Bu beş sorudan sadece biri için dahi cevabınız evet ise, bu yazıyı okumanız faydalı olacaktır. 

Hiç çalışmadan öğrenmenin bir yöntemi yoktur; fakat kolay öğrenme yöntemleri vardır. Bu yöntemlerden   yararlanarak öğrenme konusundaki işimizi kolaylaştırabiliriz.

Bu yazıda kolay öğrenme yöntemleriyle ilgili hususları üç başlık altında inceleyeceğiz:

I-Tutamak Noktalarından Yararlan     
 
Önce tutamak noktalarının ne anlama geldiğini bilmekte yarar var: Kısaca söylemek gerekirse, bildiğimiz şeylerden yararlanarak, yeni karşılaştığımız bilgileri akılda tutma yöntemlerine, tutamak noktaları denir.

Çok sayıda tutamak noktası vardır. Mevcut tutamak noktalarına kendi kabiliyetimiz oranında yenilerini de eklememiz mümkündür.

Şimdi vereceğim örnekleri dikkatle incele. Bu örnekleri zenginleştir. Üzerinde düşündükçe öğrenmen gereken şeyler sayısınca tutamak noktası icat edebildiğini göreceksin.

Tutamak noktalarından bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

1. Bilmediğin tarihler ve numaralar için, bildiğin tarih ve numaralardan yararlan: bir sürü tarih ve numara biliyorsun. Okula başladığın ilk yıllardan başlayarak adın gibi öğrendiğin bir hayli tarih var. Bildiğin numaralar da az değil. Kendi okul numaran dışında, sınıfındaki birçok arkadaşının numarasını da ezbere biliyorsun. Yine zorlanmadan ezberlediğin bir hayli telefon numarası ile kapı numarası da var. İşte sana düşen, önüne yeni çıkan tarih ve numaraları ezberlerken, bu eski bilgilerinden yararlanmayı bilmektir. Öğreneceğin tarih veya rakam, halen bildiklerinden biriyle aynı olabilir. Tamamen aynı olmazsa bile ilk üç rakamı veya son dört rakamının aynı olma ihtimali vardır. Bu tür durumlar ortaya çıkarsa, mevcut bilginle gerekli ilgiyi sağlayarak, yeni şeyleri kolayca aklında tutabilirsin. Bu yöntemle ilgili olarak, kendi başına birçok örnek oluşturman mümkündür.

2. Bilmediğin isimleri aklında tutabilmek için, bildiğin isimlerden yararlan: Bugüne kadar zorunlu olarak öğrendiğin çok isim var. Akrabalarını, öğretmenlerini, okul arkadaşlarını ve birçok yazar ile tarihi şahsiyeti sayacak olursan, ortaya yüzlerce isim çıkar. Öğrenmen gereken yeni bir isim, tanıdığın kişilerden birine ait olabilir. O zaman yapacağın tek iş; ikisi arasında bir bağ kurarak, öğrenme işini zahmetsizce halletmenden ibaret olur. Bu konuda şimdiden bazı örneklemeler yap. Böylece önüne yeni bir isim çıktığında mevcut bilgilerine başvurarak işini kolaylaştır.

3. Ezberlemen gereken isimlerle misyonları arasında bazı tutamak noktaları bul: Mesela Hz. Âdem’in çocuklarından Kabil ile Habil’den hangisinin katil, hangisinin maktul olduğunu aklında tutmakta zorlanabilirsin. O zaman şu tutamak noktasına dikkat et: Katil kelimesi hangi harfle başlar? "K” harfi ile. Peki, katil olan Kabil’in ismi hangi harf ile başlıyor? “K” harfi ile. İşte güzel bir tutamak noktası… Artık istesen de katil olanın Kabil olduğunu unutamazsın. Bu tür örnekleri çoğaltabilirsin.

4. Bazı isim gruplarının ilk harfiyle, bilinen bir kelime arasında ilişki kurmak suretiyle istediğin isimleri kolayca öğren: Mesela dört büyük meleğe ait Cebrail, Azrail, Mikail ve İsrafil isimlerinin ilk harfleri bir araya geldiğinde “Cami” kelimesi oluşur. Bu tutamak noktası ile dört büyük meleğin adını unutmaman bir hayli kolaylaşacaktır.   Bu tür yeni örnekler bulman mümkündür.          

5. Bazı nesneleri unutmamak için, ilk harflerini alfabetik sıraya koy: mesela pazardan biber, elma, domates, ayva, ceviz ve zeytin alacaksın. Bunları unutmamak için alfabetik sıraya göre; ayva, biber, ceviz, domates, elma ve son harf ile başlayan zeytin şeklinde kolayca aklında tut. Bu yöntemi derslerde verilen bilgiler ile bazı formüllere ve element sembollerine de uygulayabilirsin.

6. Bazı isimleri aklında tutabilmek için, onlardan daha meşhur olanların tarihteki geliş sıralarından yararlan: Mesela iki “Eş’ari” var. Biri Sıffin Savaşı sonundaki meşhur hakem olayında Hz. Ali’nin hakemi olan Ebu Musa el-Eş’ari. Diğeri ise, Eş’ariye mezhebinin kurucusu Ebu Hasan el-Eş’ari. Bu ikisi isimlerindeki benzerlik sebebiyle karıştırılabilir. Meydana gelebilecek karıştırmadan kurtulmak için şöyle düşün: Biri Musa diğeri Hasan. Tarihte bu isimleri taşıyan iki önemli şahsiyet daha var; Peygamber Hz. Musa ile Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hasan. Bunlardan hangisi önce yaşamış? Elbetteki Hz. Musa. Peki, Eş’arilerden hangisi önce yaşamış. Hz. Ali’nin hakemi Ebu Musa el-Eş’ari. Bu tutamak noktasından sonra iki Eş’ari’yi birbirine karıştırmak için sebep kalmaz. Buna benzer tutamak noktalarını arttırabilirsin.

7. Terim ve deyimlerin sözlük anlamlarından yola çıkarak asıl anlamlarını aklında tut: Bu yöntemi hemen hemen karşılaştığın bütün terim ve deyimler için kullanabilirsin. Çünkü kelimelerin taşıdıkları sözlük anlamları olmadan terim ve deyimler oluşmaz.

Mesela “Aydın” kelimesi sözlükte; aydınlık, kolayca anlaşılacak kadar açık anlamlarına gelir. Aynı kelimenin terim anlamı ise; öğrenimi, bilgisi ve görgüsü olan kimse demektir. Bu kadar güzel niteliği olan kişiye de aydınlığı çağrıştıracak şekilde “Aydın” demek yakışır. Bu örnek çok kolay oldu. Bir de aynı anlamı taşıyan “Münevver” kelimesi üzerinde duralım. Sözlük anlamı; nurlu, ışıklı, aydınlatılmış demektir. Terim anlamı ise, aydın ile aynı. Görüldüğü gibi, sözlük anlamı, insanı hemen terim anlamına götürüyor.

Bir örnek de deyimlerden verelim: “Ağzından bal damlamak” deyimini duymayan yoktur. Hoşa giden güzel sözler konuşmak, anlamına gelir. Ağzından bal damlamanın karşılığı başka nasıl olabilirdi ki... Yani sözlük anlamından kastedilen asıl anlamı hatırlamak hiç de zor değil.

8. Bir kısım tarih ve numaraları öğrenmek için, bazı küçük hesaplamalardan yararlan: Mesela 2468 sayısını öğrenmen gerekiyor. Bu durumda sadece iki olan ilk rakamı öğrenip bundan sonraki üç rakamın ikişer artarak devam ettiğini aklında tutman yeterlidir. 23456 sayısını öğrenmek için; ikiden sonra, rakamların birer arttığına dikkat edersen sorun kalmaz. 9630 sayısını öğrenmek için sayıların üçer üçer azaldığını görmen, söz konusu rakamı öğrenmen için yeterli olacaktır. Ben çok basit örnekler verdim. Sen, bu örnekleri öğrenmen gereken sayıların yapısına göre değişik formüller kullanarak çoğaltabilirsin.

9. Bazı nesneleri, taşıdıkları zıt özelliklerle irtibatlandırarak aklında tut: Büyük-küçük, ince-kalın, zayıf-şişman, az-çok, önce-sonra, kaba-kibar gibi zıt niteliklerden yararlanabilirsin. Bu konuda ihtiyaç duydukça örnek oluşturabilirsin.

10. Bazı nesnelere abartılı özellikler yakıştır: Dikkat edersen, küçüklüğümüzden unutmadığımız şeyler; abartılı özelliklerine tanık olduğumuz kişiler, olaylar veya varlıklardır. Yakıştırdığın abartının, gerçek nitelik olmaktan ziyade, bir tutamak noktası olduğunu da unutma.

Tutamak noktalarını on maddede özetlemeye çalıştık. Bunları daha fazla arttırman, hayal gücünle kuracağın işbirliğine bağlıdır.

Bilgiyi aklımızda tutmaya yarayan tutamak noktaları, aklımızda kalıcı olup fazla yer işgal etmezler. Zamanla tutamak noktası kaybolur; ancak bilgi kalır. Hedef, tutamak noktasını öğrenmek değil, onun sayesinde bilgiyi kalıcı hale sokmaktır.

II-Anlamaya Dayalı Konulara Sessizce Çalış
 
Anlamaya dayalı derslere çalışırken aşağıda sıralanan kurallara uyman başarını arttıracaktır:


 Okuduğun konu üzerinde yoğunlaş, tam konsantre sağla. Bakışların, aklın ve ruhun başka bir şeyle ilgilenmesin.

 Konuyu sessizce oku. Sessiz okuma sayesinde konu üzerinde daha çok yoğunlaşacaksın. Çünkü duyacağın ses, kendine de ait olsa, kavrama yeteneğin ile konu arasına giren bir engel olacaktır.

 Okuma sırasında sadece gözlerin ile aklın devrede olsun, dudaklarını bile kıpırdatma.

 Okuduğun satırları parmağınla takip etme.

 Gerektiğinde not tut; ama satırların altını çizme.

Yukarıda sıralanan beş kurala uyarsan, öğrenmen gereken konuyu verimli bir şekilde okumuş olursun.

III-Ezbere Dayanan Konulara Sesli Olarak Çalış

Ezbere dayanan konuları sesli olarak çalışmak; sessiz çalışmaya oranla, verimin daha da artmasına yarar.

Bazı konular genel olarak ezbere dayanır. İçinde formüller ve bazı yabancı kelimeler bulunan bir kısım dersler böyledir.

Bazı metinleri ise tamamen ezberlemek gerekir. Şiir, dua, sure, fiil çekimleri gibi şeyler bu türdendir.

Ezberleme işi, anlamadan çok, bir hafızaya kayıt işidir. Bazen insan, anlamını hiç bilmediği metinleri bile rahatlıkla ezberler.

Bir metin, ezberleme isteğiyle sesli olarak okunursa, metin ile hafıza arasına başka düşüncelerin sızması pek mümkün olmaz. Ama söz konusu metin, sessizce okunmak suretiyle ezberlenmek istenirse; araya başka düşüncelerin girmesi mümkündür. Çünkü hafıza, ezberlemek istediği şey üzerinde fazla düşünmeden onu kaydetmeye çalışır. Anlamak için değil de ezberlemek için üzerinde yoğunlaşılan konu ile hafıza arasına başka düşünceler girmesini engellemenin en iyi yolu sesli olarak çalışmaktır.

O halde bir metni kolay ezberlemek için sesli olarak çalış.

Sesli olarak çalışmak için, uygun ortam ve zaman ayarlaman gerekir. Çevrendekilerin rahatsız olmayacağı ortam ve zamanı titizlikle seç.

Allah (C.C.), ilim yolunda mertebe kat etmek isteyen herkese yardımcı olsun.



 

DHBT 1 ve 2 Soru Bankası Hakkında Detaylı Bilgi almak ve sipariş için: TIKLAYINIZ…
 
DHBT 1 KİTABI: İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Önlisan Mezunları için Ortak Çalışma....
DHBT 2 KİTABI: İmam Hatip Lisesi Mezunları İçin...
DHBT 2 KİTABI: Önlisan Mezunları için

Sipariş İçin:
0 506 428 2 428
0 232 343 03 02
0 542 524 84 87 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.