Mehmet Görmez'in yeni kitabı çıktı:
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez'in kitabı çıktı: HATUN

Kur\'an-ı Kerim Ayet-i Kerimelerinin Nurları Huzurunda HATUN
 
Musa Carullah'ın 1916'da kaleme aldığı ve 1933 yılında Berlin'de bastırdığı bu eser, kadın konusunda İslâm'ın kendi öğretileri ile gerek tarihte, gerekse günümüz Müslüman toplumlarında egemen olan düşünce, telakki ve uygulamalar arasındaki farkı, çarpıcı bir dille ifade etmeye çalışan bir denemedir.
 
Musa Carullah'a göre, her şeyden önce, kadın ile ilgili sorunlar, kadın hakkında oluşan yanlış düşünce ve telakkiler, sadece Şark toplumlarının yahut sadece İslam toplumlarının sorunu değil, bütün insanlığın sorunudur
 
Zira kadın ile erkek arasındaki biyolojik farklılığın toplumsal ve kültürel bir farklılığa dönüştürülmesi, bin yılların ötesinden günümüze intikal eden, zamana ve değişime karşı en dayanıklı bir ideoloji olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur'an-ı Kerim nazil olurken, karşısında, söz konusu ideoloji gereği kız çocuklarını diri diri toprağa gömebilen bir topluluk bulmuş, bâtıl her ideoloji ile olduğu gibi, cinsiyetçilik diyebileceğimiz bu ideoloji ile de mücadele etmiştir.
 
Bu eserin, İslâm dünyasında kadın hakkında ortaya çıkan yanlış düşünce ve telakkileri bütünüyle ele aldığı, teorik ve pratik problemleri çözüme kavuşturduğu söylenemez. Ancak, kadının yaratılışı, aile nizamı, nikah, talak, çok evlilik, kadının şahitliği, kadının mirastan alacağı pay gibi pek çok konuda, Kur'an merkezli, yepyeni pencereler araladığı gibi; iki önemli konuda, tartışmalara yol açacak, oldukça iddialı düşünceler dile getirmektedir:
 
Birisi İslâm'da kadın hakları konusu, diğeri ise hicap felsefesi... Musa Carullah'a göre Kur'an-ı Kerim, kadın konusunda getirdiği hükümlerin önünü açık bırakmıştır. Başka bir ifade ile, Kur'an kendi inananlarına kadın hakkında çizdiği çerçeve ile de yetinmeyip zaman içerisinde daha ileri adımlar atmalarını emretmiştir.
 
Ne var ki, Müslümanlar tarih içinde Kur'an-ı Kerim'in bizzat çizdiği çerçeveyi dahi yakalayamamış ve Kur'an öncesi düşünceler İslâm toplumlarında hayatiyetini, hem de İslâm görüntüsü altında devam ettirmiştir. Kadim din ve kültürlerin Müslümanlara tesiri, yerleşik kültür ve geleneklerin dine baskın çıkması, dinin ve dinî metinlerin yanlış anlaşılması ve yanlış yorumlanması yanında, Müslümanların ahlaki zaafları da bu tür düşüncelerin yaşamasına ve kökleşmesine zemin teşkil etmiştir.
 
Hicap felsefesine gelince, Musa Carullah'a göre, İslâm'ın kadının örtünmesi ile ilgili hükümlerinde herhangi bir problem yoktur. Asıl problem, tarih içinde bu hükümlerin uygulanış biçimi ve bu hükümlere yüklenen hikmetlerdedir: İslam bilginleri hicap ile ilgili bütün emir ve yasakları ‘fitne korkusu' gibi mevhum hikmetlerle izah ettikleri için, bu hükümler kadını güneşin nurundan ilmin aydınlığına kadar her şeyden mahrum bırakacak şekilde uygulanmıştır.
 
Oysa Carullah'a göre, kadının hicabına yönelik bütün hükümlerin sadece erkekleri fitne ve fesada düşmekten alıkoymak için vazedildiği söylendiği takdirde, bunu Allah'ın adaleti ile izah etmek kabil-i imkan olmaz. Onun kendi ifadesiyle "İlmin ve imanın aydınlığında fitne olmaz. Varsa, fitne, erkeklerin gözlerinde, kalplerinde ve dillerinde bulunur. İlle de tedbir almak gerekiyorsa, erkeklerin gözlerine nikap, kalplerine adap, dillerine ikap lazım gelir."
 
 

Bu set, 5 kitap ve toplam 1112 sayfadan oluşmaktadır:
 
SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYINIZ
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dünya günlüğüm 2 yıl önce

Çok okunası çok yayılası buldum. Hatun isimli kitabın sadece bu bölümünü okuyabildim henüz. O bölümü paylaşalım tekrar.. "......İlmin ve imanın aydınlığında fitne olmaz. (ne güzel bir cümle ile açıklamış yazar, devam edersek güzelliğe.) Varsa, fitne, erkeklerin gözlerinde, kalplerinde ve dillerinde bulunur. İlle de tedbir almak gerekiyorsa, erkeklerin gözlerine nikap, kalplerine adap, dillerine ikap lazım gelir." (Bu ne güzel anlatım.. Önce kadın veya erkek değil.. İnsan olmak lazım..) . Aynı şey kadınlar içinde geçerli.. Kadınlarında gözlerine nikap, kalplerine adap, dillerine ikap lazım gelir.. Kısaca Allah gözetiyor demek.. Her an her dakika.. Erkeğide kadını da.. Ona göre davranmak lazım. Ne güzel değil mi. Hep gözeten koruyan kollayan ve yanlışlarımızda da bize geri bildiren var.. Acele etmeyen ama mutlaka bildiren ve öğreten.. İyi davranışımıza iyi cevap, kötü davranışımıza.. Bak bu sensin diyen.. Dünya güzel bi yer aslında.. Sadece Kul olunca.. Onun yarattıklarını sevince..