Tekbir getirmek suç sayıldı
Yıllardır gönüllü olarak Filistin’de yaşanan gelişmeleri takip ederek medyada haber olması için veri biriktiren iki gönüllü isim Emine Çınar ve Özlem Şahin, 2014 yılında Mescid-i Aksa’da yaşananları bir rapor haline getirdi. 2010'dan bu yana sık sık bölgeye giden ve bölgedeki dostlarından anlık bilgiler alan ikili, gün gün takip ettikleri gelişmeleri Filistinli Müslümanların yıl boyunca hazırladıkları haftalık ve aylık raporlarla birleştirdi. Ayrıca 2014 yılında meydana gelen hadiselerle mukayese yapabilmek için geçmiş yıllarda yayınlanan raporlar da inceledi ve ortaya çıkan yüzlerce sayfalık doküman özet haline getirilerek yayınlandı.
 

Mescidin bölünmesi için çabaladılar Mescid-i Aksa’da meydana gelen olayları değerlendiren Filistinli kaynaklara göre, geçmiş yıllarla kıyaslandığında işgal tarihinin en zor yıllardan biri 2014 oldu. Ortadoğu’da süren savaş, işgal ve belirsizliklerden cesaret alan İsrailliler bu yıl içinde Mescid-i Aksa’yı Müslümanlar ve Yahudiler arasında zaman veya mekan olarak bölme projesini hayata geçirmek için çabaladı. Bunun açık örneğini İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun vatandaşlarına yönelik yayınladığı yılbaşı kutlama mesajında kullandığı “Onlar kendi aralarında birbirlerini vururlarken, biz kendi aramızda yakınlaşalım" cümlesinde görmek mümkündü.

 

12 binden fazla İsrailli Mescid-i Aksa’ya akın etti

Siyonist politikacılar ve aşırılık yanlısı fanatik hahamların yönlendirmesiyle yapılan saldırı ve baskınlar, aralarında bakanlar, Knesset üyeleri, resmi kıyafetli askerler ve istihbarat görevlilerinin de bulunduğu İsrailliler tarafından yapıldı. Aksa’ya baskın çağrılarına uyarak mescide gelen İsrailli sayısı 2012'de 7 bin 724, 2013'te 9 bin 50 idi. Resmi ve dini otoritelerin teşvikiyle 2014 yılında bu sayı 12 bin 569'u buldu. Yahudilerin dini veya milli bayramları, Aksa’ya baskınların ve Müslümanlara saldırıların en yoğun olduğu günler oldu.

İbadet etmek isteyen Müslümanlara kimlik zulmü

Bu yıl içinde Müslümanlara uygulanan baskılardan biri de Mescid-i Aksa’ya giriş yasağı uygulanması ya da yeni prosedürlerle ziyaretçileri yıldırmaktı. İbadet için mescide girmek isteyen Müslümanlardan, kimliklerini İsrailli polislere teslim etmesi istendi. Ancak bu Müslümanlar dışarı çıktıklarında kimliklerini bıraktıkları yerde bulamadılar ve polis merkezlerine gitmeleri istendi. Bazıları saatlerce, bazıları günlerce kimliklerini alamadı ve bu sürede mescide giremediler.

2014 yılında yaşanan ilkler

30 Mayıs’ta işgalciler Filistin dışından gelen ziyaretçilerden sadece Türklere Aksa’ya giriş yasağı koydu. 30 Ekim’de tarihinde ilk kez yerli-yabancı, erkek-kadın, yaşlı genç ayırt edilmeksizin gün boyu Mescid-i Aksa tüm Müslümanlara ibadete kapatıldı. 5 Kasım’da askerlerin postallarıyla Kıble Camii'nin içine girip mihraba kadar ulaşması, Aksa tarihinde ilk kez karşılaşılan olaylardı.

60 yaşın altı Mescide alınmadı

Cuma günleri hariç 13 gün art arda, Filistinli kadınlar sabah saatlerinden öğleye, hatta bazen ikindi vaktine kadar Aksa'nın kapılarında bekletilerek ağır bir yasağa maruz bırakıldılar. Sık aralıklarla, bazen dört beş hafta üst üste, 50 yaş altı erkekler Aksa’ya alınmadıkları için Mescid'in kapılarına en yakın cadde ve sokaklarda Cuma namazlarını eda etmek zorunda bırakıldılar. İsrail, 35 yaş ile başlattığı yaş sınırını sürekli yukarıya çekti; öyle ki, bazı günler sadece 60 yaş üstü erkeklerin Aksa’ya girişine izin verildi.

3 aylar ve Ramazan’da baskılar arttı

Filistin kaynaklarına göre 2014 Ramazan ayı, 1967'den beri Aksa tarihinde görülmemiş zulümlerin yaşandığı bir ay oldu. Üç aylardaki mübarek günlerde mescide alınmayan Müslümanlar, Kadir Gecesinde de mescitte ibadet edemedi. 2013 yılının Cuma namazları ve Kadir gecesinde Aksa’da 1,5 milyon Müslüman bulunurken, 2014 yılında bu sayı 100 bine kadar düştü. 2013 yılında sadece Kadir gecesini Aksa’da idrak edenlerin sayısı 450 bin iken, 2014 yılında bu sayı 40 bin olabildi. Oranları 10’da bir oranında düşüren ise İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik arttırdığı baskı ve zulümlerdi.

Tekbir getirmek suç

Bu yıl içinde Aksa’dan çıkarken tutuklanan onlarca Filistinli erkek ve kadın, 15 günden 90 güne kadar değişen sayılarda “Aksa’dan uzaklaştırma cezası” aldılar. Verilen bu cezanın gerekçesi, "tekbir getirmek ve orada bulunanları tekbir getirmeye teşvik etmek" oldu.

Artan baskı ve baskınlardan ötürü birçok Filistinli kutsal mescitlerinde nöbet tutmaya ve mescidi boş bırakmamaya çalışıyor. Filistinliler, İsrail’in mescidin altında sürdürdüğü kazılar nedeniyle çökmelerin yaşandığı Müslümanların ilk kıblesinde yaşananlar için tüm Müslümanların duyarlı olması için çağrıda bulunuyor.


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.