Türkiye 27 Mayıs 2013 tarihinde başlayan Taksim Gezi Parkı protestoları gündemi epey süre meşgul etti. Gezi Parkı'nda başlayan ve iktidarı protestoya dönüşen ve marjinal grupların her türlü şiddeti uyguladığı olaylar şiddetini azaltsa da hala devam etmekte.

Peki Gezi Parkı olaylarından önce ne konuşuyorduk? Türkiye'nin bir numaralı gündemiSuriye'deki Esed rejimin halkına uyguladığı katliamdı. Türkiye Beşar Esad karışında halkın direnişini desteklerken İran ise diktatör Esadı desteklemiştir. Hatta İran, Suriye'de Beşar Esad güçlerini desteklemek üzere bu ülkeye 4 bin Devrim Muhafızı gönderme kararı almıştır. İran Suriye’ye Devrim Muhafızı göndermekle kalmamış Özgür Suriye Ordusunun iddialarına göre, Esad rejiminin Rusya ve İran’dan her 10 günde bir 400 ton askeri mühimmat aldığını öne sürmüştür. İran, açık bir şekilde silah yardımı yaptığını açıkladı. Esad yönetiminin, İran’dan çok ciddi destek aldığı, İranlı askerlerin, direnişi kırma konusunda Suriyeli komutanlara eğitim verdiği ortaya çıktı. İranlı Devrim Muhafızları Ordusu askerlerinin Suriye'de muhaliflere karşı savaştıkları deşifre oldu. Özgür Suriye Ordusu Genelkurmay Başkanı olarak adı geçen Tümgeneral Selim İdris,Suriye’nin İran ve Hizbullah işgaline uğradığını belirtmiştir.

 

İran Ve Gezi Parkı Olayları İran'daki Mehr ajansı, “son günlerdeki protestolar, Erdoğan'ın Suriye'de fitillediği bir ateş[ti]” diyerek provokatif bir başlık çıkarmıştı.Nisan ayında İran gazeteleri Türk halkının hükümete karşı gösterilerde bulunabileceği ihtimalinden söz edilmeye başladıktan kısa bir süre sonra 27 mayıs tarihinde gezi olayları başlamıştır. Protestolar esnasında İranlı ajan olduğu iddia edilen bir kişi tutuklanmıştır. Genel olarak İran'daki yarı devlet medyası, söz konusu protestoları Türkiye'de halk arasındaki öfkeyi, Türkiye'nin Beşar Esad hükümetine karşı Suriye muhalefetini destekleme politikasına ve Türkiye'nin Batı yanlısı politikalarına bağlamaktadır.Ve İran kamuoyuna bu şekilde sunmuştur.

Ve Mısır..

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Türkiye ziyareti öncesinde Mısırlı mevkidaşı Muhammed Kamil Amr ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Salihi, Mısır’daki gelişmelerin ele alarak “Mısır’ın geleceğini kendi halkı belirleyecektir. Herkes Mısır halkının alacağı kararlara ne olursa olsun saygı duymalıdır” dedi.

Peki Mısırda Halkın iradesini önemseyen İran Suriye’de neden halkın iradesinin karşısında olan katil Esad’ı her türlü desteklemiştir. Mısır'da yaşanan kriz ve sonuçları hakkında derin kaygı duyulduğunu belirten dışişleri bakanlığı sözcüsü, Mısır'daki tüm İslami ve milli şahsiyetler, kuruluşlar ve kurumlardan milli vahdet, halkın temel hakları ve demokratik süreç ilkelerine değer vererek, barış ve diyalog ortamının oluşturulması ve medeni toplumun şekillenmesi için çalışmalarını istemiştir.

Peki aynı kaygılar neden Suriye için duyulmamıştır? Mısır için istenen demokratik süreç neden Suriye için geçerli olmamıştır. Bu İran’ın ikiyüzlülüğü değil midir? Müslümanlar için İsrail ne kadar tehlikeliyse İranın ortadoğuda izlediği politikalar daha fazla tehlikelidirEn azından İsrail apaçık düşmandır. İran ise ne kadar Müslüman kardeşimiz olarak görüp yaklaşmaya çalıştıysak Müslümanları sırtından bıçaklayan haindir. Müslümanların lideri olarak kendini kabul ettirme siyasetini akan Müslüman kanlarından yapacak kadar gözü dönmüştür. Müslüman Halk Müslüman ülkelerde olan tüm bu savaşlar, Suudi Arabistan ,İran ve diğer Müslüman geçinen ülkelerin izlediği siyaset ise Müslüman halka zarar veriyor.Olan mazlum insanlara oluyor. Dökülen kan çocukların, kadınların ve masum Müslümanların oluyor. Atılan her adımda siyasi hesaplar yapılırken yarın ahirette dökülen bunca kanın hesabının nasıl verileceği düşünülüyor mu? Bu dünyada kendi hükümlerinin geçmesini isteyen ülkeler gerçek hüküm sahibini unutuyorlar. “Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler. Bilesiniz ki hüküm yalnız O'nundur ve O hesap görenlerin en çabuğudur.” (En’am / 62)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.