlakını anlatır. İmam, dini konularda, “Şüphesiz alimler, nebilerin varisleridir” (Tirmizi, İlim-19) hadisi uyarınca, Resulullah (s.a.v.)’den miras kalan bilgileri aktarır.
 
  10.Vaaz ve hutbelerinde, cemaatinin işleri ve sosyal konumları nedeniyle ihtiyaç duyacağı bilgilere de yer verir. Ancak vaaz ve hutbe sırasında, cemaatinden bazı kişilerin özel kusurlarına atıfta bulunuyormuş gibi konuşmaz. Yanlışların yanlış olduğunu anlatır; fakat yanlışları nedeniyle kimseyi rencide etme niyeti taşımaz.
 
  11.Cami cemaatini, cami kuralları/adabı konusunda incitmeden eğitir.
 
  12.Çocukların ve gençlerin camiye devamlarını sağlamak için, ailelerle iş birliği yaparak özel gayret sarf eder.
 
  13.İstekli kadınların camiye devam etmeleri için gerekli imkanları/fiziki şartları hazırlar.
 
  14.Kur’an-ı Kerim’i tecvit kurallarına ve meharic-i hurufa riayet ederek okurken, kendisinin ne kadar güzel kıraat ettiğini değil, Kur’an kıraatinin ne kadar güzel ve etkileyici olduğun hissettirmeye çalışır.
 
  15.Namaz kılarken ve kıldırırken tadil-i erkâna riayet eder. Aceleci davranmaz. Kıraatin uzunluğunu cemaatinin yaş, iş ve sabır durumuna göre ayalar. Namazın sonunda cemaate dönüp yeniden oturmak için önce ayağa kalkar, oturduğu yerden dönmez.
 
  16.Çok genç de olsa, her yaştaki insandan gördüğü saygının şahsından ziyade görevine ve bilgisine gösterildiğini bilir; gurura kapılmaz, daima mütevazi olur.
 
  17.Camiye bağlıdır, cemaatten önce camiye gelir, cemaatle birlikte camiden ayrılmaz, daha sonra ayrılır.
 
  18.Cuma ve bayram namazı gibi kalabalık cemaat beklenen vakitler için özel tedbirler alır.
 
  19. Cemaatin az olduğu vakitlerde ses cihazını kullanmaz. Caminin ses cihazı verimlidir, parazit yapmaz.
 
  20.İrşat hizmeti ile Kur’an öğretme hizmetini ciddiye alır.
 
  21.Birkaç yıl aynı camide görev yapan imam, cemaatinin arasından üç beş kişiyi imamlık ve müezzinlik yapacak şekilde yetiştirir. İstenmeyen bir nedenle kendisi göreve gelemediğinde, imamlık ve müezzinlik hizmeti aksamaz.
 
  22. Caminin yapısı müsaitse ve ihtiyaç varsa engellilerin camiye giriş çıkışları ve namaza katılmaları için imkân sağlar.
 
  23. Hem dini bilgisi hem de genel kültürü geniştir. Okumakta olduğu kitap bitince yeni bir kitap okumaya başlar.
 
Son söz olarak şunu söyleyeyim: Kuşkusuz imamlar, dini hayatımıza büyük katkılarda bulunmaktadırlar. Allah, bütün cami görevlilerinin hizmetlerini kabul etsin.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.