Öne Çıkanlar diyanet dinihaberler kansız chp pasaport Hz. İbrahim
banner222

İmamı Rabbani’den Başka Bir Hezeyan: "Allah’ı kadın suretinde gördüm"
banner221

MAHMUT DENİZ / öZEL
DiNiHABERLER.COM

Dinihaberler.com olarak İmamı Rabbani dosyasını açmakla duygusal tepki veren bazı takipçilerimizin tarikat ve tasavvufa karşı olduğumuz gibi bir yaklaşımla eleştiriler yaptığını görüyoruz. Sitemizi takip edenler bilir ki bu site Allah’ın Kur’an’da seçip beğendiği İslam dinini, din olarak bilir. İslam’a inanmakla da yine Allah’ın verdiği Müslüman isminden onur duyar.


Dinihaberler ne İslam’ın ne de Müslüman isminin sağına soluna ve nede altına üstüne bir isim ilave etmeden davasına bağlıdır ve asla taviz vermez.

Dinihaberler.com’un yanında bir kimsenin değeri, İslam’a verdiği değer kadardır.

Sitemiz bu dine gönül veren herkesin yanındadır. Bu dini istismar eden her kim olursa olsun makamına ve mevkiine bakmadan çekinmeden en sert tepkiyi vermesini bilir.

Bu nedenle okuyucularımızdan istirhamımız kendi kendilerine duygusal tepkiler vererek bu siteyi ne İmamı Rabbani karşıtı ve ne de falanların silahşörü, tetikçisi gibi iftira babından nitelemelerde bulunmamalarıdır. Sitemizde arama yaptıkları takdirde eş değer gördükleri veya tetikçiliğini yaptığımızı düşündükleri kim varsa hatasının görüldüğü an bu sitenin kimsenin gözünün yaşına bakmadığını görebileceklerdir.

Bu sitenin dostu Allah, Resulü ve mü’minlerdir. Ön yargılı olmadan bu sitede yayınlanan yazıları okuyacak takipçilerimizin akıl yürütme, mantık kullanma, dost ve düşman tanıma, ilmi eserlere yaklaşımda eleştirel düşünce noktasında çok şey kazanacağına kimsenin şüphesi olmasın.

Dinihaberler.com haberciliğin yanında bir eğitim yuvası olarak hizmet verdiğini okuyucularımıza hatırlattıktan sonra İmamı Rabbani ile ilgili yazı dizimize devam ediyoruz.

***

İmamı Rabbani’nin en çok tartışılan mektuplarından biri de birinci mektubudur. Burada İmamı Rabbani Allah’ı, “kadın/kadın elbisesi/kadın organlarının her birinde gördüğünü söylemekle” tenkit edilir. Herne kadar sofiler buradaki kastın, kadın örtüsünün ihtişamını anlatmak sadedinde böyle bir tarifte bulunduğunu iddia etseler de bu tevilden başka bir şey değildir.

Çünkü tarikat ehlinin başkalarının sözlerine gelince sözün zahiriyle hükmedip acımadan tekfir etmeleri karşısında kendi mürşitlerini de aynı engizisyona tabi tutmak adaletin gereğidir. Başkasının sözlerine gelince zahiren değerlendirip kendi münasebetsizliklerine gelince zahiri bırakıp tevile başlamak adaletsizlik ve merhametsizlik olduğu kadar alçaklıktır da…

Biz de tarikat erbabının başkasına reva gördüğü şekilde zahiren olayı inceleyecek tevilde bulunmayacağız. Yani İmamı Rabbani’nin ne düşündüğü ve kastettiği ile değil ne dediği ile ilgileneceğiz.

İmamı Rabbani mektubuna şöyle deyip başlıyor: “Kullar içinde arz zirvesinden en uzakta olan kul Ahmet emr-i şerif gereğince haddini aşarak değişik bazı hallerini arz etmek ister. Yolda giderken(seyrü süluk) İsm-i zâhir’in tam olarak tecellisiyle müşerref oldum. Öyle ki teker teker her bir şeyde bana tecelli etti. Özellikle de kadınların elbiselerinde, hatta teker teker onların parçalarında (organlarında) tecelli etti. Sonunda anlatamayacağım bir tarzda bu taifeye (kadınlar) boyun eğer oldum. Bu boyun eğişe mecburdum. Orada başıma gelen bu olay başka bir yerde daha olmadı. O elbisede gördüğüm güzellikler ve incelikler bir başka yerde daha asla görünmedi. Tamamen eridim ve su gibi onların (kadınların) önlerinde aktım. Bu ism-i zâhir teker teker her yiyecek ve içecekte de bana tecelli etti. Lüks ve lezzetli yemeklerde olan güzellik ve albeni başkalarında yoktu. Bunun gibi farklılıklar tatlı suyla tuzlu arasındaki farklılık gibiydi. Hepsinde farklı olmakla birlikte her tatlı şeyde mükemmellik özelliklerinden bir parça vardır. Bu tecellinin detaylarını tam olarak anlatmak mümkün değildir. Bizimle beraber olmaya devam edersen anlatırım.”

Tecelli;sözlükte ortaya çıkma, görünme anlamına gelirken Sofiler arasında tecelli denildiğinde“Allah’ın tabiatta ve insanda görünmesi, belirmesi” anlamlarında kullanılır.
 
“İsmi Zahir” ise Kur’an ıstılahında, “Her şeyin üstünde zahir olan ve onların üstüne çıkan;varlığı apaçık görünen. Açık aşikar. Her yerde eserleri ve sanatlarıyla,tasarrufu ve gücüyle, azamet ve kibriyasıyla tecelli eden,apacık görünüp bilinen Allah” anlamına gelir.
 
ZAHİR İSMİ KARŞISINDA MÜSLÜMAN NASIL DAVRANMALI?
 
Bir insanın çevresinde olan biten varlıklara hayran hayran bakıp Allah’ın yaratılışındaki incelikleri düşünmesi Allah’ın Zahir isminin insanda karşılık bulmasından başka bir şey değildir. Allah’ın yarattığı varlıklar üzerinde düşünüp hayran hayran bakarak tefekkür etmek aynı zamanda en büyük ibadettir.
 
İnsanın yaratılmışlar karşısında İmamı Rabbani gibi saçmalayacağını çok iyi bilen Allah, yaratılan varlık üzerinde düşünürken insanın nasıl düşünmesini de şu ayetle adeta izah eder:
 
“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru" derler.” (Ali İmran Suresi, 191.ayet)
 
Allah’ın yarattığı varlıkların yaratılış inceliklerine nüfuz etmek, Allah’ın oraya tecelli etmesi değil Allah’ın kudretinin ve ilminin sınırlarını anlamak üzere insanda hayranlık içeren bir fikir, düşüncedir.
 
Allah birçok ayetinde yarattıkları üzerinde düşünülmesini emreder:
 
“Geceyi gündüzü, Güneş’i, Ay’ı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da Onun emrine boyun eğmiştir. Bunlarda, akıl edenler için dersler vardır.” (Nahl Suresi, 12.ayet)
 
“Gökleri ve yeri gerçekten Allah'ın yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi yok edip yepyeni bir halk getirir.” (İbrahim Suresi, 19.ayet)
 
Allah, yarattığı varlıklarlailgili olarak onlarca ayette, “yaratıcı, hükmedici, hikmet sahibi, rab ve yarattıklarına muhtaç olmadığını..” vurgular. Bu vurgunun en güçlü söylemi ise “Sübhan” ismidir. Yani Allah, asla ve asla yarattıklarına benzemez. Allah, yarattığının ne parçasıdır ne de yarattığının kendisidir.
 
ALLAH, YARATILIŞ AYETLERİYLE İMAMI RABBANİ VE İBNİ ARABİYİ YALANLAR
 
Açık açık ayetlerde yaratmaktan söz eden Allah, bu hitaplarıyla Muhyiddini Arabi’nin “vahdeti vücut” ile İmamı Rabbani’nin laf cambazlığı yaptığı, “vahdeti şuhut” âlemini kökten reddeder.
 
“O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir.” Bakara Suresi, 117.ayetinde de görüldüğü gibi Allah yaratıcı olarakyarattığı varlıklardan apayrı bir varlıktır. Ve “ol” deyince başka varlıklar yaratma güç ve kudretindedir.
 
Eşyadaki bu eşsiz sanatın nedenini ise Allah, bir tecelli değil birliğine giden yolda bir delil olarak ele alır:
 
“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır.” (Bakara Suresi, 164.ayet)
 
Bu açıklamalar ışığında gelelim İmamı Rabbani’nin Allah’ı; haşa kadın/kadının elbisesi/elbisenin tümparçaları veya kadının her bir uzvunda görmesi meselesine…
 
İmamı Rabbani’yi ilahlaştıranlara göre İmamı Rabbani burada kadın elbisesi/cilbab/çarşafın önemine vurgu yapmış, örtünmenin ne büyük bir nur olduğunu anlatmıştır.
 
Oysa gerçek bunun aksinedir. Sözden ilk anlaşılan İmamı Rabbani’nin Allah’ı kadın suretinde gördüğü şeklindedir. Bunu test etme babından herkes metnin sahibinin İmamı Rabbani olduğunu söylemeden gönderecekleri şahısların fikirlerini almaları durumunda “bu yazıyı yazanın Allah’ı kadının elbisesi/kadının kendisi/kadının uzuvları suretinde gördüğünü” anladığına bizzat şahit olacaktır.
 
İMAMI RABBANİ ALLAH’IN GÖRÜLMESİNİ KASTETMEKTEDİR
 
Gerçekte İmamı Rabbani’nin kastı da Allah’ın görünmesidir. Çünkü tecelli yukarıda da belirtiğimiz gibi tasavvufta Allah’ın görünmesi noktasında kullanılan bir kelimedir. Hem her tarafa mektup yazacak kadar vakti olan ve kalbi İslam için çarpan bir insanın kadının elbisesinin eşsizliğini anlatacak başka kelimeler bulamaması imkansız gibi bir şey.
 
Sofiler Mektubatı, Kur’an’a eş değer bir kitap olarak gördükleri için tecelli kelimesinin Kur’an’da kullanılış şekline de bakmakta fayda var.
 
Hz. Musa (as)’ın Allah’ı görmek istemesi ile ilgili olarak Araf Suresi 143.ayet konuyu şöyle özetler:
“Ne zaman ki, Musa, mikatımıza geldi, Rabbi ona kelâmıyla ihsanda bulundu. "Ey Rabbim, göster bana kendini de bakayım sana." dedi. Rabbi ona buyurdu ki; "Beni katiyyen göremezsin ve lâkin dağa bak, eğer o yerinde durabilirse, sonra sen de beni göreceksin." Daha sonra Ayılıp kendine gelince, "Sen sübhansın", "tevbe ettim, sana döndüm ve ben inananların ilkiyim," dedi."
 
Ayet, "1- Allah’ı görmenin imkansızlığını, 2- Bırakın Allah’ın kendisini görmeyi gözlerin onun varlığının tecellisine dahi tahammülsüz olduğunu. 3- Allah’ın, kendisinin görülmesi şeklinde bir istekte bulunmaktan kullarını men ettiğini anlatmaktadır.
 
İMAMI RABBANİ BU SÖZLERİYLE KÜFÜR SERDETMEKTEDİR
 
Bu ayet bağlamında İmamı Rabbani’nin sözlerine bakacak olursak;

  •  İmamı Rabbani’nin Allah’ı görmesi imkansızdır.  Hz. Musa(as)'a görünmeyen Allah, o an bir dağa bilemediğimiz bir şekilde tecelli etmiş ve dağ paramparça olmuştur. HER NE KADAR TASAVVUFTA TECELLİ ALLAH'IN GÖRÜLMESİ OLARAK ANLAŞILMIŞ İSE DE BİZ İYİ NİYETLE YAKLAŞIP İMAMI RABBANİ'NİN ALLAH'IN GÖRDÜĞÜNÜ DEĞİL DE ALLAH'IN TECELLİ ETTİĞİNİ GÖRDÜĞÜNÜ VARSAYMIŞ OLSAK DAHİ BURADA İMAMI RABBANİNİN YALAN SÖYLEDİĞİ ORTAYA ÇIKMAKTADIR. Çünkü Musa (as)'ın isteği üzerine Allah'ın genel geçer bir şekilde o anlık bir tecellisi gerçekleşmektedir. Allah'ın tecelli etmesi, Musa (as)'a mahsus özel bir durumdur, mucizedir.

  • Allah yarattığı eşyaya benzemeyeceğini söyledikten sonra Allah’ı kadına/kadın elbisesine benzetmek veya o surette göründüğünü VEYA tecelli ettiğini iddia etmek ayete göre küfürdür.

 

  • Allah “yarattım” demekte iken Allah’ı eşya ile bir tutmak en ufak tabirle cehalettir. Ayetler bağlamında bu söylem ele alınınca bu söz, küfürdür.

 
Nasıl bir müteahhit yaptığı binaya, bir marangoz yaptığı masaya, bir imalatçı yaptığı esere benzemezse bir eserden yola çıkarak o eseri yapan ustanın da zatına çıkarımda bulunmak aklen imkansızdır, boştur. Olsa olsa esere bakarak ustanın kalitesine, ilmine çıkarımda bulunulabilir ki Allah’ın yarattıklarına bakmakla ancak ayetlerde buyrulduğu gibi Allah’ın zatından öte ilmi, kudreti ve iradesinin eşsizliğini bilmeye varılır.
 

  • Allah’ın tecelli ettiği dağ dahi yerle bir olup parçalanırken İmamı Rabbani’nin tecelligahı olan kadın/kadın elbisesi/kadın uzuvlarının da dünden paramparça olması gerekirdi ki bu da dünyada tüm kadınların/elbise ve uzuvlarının parçalanması anlamına gelirdi. Bu noktadan bakıldığında İmamı Rabbani’nin ve tüm insanlığın kadınsız kalma/kadınlarında tecelli sonrası elbiseleri parçalanacağına göre çıplak kalma durumu dahi söz konusu olabilirdi. Aynı şekilde İmamı Rabbani’nin her çiçek, içecek, yiyecek ve cismde Allah’ın  tecelli ettiğini söylemesi de başlı başına yalandır, hayal ürünüdür, münasebetsizliktir. Çünkü Allah’ın tecelli etmesi durumunda maddenin dağ gibi paramparça olması durumunda ortada ne evren ne de imamı Rabbani’nin kalması söz konusu olabilirdi.

 

  • Araf Suresi 143.ayetinedikkatle incelenecek olursa Allah, yaratma ile yarattığı varlığa tecelli etmeyi ayrı bağlamda değerlendirmektedir. Ğaybi bir mesele olduğu için biz İmamı Rabbani gibi haddimizi aşmayıp işi burada bırakıyoruz.

 "Onun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir." (Şuara Suresi, 11.ayet)

"Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir." (İhlas Suresi, 4.ayet) 


Peki İmamı Rabbani bu benzetmeyi neden yaptı? Neden bu denli patavatsız ve izahlarında haddi aşar bir şekilde cesur?
 
Birinci nedeni, Kur’an’sız yol almanın sonucu olarak tevhitten sapmıştır. İkincisi ise İmamı Rabbani iyi bir taklitçidir. Kadın meselesi aynı şekilde Füsusul Hikem’de ibni Arabice de aynen dile getirilir. Oluşan atalar dini içinde bu zevat dini mürşitlerinin anlatılarından ibaret görünce bu şekilde benzetmeleri, uçmaları, kaçmaları haliyle marifet biliyor.
 
Aynı şekilde İmamı Rabbani taklitçileri de İmamı Rabbani gibi aklını kullanmayan Kur’an ve Sünnetten kopuk insanlardır. Bu nedenle okumak, anlamak, tartışmak yerine tıpkı müşrikler gibi saldırmayı marifet bilirler.
 
SON BASKILARDA BU BÖLÜMKİTAPLARDAN SİLİNMİŞ BİR ŞEKİLDE BASILMIŞTIR
 
Dikkat çekici bir başka yön ise Hakikat Kitabevi Yayınları arasında çıkan Hüseyin Hilmi Işık’a ait tercümenin 2014 Mayıs baskısında yukarıda alıntıladığımız bölümün çıkarılmış olmasıdır. Bu eser üzerinde oynama dahi gösteriyor İmamı Rabbani burada Allah’ı kadın suretinde görmektedir ve eser tercüme sahipleri yaşadıkları sıkıntı nedeniyle telif haklarına aykırı bir şekilde ilgili bölümü kitaptan çıkarma gereği duymaktadırlar.
 
İşte o çıkarılan şekliyle Hakikat Kitabevinin bastığı o bölüm:
 
 

Bu da tercümesini yaptığımız Arapça metin (Farsça metinlerle Arapça metinler birbirinin aynısı iken Hakikat Yayınları yukarıda görüldüğü gibi Allah'ı kadın suretinde görüldüğü bölümü çıkarmıştır)
 
 

Kaynak: Dinihaberler.com

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vaiz 3 ay önce

Sayın Dini Haberler Yöneticileri!!!
Yaklaşık 5 yıldan beri sizleri takip ediyor ve birçok haberinizi okuyorum. Eleştiri yapmak tabiki her müslümanın hakkıdır. İnsanın kafasına takılanları, muhakemesinin idrak etmediklerini sorması, öğrenmesi güzel bir olaydır. Fakat eleştiri sınırlarını zorlamanız ve müslümanlara yaptığınız bu ağır ithamların faydadan daha çok zarar getirdiğini idrak etmenizi istirham ediyorum.Selam ve dua ile

Avatar
abdullah 3 ay önce

kafirleri,zındıkları,din düşmanları eleştirin be kardeşim ne tutmuşsunuz imamı rabbani eleştirmeye. ayip ayip bu ihtilaflar peşinde koşmak kafirlere hizmettir.imamı rabbaninin tavsiyelerine uyarsın uymazsın o senin bileceğin iş....eleştirmekle amacını açık açık söyle ki senin ne olduğunu kime hizmet ettiğini bilelim.

Avatar
Yusuf 3 ay önce

Admin Allah belanı versin

Avatar
evladi imami rabbanii insallah 3 ay önce

Imami rabbani hazretleri bu mektublari ehlisunnet velCemeaat mezhebi mensubu ve tarikati naksibendiyyeyi Aliye mensubu olan hadimulkuran fuyuzati ilahiyenin tevzi memurlari icin yazmistir.sen o maddeye baglanmis aklin ve kopek derisine kurulmus peynir misali fikrin ehlitakvadan yoksun bencillikle firavunlasmis nefsinle bunu anlayamazsin ugrasma

____ADMİNİN YORUMU___AHMAKLIĞIN BU KADARINA DA PES DOĞRUSU.. TAM BİR FETÖCÜ TİPİ....

Avatar
abreg 3 ay önce

nakşibende tarikatı dahamı düzgün sanki sapık adamlar şeyh ve müridlerin abdest suyunu içiyorlar siz bu zındıkları nasıl görmüyorsunuz demmekki sizlerde bunlardan sınız siz önce bir müslüman olun ve kuranı anlayın siz kim oluyorsunuzda cenneti parselliyorsunuz şahsınızı tanımam ama benin tanıdıklarım sapıktırlar yahudi uşalkarıdın din ile imanla alkaları yok ha siz başak dine inanıyorsanız onada lafım yok ama kusura bakma islam adı altında bu sapıklıkları yapmayın

Misafir Avatar
Şirk Severlere Cevap veren Adam 3 ay önce @abreg

adamımsın, doğru söyledin bu imamı rabbaniciler dibine kadar sapkın

Beğenmedim! (12)
Avatar
Feyzullah Akyol 3 ay önce

mahmut beyin yazdıklarına, bir de yapılan yorumlara baktım ve aklıma kur'an'dan şu ayet geldi: "i̇çimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak edermisin Allahım (araf 155) , evet bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, müslümanlar hakikati (kur'anı) merkeze alıp bu zırvalıkları eleştireceğine, yazdıkları şeylere bakın;
ağır itham!
kafirleri zındıkları, düşmanları eleştirin, ne tutmuşsunuz imam rabbaniyi eleştiriyorsunuz, ayıp ayıp bu ihtilaflar peşinde koşmak kafirlere hizmettir!
yahu, rabbani, Allahı insana benzetiyor be şakınlar! lailahe ilAllah deyip, kimden gelirse gelsin, islamın Allah akidesine ters düşen şeyleri eleştireceğinize, bizim müslümanların kişileri kurtarma adına yedikleri naneye bakın! kuranla cedelleştiğinizin, rasulullah ile zıtlaştığınızın farkındamısınz, huuu müslümanlar!
Allaha bunun hesabını nasıl vereceksiniz, nerde kaldı kur'anın şu ayetine iman etme; " ...o'nun (Allahın) benzeri hiçbir şey yoktur. o, işitendir, görendir. (şuara 11)

Avatar
The imam 3 ay önce

Düştüğünüz şu duruma bakın ya vay vay vay siz icinizdekileri bi elestirin yazıklar olsun siz beee

_____ADMİNİN YORUMU___ İLMİ CEVAP VER... SOYTARILIK YAPMA...

Misafir Avatar
mehmet 3 ay önce @The imam

sanki sen ilmi bir yazı yazmışsın da insanlardan ilmi cevap istiyorsun. o mübarek Allah c.c nün zahir isminden bahsetmiş ve sadece kadındanda bahsetmemiş. her şeyde Allahın isminin zahir olduğunu beyan etmiş. önce okuma yazmayı öğren ondan sonra yazı yaz. o mübarekten başka eleştirecek kimse bulamadın mı? aynaya bak. kalbini kontrol et. bu yazıyı hangi niyetle yazdığını göreceksin

Beğenmedim! (20)
Avatar
Vaize 3 ay önce

Dini konularda doğru dürüst alt yapısı olmadığı halde tv ve sosyal medyadan her şeyi öğrendiğini zanneden kafası ciddi karışık insanlar çıktı ortaya. Alanda çalışan bir kardeşiniz olarak çok rica ediyorum usul bilgisi olmayan bu insanların önünde ulu orta tv ve sosyal medyadan bu tartışmalara girmeyelim ilmi tartışmanın da bir yeri zamanı ve muhatabı vardır. İnsanlar imanını sorgulamaya başladı farkında mıyız

ADMİNİN YORUMU - İMANLARINI SORGULAMALARI GÜZEL BİR GELİŞME. BIRAKIN SORGULASINLAR. KUR'AN VE SÜNNET ORADA DURUYOR. HERKES GERÇEĞİ BİLMELİ VE ÖĞRENMELİ. KAFASI KARIŞAN İYİ NİYETLE YOL ALIRSA ZATEN RABBİMİN VAADİDİR KENDİ YOLLARINA ELBET ERİŞTİRİR

Misafir Avatar
Şirk Severlere Cevap veren Adam 3 ay önce @Vaize

niye imamı rabbani denen . zat eleştirilemez mi? yanlışları eleştirmeyelim mi?

Beğenmedim! (7)

banner220