Ferhat Fani'nin Yeni Kitabı: Gülsima Ağlama Ne Olursun
DİN GÖNÜLLÜSÜNDEN, KALPLERİ UYANDIRACAK BİR KİTAP…
 
 
Amasya Merzifon ilçesinde görev yapan Ferhad Fani, yoğun bir çalışmanın ve çok yönlü edebiyat birikinin sonucunda kaleme aldığı roman, gençlerimize İslâmî bir hassasiyetin ışığında, “İnsan, aradığı ve hasretini çektiği gönül ufkunu, yeniden nasıl yakalayabilir?” sorusuna cevaplar sunuyor.
 
Romanın baş karakteri Mirza’nın yaşadıkları, yıllarını alan bir arayış ve sorgulayışın, kader ve İlâhî İrâde ekseninde beklenmedik bir netice ile noktalanmasını gözler önüne seren Hocamız, “Mevlâ görelim neyler/ Neylerse güzel eyler” şuurunu, âdetâ edebî bir üslup ve akıcı öykülerle okurlarına sunuyor…
 
Tüm dünyânın, külliyen unuttuğu “muhabbet, karşılıksız sevgi, insana insanca saygı, huzurun ve tebessümün” değerini, bazen bir secdenin verebileceği ulvî teslimiyeti, gözyaşlarıyla ıslanan duâların bir kalbi nasıl ipekçe yumuşatacağını, kadim edebiyatımızın derin üslubuyla tasvir ediyor…
 
Romanda sıkça yer alan namaz, câmi, huşûlu bir cemaat tabloları, ibadet noktasında eksiği olan, gençliğin verdiği ihmâlkârlıkla seccâdenin sıcaklığını unutan özelde gençlerimize, ama genel manada tüm insanlığa, “aradığınız çıkış kapısı namazdadır. Bütün sıkıntılarınızın tereyağından kıl çekercesine çözümü secdelerdedir, rükûdadır” mesajını şiirsel bir tarzda ilan ediyor…
 
“Ezan”… 
“Allah var, gam yok” diyen bir kurtuluş müjdesi…
 “İşit ve kurtul” diyen bir derman çağrısı… 
“Her ne varsa gelmesini beklediğin, bu sese kulak ver ki daha fazla beklemeyesin”  diye seslenen can bahşeden bir mukaddes esinti…”
 
Sözleriyle, câmiâ olarak, günde beş dafa minârelerden bayraklaştırdığımız ezan sesini insanların tefekkürüne sunan, câmi, cemaat ve namaz yörüngesinde bir “çözüm reçetesi” arz eden Ferhad Fânî, romanının yayınlandığı ve okurlarıyla buluştuğu günden beri, “Kalemini vaaz-u nasihat için kullanan bir İmam-Hatip” olarak, sözlerine kulak veren her gönül sahibini, “Rabbine kulluk etmeye, Sonu olan hevesler uğruna, Sonsuz Olan’ı fedâ etmeme” dersi veriyor…
 
Belirli aralıklarla, imza günleri, söyleşiler ve okur-yazar buluşmalarıyla, her imamın asıl vazifesi olan irşad ve tebliğ vazifesini “bu, benim Rabbim’in fazlındandır” şuuruyla yerine getirmeye azmeden kardeşimiz, “Siz bize gelinceye kadar, biz size gelelim” düşüncesini edebiyat hayatının bir prensibi olarak hayatına aksettiriyor…


 
“Ravza güvercinlerinin kanat sesleriyle kıyâma durma vakti... Teheccüd vakti... “O ki En Büyüktür; küçüktür O’ndan gayrı ne varsa”…  Rahmân ve Rahîm Olan’ın, yazgıyı Yazan’ın Adı’yla…  Ey gündüzden geceyi, geceden gündüzü çıkaran! Zemheriyi yaz eyleyen, güzü nevbahar eden Ey! Kelebeği kozasında bunaltmayan, sürünüyorken kanat veren, Ne yaptığından habersiz, arıya bal yaptıran, paha biçilmez ipekleri bir böceğe dokutturan, her zerrede Kendi İsmi’ni okutturan Ey! Sen Ey vardan önce Vâr, Eyyûb’a Dost, Yûsuf’a Yâr… Kimsesizlerin Kimse’si, Çaresizlerin Çare’si… Bir bebeğin avcunda sımsıkı tuttuğu umudun Sâhibi…”
 
Romanından alıntı olarak sunduğumuz bu ve bunun gibi bir çok “Namaz ve Duâ” tablosunu, duygusal bir yürekle, eserde bulmak mümkün…
 
Çok yakında başka bir romanın da okurlarıyla buluşacağı bilgisini paylaşan “Din gönüllüsü” kardeşimiz, Alla’ın izni ve inâyeti olursa, 14 Kasım Cumartesi günü, İstanbul Tüyap Kitap Fuarı’nda, Hayat Yayınları standında düzenlenecek olan imza gününde, okurlarıyla buluşmayı bekliyor… 
 
Biz de dinihaberler.com olarak, değerli hocamıza nice kıymetli eserler kaleme almasını, kelâmını ve kalemini, görevinin özüne mâtuf bir şuurla kullanmasını diliyor ve Ferhad Fânî Hocamız’ın yepyeni romanını siz saygıdeğer kardeşlerimizin, kütüphanelerinde bulundurmalarını tavsiye ediyoruz…
 
 
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol