Peygamberimize yazdığı eseri öptüren İmam-ı Rabbani mi kılavuz?
MAHMUT DENİZ / öZEL
DiNiHABERLER.COM


Bu yazımızda İmamı Rabbani’nin 16. Mektubu’nu ele alacağız. Büyülü kelimeler ve yalan yanlış zırvalarla milleti nasıl aldatıp peşlerine milyonları takıp ümmeti parçaladıklarını anlatacağız. 

İmamı Rabbani, bu mektubu mürşidi Muhammed Bakibillah’a yazıyor. Anlaşıldığı kadarıyla kendisinden kendi tarikatlarına girenlerin nasıl davranacaklarına dair bir talep olmuş. Ve kendisi de bu talebe karşılık olarak bir kitap yazma sadedinde diyor ki; 

“…Şimdi, temize çekilmiş olan başka bir kitâb gönderildi. Bu kitâb, dostlarımızdan birkaçının dileği üzerine yazıldı. Bu yolda fâideli olacak nasîhatların yazılmasını istemişlerdi. Buna göre, çalışacağız demişlerdi. Doğrusu, eşi olmayan, çok fâideli bir kitâb oldu. Onu yazdıktan sonra Resûlullah “aleyhissalâtü vesselâmü vettehıyye” hazretlerinin, ümmetinin âlimlerinden birçoğu ile hazır oldukları anlaşıldı. Bu kitabı mubârek eline aldı. Merhameti çok olduğundan, onu öptü, âlimlere göstererek (böyle iman etmek lâzımdır) buyurdular. Bu bilgileri öğrenmekle şereflenenler nûrlu, herkesten yüksek idiler ve çok kıymetli idiler. O serverin “aleyhissalâtü vesselâm” karşısında ayakta idiler. Sözü uzatmayalım, bu hâli herkese bildirmek için bu fakîre emr buyurdular” deyip bir güzel saçmalamış.

HOCASI DA KENDİSİ GİBİ HER SAÇMALIĞA TAMAM DİYOR

Hocası Muhammed Bakibillah’ta İmamı Rabbani gibi aynı zihniyete sahip olduğu için ne kadar hayatın gerçekleri ile bağdaşmayacak bilgi verirse versin itiraz etmiyor. İmamı Rabbani gökte uçuyor. Makamlarda geziniyor. Peygamberlerin ve sahabenin yerini yurdunu bir güzel görüp geliyor ama Bakibillah bir kez olsun İmamı Rabbani’ye, “Saçmalama!” demiyor.

İMAMI RABBANİ, KUR’AN GİBİ BENZERSİZ KİTAP YAZIYOR

Allah Resulü, sahabeye Kur’an dışında hadis yazımını dahi yasaklarken İmamı Rabbani İslam dışında belirledikleri yolun yolunu müritlere tanıtmak için bir eser kaleme alıyor. Hem de öyle sıradan bir eser değil. 

Bu kitap “Görülmemiş-Eşi olmayan bir kitap” imiş. Yani Fussilet Suresi 41.ayette Kur’an için buyrulan, “Kur’an eşi ve benzeri olmayan bir kitaptır” ayetini İmamı Rabbani Müslümanlarla dalga geçercesine kendi yazdığı kitap için aynen kullanıyor.

Hocası Bakibillah’ta, “Otur oturduğun yerde yol belli ki İslam. Kitabımız Kur’an ve Rehberimiz Resulüllah iken neyin yolunu tarif ediyorsun. Bu halimizle ümmetten koparız. Yeni bir yol ve adet ortaya çıkarıp uydurma!” deyip uyarmıyor. 

PEYGAMBERİMİZ KİTABI ÖPÜYOR VE TAVSİYE EDİYOR

Yazılan kitap yeni bir yolun tarifi ki sadece kendileri o yoldan gidiyorlar. İşin ilginç yanı kitap yazılıyor ve “Resulullah ile ümmetin alimlerinin bir çoğu işlerini güçlerini bırakmışlar. İnsan ve cinlerden memlekette kayda değer başka  alim yok ve ölmelerine rağmen hala dünya ile irtibatlı imişçesine o sırada hazır” bir şekilde İmamı Rabbani’nin başını bekliyor olduklarını çok böyük mürşidimiz anlayıveriyor. 

Hem de ne hazır olmak! 

Allah Resulü hazır olmakla da yetinmemiş. İmamı Rabbani’nin yazdığı kitabı mübarek ellerine almış.

Merhametinden bir güzel kitabı öpmüş. Sonra kendisi gibi vefat etmiş, dünya ile iş ve irtibatı kesilmiş kim ne oldukları belirsiz alimlere gösterip “Böyle iman etmek lazımdır” buyurmuş.

Vayy beee!

Demek ki yazılan, tarikatın adap ve usulünden öte yepyeni Kur’an’ın dışında bir “iman kitabı.” 

PEYGAMBERİMİZ KUR’AN’A RAĞMEN “BÖYLE İMAN ETMEK GEREK!” DEMİŞ

Allah Resulü kendi sözlerini dahi Kur’an’ın önüne geçmesin, karışmasın diye yazımını yasaklarken İmamı Rabbani’nin kitabını “Böyle iman etmek gerek” deyip alimlere de tavsiye edecek. 

Kur’an’dan üstün olan kitab öyle bir kitap ki “Bu bilgileri öğrenmekle şereflenenler nûrlu, herkesten yüksek ve çok kıymetli imişler. Peygamberin karşısında da ayakta imişler.”

Şu manzaraya bakar mısınız?

İnsanın gözlerinin dolmaması mümkün mü?

Böyle bir kitap karşısında hangi mü’min Kur’an’ın yüzüne bakabilir. 
Hangi sufi mürşidinin karşısında oturabilir ki?

Ve Peygamber huzur da bulunan İmamı Rabbani’ye döner ve derki “Git bunu herkese anlat!”
Tam bir kafayı yeme hali…

AKIL DIŞI HER HURAFE KEŞF DEYİP İNSANLARA SUNULUYOR

Şimdi bu tarikat erbabı ilim ehline saldırıp “akılcı” falan deyip yaftalarken bu saçmalıklar akıl değil vahiy veya ilham ürünü olacak öyle mi?

Bu saçmalıklara da insanlar inansın diye ismi büyülü “keşf” deyip pazarlayacaklar. İnanmayanları da tasavvuf inkarcısı ilan edecek, sapık, şii, vahhabi deyip toplumda dışlayacaklar. 


Tarikat ehlinin ve yıkıcı cemaatlerin ilim ehlinden akılcılıkla suçladıkları bir alim, yazdığı bir eser için bu şekilde “Peygamber böyle deyip yazdığım eseri öptü tavsiye etti” gibisinden cümle sarfetse emin olunuz ki bu İmamı Rabbaniciler anında o insanı infaz eder, küfürle itham ederler. Ama kendileri Peygamberi her türlü süfli işlerinde kullanmaktan bir an olsun çekinmezler. 

Acaba?! diyor insan. 

Orada gerçekten Allah Resulü olsaydı. O kitabı kutsar mıydı? Yoksa “Ümmeti parçalayacak böyle safsataları yazarak ümmetimi Kur’an’dan uzaklaştırıp boş işlerle meşgul ettin. Yazıklar olsun sana!” deyip o kitabı İmamı Rabbani’ye yedirir miydi?

ÖLMÜŞ BİR PEYGAMBERİ KONUŞTURARAK İNSANLARA HÜKMETMEK PUTPERESTLERİN İŞLERİNDENDİR

Oysa bir Müslümana düşen, “Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır.” (Ali İmran Suresi, 144.ayet) ayetince Allah Resulü’nün vefatı sonrasında geriye bıraktığı Kur’an mirasını aynı şekliyle yaşamak ve yaşatmaktır.

“Her canlı ölümü tadacaktır.” (Ali İmran Suresi, 185) ayetine göre Allah Resulü’de her canlı gibi vefat etmiştir.

Vefat edenler için ise şu ayetin hükmü devreye girer ki peygamberler de dahil tüm insanlar vefatlarıyla birlikte ölü sıfatını alırlar. Ölü ise duymayan, konuşmayan, görmeyen, diriltileceği günü dahi  bilmeyen mahiyeti insana gizli, gaybi bir boyuttur. Yani ölü bir peygamber, İmamı Rabbani’nin kitabını da onaylaması mümkün olmayan bir haldedir. Şu ayette buyrulduğu gibi, “Onların, Allah’ın dışında taptıkları varlıklar hiçbir şey yaratamazlar, onların kendileri yaratılmıştır. Onlar canlı değil ölüdürler; insanların ne zaman diriltileceklerini bilmezler.” (Nahl Suresi, 20-21.ayetler)

Ölülerin halini ifade ile, “Bil ki sen, ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.” (Şuara Suresi, 80) ayetince ölülerin işitmediğini bir Müslüman bilirken koskoca bir alim denilen İmamı Rabbani’nin bu ayetlerden habersiz olması ancak onun cahilliğini gösterir. 

Bu cahil haliyle İmamı Rabbani müceddit, mürşit, ariflerin göz bebeği ise vay o alimlere ve müritlere.

 Ve dinin tamamlandığına dair, “Bugün dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım. Size din olarak İslâmı beğendim.” (Maide Suresi, 3) ayetince artık dinin daha iyi anlaşılması ve kitlelere ulaşması açısından açıklayıcı kitap yazımı dışında insanları nur üzerinde tutacak, aydınlatacak, cennetlik edecek eser yazımı yapmak Kur’an’ın eksikliğini iddia ile haddi aşmaktır. 

“Allah'a karşı yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde: "bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğim" diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm şiddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatırlar ve:" Ruhunuzu teslim edin. Bugün, Allah'a karşı haksız şeyler söylediğinizden ve O'nun âyetlerine karşı böbürlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azapla cezalandıralacaksınız" derler.” (En’am Suresi, 93) ayetinde buyrulan tehdit karşısında kim İmamı Rabbani’nin iddia ettiği şekilde bir kitap yazımına girişebilir. Ayet de buyrulan zalim kişinin iddiası ile İmamı Rabbani’nin iddiası birebir örtüşmektedir.

Ne sahabe ve nede tabileri Kur’an ve sahabenin derlediği hadisler dışında iman noktasında yeni bir kitap yazma gereği duymadılar. Aynı şekilde yazdıkları hiçbir eser ve yaptıkları hiçbir işte Allah Resulü ile konuşma, görüşme, rüyada arama soruşturma durumunda kalmadılar ve böyle bir ihtiyaç da hissetmediler.


Not: İlmi olmayan yorumlar yayımlanmayacaktır.

 

Kaynak: Dinihaberler.com

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aloooooo 1 ay önce

Mektubat yeni bir din değil nasihat tasavvuf halleri hadis vb oluşan kıymetli bilgilerin olduğu çok faydalı bir yardımcı rehber mektupların. Niye saldırıyorsunuz tasavvufa,başka bişey bulamadınızmı derdiniz ne kime çalışıyonuz

Avatar
Kko 1 ay önce

Bu site kimin eline gectiyse son zamanlarda herkesi tekfir eder oldular.Hangi allame ise bu siteyi yoneten, osmanlida bile boyle bir alim mutekkir yetismemisti.zembilli Aliler ,Ebussuud efendiler,Aksemseddinler,Hocazadelern bilmediklerini dahi biliyor.

____ADMİNİN YORUMU___ SAYDIĞINIZ İSİMLERİN HİÇ BİRİ YALAN VE UYDURUP KİTAPALR YAZMAMIŞTIR. ARŞ-I ALAYA GEZİP GELMİŞLERDİR VEYA GEZDİLERSE DE BUNU AÇIKLAMAMIŞLARDIR. ALLAH AKLEDENLERİ SEVER. AKILSIZLARI SEVMEZ.

Misafir Avatar
İLMİ CEVAP 1 ay önce @Kko

mektubat, belli bir birikimi olmayanların kolay istifaede edebileceği bir eser değil. bu sebeple merhum mektubatçı bayram hoca gibi mektubat mütehassıslarına büyük ihtiyaç bulunduğu açık ebubeki̇r si̇fi̇l
11 Ağustos 2007

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
kkö cahili 1 ay önce @Kko

kör müsün vefat etmiş peygambere yazdığı kitabı öptürüyor imamı rabbani. bu yalancı mı görülmemiş alim oluyor. gerizekalı gözünü kaybettin kalbinde mi mühürlü

Beğenmedim! (6)
Avatar
İlmi yorum 1 ay önce

İmam Rabbânî hemen hemen bütün Nakşibendi tarikatlerin silsile halkasında. Yani Bu durumda şuan ki Nakşibendi grupları sapık bir kimsenin arkasından mı gidiyor. O zaman hepsi batıl mı Yoksa hak tarikat varmı? Bi cevap yazarmısınız

Avatar
imam i Rabbani k.s. 1 ay önce

Siz su ayeti isitmediniz mi
Enfal 33 halbuki sen onların içinde iken Allah onlara azap edecek değildir. Bu ayet varken Rasulullah aramızda yok diyebilirmiyiz yine Allah şehitler ölmez der ayetinde peki en üst makam peygamberlik peygamberler ölür mu siz ne sacmaliyorsunuz asıl ahlaksız tekfirciler ...

____ADMİNİN YORUMU___ ADRESİNİ VERİNİZ DE SİZE TABİ OLALIM. SİZ İMAMI RABBANİYİ DE GEÇMİŞSİNİZ. ALLAH SANA AKIL FİKİR VERSİN. İŞTE BÖYLESİNİZ. YAZDIĞINIZ TEKRAR OKU... MESCİDİ NEBEVİDE YATAN KİM?

Misafir Avatar
Kur'an Ehli 4 hafta önce @imam i Rabbani k.s.

Zümer,39.30 - (Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da öleceklerdir. Zümer,39.31 - Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.
Ali İmran,3.144 - Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.
Enbiya,21.34 - Biz, senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedî mi kalacaklar? Enbiya,21.35 - Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
Allah için biraz Kur'an okuyun. Allahü Teala başka bir şey diyor siz başka birşey. Bu kadar Kur'andan uzak kalmayın.

Beğenmedim! (1)
Avatar
İlmîlik mi dediniz 1 ay önce

Zaman israfı olmasa, satır aralarında sırıtan ilmî yüzeyselliğiniz hakkında belki okkalı bir yazı yazılabilirdi. Sizin yüzeyselliğiniz sadece ilmî meselelerde değil, aynı zamanda ahlak ve üslûbunuzda da çok bariz görünmektedir. İnanın eğer anlayacak kapasiteniz olsaydı bu yazınız için gerçek manada "ilmî" bir reddiye yazılırdı.

____ADMİNİN YORUMU___ YAZDINIZDA ELİNİZDNE Mİ ALDIK? VARSA YAZIN.

Avatar
dinihaberler helal sana 1 ay önce

süper analizler yapıyorsunuz. tamamı ilmi ve süper tespitler. bunların saltanatı almaya ayarlı, sömürmeye bölemeye parçalamaya. dinihaberler türkiyede devrim yaptı

Avatar
Faruk 1 ay önce

i̇lmi yazıyorum, cesursanız yayınlarsınız.
bahsettiğiniz 16. mektupta manevi hallerden bahsedilmiş, sizler o makamda olamadığınızdan inkar ediyorsunuz. mübarek aynı mektup içinde bakın sizlere ne yazmış önceden..
"ahmaklar ne anlar büyüklerin hallerinden;
kısa sözlü selamla, sessiz geç önlerinden..

____ADMİNİN YORUMU___ YAZDIĞI KİTAP ARŞ-I ALA DA KALDIYSA AMENNA AMA DÜNYAYA İNDİYSE SENİN GİBİ AHMAKLAR AMEL EDER SADECE...

Avatar
Abdullah Uymaz 1 ay önce

Birinci Şua'da iki-üç âyetin işaratında, Risalet-ün Nur'un sadık talebeleri imanla kabre gireceklerine ve ehl-i Cennet olacaklarına dair kudsî bir müjde ve kuvvetli bir beşaret bulunduğu gösterilmiştir.
Kastamonu - 18
Risalet-ün Nur bu asırda, bu tarihte bir "urvet-ül vüska"dır.
Yani çok muhkem, kopmaz bir zincir ve bir "hablullah"tır.
Ona elini atan, yapışan necat bulur.
Asa-yı Musa - 91
Kur'anın âyât-ı meşhuresinden "Sözler" adedince otuzüç âyetin hem manasıyla, hem cifr ile Risale-i Nur'a işaretleri uzaktan uzağa icmalen görüldü. Ayrı ayrı tarzlarda otuzüç âyet müttefikan Risale-i Nur'u remizleriyle gösterdiği hayal meyal görüldü.
Sikke-i Tasdik-i Gaybi - 70
Sayın editör Kur'an yerine konulan risaleler hakkında da yazı yayınlayın bir zahmet.

banner205