Yol, yürümek için vardır. İslam ise Sırat-ı Müstakim denilen orta yoldur. İnsanlar olarak özellikle de Müslümanlar olarak bizlere düşen görev ise bu yoldan sapmadan yürümek ve hayatımızı bu güzel yola göre idame ettirmektir.
           
O öyle bir yoldur ki; Peygamberlerin, Sıddiklerin, Şehitlerin ve Evliyaların yoludur.

Bir de öyle insanlar vardır ki bu yola canlarını adamış ve bu uğurda canlarını vermişlerdir.

Görevlerini aksatmadan verdikleri mücadelelerden dolayı Azrail as onların ruhunu görevleri başındayken kabzeder.

“Nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz hitabına mazhar olurlar inşallah!

İşte böyleleri bu kutlu yolda yürürken iz bırakanlardır.

Bir de bırakılanbu izleri takip edenler vardır.

Bir de öyleleri vardır ki odun gelip dal gitmiş, ne iz bırakmış ne de bırakılan izleri takip etmişlerdir.
           
“İstikbale akış var yol gider yolcu gider,
Bir ideal uğruna kafa gider kol gider,
İnsan, insan oldukça insandır,
Yoksa Dar-ı Bekaya, odun gelmiş dal gider.”

İşte aramızdananiden  ayrılan K. Maraş İl Müftümüz ayrıca hocamız olan Sn.Muhammed Gevher özellikle Kur’an’ı Kerim’i güzel okumaya vermiş oldukları gayretlerinden dolayı iz bırakanlardan olmuştur. Takipçileri de bizler olacağız inşallah.
O’nun Kur’an konusunda hassas davranmasındaki etkisi eğitimci olmasından kaynaklanmış ve bu yönünden K. Maraş’ta nasiplenmiştir.

Ve o nasipten biz de payımıza düşeni aldık elhamdülillah!

Rabbim gani gani rahmet eylesin.
Kabrini pür nur, makamını ali eylesin.
Cennette Habib i Edibi’ne komşu eylesin.

Sn. Muhammed Gevher hocamız; görevle ilgili hususlarda konuşma yaptığı zaman mahremiyet ilkesine çok dikkat eder “Sakın bu söz buradan çıkmasın mahremdir.” Diye tembihte bulunurdu. Ayrıca “Cemaat olun,  cemaatçi olmayın. Kafanızı kiraya vermeyin.” Diyerek öğütte bulunur. İslam’ın sadece bir ucundan tutmayın O’nu bir bütün olarak alın.” Derdi. Özellikle Leheb Suresindeki “ve tebb” kelimesinde durulduğunda ikinci “be” harfini okumayanlara ve Felak Suresindeki “ugad”kelimesindeki “ayn” harfini “elif” okuyanlara ani bir tepki gösterir nerde ikinci “be” diye haklı olarak muhatabına soru yöneltirdi.

Evet! İşte biçilen ömür bitince ne bir saat geri, ne de bir saat ileri kayar. Ölüm meleği gelir emanetini alır ve gider. Önemli olan dünyada ne için ve nasıl yaşadığındır. Seninle mezara kadar gidecek olan da makbul olan amellerindir. Dolayısıyla Allah cc. Yolunda yapılan bütün mücahedeler kişiye kar olarak kalır, hem de ahiret azığı olur.

Bundan dolayıdır ki imanla şerefyap olan insanlar vefat ettiklerinde “Hakk’ın rahmetine kavuştu.” İfadesi kullanılır ve rahmetle anılırlar. Lakin iman mefhumundan nasibi olmayanlara ise sadece buz gibi bir kelime olan “öldü” kelimesi kullanılır ve rahmet okunmaz, tekbir getirilmez yandaşları onları kendi algıladıkları doğrularla toprağa gömerler. Ömür bir hiç uğruna heba olmuş gitmiştir.

Doğal olarak biz Müslümanlar bıraktığımız izlere dikkat etmeliyiz.
İz vardır lanet okutur,
İz vardır rahmet okutur.

Bir de yolu güzel yürümek vardır. Yol güzel yürünürse o yolun yolcusu, yolda bulunan ve herkes tarafından görülemeyen güzellikleri görür ve nasiplenir.

Peki, ya güzel yürünmez ise, işte o zaman vah bana vahlar bana diye feryat etmek boştur.
Ey Yolcu! Dünya yolunda nasıl yürüdüğüne dikkat et!
O yolun sonu Allah’a mı varır, yoksa tağuta mı?
Var mı dünya denilen handa misafir olup ta vakit sona erince ölmeyen?
YOK!

O zaman Azrail as. Kapımızı çalmadan hazırlığımızı yapalım.
İz bırakanlardan olalım. Ya da izleri takip edenlerden. Üçüncüsü olmayalım yoksa helak oluruz.
Ne mutlu Allah cc yolunu güzel yürüyüp te iz bırakanlara.
Var mısın? Ey yolcu!
Yolu güzel yürüyüp yürürken Hakk’a yürümeye.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Halime 2 ay önce

Büyük bir içtenlikle yazmışsınız hocam emeğinize yüreğinize saglık...iz bırakanlardan olabilmek ümidiyle inşalah..