Yüreğimiz yangın yeri. Bize öğrettiler ki Müslümanlar bir duvarın tuğlaları gibidir bir başka öğreti de Müslümanların bir vücudun uzuvları gibi olduğudur. Kâbe beynimiz, Kudüs yüreğimiz bundan sebep yüreğimiz yanıyor. Gazze’ye düşen her ateş yüreğimizi yangın yerine çeviriyor. Bu alevi daha da yakıcı yapan ise Müslüman ülkeler buna sessiz kalıyor.
 
3 Yahudi öldü dünya medyası ayağa kalktı, kameralar ve kameramanlar İsrail’e döndü. İsrail’e iki füze düştü dünya ayağa kalktı ama günlerdir İsrail bir füzeye bin füzeyle karşılık veriyor, Müslümanların yüreklerini yangın yerine çeviriyor ne İslam ülkelerinden ne de dünyadan bir çıt çıkmıyor. Neler oluyor. Saldıran İsrail birleşen Hıristiyan ve Yahudiler saldırılara rağmen birleşmeyen hatta daha da dağılan Müslümanlar, ne kadar yazık. Füze yağdıran İsrail, ABD senatosundan milyonlarca dolar yardımı alan da, Alman Fedaral Savunması’nın desteğini alan da, İngilizlerin desteğini alan da. Peki, bombaların düştüğü Gazze’ye hangi İslam ülkesinden yardım haberi duyduk;
 
Suudi Arabistan?, İsrail’e sürekli hırlayan İran?, Katar?, BAE?, Avrupa’nın oyuncağı Mısır, hangisi? Hiçbiri... Ucuz kahramanlar.
 
İsrail sadece İsrail değildir. Kur'an'-ı Kerim’in ifadesiyle "dünyaya herkesten daha bağlı", "tırsak", "zelil" ve "miskin" insanlar güruhudur. İsrail sadece Batıdaki iyi yetişmiş, paraya hükmeden güçlü Yahudilerin uzantısı değil, aynı zamanda, Batı ülkelerinin kalbimize soktuğu bir hançerdir, kanser hücresidir.
 
Yahudi terörüne ABD, Avrupa yardım edip destek çıkarken, Filistin mazlumuna destek olmayacak mıyız? Teröre! destek olmakla suçlanmaktan mı korkuyoruz? Eğer ABD ve Avrupa Yahudi terörüne açık ve net bir şekilde uluslararası hukuka ve anlaşmalara rağmen destek veriyor bunun akabinde de hiçbir suçlama ile karşı karşıya kalmıyorsa biz Filistin’de “teröre !!!” destekle Avrupa gibi kendi dümeninin acizi devletler güruhu tarafından “terörle !!!” suçlanmaya gönüllü olmalıyız. Filistin yanarken Türk ordusu ne güne duruyor, ne için Peygamberin ismini kullanıyor Mehmetçik diyoruz biz bu orduya. Neden annelerin duası ve babaların yüreğine akıttığı gözyaşları ile uğurluyoruz evlatlarımızı Peygamber ocağına. Ocağı yangın yeri olası İsrail’e ne diye yanıt veren pervasızlığının, haddini aşmış olmanın, soysuzluğunun, azgınlığının cezasını ödetecek bir ordu bir lider çıkmıyor. Neden hala sözden, bağırıp çağırmaktan öteye geçmeyen, üç-beş kuruş nakdi yardımdan ötesi olmayan şeylerle avunuyor ve avutuluyoruz. Hiçbir tıbbi malzemenin iyileştiremeyeceği Filistinli kardeşlerimizin yaralarını kimse görmesin diye mi gönderiyorsunuz üç-beş sargı bezini.
 
İstemiyorlar eminim. Ne sözünüzü ne de herhangi bir dünyalık yardımınızı. Onlar sizlerin yüreğine talip. Bedir’de olduğu gibi, Uhud’da olduğu gibi, 1.Dünya savaşında Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Şam’da, Yemen’de, Kanal Harekâtı’nda olduğu gibi. Kurtuluş savaşında olduğu gibi, omuz omuza olmak istiyor. Ağızdaki dişler gibi düşmana karşı yay gibi tek saf olmak istiyorlar inanın...
 
Bu bir CİHAD çağrısıdır;
 
Ey Filistinli yetimin, toprağındaki her bir zerresinde hakkı olan İslam ülkeleri ayağa kalkın, yüreğinizdeki imanın üzerine düşen perdeyi bir aralayın.
 
Ey Ebabillerle kendini avutan İslam coğrafyası Ebabil beklemeyin eğer gerçekten iman sahibiyseniz Ebabil sizlersiniz,
 
Ey Musa bekleyen beklemekten gözleri yollarda kalan, abasının arkası tozlanan, gözleri çapaklanan, hareketsizlikten ayaklarına kara sular, kalbine kara lekeler inen Müslümanlar Musa sizlersiniz, ufka değil Kuran’a bakın,
 
Ey Şam’dan beyaz atlı kurtarıcı bekleyen İslam coğrafyası o beklediğiniz beyaz atlı kurtarıcı sizlersiniz,
 
Ey Hz. Peygamberin, ordusunu ve kendisini övdüğü Fatih’in torunları ecdadınızla gurur duyun ama onlarla kendinizi avutmayın, silkelenme vakti geldi artık haydi ayağa kalkın,
 
Ey her gece seher vakitlerine kadar gözyaşı döken kardeşim Kuran demiyor mu ki “onun (Hz. Muhammed) maıyyetindekiler küffara karşı çok çetin, kendi aralarında ise gayet merhametlidirler” Küffara karşı çetinliğimizi kendi kardeşimize karşı kullanıp, düşmana hiçbir hamle yapmamak ne Kuran’ın tarif ettiği Müslümanlığa ne de Sünnete göre tarifi olunan Müslümanlığa sığıyor.
 
Ey İslam ülkeleri ordularınızı hangi güne saklıyor, Allah’ın sizlere verdiği bunca nimetin hesabını düşünmüyor musunuz? Ezan-ı Muhammedi’nin okunduğu her bir karış toprak Müslümanların Misak-ı Milli sınırlarına dâhildir. Oysa Filistin ilk kıblemizdir yani ilk vatan parçamız.
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol