Kemalist kesimde fikir olmadığı için çoğunlukla İslami kesimden devşirdikleri kompleksli tiplerle Müslümanları vurmayı tercih ediyorlar.
Bu yüzden kendi adamları İslam’a ve Müslümanlara saldırdığında bir alkışlıyorlarsa İslam mahallesinden gelen komplekslileri üç-beş kez daha bir güçlü şekilde alkışlıyorlar.
Ahmet Hakan, Akif Beki, Abdülkadir Selvi, Fehmi Koru bunun tipik örnekleri…
FETÖ medyasındakilerin kime ve neye hizmet ettikleri belirsiz olduğu için onların adını anmaya gerek bile yok.
İçlerinde yaşı en ileri olan Fehmi Koru. Ne Firavun’a ne Musa’ya yaramamamış haliyle ortada ot gibi kalanlardan.
Bunların içinde Müslüman mahallesinde büyüyüp, semizleyip kendisini solun içinde konumlandıran biri daha var ki çokbilmiş haliyle henüz İlahiyatçılar kendine yetişebilmiş değil.
Levent Gültekin…
İyi sallıyor. Salladıkça da ekran ekran, köşe köşe reytingi artıyor.
Yeni Şafak Gazetesi, Gerçek Hayat Dergisi, Star Gazetesi derken Londra. Ve dönüşte tutana aşk olsun Levent’i…
Levent’in Londra’dan sonra Cine 5 ile açılan bahtı internethaber ve gazeteciler.com derken düşe düşe diken.com’a kadar düşer. 
Her biri bilgi deryası yazılarıyla köşe tutmuş İslamcı mahallede yazarlığın pabucu pahalı, tutunmak zor olunca gündemde kalma adına Levent İslamcı mahalleye saldırmayı kendine hedef seçer.
Levent Gültekin inandırıcı olmasa da iyi sallıyor İslam’a ve Müslümanlara.
Vicdan azabı çektiği ise kesin.

Ne de olsa ahiret korkusu var anlaşıldığı kadarıyla...
Kimin ne kadar salladığının elbet bir gün hesabı olacak. Ama bu kompleksli İslam Mahallesi kaçkınlarının ahiretten önce önce uğrayacağı musalla taşı da kaçınılmaz.
Bakalım kendilerini feda ettikleri ateist Kemalist-Komünist güruhtan kaç kişi cenazelerine gelecek?
Levent efendi, “İslamcıların kafasında nasıl bir Türkiye var?” başlığı ile bir yazı kaleme almış.
Komünistlerin hoşuna gidecek ne kadar soru varsa soruyor da soruyor.
“…Kimin kafasında ne var? “Laikliği kaldıralım” diyenler yerine ne koymayı düşünüyorlar? Nasıl bir Türkiye hayali kuruyorlar? Kurdukları Türkiye hayaline toplumun özellikle de dindar kesimi ne kadarı ortak? Ne kadarı “Evet biz de böyle bir Türkiye istiyoruz” diyecek? İslamcılar nasıl bir Türkiye istiyorlar? Nereye gidiyorlar? Diyelim bir din yorumu üzerinde anlaşıldı. Kimin uygulayacağını nasıl belirleyeceksiniz? Bu kişi seçimle mi gelecek? En doğru din yorumunu bilen kişiyi kim seçecek? Sandığa giden halk mı seçecek? Doğruyu sayılarla mı belirleyeceksiniz? Din, belirleyici olduğunda yani laiklik olmadığında demokrasi de olmuyor. Bütün İslam dünyası buna örnek. Demokrasinin işlediği tek bir İslam ülkesi yok. Niye? Hiç düşündünüz mü?...”
Zaten Kemalist ve sol kesimin en iyi bildiği şey soru sormak. Bu da büyük bir aşama tabi.
Eskiden soru soracak kadar bile kafaları basmazdı. Tabi Levent’in bu kadar soru soracak kadar kafasının çalışmasının nedeni Müslüman Mahalle kaçkını olmasından.
Neyse biz gelelim Levent Gültekin’in yalakalık olsun diye sorduğu sorulara…

Bilmediğinden veya öğrenmek istediğinden de değil...

Maksat Kemalistlere yalakalık olsun babından sorulan uyutma sorular. 
Leventciğim!

Mesele arabanın aksamının nerede, ne zaman, ne şekilde, nasıl, kaç liraya, kaç kişiyle yapıldığı gibi sorular değil. Mesele arabayı yapmaktır.
Küfretmek değil çözüm bulmak, taşlamak değil yangını söndürmek, ortalığın karanlık olduğunu haykırmak değil mum yakıp aydınlatmaktır.
Ortaya eser çıkarmaktır.
O sorduğun soruları laiklik içinde sorduğunda ortada bir sistem olmadığını görürsün. Hangi ülkenin laikliği diğerinin laikliğine benziyor bir bakıver etrafına.
Türkiye de diyorsan kimin laikliği kimin laikliğine eş değer.
Ya da kime göre laikiz.
Laik dediğin hangi grup, hangi parti, hangi kuruluş söylesen de bilsek.
Senin laiklik dediğin sadece hakkın yokluğu.
Güneşin yokluğunda ortalığı basan karanlık gibi.
Laikliğin uygulandığını iddia ettiğin batıyı da Türkiye’yi de bilmeyecek kadar saf olamazsın. Mısır, Irak, Suriye, Myammar, Bosna, Çeçenistan örneği ortada.
Türkiye’nin de istiklal mahkemeleri ve darbe dönemlerinde asılan, kesilen binlerce insanı.
PKK gibi terör örgütleri de İslami mahallesinden türemedi senin laik mahallenden türedi.
Daha taciz, tecavüz, gey, lezbiyen ve eroin-esrar-alkol işlerine girmeyeceğim.
O sorduğun soruların da cevabını hiç merak etmiyorum. Neden biliyor musun?
Allah’ın hükmü gayet açık.
“Siz ne iseniz öyle yönetilirsiniz.”
İslam senin savunduğun sistemler gibi tepeden basıp tabana yayılmaz ki sana sorduğun soruların cevabını verebileyim.
Bu toplum İslam’a göre ne zaman şekillenir, mezhep ve meşrebin bir zenginlik olduğu ama üstünlük olmadığını anladığı an zaten İslam hukuku o toplumda bir şekilde işlemeye başlamış demektir.
Dikkat ettin mi?
Toplum düzeldikçe ortam ve kanunlar ağır ağır İslam’a göre şekilleniyor.
Bir de senin gibi ikiyüzlüler ile mahallesini satanlar İslam mahallesine operasyon yapmasalar daha çabuk o sorularının cevabını vereceğiz ama hak ile batılın savaşı da nihayetinde bir sünnetullah.
Müslümanlar çağın saldırılarına ve stratejilerine göre strateji geliştirip kendi varlıklarını ortaya koymadıkça o soruların cevabı ortaya çıkmayacak.
Elbette galip gelen; Asr-ı Saadet, nadiren de olsa Emevi-Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılarda olduğu gibi Hakk olacak.
Senin anlayacağın biz hiç sorun etmiyoruz senin o sorduğun soruları. Sende kendine sorun etme Levent!
Ama alkışa ihtiyacın var.
Paraya ihtiyacın var.
Pohpohlanmaya ihtiyacın var değil mi?
Devam et Levent.
Sen de göreceksin. Biz de göreceğiz. Onlarda görecekler. Kimin en yüce ahlak üzerinde olduğunu ve kimin nerede ne için durduğunu… (Levent! Bu son cümle bir ayetti hatırladın mı? Hangi ayette geçtiğini...)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
adalet 8 ay önce

bu yazının sahibine çok net bir soru sormak istiyorum... kimi tekfir ediyorsunuz? türkiyedeki insanlarla hangi fıkhı prensiplere göre muamele ediyorsunuz?

Misafir Avatar
adalet 8 ay önce @adalet

cevap yazanların ağzından pislik akıyor... kendilerini mutlak doğru kabul edip herkesi yok saymaya başladılar... anlayacağınız yerden yere vurdukları laiklerden hiçbir farkları kalmadı isimleri dışında...

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
adalet denen zat 8 ay önce @adalet

levent gültekin ve laikçiler seni buradan vuruyor zaten. sen de gelmiş cuk diye düşüyorsun bu tuzağa. sana yazar grup yarıştırıyor mu. zenginlik diyor tüm mezhep ve meşrepler diyor göremedin mi. sizin gibi cahiller olduğu sürece bu laikçiler daha ensemizde çoook boza pişirir

Beğenmedim! (3)
Misafir Avatar
adalate cevap 8 ay önce @adalet

bu yazıdan bu yorumu çıkarmak için kıçından yiyor ağzından pisliyor olmalısın. burada ne aşağılanan bir grup var. ne tekfir edilen bir kimse var. sen önce yazı okumayı öğren sonra yorum yap olur mu?

Beğenmedim! (3)
Avatar
Enes 8 ay önce

bu yazının tenkid konusu olan kişi ve kişilerin düştükleri en büyük handikap "duruş" sorunudur. konuşmaları, yazıları kime yarıyor. islamcılara sorularmış... laiklere de sorular sormuş yazar. ve sorulacak nice sorular var. ama bunlar gibilerin durduğu yer batılsa en güzel soruları sor, öz eleştiri yaptırmaya çalış neye yarar. yazık bunlara ki! hakkın sıradan bir insanı olmaktansa batılın tantanalı, şatafatlı ve şöhretli ukalaları olmayı tercih ediyorlar.

Avatar
Nalan 8 ay önce

Gerçekten güzel olmuş yazı. çok bilgilendirici.