Yazımın başlığından da anlaşılacağı gibi bazı olumsuz gelişmeleri, kimseyi incitmeden, kul hakkına girmeden vaki olumsuzlukların bertaraf edilmesine katkı yapmak için yazmak istiyorum.
 
Halen bir ilçede müftülük yapan samimi gayretli bir arkadaşım var. Halen ama aile görüşürüz. Kendisi sıkıntılı günlerinde deşarj olmak için bazı kurum içi sorunlarını benimle paylaşır. Diyanet’in itibarı konusunda hassas olduğundan paylaşımlarının fazla duyulmasını istemez. Ben de kendisinden duyduğum hususları kaleme alıp onayını da aldıktan sonra burada sizinle paylaşmak istiyorum. Yararlı olacağını umut ederim. Arkadaşım şöyle diyor:
 
Yurt dışı dönüşü tecrübeli bir müftü ağabeyle bildiği boş ilçeler hakkında konuşurken, nereyi sorsam, “Orası mı? Ooo çok iyi valla, oraya gidersen o bölgenin kralı sensin.” demişti. Kral benzetmesine çok şaşırmıştım. Bizden önceki nesil mesleğe böyle mi bakıyor yoksa diye düşünmeden edemedim. Eskiden öyle gibiydi ancak artık seviyeli bir beşeri münasebetin cari ve zaruri olduğu bir süreçte olduğumuzu düşünüyorum.
 
1. İlçe Müftüleri Kongresinde onlarca tekliften biri dikkatimi çekti. Müftülere de kaymakamlar gibi, protokol ve nezaket seminerleri verilmesi öneriliyordu. Bazı meslektaşlarımı ve hasseten il müftüsü ağabeylerimin tavırlarını gördükçe çok isabetli bir öneri olduğunu teslim ettim.
 
Bu güne kadar 5 ilçede 10 kaymakam 7 de il müftüsü ile çalıştım. Kaymakamlardan biri hariç kaba davranışlı birini görmedim. Kaymakam yönünden çok şanslı olduğumu söyleyebilirim. Her biri makamına vardığımda beni ayakta karşılar, ayrılırken de ya kapıya kadar yada makamın orta yerine kadar uğurlar. İl müftülerime gelinde yedisinden üçünü hayırla anabilirim. Biri hakkında Diyanet gereğini yaptı zaten. Birinin onlarca yanlış işi aşikar olduğu halde Başkanlık neden emekliliğine kadar tahammül etti, bilemiyorum. Biri de, kaymakamlara mesleğin başında verilen protokol ve nezaket kursunun Başkanlıkça da düzenlenmesi halinde ilk etapta kursa alınması zaruri olan ağabeylerimizden.
 
Bir şahsı anlamak, bir sorunu çözmek ve en az sorunla işi sevk ve idare etmek için önce muhatabı dinlemek gerekir. İlk izlenimle kanaat sahibi olan, ardından hemen sigaya çeken, fırçalayan, muhataba açıklama fırsatı vermeyen, açıklamak için söz istediğinde, “sözümü kesme önce dinle” deyip çıkışan söyledikleri bittikten sonra da telefonu kapatan bir amirle uyum içinde çalışmak için kemalat sahibi ve ileri düzeyde sabır ehli olmak gerekir. (Müftü arkadaşımın sabrına ben de maşallah diyorum.)
 
Bir ilçe müftüsünün işine yetkili veya yetkisiz müdahale eden kişilere göz atacak olursak;
 
Kaymakam, ilçe müftüsünün yetkili birinci sicil amiridir. İktidar partisinin ilçe başkanı ve belediye başkanı da yetkisiz müdahillerdir. Eğer komşu ilçeye vekaleten görevlendirme olmuşsa yetkili ve yetkisiz müdahiller doğal olarak iki kat artar. Köy muhtarları da bir alem. Geçen dönem muhtar olan biri “Biz seçimle geliyoruz,siz ise atama” ile diyerek iki de bir bana üstünlük taslamaya çalışıyordu. Bu muhtar aynı şekilde ilçeye yeni atanan kaymakam adayına çıkışmış ve adamcağızı ağlatmış. Bu dönem seçilemediğini duyunca sevindim. Sendikaların bazı ile ve ilçelerdeki temsilcileri de sözde yeni ağababalarımız. Bazılarına elini veren kolunu kaptırır, yüz veremeyenin ise başı musibetten kurtulmaz.
 
Bir ilçe müftüsü, yukarıda saydığım yetkili ve yetkisiz müdahillerin yerli yersiz müdahalelerini mahirane bir manevra ile zararsız hale getirebilirse işte o zaman bihakkın müftülük yapmaya başlayabilir. Bir nevi yedi düvele karşı mücadele ederek başarı sağlayan meslektaşlarımızın çoğunlukla olduğuna kâniyim, başaramayanların ise bir şekilde bertaraf olduğunu üzülerek görüyoruz.
 
Denilir ki, hiç kimse sizin fırtınalı denizde büyük dalgalarla nasıl boğuştuğunuzu bilmez, gemiyi karaya sapasağlam çıkarıp çıkarmadığınıza bakar. Sayın müftülerim, haddim olmayarak ben de şunları söylemek istiyorum. Sözlerimi hariçten gazel okumak şeklinde de değerlendirebilirsiniz. Ayağımıza takılan çalılara aldırış etmeden hedefe kararlılıkla ilerlemeye çalışınız. Unutmayın, küçük ayrıntılara takılıp kaldığınızda en büyük kötülüğü kendinize, aile fertlerine ve yakın çevrenize yaparsınız. Bazıları bilerek yada bilmeden ilçe müftüsünü yedi kocalı hürmüz konumuna düşürmeye çalışabilir. Başta Diyanet olmak üzere bu millet ve ümmet hürmüzleri değil, yedi düvele karşı mücadele eden Yavuzların ve Kanunilerin yanında şeyhu’l-İslamlık yapanlar gibi olanları müftü olarak başında görmek ister vesselam.
 
Not: Ben bu sitede yaklaşık bir ay önce yazmaya başladım. Daha önce aynı adla sitede yazan şahısla isim benzerliğinden başka bir alakam yoktur. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.