Zaman ve mekânı ortadan kaldıran, zaman içerisinde zaman, mekân içerisinde mekân yaratan Yüce Yaratıcının sonsuz kudreti ile tecelli eden
ulvi bir buluşmadır miraç.

Beşer idraki ile izah edilemeyecek kadar derin sırlar ve hikmetlerle dolu bereketli bir gecedir miraç. Uruc kökünden gelen Miraç; "yükselmek, yukarı çıkmak, yücelmek" vb. manalara gelir.

Miraç; ruhun özgürleşmesidir. Ruhun suflî ve sefih şeylerden arınmasıdır. Ruhun, sahibi ile buluşmasıdır. Bunun içindir ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kullukta zirve ibadet olan namazı; "mü'minin miracı" olarak nitelendirmiştir.

İnsanı kuşatan bencillik ve dünyevileşme zindanından kendi kendisini azad etmesidir miraç.

İnsanın daraldığı, tükendim dediği, imkânlarının bittiği en dar ve zor zamanlarında Mevla’nın yetiştim ey kulum dediği andır miraç.

İmkânsız denen birçok şeyin mümkün olduğunu, olamaz denen pek çok şeyin olabilirliğini haykırmaktır miraç.

Bir sınavdır miraç. Kazananları olduğu gibi kaybedenleri de vardır. Doğrularla yalancıların, dostla düşmanın ayrılmasıdır miraç.

Bu mübarek gün ve gecelerde düşünüp kafa yormamız gereken asıl mesele, miracın bu ümmete verdiği engin mesajın ne olduğudur. Her bir mü’min, ruhunun derinliklerinde bunu hissetmeli ve herkes kendi miracının zeminini hazırlayarak onun gerçekleşmesini sağlamalıdır.

Cami kandillerini yakmakla, kandil simitleriyle, samimiyetten uzak tebrik mailleriyle, telefon kutlamalarıyla kandiller geçiştirilemez. Bu kadar basit şeklî bir duruma indirgenemez.

Etrafı mübarek kılınan Kudüs-ü Şerifi dert edinmeden anlaşılamaz miraç. Kudüs-ü Şerifi düşünmeden yaşanılamaz miraç. Evet, Kudüs-ü Şerif olmadan miraç olmaz.

Bir Miraç kandiline daha esaret altında bir Kudüs-ü Şerif'le girmenin üzüntü ve ızdırabını hissetmeliyiz. Ülkemizde yaşanan ve milletimizi derin üzüntülere gark eden, milletin sinesine kor ateş düşüren terör hareketleri başta olmak üzere Suriye, Irak, Yemen, Lübnan, Filistin, Mısır, Libya, Afganistan, Çeçenistan, Türkistan ve diğer Türk dünyasındaki çileler, akıtılan kan ve gözyaşları dindirilmeden hissedilemez miraç.

Miracın karşıtı dünyevileşmedir. Dünyevileşme, edna olana/en alçak olana talib olmaktır. Dünyevileşme, değerle değil, fiyatla ilgilenmektir.
Dünyevileşme sonucudur ki teknik imkânları genişleyen dünyamız,  ahlakî ve manevî değerlerini koruyup kollayamadığından çok ağır bedeller ödemeye mecbur edildi. 100M2 binalar içerisine sığmaz olduk. Birbirlerimize tahammülümüz kalmadı. Altlı üstlü oturmamıza rağmen yabancılaşmamızı engelleyemedik. Aynı evlerde kalmamıza rağmen bir bir yüzümüzü göremez olduk. Ellerimize akıllı! telefonları tutuşturan dünya, yakınlarımızla ilişkilerimizi keser oldu. Kendimize yabancılaştık. Değerlerimizle boğuşur olduk.

Bana ayrılan bu köşeden bir kere daha bütün insanlığa özelde mü’min kardeşlerime sesleniyorum. İçerisinde bulunduğumuz bu halden kurtulmanın yegâne çaresi, miracımıza sahip çıkmakla mümkündür. Namazlarımızı ikame ederek, namazı, duayı diri tutarak, Kur’an ve sünneti çağımıza taşıyarak.

Selam ve dualarla…
Ramazan TOPCAN
Balıkesir İl Müftü Yardımcısı


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.