25.Müfettişler Semineri Sonuç Bildirgesi
 
Başkanlık Müfettişlerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen seminere Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Emin ÖZAFŞAR ve Dr. Ekrem KELEŞ ile Din İşleri Yüksek Kurulu Başkan Vekili Zeki SAYAR, Din Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Yaşar YİĞİT, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali ERBAŞ, Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Yüksel SALMAN, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Kemal ULUDAĞ, İnsan Kaynakları Genel Müdürü Osman TIRAŞÇI ile Daire Başkanları Mahmut TÜRK, Murat ALKAN ve Mahmut GÖL iştirak etmiştir.
 
Seminerin açılış konuşmasını yapan Rehberlik ve Teftiş Başkanı Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ; 633 sayılı Kanun'un, Birimlerine Başkanlığın bütün işlerini teftiş etmek, müfettişler tarafından düzenlenen raporları değerlendirmek ve denetimin etkinliğini artırıcı tedbirler almak şeklinde üç temel sorumluluk yüklediğini, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı olarak düzenledikleri seminerlerle denetimin etkinlik ve verimliliğini artırmayı hedeflediklerini belirtmiştir. Müfettişlerin yol gösterici ve yanlışları düzeltici olmaları gerektiğine, denetim hizmetlerinin eğitici ve rehberlik edici bir anlayışla yapılmasının önemine vurgu yapmıştır. Konuşmasının devamında Sayın KARAGÖZ, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yürütülen faaliyetlere yönelik istatistiki bilgilere yer vermiş, son yıllarda Başkanlık personelinin sayısında önemli bir artış olduğuna, müfettiş sayısında ise bununla orantılı bir artış meydana gelmediğine dikkat çekerek denetim hizmetlerinin daha etkin bir şekilde yapılabilmesi için birtakım tedbirler alınması gerektiğini dile getirmiştir.
 
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin ÖZAFŞAR konuşmalarında; sunulan hizmetler noktasında Başkanlığın son yıllarda önemli mesafeler kat ettiğini, şartların artık kendilerini "model alan" değil "model olan" bir teşkilata dönüşmeye zorladığını belirtmiştir. Sayın ÖZAFŞAR ayrıca Başkanlığın yurt dışında yürütmekte olduğu hizmetlerin geliştiğine ve bu yönde dünya çapında Başkanlıktan beklentilerin arttığına değindikten sonra diplomasinin, barışa ulaşmak için önemli bir araç olduğuna, din diplomasisinin öneminin de git gide arttığına, bu çerçevede Diyanet hariciyesinin oluşmasının, dünya çapında din hizmeti sunmak için elzem olduğuna, bugünün global dünyasında sadece sermayenin veya insanların değil, fikirlerin de dolaşması gerektiğine, bu itibarla üretilecek hizmetlerin küresel ölçekte olmasının lüzumuna işaret etmiştir. ÖZAFŞAR son olarak Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının istikrarlı, düzenli, planlı ve disiplinli çalışmalarının dikkatlerden kaçmadığını, öte yandan teftiş görevini üstlenmenin de büyük bir cesaret ve yürek işi olduğunu ifade etmiştir.
 
Başkan Yardımcısı Dr. Ekrem KELEŞ; Diyanet İşleri Başkanlığı hizmetlerinin daha etkili ve verimli bir şekilde sunulabilmesi için, tam bir kurum aidiyeti duygusuna sahip olunması gerektiğini, Müfettişlerin çalışmalarının çok önemli ve hassas olduğunu, bu çalışmaların Kuruma değer kattığını, özellikle genel teftiş raporlarının, hizmetlerin geliştirilmesine ciddi katkı sağladığını, Müfettişlerin çalışmalarında gösterdikleri hassasiyetin, duvarda çürüyen bir tuğlanın etrafına zarar vermeden hassas bir şekilde çekilip alınmasına benzediğini dile getirmiştir.
 
Başkanlık hizmetlerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği seminerde;  Rehberlik ve Denetim Hizmetlerinin Sınırları ile Örtüşen ve Ayrışan Yönleri, Müfettiş ile Denetlenen, Müşteki, Muhbir, Şüpheli ve Tanık Arasındaki Görev ve Sosyal İlişkilerin Hukukî ve Ahlâkî Boyutu, Kur'an Kurslarının Denetiminde Temel Kriterler, Müfettişlerin, Kur'an Kursu Öğreticileri ve Kursiyerlere Yaklaşımı, Bimer ve Sendikal Haklar Bağlamında Yapılan Müracaat ve Şikayetlerin Değerlendirilmesi, Olur Ekindeki Şikâyet Evrakının Değerlendirilmesi ve İddiaların Belirlenmesi, İnceleme ve Soruşturma Raporlarında Delillerin Değerlendirilmesi ve Yazılması, Mali Denetimlerde Dikkate Alınacak Temel Esaslar, Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması Kararının Disiplin ve İdare Hukukuna Etkisi ve Facebook, Twitter vb. Sosyal Medyadan Elde Edilen Bilgilerin Delil Olma Değeri gibi başlıklar altında sunumlar yapılmış ve bu konularla ilgili geniş müzakereler gerçekleştirilmiştir.


 
Seminer sonucunda aşağıda yer alan hususların Başkanlığımız personeliyle ve kamuoyuyla paylaşılmasının yararlı olacağı değerlendirilmiştir:
 
1) Diyanet İşleri Başkanlığımızın hizmet politikalarına kattığı değerlerin yanı sıra yüksek iş disiplini, kurumsal sorumluluk anlayışı ve bilinci, mesai mefhumu gözetmeyen yoğun çalışma temposuyla öteden beri Başkanlığımız nezdinde müstesna bir yer edinen Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, geçmişte olduğu gibi bundan sonraki süreçte de değişen ve gelişen dünya koşullarında Kurumumuzun hizmet politikalarına katkı sağlamaya kararlılıkla devam edecektir.
 
2) Birtakım ideolojik argüman ve eylemlerle İslam adına hareket ettiklerini iddia eden ve şiddeti meşru gören çeşitli yapılanmalar; küresel düzlemde Müslümanların nefret objesi haline getirilmesine, İslam'a ve Müslümanlara yönelik saldırıların, İslam karşıtı söylemlerin, kitlesel eylemlerin giderek artmasına, dini ve dini kurumları hedef alan bilinçli ve sistematik algı operasyonları düzenlenmesine zemin hazırlamış bulunmaktadır. Vizyonu "toplumun; dinî, ahlâkî ve manevi değerlerini sürekli ayakta tutmak, insanlığın barış ve huzuruna katkı sağlamak, yüce dinimizle ilgili her konuda referans alınan en etkin ve saygın kurum olmak" şeklinde tanımlanan ve ülkemizin yanı sıra dünyanın dört bir tarafında yüzü aşkın ülkeye hizmet götüren Diyanet İşleri Başkanlığımızın, İslam dünyasını derinden etkileyen bu menfi gelişmeler karşısında bahse konu güncel gelişmeleri doğru okumak, anlamak ve analiz etmek suretiyle yeni hizmet stratejileri geliştirmesinin zaruri olduğu değerlendirilmiştir.
 
3) Batı eksenli düşünüş ve algı biçiminin tüm dünyaya yayılmasıyla ortaya çıkan küreselleşmenin ve insana dair her şeyi maddi plana indirgeyen çıkarcı yaklaşımın; olanca hızıyla toplumların ve bireylerin düşüncelerine doğrudan nüfuz ettiği, toplumların kimliklerini koruyabilme ve bu şartlarda var olabilme mücadelesi verdiği günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığının, sunduğu hizmetlerde dinin değişmez prensipleri etrafında tesis ettiği evrensel, barışçıl ve kuşatıcı dili daha güçlü şekilde ortaya koyması gerekmektedir.
 
4) Bilgi ve kültür ögelerinin çok kısa sürede küresel ölçekte yayıldığı, kültürlerin birbirine karıştığı günümüzde her türlü düşünüş, inanış ve algı biçiminin yeniden ele alınması ve anlamlandırılması elzem hale gelmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda yüzü aşkın ülkeye hizmet götüren Başkanlığın iletişim ve etkileşim parametrelerini yeniden gözden geçirerek, dinî  yayıncılık alanında değişik dillerde İslam dininin inanç, ibadet, ahlak ve sosyal hayata dair esaslarını anlatacak nitelikli eserler ortaya koyma konusunda yeni yaklaşım ve çalışmalar sergilemesi gerektiği değerlendirilmiştir.
 
5) Siyaset üstü duruşuyla necip milletimizin kalbinde müstesna bir yer edinen Başkanlığımız, geçmişten günümüze toplumun hiçbir kesimini ötekileştirmeden dinî, ahlâkî ve manevî değerler etrafında birlikte yaşama kültürünü tesis etmeye yönelik hizmet politikaları üretmiştir. Bu amacı gerçekleştirebilmenin başlıca yolunun, personelimizin öncelikle kendi aralarındaki birlik, beraberlik ve dayanışmanın güçlendirilmesinden geçtiği dikkatlerden uzak tutulmamalıdır.
 
6) Başta müftülerimiz, vaizlerimiz imam-hatiplerimiz, müezzin-kayyımlarımız ve Kur'an kursu öğreticilerimiz olmak üzere tüm Başkanlık personelinin, her türlü siyasi görüş ve düşünüşün üzerinde bir duruş sergileyerek, halkımıza hizmet götürmek, birlik ve beraberliğin teminine katkı sağlamak, farklı inanış ve düşünüşlere karşı hoşgörülü ve kucaklayıcı olmak gibi ulvî sorumlulukları üstlendiğinin şuur ve idraki içerisinde bulunması gerektiği vurgulanmıştır.
 
7) Denetim hizmetleri, iş ve işlemlerin en iyi bir şekilde nasıl yapılacağı, kaynakların en verimli şekilde nasıl kullanılacağı ve stratejik hedeflere en doğru hangi yoldan ulaşılacağı konularında yönetime yol gösteren bir özelliğe sahiptir. Bu yönüyle denetim faaliyetleri, bir yandan uygulamada görülen aksaklıkların nasıl giderilebileceği konusuna çözüm önerileri üretirken, diğer yandan da doğru uygulamaların altının çizilip yaygınlaştırılması ve böylece sunulan hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi hususlarında önemli rol oynamaktadır. Bu perspektiften bakıldığında denetimin, yönetimin ayrılmaz bir parçası olduğu, ayrıca kurumsal amaçların gerçekleştirilmesi ve kurumun modern yönetim ilkelerine göre idare edilebilmesinin de en önemli aracı olduğu göz ardı edilmemelidir.
 
8) Yönetim sistemlerinin sürekliliği ve başarısı, adalet ve hakkaniyet temeline dayanmasına bağlıdır. Adalet ve hakkaniyet mekanizması ne derece sağlıklı işletiliyorsa kamusal düzen ve çalışma barışı da o derece sağlanmış olacaktır. Adalet sisteminde yaşanacak aksaklıklar ya herkesin kendi hakkını aramasıyla ya da kamu yönetimine güvensizlik duyulması ve buna bağlı olarak çalışma barışının bozulmasıyla sonuçlanacaktır. Bu çerçevede müfettişler tarafından yürütülen her türlü denetim faaliyetinde adalet ve hakkaniyet içerisinde hareket edilmesi ve özellikle yürütülen tahkikatlarda ölçülülük ilkesinin gözetilmesi zorunluluk arz etmektedir. Aynı şekilde Başkanlığımıza mensubiyet ruhuna, hizmet politikalarımıza ve dinî anlamda topluma örnek ve rehber olma şuuruna aykırı eylemleri sabit olan personel hakkında gerekli yaptırımların uygulanmasının, bu konuda tüm personele eşit muamelede bulunulmasının adalet ve hakkaniyetin tesisi açısından vazgeçilmez olduğu vurgulanmıştır.
 
Başkanlığımız teşkilatı mensuplarına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
 
                                                                                31/03/2015
                                                                      DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
                                                                      Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
şükrü sarıten 2 yıl önce

Personele nasil şantaj yapılır nasıl tongaya düşürülür onlar konuşulmuştur bu adamlar iyileri tenzih ederim bana müftüden habersiz camide hafız yetiştirdim diye memuriyetten atam adamlar ötesi yok

Avatar
the imam 2 yıl önce

diyanetin mufettişleri.rehberlik ve yol göstermekten uzak.imamlarin acigini bulup cezalandirip.kendi kariyerlerini yükselte peşindeler.maleseef

Avatar
the imam 2 yıl önce

diyanetin mufettişleri.rehberlik ve yol göstermekten uzak.imamlarin acigini bulup cezalandirip.kendi kariyerlerini yükselte peşindeler.maleseef

Avatar
mehmet hoca 2 yıl önce

müfettişler diğer tarafta zor hesap verir

Avatar
magdur 2 yıl önce

Mufettişler ilk once 2014 te sozlude yuksek puan verilip atanan şube müdurü yapilanları araştırsin

Avatar
imam 2 yıl önce

MÜFETTİŞLERDEN BAZILARI MÜFTÜLERİ VE KENDİ YANDAŞLARINI KOLLAYAN KENDİ YAKINLARINI 3 VAKİTLİ YERLERE YERLEŞTİREN MÜFETTİŞLER KUL HAKKIYLA NASIL ÇIKACAKLAR

Avatar
selami 2 yıl önce

sayın müfettişlerim sizlerle gururluyuz ama içinizde kendilerini halen isbatlayamayanlar var baş müfettişte olsa bukadar yeter