İmamı Rabbaniden bir skandal daha: "Pis abdest suyu içilebilir"

Bu yazımızda İmamı Rabbani'nin müridlerine yanlış bir fıkhi çıkarımda bulunarak pis abdest suyunu ikram etmesini ele alacağız

İmamı Rabbaniden bir skandal daha: "Pis abdest suyu içilebilir"

Bu yazımızda İmamı Rabbani'nin müridlerine yanlış bir fıkhi çıkarımda bulunarak pis abdest suyunu ikram etmesini ele alacağız

08 Kasım 2016 Salı 20:11
İmamı Rabbaniden bir skandal daha: "Pis abdest suyu içilebilir"

MAHMUT DENİZ / öZEL
DiNiHABERLER.COM

 Bu güne kadar yaptığımız haberlerde imamı Rabbani’ye iftira attığımız şeklinde epey bir yorum geldi. İftira, “bir kimseye gerçek olmayan, olumsuz bir durumu, bir suçu, amaçlı olarak, bilerek yükleme, kara çalma ameliyesidir.”

Biz İmamı Rabbani şöyle şöyle demiş deyip mektubatta olmayan bir yazıyı kaleme almışsak doğrudur iftira atmış oluruz. Ama dikkat edilecek olursa tenkit ettiğimiz bölümün hangi mektupta yer aldığını belirttiğimiz gibi metni de aynen yayınlıyoruz ki okuyucunun aklına farklı şeyler gelmesin. Hal bu iken nasıl iftira atmış oluyoruz.

İşin ilginç yanı şu ki yayınladığımız tenkitler bize “iftira attığımız” şeklinde yorumlara neden oluyorsa ki tenkitlerimizin tamamı mektubattan aynen alıntıdır. Demek ki Mektubat’ta öylesine İslam’a ters konular var ki okuyucularımız dahi bu duruma inanamayıp “iftira” demek zorunda kalabiliyor.

İMAMI RABBANİ, KENDİ PİS ABDEST SUYUNU MÜRİTLERİNE İKRAM EDİYOR

Bu günkü konumuz, İmamı Rabbani’nin “ma-i müsta’mel (abdestte kullanılmış su)” adı verilen suyun içilmemesi konusunda yaptığı gülünç açıklamalar.

İlgili bölümü yayınlamadan önce okuyucularımızı uyaralım ki yine “iftira atıyorsunuz” deyip topu taca atmasınlar. Bu satırların tamamı 29. Mektupta geçiyor. Şimdi İmamı Rabbani’nin engin fıkıh(!) bilgisinden hep birlikte faydalanalım:

İmamı Rabbani,“Şunu da söyleyelim ki, abdestsizliği gidermek için veya sevap kazanmak için abdest almakta kullanılmış olan suya (Müsta’mel su) denir. Bu suyun içilmesi için kimseye izin vermeyiniz! Çünkü,İmâm-ı A’zama göre müsta’mel su, kaba necistir. Fıkıh âlimleri bu suyun içilmesini yasak etmişlerdir. Bu suyu içmenin mekruh olduğunu bildirmişlerdir. Evet, abdest aldıktan sonra ibrikte kalan kullanılmamış sudan içmek şifa olur demişlerdir. Eğer böyle olduğuna inanan bir kimse isterse, bu kullanılmamış sudan veririz. BU FAKİR (imamı Rabbani’nin kendisi), DEHLİ ŞEHRİNE SON GİTTİĞİM ZAMAN BU İŞ BAŞIMA GELMİŞTİ. SEVDİKLERİMİZDEN BİRKAÇINA RÜYADA, BU FAKİRİN ABDESTTE KULLANDIĞI MÜSTA’MEL SUDAN İÇMELERİNİN LÂZIM OLDUĞU, İÇMEZLERSE BÜYÜK ZARAR GÖRECEKLERİ BİLDİRİLMİŞ. BÖYLE ŞEY OLMAZ DİYE ÇOK KARŞI GELDİ İSEM DE, FAYDASI OLMADI. FIKIH KİTAPLARINA BAKTIM. KURTULUŞ YOLUNU ŞÖYLE BULDUM Kİ, ÜÇ KERE YIKADIKTAN SONRA, (KURBET) YANİ SEVAP KAZANMAK NİYET ETMEDEN, DÖRDÜNCÜ YIKAMAK İLE KULLANILAN SU MÜSTA’MEL OLMUYOR. BU SEVDİKLERİMİZİN YALVARMASI ÜZERİNE NİYET ETMEDEN DÖRDÜNCÜ YIKAMAKTA KULLANILAN SUYU İÇMEK İÇİN KENDİLERİNE VERDİM.” diyor.

*İmamı Rabbani burada kullanılan abdest suyunu ve hükmünü bir güzel anlatıyor. Ardından da güzel bir uyarı ile abdest suyunun necis olması yönüyle içilmemesi gerektiğine dair ikazını yapıyor. Buraya kadar her şey gayet güzel!

İMAMI RABBANİ FIKHA HAKİM DEĞİL!

*İmamı Rabbani yasak ikazı yaptıktan sonraDehli şehrinde kendi abdest suyunu içenler için “istemem sağ cebime koyun” dercesine abdest suyunu millete içmeleri için ikram ediyor. İmamı Rabbani abdest suyunu içmemeleri için nasıl çırpındığını ise bulduğu hile-i şeriyye ile örneklendiriyor. Aklınca çok büyük iş başardığını anlatıyor. Ne kadar fıkha hakim olduğunu anlatmak isterken ne kadar cahil olduğunu ortaya koyduğunun farkında bile değil. Neymiş ağa, “üç kez yıkadıktan sonra niyet etmeden dördüncü kez uzuvlar yıkanırsa kullanılan su, müsta’mel su olmaktan çıkıyormuş.”

Gel de gülme! Bu kafa ile İmamı Rabbani ehli sünnetin kalesi, müceddidielfisani oluyormuş. Bu zavallıya müceddid diyenin kesinlikle aklında bir zoru olsa gerektir. Şu fetva bile bu adamın verdiği bütün fetvaların tutarsız olma ihtimaline binaen güvenilemeyeceğine en büyük delildir. Tabi ki görene, anlayana, koyun sürüsüne tabi olmayan zihniyete sahip olana…

MAİ MÜSTA’MEL SU DA İLLET, YAPILAN NİYETTE DEĞİL SUYUN KİRLİ OLMASINDANDIR

*Bir defa mai müsta’mel suyun necisgörülme illeti abdest almaya dair yapılan niyetin sonucu olan bir su olmasından değil “el, yüz, kol,ve ayakta suya karışan kir, deri parçaları, kıl ile burundaki sümük, ağızdaki balgam karışık salya, kulak kiri, ayak parmakları arasında biriken kir tortusunun suya karışması” nedeniyledir. Ayrıca insandan kopan her kir, kıl, deri döküntüsü, tükrük, kulak kiri ve burun akıntısı her ne kadar ayrıldığı insanın bağışıklık kazanması nedeniyle kendisine zararı olmasa da başkasına teması durumunda taşıyıcı özelliği olması yönüyle de sağlık açısından oldukça zararlıdır.

Allah için şu adamı müceddidielfisani ilan edenler bu satırları bir gayri müslim kimyager, biyolog veya doktorun okuğunu düşünsünler. Hepatif B/A, Tifo, Dizanteri, Septisemi, dermatit, yara enfeksiyonları gibi pek çok hastalık, bırakın içmeyi ihtiva eden suya dahi dokunmakla bulaşmaktadır. Bu iğrenç suyu, müceddid kabul edilen bir alimin tavsiye etmesi kadar bu dine ihanet babından başka bir hainliği söylemeye gerek var mı? Bu şekilde verilen bir fetva Müslümanları rezil etmek, İslamı dünya sathında küçük düşürmektir.

Birileri çıkıp o günlerde bu mikroplar ve hastalıkların su ile yayıldığı bilinmiyordu deyip İmamı Rabbani’yi savunabilir. İşte Kur’an ve sünnette bu tür zırtapozlukları engellemek için var. İmamı Rabbani’den 900 yıl önce nazil olan bu din, kıyamete kadar bilimle çelişen hiçbir şeyi içinde barındırmamasıyla zaten tüm insanlığa meydan okumaktadır.

Abdest niyeti olmadan kullanılan günlük el ve yüz yıkamalarından artan sular, banyo suları ve girilen havuz suları da necistir, içme ve temizlik amacıyla asla kullanılamazlar. Buradaki necislik, insan tabiatının bu tür suları kerih/iğrenç görmesi ile insanlara sağlık açısından zararlı unsurları içinde barındırmasındandır.Yoksa bu konuda abdest suyunun içilmemesi gerektiğini belirten her hangi bir ayet veya hadis bulunmamaktadır.Bir amelin benzerlerine hüküm çıkarmada illet noktasını tespit etmekten aciz olan İmamı Rabbani abdest suyunun necis olmasının illetini, suyun zararlı maddeleri barındırması/kirlenmesi/pis olmasında değil de edilen niyette görünce olan oluyor. Ve abdest suyu içen müridler haliyle sıraya giriveriyor. Abdest suyunun mai müsta’mel olması abdest niyeti ile artan su olmasından dolayı değil suyun kirli olmasındandır. Bu illeti tespit edecek ilmi alt yapıya sahip olmayan İmamı Rabbani haliyle niyet edilmeden dördüncü kez uzuvların yıkanmasıyla artan suyun mai müsta’mel olmayıp kullanılabilir, içilebilir, temiz su özelliğini muhafaza edeceğini sanıyor.

RÜYALAR KONUSUNDA İMAMI RABBANİ YETERLİ BİLGİ BİRİKİMİNE SAHİP DEĞİL

*Burada diğer bir sakat konuda,“İmamı Rabbani’ninrüyalarında gördükleri ve kendi pis abdest suyunu içmedikleri takdirde zarar göreceklerine dair ileri sürdüğü gerekçedir.”

Oysa rüyalar İslam’da Peygamberler için bir ikaz, diğer insanlar için erbabınca tabir edildiği takdirde tehlikelerden koruyan işaretler barındırır. Rüyalar asla delil olmazlar.Özellikle burada olduğu gibi Allah’ın haram ve yasak kıldığı, insan tabiatının kabul etmediği çözümlerin içinde bulunduğu rüyalar asla ve asla delil kabul edilmez. Bu tür rüyalar şeytani kabul edilip hayra yorulur ama asla tatbik edilmezler. Burada görülen rüyalar İslam’ın temizlik anlayışına aykırı olduğuna göre rahmani olması düşünülemez. Bu tür rüyalar şeytanidir, nefsidir.

Bu görülen rüyalar karşısında İmamı Rabbani ilim sahibi olsa idi; “Kur’an’da nefsin ancak kötülük isteyeceğini, şeytanın fısıldayan bir varlık olup insanların hayrına bir şey istemeyip hak ve hakikatten koparacağını, bu tür toplu görülen rüyalarla şeytan cinlerin insanların hayret ve şaşkınlık hallerinden faydalanıp insanları doğru yoldan saptırabileceğini, bu rüyaların yorumlanmasının da bir imtihan olduğunu, dinin bilimsel verilere ters hüküm içermeyip bu rüyalarda bilime/sağlığa/fıkha aykırı talepler içermekle batıl olduğunu” ayetler eşliğinde bir güzel anlatabilirdi.

Ama nerede İmamı Rabbani’de bunu anlatacak o ilim!..

İMAMI RABBANİ MÜRİDLERİNİ KANDIRIYOR

Dikkat edilecek olursa müridler rüyalarında "İmamı Rabbani'nin abdest suyunu içmezlerse başlarına kötü bir şeyin gelmesinden endişe içindeler." İmamı Rabbani'nin kendilerine verdiği su ise abdest suyu olmaktan çıkan ve normal vücut temizliğinde kullanılan pis bir sudur. Nihayetinde abdest suyu da olsa normal uzuvların yıkandığı su da olsa ortada var olan su pis/necis bir sudur. Yani rüyalarında gördükleri şekilde abdest suyu içmeleri gerekirken İmamı Rabbani'nin vücudundan sadır olan pislikleri ihtiva eden normal pis bir suyu içmiş oluyorlar. Abdest suyu içmedikleri durumda kötü birşeyle karşılaşacak olan müritler abdest suyu içmemelerine rağmen kötü birşeyle karşılaşmış değillerdir. Burada İmamı Rabbani Müridleri kandırıp kerih bir amele sebep olmakla şeytana kulluk ederken müridler de abdest suyu içmek gibi iğrenç bir fiili işleyerek şeytana kulluk etmektedirler. Şimdi burada abdest suyu isteyen müridlere yaptığı dahiyane(!) hilei şeriyye ile çözüm bulan İmamı Rabbani verdiği suyun necislikten kurtulmadığını bile bile hem kendini kandırmış oluyor hem de müridlerini kandırıyorken böyle bir yalancının her ele aldığı konuda ümmeti Muhammedi kandırması mümkün müdür? 

Elbette mümkündür!..

NEDEN BU TÜR İĞRENÇ ŞEYLER TARİKATLARDA GÖRÜLÜR?

*Anormal olan bir başka şey de şu ki, “Şeyhin, Mürşidin kanını, abdest suyunu veya yıkadığı çorabının pis suyunu içme gibi davranışlar neden bu hurafeci tarikat gruplarında oluyor?”

Dünyada sevilen sayılan nice peygamberler, alimler, politikacılar, bilim adamları gelmiş geçmiş olmasına rağmen bu tür ahlaksız/insan tabiatının kaldıramayacağı hayvansı davranışlar neden hep tarikat erbabının olduğu yerde görülür?

*Herkes biliyor ki tarikat erbabının anlattığı din İslam değil. Kur’an ve sünnete dayanmıyor. Kur’an ve sünnet insanı medeni davranışlara yönlendirirken tarikatta verilen eğitimle medeni insanlar hayvansı davranışlar sergileyebiliyor.

*Kullanılmış pis suyu köpekler dışında tarikat erbabından birilerini içerken görebiliyorsak bunun nedeni, müride verilen Kur’an ve sünnete aykırı bilgiler verilmesindendir.

DİNİHABERLER.COM TARİKAT DÜŞMANI MI?

Kimse bizi tarikat düşmanlığı ile falan suçlamasın!

Tarikat adı altında birileri kafasına göre din pazarlayıp İslam’ın genleri oynarken kimse bizim seyirci kalmamızı beklemesin!

Birileri uydurduğu bid’at ve hurafelerle dini yozlaştıracak, boş işlerle uğraştırıp ümmeti parça parça edecek ve biz de burada seyredeceğiz. Öyle mi?

Kimse kusura bakmasın!

Bu din rabbimizin bize bir lütfudur. Ve bu dinin genleriyle tarikatçı değil kim oynarsa oynasın ona tepki vermek "emri bil maruf nehyi anilmünker" kapsamında tüm Müslümanlar üzerine bir borçtur/farzdır.

Şu bilinsin ki, dinihaberler.com olarak gökte uçan, arşı alada gezinen, hayali makamlarda gezinip gelen ne kadar mübarek, muhterem zat varsa tamamını peygamberler gibi beşer olarak insanların arasına döndürünceye kadar bu mücadelemiz devam edecektir.

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber

Son Güncelleme: 09.06.2017 17:27