Konu hakkında sizlerle okuduğum güzel bir olayı paylaşmak istiyorum.
 
Günlerden bir gün memleketin birinde ilerlemiş yaşına rağmen çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış?
 
Çevresinde bulunan herkes ona çok özenirmiş. İlerlemiş yaşına rağmen bu ihtiyarın neşe ve heyecanı nereden diye herkes merak edermiş. Nitekim ahali dayanamaz ve sorar;
 
"Bu gençliğin sırrı nedir" diye.
 
İhtiyar delikanlı, her soruldukça güler geçermiş bu soruya.
 
Gel zaman git zaman sorular sık ve soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki.
 
İhtiyar, düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş, tüm meraklıları yemeğe davet etmeye. Ahaliye hitaben:
 
"Sizi yemeğe davet ediyorum. Bu davette size genç kalmamın sırlarını açıklayacağım" demiş.
 
Herkes büyük bir merakla davete gelmiş. Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş. Fakat ihtiyardan bir şey yok. Gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş.
 
Herkes konu ne zaman açılacak diye merak ederken adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş.
 
"Hatun, Hatun! Şu kilerden bir karpuz getirir misin bize,sana zahmet."
 
Hanım, hemen kilere gider kaş ile göz arasında bir karpuz getirir.
 
Adamcağız, şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da:
 
"Hanım! Bu olmamış. Güzel çıkmayacak, başka getirir misin bir zahmet" demiş.
 
Hanım, onu götürmüş bir tane daha getirmiş. Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.
 
"Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin" demiş. Başka bir karpuz getirmesini istemiş. Bu hal, böylece beş kez tekrarlanır durur. 
 
İhtiyar, beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş. Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim ihtiyar sormuş.
 
"Eeeee? Arkadaşlar! İşte benim gençliğimin sırrı burada, anladınız mı?" der.
 
Herkes birbirinin yüzüne baka kalmış. Kimse bir şey anlamamış. 
 
"Aman Efendim! Biz bir şey anlamadık.’’demişler. Bunun sırrı nerde? 
 
İhtiyar, inceden inceye gülmüş.
 
"Efendiler" demiş.
 
"O gördüğünüz karpuz kilerde bir tane idi. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu. Bir kere bile;’’ Aman be adam, deli misin nesin, şu tek karpuzu ne taşıttırıyorsun bana defalarca.’’ demedi. ‘‘Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi.’’ İşte bütün bu gençliğimi hanımıma borçluyum."
 
İhtiyar, bu vesile gençler şu nasihatlerde bulunur ve başlar anlatmaya;
 
 
-Biz, birbirimizi başkalarının önünde zor duruma düşürmeyiz. 
-Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız.
-Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz.
 
-Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız. İyi kötü her olayı da birlikte paylaşır, çözmeye çalışırız."
 
Zevkli bir kadına rastlarsanız, ZEVKİNİZ,
Bilgili bir kadına rastlarsanız, BİLGİNİZ,
Zeki bir kadına rastlarsanız, ZEKÂNIZ olur. Hayatınız bereketlenir. 
 
Unutmayınız! Bugün durduğunuz ev, seyrettiğiniz manzara, yaşadığınız hayat yanınızdaki kadının evi, manzarası ve hayatıdır.
 
Hayatınız seçtiğiniz kadın kadar değerlidir.
 
Selam ve dua ile…
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol