İmamlar Artık Yalnız Değilsiniz (11)
İmamların görevlerini mesai saatine indirgeme yanlışlığı

Günümüzde bazı kimseler imamların yaptıkları görevi diğer memurların yaptıkları ile karşılaştırarak bir takım yanlış sözler söylemektedirler. Onlar imamların günlük toplam bir veya iki saat çalıştıklarını iddia ederek aldıkları maaşın çok olduğunu seslendirebilmektedirler. İlk bakışta kulağa hoş gelen ve hemen inanılması mümkün olan bu söylemin bir sürü yanlışı içinde barındırdığı ise ancak üzerinde ciddi olarak düşünüldüğünde anlaşılabilmektedir.

Zira meseleye sadece pozitivist ve materyalist bir zihinlebakıldığında ulaşılan bu sonucun şaşırtıcı olamayacağı ifade edilebilir. İmamların toplumda oynadıkları diğer rollerin farkında olmayan ya da olmak istemeyen bazı kimselerin bu şekilde imamlara saldırarak toplum nezdindeki saygınlıklarını azaltmaya çalışmaları pekala mümkündür. Şu an yapılmak istenen de sanki budur. Bu tezi savunanların öncelikli amacı, kanaatimizce imamın aldığı maaş değil, imamların toplum nezdinde varolan ve yıllardır uğraşmalarına rağmen bir türlü tamamen yok edemedikleri o güven ve itibarlarının bu şekilde yıpratılmak istenmesidir denilebilir.

Oysa meseleye daha geniş bir perspektiften bakıldığında görüleceği üzere imamların zor zamanlarda yaptıkları bir takım görevler vardır ki, bunu mesai mefhumu ile anlatabilmeniz ya da kıyaslayabilmeniz asla mümkün değildir. Mesela sosyal bir hadisede bir imamın oynayacağı etkin rolü göz ardı etmek son derece yanlış bir tutum olacaktır.Toplu bir isyanı, büyük bir kavgayı, sosyal patlamayı veya bir kan davasını önlemede son derece etkin rol oynayan bir imamın yaptığı bu büyük hizmetleri hiçbir mesai kavramıyla izah etmeniz mümkün değildir. Zira imam bu davranışıyla topluma olumlu anlamda yön vererek olması muhtemel pek çok zararı daha vuku bulmadan kaynağında önlemeyi başarmıştır. Dolayısıyla imamın bu başarısını mesai kavramı ile izah etmeye kalkışmak doğru olmayacaktır. 

Çünkü, bir imamın uzun yıllar emek sarf ederek oluşturduğu bilgiyi, birikimi, tecrübeyi, saygınlığı, güvenilirliği ve toplumda oynadığı etkin rolü görmezlikten gelerek sadece “saat hesabı”yla meseleye bakmak yanlıştır. Yüzlerce insanın hayatını kaybetmesinin önlenmesini mesai kavramı ile anlamaya ve izah etmek kalkışmak olacak şeydeğildir. Çünkü bir imam, sözünün dinlenilir olmasını sadece belli mesai saatleri içinde camide namaz kıldırmasıyla değil, 7 gün 24 saat o insanlarla iç içe olması, bilgisi, ihlası, ahlakı ve temsil ettiği değerler sayesinde kazanmıştır. 

Benzer şekilde milli mücadele esnasında din adamlarının oynadığı o rolü göz ardı ederek sadece meseleye mesai kavramı ile bakmak ve bu bakış açısı ile konuyu değerlendirmeye çalışmak, bunu seslendiren kimseleri isabetli sonuçlara götürmemiştir ve götürmeyecektir. 

Örneğin Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtulmasında Sütçü İmam’ın oynadığı o büyük rolü unutarak imamların yaptığı görevi sadece mesai saatlerine hapsetmek ve bu şekilde sınırlandırmaya kalkışmak son derece çirkin, tehlikeli ve yakışıksızdır.

Aynı şekilde bir terör örgütünün eline düşmek üzere olan bir zeki genci yaptığı konuşmasıyla etkileyen, canlı bomba olmaktan uzaklaştıran ve bu yanlış kararından dönmesini sağlayarak onun topluma yararlı bir birey olmasının yolunu açan bir imamın bu yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

Satanizm, Darvinizm ve benzeri bir takım sapık yol ve hareketlere kapılarak ailesine ve topluma zararlı olmaya başlamış bir genci örnek duruşu, bilgisi ve ikna kabiliyetiyle bu yanlışlardan vazgeçirmeyi başaran bir imamın bu yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

Veya husumet beslediği bir insanı öldürmeye karar vermiş bir kişiyi yaptığı vaazıyla etkileyen ve bu kimseyi yanlış kararından döndüren bir imamın yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

Ya da küçücük ayrıntılara takılıp kalarak bir evliliği bitirme noktasına gelmiş tarafları, yaptığı arabuluculukla ikna ederek hatalarını görmesini sağlayan ve bir yuvayı yıkılmaktan kurtaran bir imamın yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

Aynı şekilde provakatörlerin tesirinde kalkarak gösteri yapan ve yasadışı yürüyüşe geçen kimseleri tam kamu mallarına zarar vermek üzereyken yaptığı konuşmayla sakinleştiren ve dağılmalarını sağlayan bir imamın yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

Alevi-Sünni, Kürt-Türk, sağcı-solcu, laik-antilaik, gerici-ilerici şeklinde toplumu kamplara ayırmak isteyen ve insanların hassas oldukları noktaları kaşıyarak sonuç almaya çalışan bazı çetelerin ve gizli terör örgütlerinin bu oyunlarını, söylediği bir iki cümle ile bozan ve bu tuzağı bertaraf eden bir imamın yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

İki futbol takımının taraftarlarının birbirleri üzerine acımasızca saldırmaları ve birbirlerine zarar vermelerini yaptığı konuşmayla engelleyen bir imamın yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

Hukuk kurallarının uygulanmasını beklemek yerine bir tecavüz zanlısının yakalanarak konulduğu karakolu basarak ele geçirmek, o binayı ve araçları yakmak, sanığı linç etmek isteyen öfkeli insanları yatıştırmayı başaran ve her şeyin hukuka uygun işlemesini tavsiye eden bir imamın yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

Kadına yönelik şiddetin yanlışlığını, çocuklar arasında ayrımcılık yapmanın doğru olmadığını, kız çocuklarının da okuması ve iyi eğitilmeleri gerektiğini her fırsatta anlatan, bu ve benzeri konularda insanlara örnek olan bir imamın bu yaptığını siz hangi mesai kavramı ile izah edebilirsiniz?

İlk bakışta farkedilmeyen bütün bu ve benzeri ferdi ve sosyal hadiselerde imamların oynadıkları ve oynayacakları o rolleri göz ardı ederek meseleye sadece mesai kavramı açısından bakmak ve imamları itibarsızlaştırmaya çalışmak doğru değildir. 

Böyle yapmak isteyen çevrelere destek çıkmak ve imamların yıpratılmasına bu şekilde katkı sağlamak o topluma uzun vadede kaybettirecek ve telafisi imkansız çok ciddi zararlara yol açabilecektir. Bazı meslekler vardır ki ilk bakışta fazla bir şey yapmadıkları düşünülebilir. Ancak yakından incelendiğinde fark edileceği üzere o mesleği icra edenler, en kritik zamanlarda öyle mühim roller oynayabilirler ki onlar hakkında ileri geri konuşanlar utanıp  mahcup  olmak zorunda kalabilirler. 

Bir savaş esnasında askere moral ve cesaret vermek, onların cephede en güzel şekilde savaşmalarını sağlamak, şehitlik ve gaziliğin önemini hatırlatmak görevini icra edecek din gönüllülerini, daha o zor ve sıkıntılı günler gelmeden şimdiden bu tür dedikodularla yıpratmak ve sözlerinin gücünü azaltmak son derece yanlış olup, adeta bir insanın bindiği dalı kesmesi gibidir. O zor zamanları hesaba katmayarak, tutunacak hiçbir dal bırakmayan bu pozitivist ve seküler bakış açısı, acaba insanları hangi iman, ruh ve sevgiyle savaşmaya ve vatanları için ölmeye ikna edebilecektir? Dolayısıyla vatanın özgürlük ve bağımsızlığı için canını bile vermeyi göze alacak gençlerin yetiştirilmesinde İslam’ın ve imamların oynadığı bu rolü hiçbir kimsenin küçümsemeye hakkı yoktur. Bu vazifeyi hor görüp değersizleştirmeye çabalayanların zavallı hallerine bakarak onların oyunlarına kanmamak ise aklı başında olan insanlara düşen bir görevdir. Bu itibarla herkesin konuşmalarına son derece dikkat etmesi ve sözlerinin nerelere gideceğini çok önceden hesap ederek konuşması uygun olacaktır. 

Bir deprem anında yaralılara ve hayatta kalanlara moral ve manevi destek vermek üzere giden imamların yaptıklarını unutarak bu mesleği sadece mesai saatleri içine sıkıştırmak ve buradan imamlara yüklenmek asla doğru değildir. 

Eğer bu makelemizi okuduktan sonra, o kimseler hala düşünüp kanaatlerini yeniden gözden geçirmeyecekler ve yanlışlarından dönmeyeceklerse, bizim onların art niyetli olduklarını düşünmeye başlamamız gerekecektir. Zira eğer onlar hala inatla bu “mesai mefhumu”na takılıp kalmışlarsa ve hala konuyu pozitivist ve materyalist bakış açısıyla değerlendirmeye devam ediyorlarsa, onların bu saygısız yaklaşımları aslında imamların şahıslarına değil, bilakis İslam’a olan saygısızlıklarının ve nefretlerinin doğal bir sonucu olsa gerektir. 

Özetle, aklı başında, tutarlı, ilkeli ve sağduyulu bir insan meseleye bütüncül olarak baktığında görecektir ki, imamların toplumda oynadıkları roller sayısızdır ve bu sadece ve sadece namaz kıldırmakla sınırlı değildir. Tersine, onların bu görevleri insanın doğumundan ölümüne, hayatının her anında onlarla beraber olmaları ile gerçekleşmektedir. Bunu ise “mesai kavramı” ile değil, toplumda oynadıkları bu büyük ve etkin rol ile değerlendirmek gerekmektedir. Dolayısıyla imamları hak ettikleri o saygın konuma taşımak ve meseleye sadece “mesai kavramı”yla bakmamak inanan bir toplumun hem kısa hem de uzun vadede kendi yararına olacaktır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol