İmamı Rabbani'yi eleştirenler Allah tarafından çarpılır!

İmamı Rabbani ile ilgili eleştirilerimiz sonrasında anladık ki İmamı Rabbani'nin peşinden gidenlerde ilmin zerresi yokmuş

İmamı Rabbani'yi eleştirenler Allah tarafından çarpılır!

İmamı Rabbani ile ilgili eleştirilerimiz sonrasında anladık ki İmamı Rabbani'nin peşinden gidenlerde ilmin zerresi yokmuş

16 Aralık 2016 Cuma 16:18
İmamı Rabbani'yi eleştirenler Allah tarafından çarpılır!
banner221

MAHMUT DENiZ / öZEL
DiNiHABERLER.COM


İmamı Rabbani’nin 13. Mektubunu irdelediğimiz ilk yazımızda Kur’an ve sünnete göre YANLIŞLARINI ortaya koyduk. Maalesef eline İmamı Rabbaninin eserini bir kez dahi alıp okumamış yüzlerce şahsiyetsiz alim (!) bize haddimizi bildirmeye kalkıştı. 

Cevaplar İmamı Rabbani’den aldıkları terbiyenin bir göstergesi olarak iftira, küfür, hakaret, tehdit ve aşağılamadan ibaret cümlelerdi. 

* Şia’ya karşı yaptığımız haberler sitede dururken “İrancı-Şii” olduk. 

* Fetullah Gülen hainine 15 Temmuz değil, 17-25 Aralık’ta değil, 17 Aralık’tan önce bu grubun sinsi bir haçlı batı oluşumu olduğu haberlerimize ve hakkımızda Feto haini ve avukatlarının açtığı 138 davaya ve bu davaları da sitede arayıp görme imkanı varken “FETÖ’cü” olduk.

* Bu güne kadar dört mezhebin ve ümmetin kabul ettiği alimlerin aksine hiçbir eleştirilecek haber yapmadığımız hatta mezhebi bozuk Süleymancılar haberinde olduğu gibi Cuma namazı konusunda dört mezhebin aksine hareket ettiklerini delilleriyle ortaya koymamıza rağmen “mezhepsiz” olduk.

* Abdülvehhabın ne adını andık sitede ne de kitaplarını dahi görmüş bilmiş değilken “Vehhabi” olduk. (La havle...)

* Bu arada medya maymunu olup bir elin beş parmağını geçmeyen birkaç ilahiyatçı ile kıyas edilip isimleriyle yaftalandık. O ilahiyatçıların adamı olmakla suçlandık. Bizi yaftaladıkları o ilahiyatçılara karşı en sert tepkiyi veren biz olmamıza ve ilgili ilahiyatçılarla ilgili karşı yazılarımız sitemizde dururken o ilahiyatçıların adıyla bir güzel suçlandık.

* Ne Kafirliğimiz ne Yahudiliğimiz ve ne de Hristiyanlığımız kaldı.

Aynı anda birbirine zıt hem İrancı hem de Vahhabi nasıl olabildik. Doğrusu bu çelişkiyi anlamakta güçlük çekiyoruz. Veya çoğunlukla Hanefi mezhebi üzere hareket eden hem FETÖ’cü hem de mezhepsiz nasıl olabildik?

Veya birbirine ezelden düşman olan Yahudi ve Hristiyan sıfatlarını aynı anda üzerimizde toplayanların delilleri nedir? Doğrusu anlayabilmiş değiliz.

İMAMI RABBANİ'NİN İZİNDEN GİDENLER İLİM SAHİBİ DEĞİL

Üzülerek belirtelim ki yazımıza şu ana kadar ilmi tek bir cevap gelmedi. Demek ki İmamı Rabbani’nin izinden gidenler ilim ehli olmaktan öte kuru kuruya yapıştığı yolun gerçekten hak mı batıl mı olduğunu bilmeyen cahil abidlerden oluşuyor.

Oysa Allah Resulü, “Şeytana karşı bir fıkıh alimi (yaptığı işin ayrıntılarını delilleriyle bilen) şeytana karşı bin abidden (yaptığı işin dini delillerini bilmeksizin ibadetle meşgul olan) üstündür” derken büyük bir gerçeği ifade etmiştir.

HATALI OLDUĞUMUZA DAİR TEK BİR YORUM GELMEDİ

Eleştirilerimiz karşısında, İmamı Rabbani’nin "müceddid, alim, mücahit, ehli beyt mensubu…” gibi nitelemelere sahip olduğu dışında eleştirilerimizde haksız olduğumuzu söyleyen tek bir yorumun dahi gelmemesi bizi oldukça mutlu etti.

Kimse kusura bakmasın! Beceriksizliği ile tanınan Bülent Ecevit’e kim ne kadar “Karaoğlan, kahraman, çalmadı, çırpmadı..” gibi sıfatlar yakıştırsa da hiçbir sıfat Ecevit’in beceriksizliğini iyi bir başbakan olmadığı gerçeğini örtemez. (toprağı bol olsun). Aynı şekilde İmam-ı Rabbani'ye üstün sıfatlar vermekle de İmam-ı Rabbani alim olmuş olmaz.

Dikkat edilirse İmamı Rabbani'nin dünya çapında ilmi kaynaklık özelliği yoktur. Kendini bilen ciddi bir ilim sahibi İmamı Rabbani'yi eserine ve konuşmasına kaynak gösterip kendini düşürmez. Mektubat, cahiller arasında ve daha çok cahil halkın alim bildiği tekke şeyhleri arasında müritleri ehlileştirip köleleştirme aracı olarak kullanıan bir kitaptır.


Hala aynı şeyi tekrar ederek diyoruz ki amacımız İmamı Rabbani’yi tahkir ve tezyif değildir. Amacımız okunan bir eserin doğruları ve yanlışları ile birlikte değerlendirilmeye alınması, adı milletin hafızasında ne kadar büyük bir yer tutarsa tutsun yanlış yapma ihtimalinin olduğunu göstermek ve Kur’an’ı en azından bir defa anlamıyla öğrenip sonra başka eserlerin okunması gerektiğine dair bir ikaz idi.

ALLAH VE RESULÜ’NÜN BUYRUKLARI DIŞINDA ELEŞTİRİYE AÇIK OLMAYAN HERŞEY PUTLAŞIR

Elbette bazılarının kafasında putlaştırılmış olan İmamı Rabbani figürünün yerle bir olduğunun farkındayız. 

Fakat değer verdiğimiz bir şeye karşı gelen eleştiri de Müslümanın tutumu, Yahudilerin Hz. İsa’ya karşı “Sen bizim beklediğimiz Peygamber değilsin. Bu nedenle sen ne dersen de seni dinlemeyeceğiz!” türünden itiraz etmek olmamalıdır. 

“Celâlim hakkı için Musa'ya o kitabı verdik, arkasından bir takım peygamberler de gönderdik, hele Meryem oğlu İsa'ya apaçık mucizeler verdik, onu Rûhu'l-Kudüs ile de destekledik. Size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle gelen her peygambere kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek, bir kısmını da öldürecek misiniz?” (Bakara Suresi 87.ayet)

MÜSLÜMAN KUR’AN VE SÜNNET İLE OLAYLARA YAKLAŞIR NEFSİ İLE DEĞİL

Müslüman hoşuna gitmeyen eleştirel bir yazı gördüğünde öncelikle itina ile o yazıyı okumalıdır. Kendisine o an Allah’ın bir şey ulaştırdığını veya göstermek istediğini düşünmelidir. Yazıyı veya eleştiriyi okuyup dinledikten sonra haklı veya haksız olacağı yerleri gözden geçirdikten sonra Kur’an ve Sünnet doğrultusunda yapacağı itirazları Müslüman bir şahsiyete yakışır edeple yapmalıdır. 

“Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O hâlde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur’an ile öğüt ver.” Kaf Suresi 45. Ayeti Kerime’de de buyrulduğu gibi ne olursa olsun Müslüman Kur’an ile öğüt verir; hakaret, iftira ve küfür ile değil.

İmamı Rabbaninin serdettiği görüşler İslam ile ilgili idi. Biz yanlışlarını kendimizce kısa ve öz olarak ele aldık ve ümmeti Muhammed’e “Lütfen her sakallıyı hacı, her Kur’an okuyanı hoca, her eser yazanı alim sanmayın!” türünden bir uyarıda bulunduk.

BİZ KİMSENİN DEĞİL ALLAH VE RESULÜ’NÜN SAFINDA YER ALDIK

Allah’ın ve Resulü’nün safında yer aldık. 

Bize sitem eden birileri dinihaberler Allah ve Resulü’nün yanında saf tutan tabu ve putların karşısında eğilmeyen hakkı haykıran bir site deyip destek vermek yerine yanlış yaptığını gördüğü halde İmamı Rabbani’nin yanında yer almayı marifet gördü.

İTHAM EDENLER KUR’AN VE SÜNNET DAİRESİNDE BİZE YOL GÖSTERMEKLE MÜKELLEFTİRLER

Eleştirmenlere ricamız lütfen yaptığımız eleştiriyi şahsınızın putlaştırdığı ve tapdığınız İmamı Rabbaninin sahte kimliği üzerinden değil, Kur’an ve Sünnete göre İmamı Rabbani’nin doğru; bizim de yanlış yaptığımızı ispat etmekle bizi tövbe istiğfara ve özre davet etmeleridir. 

Değilse Allah nezdinde ilmi açıklama yapmadığı halde bize, “Sapık, şii, vahhabi, mezhepsiz, kafir, Yahudi Hristiyan, FETÖ’cü…” gibi nitelemelerde bulunanların kul hakkına girmenin ötesinde Allah ve Resulü’ne harp açtığını bilmeleridir.

İlmi cevap verme kapasitesi olmayanların susması, hadlerini aşmalarından hiç yoktan iyidir.


Not: İlmi olmayan yorumlar yayımlanmayacaktır.

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 09.06.2017 17:27