Diyanet işleri'nden İnsanlık Dersi
Diyanet-Sen Sponsorluğunda...

Diyanet çalışanlarının en çok üyesini bünyesinde barındıran Yetkili Sendika Diyanet-Sen, 13-16 Ocak 2015 tarihleri arasında Edirne Margi Otel’de düzenlenen, 30.’uncu İl Müftüleri İstişare Toplantısı’na ana sponsorumuz oldu.....



Diyanet işleri'nden İnsanlık Dersi


Diyanet İşleri Başkanlığının son altı ay içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetlerin anlatıldığı sinevizyon gösteriminin ardından konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, son zamanlarda Türkiye’de, İslam coğrafyasında ve dünyada yaşanan gelişmelere değinerek, İslam dünyasında ve insanlık aleminde herkese üzüntü veren hadiselerin yaşanmaya devam ettiğini hatırlattı.

Geçtiğimiz hafta Paris’te meydana gelen saldırıya ilişkin de konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, önemli bir ayrıntıya dikkat çekti. Dünyada yaşanan tüm ölümlere, katliamlara aynı tepkinin verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Vahşete dayalı ölümlerin, Şam’da Bağdat’ta olmasıyla Paris’te olmasının farkı yoktur. Son 10 yılda İslam coğrafyasında acılarla kıvranan 12 milyon insan katledildi, yok edildi. Geçen hafta Paris’te yine hiçbir şekilde hiçbir müminin, hiçbir aklı selimin kabul etmeyeceği 12 insan hunharca katledildi. Ama 12 milyon insanın katledildiğine ses çıkarmayan insanlığın sadece 12 kişiye düzenlenen bir cinayet sebebiyle ayağa kalkmasını ibretle izledik” dedi. Son yıllarda İslamofobinin artışına dikkat çeken Başkan Görmez’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle;

“Vahşete dayalı ölümlerin, Şam’da Bağdat’ta olmasıyla Paris’te olmasının farkı yoktur…”

Son yıllarda İslamafobi bütün dünyada artış gösterdi. İslam'a göre her can değerlidir. Masum bir insanın yok edilmesi tüm insanlığın yok edilmesiyle eşdeğerdir. Bir insanın ölümü, insanlığın ölümüdür. Kuran’ın ifadesiyle ölümler arasında ayrım yapmak insanlığa yakışmaz, katliamlar arasında ayrım yapmak insanoğlunun karı değildir. Şiddet ve terörün seküler temellere dayanmasıyla, sözde dini temellere dayanması arasında fark gözetmek doğru değildir. Vahşete dayalı ölümlerin, Şam’da Bağdat’ta olmasıyla Paris’te olmasının farkı yoktur. Dehşetle katliamın Karaçi’de Yemen’de meydana gelmesiyle Berlin’de, Londra’da, Washington’da meydana gelmesinin bir farkı yoktur.

“İslam coğrafyasında 12 milyon insanın katledildiğine ses çıkarmayan insanlık, 12 kişiye düzenlenen bir cinayet sebebiyle ayağa kalktı…”

Eğer dünya bu ölümlerin hepsine, katliamların tamamına bir mezhep, coğrafya ayrım yapmaksızın aynı tepkiyi vermiyorsa işte o zaman insanlık tümüyle ölüme mahkumdur. Son günlerde bunu acı acı yaşıyoruz. İbretle çağdaş dünyayı izliyoruz. Bir tarafta son 10 yılda İslam coğrafyasında acılarla kıvranan 12 milyon insan katledildi, yok edildi. Geçen hafta Paris’te yine hiçbir şekilde hiçbir müminin, hiçbir aklı selimin kabul etmeyeceği 12 insan hunharca katledildi. Ama 12 milyon insanın katledildiğine ses çıkarmayan insanlığın sadece 12 kişiye düzenlenen bir cinayet sebebiyle ayağa kalkmasını ibretle izledik.

“Müslümanların kutsallarını aşağılayarak yapılan manevi işkenceler, cinnet haline birer davetiye niteliği taşımaktadır…”

İnsanlığın biran önce kendisine gelmesi gerekiyor. Dünya kamuoyunca teröre, şiddete ve vahşete sadece öldürülenlerin kimliğine ve coğrafyasına göre tepki oluşturuluyorsa bu ölümlere çare bulmak maalesef mümkün değildir. Son hafta yaşanan tüm ölümlerden insanlığın vicdani bir ders çıkarması gerekiyor. Bütün dünyanın üzerinde yaşanan acı ve ıstırapların üzerine merhametle, hakkaniyetle, adaletle gitmeliyiz. Ancak o zaman yaşanabilir bir dünya tesis edebiliriz. Sömürgeler, işgaller, saldırılar karşısında maddi işkencelerle, büyük travmalar yaşayan Müslümanların kutsallarını aşağılayarak yapılan manevi işkenceler cinnet haline birer davetiye niteliği taşımaktadır. Acılarla kıvranan İslam coğrafyasında önce cinnet hallerini oluşturmak, sonra da kutsallarını aşağılayarak cinnet davetiyesi çıkarmak, hiçbir insana, çağdaş dünyaya yakışmaz.

“İslam dünyasının kutsallarının aşağılanmasının ifade özgürlüğü adı altında yapılıyor olması kabul edilemez…”

İslam dünyasının kutsallarını aşağılamak insana ve çağdaş dünyaya yakışmaz. Bunların ifade özgürlüğü adı altında yapılıyor olması kabul edilemez. Terörü ve vahşeti kınayan bir tavır içinde olmak, Müslüman’ın en önemli vazifelerindendir. Bir kez daha tüm insanlığın vicdanına seslenmek istiyorum, şiddet şiddetle ortadan kalkmaz, kan kanla temizlenmez, dünyanın güvenliği inançlar üzerinde baskıyla sağlanamaz. Güvenlik ve özgürlük asla birbirine alternatif şeyler değildir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.