Kendimi bildiğim günden bu yana yaşadığımız toplumda hep tartışma konusu olmuştur; kadın ve erkek. Toplumun dikkatini bir şeyle meşgul etmek isteyenler her fırsatta da bu argümanları kullanmış ve kullanmaya da devam ediyor;

Kadının toplumdaki durumu.

Kadın erkek eşit midir, değil midir? Bazen feminist kesimin etkisinde bazen de geleneksel yorumların etkisinde kalırız. Şunu açık yüreklilikle ifade edeyim ki bunca sözlere, teknik imkânlara rağmen bu konuda çok fazla bir mesafe aldığımız da söylenemez. Zira bugün modern toplumlardan tutun ilkel toplumlara kadar kadın, ezilmekte, sömürülmekte ve istismar edilmektedir.

Zaten istense de kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz, o fıtrata terstir. Tabiatları, bünyeleri ve fıtratları başka başkadır. İş hayatında hamile bir kadını erkekle aynı şartlara tabii tutamazsınız. Çocuğunu emzirmek zorunda olan bir anneyi, bir erkek ile eşit konuma getiremezsiniz. Kadınlara erkeklerin yaptığı her işi yaptıramazsınız, komünist rejimlerde olduğu gibi. Eline ver kazma küreği çalışsın, olmaz böyle bir şey. Bu, cinayettir. Bu, kadının DNA’sı ile oynamaktır. Bu, kadının narin yapısına terstir.

Yüce Dinimiz, toplumda atılan, itilen, ticari bir meta olarak alınıp satılan, şehvet aracı olmuş kadına iki makam vererek ona saygınlık kazandırmıştır;

Biri analık sıfatı,

İkincisi cenneti ayakları altına sermiş olması.

Bütün bu gerçekler göz önünde iken İslam, kadını dışlamıştır, ötekileştirmiştir demek en hafifinden insafsızlıktır.

Evet, modern dünya kadına bir yer, bir değer verecekse konuya İslam'ın bakışı ile bakmalıdır. Bu bakışın hayata geçirilmesi ile kadın ancak saygınlık kazanacaktır.

İslam'a göre kadın erkek, eşit değil, eşdeğerdir. Bir bütünün birbirlerini tamamlayan parçalarıdır.  Biri olmadan, diğeri eksik ve yarımdır. Her bakımdan iki cins de birbirine muhtaçtır. Bu yüzden beşeri hayat kadın erkek beraberliği ile başlar ve bu beraberlikle devam eder. Kadın erkek iki cins (Âdem-Havva) birlikte dünyaya gelmişler, hayatı birlikte paylaşmışlardır. İlk yasağın ihlalinden tevbe edişlerine kadar her şey bir ve beraberce yapılmış. Bu dünyada devam eden kadın erkek birlikteliği ahirette de devam edecektir. Nitekim Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin; "Kadınların, yaratılış ve tabiatta erkekler gibi olduğunu" beyan eden sözü, kadın ve erkeğin bir bütünün iki parçası olduğunun açık bir delilidir.


Aziz kitabımız Kur'an-ı Kerimin muhatabı insandır. Kur’an-ı Kerim, muhatap aldığı insanı kadın olsun erkek olsun eşit bireyler olarak görür. Kur’an-ı Kerimin, emir ve yasaklarına muhatap olma bakımından kadın da bir insandır ve erkekle eşittir. Zira Kur'an-ı Kerim, Allah [Azze ve Celle] katında üstünlüğün ancak takva ile olacağını bizlere bildirmektedir. Takva ise, Yüce Allah'ı [Azze ve Celle]  hesaba katarak yaşamaktır. Nerede ve hangi şartlarda olursa olsun, insanın Allah [Azze ve Celle]  görüyor bilinci içerisinde olması onu takvalı olmaya götürür. Bu üstünlük yarışında, kadın erkekle aynı konumdadır.

Takva yarışında başarılı olmak ise öncelikle Kur'an-ı Kerimi doğru anlamaya ve onun gereklerini yerine getirmeye bağlıdır. Beşerin vahy-i ilahi ile tanıştığı ilk dönemden itibaren kadınlar kendilerini Kur'an-ı Kerimin bir muhatabı olarak görmüşler, Kur’an-ı Kerimi anlamak ve gereklerini yerine getirmek için hep gayret içerisinde olmuşlardır.


Arap dilinin kendine özgü kuralı gereği Kur’an-ı Kerim, genel olarak söylemini eril (müzekker) zamirler üzerine kurmuştur. Şöyle ki onun tüm insanlara yönelik genel çağrılarında eril kalıplar kullanılmıştır. Mesela Kur’an-ı Kerimde takriben yüz çıvarındaki ayet-i kerimede geçen "Ey iman edenler" kalıbı, erildir ve "Ey iman eden erkekler" anlamındadır. Ancak bu kullanım, kadın cinsini de içerisine almaktadır. Bu anlatım şekli Arap dilinin özellikleri ile ilgili bir durumdur. Yoksa erkeğin üstünlüğüne delalet eden bir konu değildir. Hatta dahasını söyleyeyim Kur’an-ı Kerimdeki bu kullanım ilk dönem Müslüman kadınlarının da dikkatini çekmiş ve konu hakkında Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizden açıklama istemişlerdir.


Efendimizin eşlerinden Hazret-i Ümmü Seleme [Radıyallahu Anha] Validemiz, bir gün evinde saçlarını taratırken Hazret-i Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin mescidden "Ey İnsanlar" diye seslendiğini duymuş ve saçını taramakta olan kadına "Bırak, sonra tararsın" demişti. Kadın, "O erkekleri çağırıyor, kadınları değil" deyince de ona; "Ben de insanım, biz insan değil miyiz?" diyerek Peygamberi dinlemeye çıkmışlardı.


Efendimiz döneminde kadınların da mescide devam ettiği görülmektedir. Bir defasında Efendimiz [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], namazda ağlayan bir çocuk sesi duyduğu için namazı her zamankinden daha kısa tutmuş ve gerekçesini çocuğundan dolayı annenin namazı bozmamasını sağlamak olarak açıklamıştır.

Hazret-i Ümmü Seleme [Radıyallahu Anha] Validemiz; "Ey Allah'ın peygamberi! Yüce Allah'ın hicret konusunda kadınları andığını duymayacak mıyım?" dediğinde...

Onun bu sorusu üzerine Yüce Allah [Azze ve Celle]şu ayet-i kerimeyi indirmiştir; "Sizden erkek olsun kadın olsun, hiç birinizin çalışmasını boşa çıkarmayacağım. Zaten siz birbirinizdensiniz."

Ensar hanımlarından Ümmü Umare veyahut Esma bint Umeys [Radıyallahu Anhuma] Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimize gelerek;"Bakıyorum da her şey erkeklere, kadınların hiçbir konuda esameleri okunmuyor?" demiştir.


Bunun üzerine Ahzap suresi 35. ayet-i kerime indirilmiştir;"
Müslüman erkekler ve Müslüman hanımlar. İmanlı erkekler ve imanlı hanımlar. İtaatkâr erkekler ve itaatkâr hanımlar. Doğru dürüst erkekler ve doğru dürüst hanımlar. Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır."


Esma bint Yezid  [Radıyallahu Anha], Hazret-i Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimize gelerek; "Anam babam sana feda olsun ey Allah'ın peygamberi! Allah, seni kadın erkek herkese peygamber olarak gönderdi. Biz kadınlar da sana ve Rabbine iman ettik. Bizler, evlerimizin temeli olup erkeklerin şehvetlerini tatmin ederiz, çocuklarını taşırız. Bizler evlerde kapalı kaldık. Siz erkekler ise cemaate çıkar, Cuma kılar, hasta ziyaret eder, cenazeye katılır, tekrar tekrar hac yapar, cihad edersiniz. Bu yüzden siz bizden faziletlisiniz. Biz ise, siz bu işleri yaparken mallarınızı korur, elbiselerinizi diker, çocuklarınızı terbiye ederiz. Ecir ve hayırda biz de size ortak mıyız?" 


Kadının bu sözleri üzerine Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimiz, arkadaşlarına dönerek şöyle buyurdular; 
" Dini konusunda bundan daha güzel problemini ortaya koyan bir kadın gördünüz mü?"

 

Son olarak şunu ifade edeyim ki;

Kur’an-ı Kerime muhatap olma, onu anlama ve gereklerini yerine getirme konusunda kadın erkek eşittir. Kulluk yarışında cinsler arasında asla bir fark yoktur. Hikmetin gereği olarak kadın olsun erkek olsun kişilere, farklı sınav soruları sorulabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, her iki cinsin asıl hedefi Allah'ın [Azze ve Celle] hoşnutluğunu kazanıp cennetine girebilmek olmalıdır. Bu yarışta kadın erkek herkes çalışıp gayret etmelidir.

İslam'ın ilk döneminden günümüze kadar bu kutlu yarışta erkekler kadar kadınlar da yerlerini almışlardır. Elde edilen başarı veya başarısızlıklarda erkekler kadar kadınların da katkısı ve sorumluluğu vardır. Bu yarışta her iki cins de üzerine düşeni yerine getirmeli ve birbirine yardımcı olmalıdır.

 

Selam ve dualarla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
immm 10 ay önce

kın erkek eşit değildir.. kadın bizde hep bir adım önde gelir...vesselam

Avatar
Amedli 10 ay önce

kadın erkek eşitliği demek ver eline kazmayı demek değildir zaten her kadının ellinde senin gibi bir kazma ver. kadın birileri senin de arkandan bir şeyler yapılsın diyor mu? hayır demiyor çünkü kadın herkesin fiziki yapısından kaynaklı özeliklerinin farkında

Avatar
adil hoca 10 ay önce

ömrünüze bereket hocam

Avatar
dilara 7 ay önce

kadın erkek eşit değil derken verdiğiniz kazma kürek örneği dar bir bakış açısıdır 'eğer erkekler fiziksel olarak daha güçlü oldukları için kadınlardan üstünse o zaman hükümeti neden sumo güreşçileri yönetmiyor ?